27 Temmuz 2012 Cuma

20'nci Yaşa Güle Güle Demeli, 21. Yaşıma Hoş Gel!



Bugün benim doğum günüm. Bir yılı daha geride bırakmış ve bir yeni yaşa daha adım atmış bulunmaktayım… Günden güne büyümek veya zamanı yitirmek zaman zaman can acıtıcı olabiliyor. Yaş büyüyünce insan kendini zaman zaman kötü hissediyor…

Ama her doğum gününde kendimi çocuk gibi hissediyorum. Her doğum günümde heyecanlanıyorum. Her doğum günümde “iyi ki varsın” “iyi ki doğdun” cümlelerini duydukça, tüm 1. Paragraftaki zamanı yitirme duygusunu kaybediyorum…

Büyümek geçen sene 19’u bitiriyorken ilk defa canımı sıkmıştı. “20’den gün aldın mı büyüdün demektir. Çocukluktan sıyrıldın iyice…” demişlerdi bana o zaman. J Bense o an “büyümek istemediğimi” fark etmiştim… Şimdi ne büyümek acıtıyor canımı, ne de zamanı yitirmek. Her ne kadar zamanın çok çabuk hızlı gitmesine üzülsem de zamanla…

Dün’ün pişmanlığıyla Bugünü yitirmeden, Bugün’ün ve şu anın değerini zamanın akışında kaybetmeden yaşamayı öğrendim büyürken. Ve sırf bu yüzden, her dakikanın kıymetini bilerek yaşıyorum artık. Ne büyük planlar yaparak, ne de geçmişimde canımı acıtan olayları gün gün yaşayarak… Sadece ve sadece her anımın değerini bilerek yaşamaya uğraşıyorum…

Her sene doğum günümde yaptığım bir şeydir; geride bıraktığım bir yaşı doldururken boşa yaşayıp yaşamadığımı düşünürüm. Geride bıraktığım yaşımı düşünüyorum da; ne bir pişmanlık var ardımda bıraktığım, ne de tasa… Eğer bilmeden, istemeden, fark etmeden, birini üzdüysem veya kırdıysam; Affola… Ve şimdi yeni yaşıma, Merhaba… :)



21’inci yaşıma adım attım, 20 yılı geride bıraktım artık… Zaman su gibi akıp giderken, bir yaş daha büyümüş olmanın garipliğini tadıyorum bugün yeniden. Her yeni yaşımı bir önceki yıla nazaran zamanın kıymetini daha da bilerek yaşıyorum. Ve her yeni yıl kararlar ve dilekler ile giriyorum bir yaşa daha…

Bu sene de aldığım kararlar arasında, her anımın daha da çok kıymetini bilmek kararım olacak yine… Ve vakit bulamayıp ertelediğim planlarımı bu sene yapmak için gayret göstereceğim.

-Öncelikle özel bir defter yapacağım, yapacaklarımın listesini ve görmeyi istediğim yerler listesini yazabileceğim… Önemli kararlarımı ön plana alacağım.

-Ve sevdiklerimle geçirdiğim zamanları daha da arttıracağım… Yanımdakilerin kıymetini bileceğim ve geçmişte yaşadığım üzüntülere kafamı yormayacağım…

Güzel kararlar oldu değil mi? :)



Tek bir üzüntüm var, 2 senedir doğum günlerimde... Canım kardeşim, arkadaşım, dostum, meleğim Duygu'mun eksikliğini ve özlemini hissetmeden geçiremiyorum... Asla unutulmadın. Bu dünyada olmasan da, bir yerlerde bizleri izliyorsun biliyorum. Ve ben hala seni anmadan doğum günümü kutlayamıyorum...

Doğum günü dileklerime gelirsek; Diliyorum yeni yaşımı ailem ve sevdiklerimle sağlık sıhhat ve mutluluk içinde geçireyim. Yeni yaşımda her şeyin hayırlısını nasip etsin Allahım, cümlemize. Ve gerçekleştirmek istediğim hayallerimi ve işlerimde başarı ve güç versin Allahım… :)

Yeni yaşım Hoş geldin. Güzel haberlerin alındığı ve iyi insanlarla karşılaşacağım güzel bir yaş olsun… Kötülükleri ve kötü düşünceleri eski yaşımda bırakıyor, tüm güzellikleri yeni yaşımda görmeyi diliyorum.


Sevgilerimle… Didem KÖSE :)




25 Temmuz 2012 Çarşamba

Hayallerim Ve Ben



Bir ben var ki benle bir bütün; O ben, Hayallerimden ibaret. Bir çoğu bilir, bir çoğu bilmez... Hayallerim olmasa kendime güvenim ve inancım yok olurdu belki de, inanıyorum buna çoğu zaman... Hayaller kurarak büyüdüm ve sürdürüyorum bu durumu böyle...

Bazen çok hayalperest, bazen de kurduğum hayaller sayesinde güçlü hissediyorum kendimi... Mutlu oluyorum, sıkılınca hayal kurmaktan. Kurduğum hayaller gerçekleşince, hayata daha da çok bağlanıyorum... Olay bu ya, hayatımın bir kısmını hayallerim için bir kısmını da sevdiklerim ve kendim için yaşıyorum...

Hayatımın önemli bir yerinde hayallerim. Ve hayal kurmak başarmanın yarısı sözünü çok severim... Hayal kurmaktan vazgeçmek, hayattan, sevdiklerinden ve kendine olan inancından vazgeçmek demek benim için...

