2 Temmuz 2014 Çarşamba

İzledim - Tamam Mıyız?


*Bu bir İzledim yazısıdır... :)


Tamam Mıyız? Bence Tamamız... :)

Geçen hafta Pazar günü izledim bu filmi. Annemler o sırada, bir komşumuzun oğlunun düğünündelerdi. :) Arkadaşım Melike geldi; önce biraz sohbet ettik, sonra da "Film izlesek ya beraber." dedik. Düzgün bir film bulana kadar biraz zaman geçti ne yazık ki. Ama en sonunda "Tamam Mıyız?" filmine rastgeldik, açılsın diye de çok dua ettik. Zira izlemek istediğimiz birçok filme rastlamış da olsak Youtube'da, filmlerin içinden başka bir şey çıkıyordu hep... :)

Melike ile beraber 41 dakika izleyebildik ancak, sonra onun gitmesi gerekti. Geri kalan noktaları meğer daha da can alıcıymış, annemler gelene kadar bitirdim. Ve sonrasında böyle bir film izleyebildiğime de çok sevindim... Uzun zamandır böyle duygulu ve duyarlı bir film izlememiştim... :)

Birçoğunuzun da bildiği gibi; Film hayatını ya en diplerde ya da en yükseklerde yaşayan Temmuz'un (Deniz Ceciloğlu) yolunun, bedensel engelli İhsan ile (Aras Bulut İynemli) kesişmesiyle başlıyor. Bu güzel başlangıç iki tarafında sorunları tartıp biçmesiyle beraber, hayatlarını bir şekilde rayına oturtup oturtamayacaklarını merak ettiriyor bizlere. 


Tamam Mıyız? Filminin Konusu; 

Film şunu soruyor izleyiciye; siz bir engellinin hayatına adım atıp, onu derinden tanımayı denediniz mi?

İhsan Bedensel engelli, Temmuz ise kendini onun kadar engelli hisseden biri. Çünkü ne hayatında istediği mutluluğu yaşayabilmiş, ne de kendini ispatlayabilmiş birisi. O İhsan'ın rüyalarına girmesinden sonra, İhsan'ı tanıma yolunu seçer. İhsan'ın hayatını gördükten ve onu tanıdıktan sonra da, olmazlarını oldurabileceğine inandırmayı ve inanmayı bir varış yolu olarak seçer. Film böylece şekillenir gider... 

Fazla bir şey de söylemek istemiyorum ama, konuşmadan da edemiyorum. Ama en iyisi bu kadar bilgi verip durmam sanırım. İzlemenizi tavsiye ederim, düşündüren ve düşündürürken de yer yer güldüren yer yer de gözlerinizi dolu dolu eden bir film...

Tabii filmin Çağan Irmak'ın adının ve etkisinin de eseri olma durumu var ki, yok sayılamaz... Çağan Irmak'ın bu zamana kadar 2 filmini izlemiş oldum böylece. Ve ikisi de hayatımda bir yer edindi...


Filmde beni düşündüren yerler oldu...

Filmde beni düşündüren noktalardan biri, bir erkeğin engelli olmasının daha mı zor oluyor acaba sorusuydu. Bunu düşündüm ister istemez. Bir bayan da gurur yapar bunu, herhangi bir insan da aslında. Ama biz film ve dizilerde daha çok bir bayanın mı engelli oluşunu görmüşüz ki acaba. Bana bunu hissettiren sanırım bu durumdu... 

Film çok güzel ve çok etkileyiciydi. Ve İhsan'ın "İnsan eti ağırdır" demesi cidden etkileyici ve can alıcı sahnelerden biriydi. "Hayatına empatiyi yer edindiren iyi insanlar da yaşamakta Dünyamızda" dedim yine ister istemez... 

Ve "insan eti ağırdır." kelimesine ciddi anlamda takıldım. Ağırdır cidden insan eti, sabreden ve sevgiyle hayata bağlayan sevdiklerimin varlıklarına şükürler olsun... :)

Aynı zamanda bir engelliyi kabullenemeyen ve insandan saymayan bir babayı da işlemiş filmde Çağan Irmak. Baba-Oğul sahnelerinde de bir garip oldum. Ve "Şükür Allahım, babam ya da ailem öyle biri değil." dedim. İster istemez bir engelli olarak baktım filme çoğunlukla yani...

Bir engelli olarak, garipsenecek hiçbir yanını görmedim ama filmin. Acındırma yapmayan bir film. Çağan Irmak, izleyiciye şunu göstermiş oldu; 

"Acınacak birşey yok. Her engelli de bir insan. Ve onların hayatı acıma ile anlaşılmaz, ancak empati ile anlaşılabilir sizler tarafından." 

Bana bir engelli olarak bunları hissettirebilen bir film, engelliler ile ilgili empati kurabilmenizi sağlayabilecek bir filmdir. :) 

Çağan Irmak'a ve filmin güzel oyuncularına teşekkürler, çok güzel bir vakit geçirmeme ve engellileri izleyiciye düzgün biçimde sunmaya gayret eden kişilerin başarıya ulaşacaklarını görmeme sebep oldular... :)

Filmin müziğiyle veda edeceğim; Sıla-Tamam Mıyız?
Sevgiler...


Not; resimler Google Görsellerden alıntıdır...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...