Gerçekleşen en büyük hayalim neydi son 2 senede diye düşünüyorum da; üniversite hayatını yaşamak ve sevdiklerimle sağlıklı bir şekilde yaşamaktı... Üniversite hayatını yaşadım ve geldim, sevdiklerimleyim. 2 senedir çok sağlıklı olduğum söylenemez. Ama 4-5 ay öncesine göre iyiyim... Evet şimdi durumum iyi değil. Ama bundan 2 yıl kadar önce kurduğum hayallerim ve inancım ile başarmıştım iyi olmayı. Talihsizlikler olmasaydı demeyip, atlatacağıma herşeye rağmen inanarak hayal kurmaya ve böyle yaşamaya devam ediyorum yine... :)

Hayal Kurmanın en güzel yanlarından biri de bu sanırım, hayal kurmanın vazgeçilmez cazibesine kapılıp, hayal kurmaktan vazgeçememek... :) Gerçekleşmeyen hayallerime üzülmedim bu zamana dek. Hayaller gerçekleşmese de varlıkları güzel çünkü... Hayal kurmak herşeyim değil ama birçok şeyim...

Şimdi hayatımda en baş sırayı çeken hayal sağlığımın iyi olması ve sevdiklerimin mutlu olması. Ben iyiysem onlar daha da iyi... Bu evrede bir hayali gerçekleştirmenin yolu, hayal ile gerçeği bağdaştırmak ve inanmaktan geçiyor benim için.... Yoksa sırrımı mı vermiş oldum... :)

Hayat kelimesi hayal kelimesi ile çok bağdaşıyor bence... Aradaki tek farkın yüzeysel yöntem ile TL olduğunu söylüyorlar... HayaT ve HayaL... :) Benim için öyle değil.

Hayat var olduğumuzun gerçeği, hayal ise kendimizi varoluşumuza bağlamaya etken. Hayallerimiz hayata bağlayandır bizleri. Benim inancım tabii ki...

Şimdi geçmişimden bu yana bakıyorum da, kurduğum gerçekleşen gerçekleşmeyen onca hayalin anısı, hayatımda yer edinen onca güzel anıların arasında... Kuzenimle, arkadaşlarımla, ailemle kurduğum ve gerçekleştirdiğim onca hayal, boşa yaşamadığımın en büyük kanıtı... Bitmedi bitmeyecek, hayallerim üzerine aldığım kararlar ve planlar hayatımı şekillendirmeye devam edecek sanırım daha...

Şimdi sırada küçüklüğümden bu yana gerçekleşmesini istediğim büyük bir hayal var ki; bir o kadar zor, bir o kadar masalsı benim için. Ve bu hayal gerçekleşmesi için emek ve zaman isteyen, gerçekleşince sevdiklerimi ve beni mutluluğa boğabilecek cinsten... Plan ve zaman gerektirecek. Ve bu hayalim için belki kaç senedir, okulumun bitmesini bekliyordum...

Anlatmak istediğim; çok hayalim oldu kurduğum; kimini gerçekleştirdim, kimini gerçekleştiremedim... Kimindense vazgeçtim... Ama hayal kurmaktan vazgeçmedim. Bir yaşam biçimi değil, bir barışıklık düzeni benim için. Kötüyü iyileştirme, olmayacağını söyleseler de hayallerin üzerinden inanmak bir şeye... İşte böyle vazgeçmemekten ibaret hayat benim için. Hayallerimi kalkan edip hayatın üstüne yürümek...

Sevgilerimle... =)








23 Temmuz 2012 Pazartesi

Nerede Eski Ramazanlar, Nerede Eski Bayramlar Derler Ya...



Çoğu Ramazan Ayında ve Bayramlarda işittim bu sözleri. Oldum olası mı desem, ya da büyüdüm büyüyesi mi desem... Bir klişe haline geldi artık. Eskilere duyulan bir özlem hep oluyor sanırım. Gerek iyi durumda da olalım, gerekse kötü... Durum şu ki büyüdükçe zaman geçtikçe bende eski ramazanları ve bayramları özlüyorum...

Küçükken ramazan akşamları ve bayramlar daha güzeldi benim için. Şimdi eskisi gibi heyecanlanmıyorum veya bazen heyecanlanacak bir şey bulamıyorum... Eski ramazanların heyecanına kapılmak mümkün olmuyor artık. Ama ramazan aylarının hoşgörüsü ve gelenekleri ne kadar çoğumuz eskisi kadar göremesek de devam etmekte. Hoşgörü hala devam ediyor, oruç tutamasak da hepimiz iftar olmadan akşam yemeğine oturmuyoruz. Alışmışlık ve herkesçe bilinen bir nezaket kuralı bu... Ama benim bahsettiğim şey bu değil.


Eski Ramazanlarda ailecek toplandığımızı bilirim çoğu akşam mesela, bir onda bir diğerinde. Toplu yemek yemenin ve oruç açmanın zevki başkadır. Sonra toplu sohbetler, çay keyifleri... Tüm bu dediğim ramazanlar eskidendi, ben biraz daha küçükken. Şimdi ise eskisi kadar sık değil...Bizim akrabalık bağlarımız kuvvetlidir. O yüzden eskisinden azalınca biraz şaşırmam normal tabi...


Zamanla değerlerimizi yitirdiğimizi söyleseler de ben buna inanmıyorum yine de... Değerleri yitirmek değil de, büyümek ve hayat stilimizin biz çocuklar büyüdükçe değişmesi bence nedeni... Üniversiteye gittikçe birçoğumuz, ayrıldıkça şehirden, taşındıkça bazılarımız; mesafelerden görüşemedik, iş güç çoğaldı...


Çocukluğumuzdaki her bayram güzeldi de, büyüyünce küçüklüğümüzün değerini iyice anlar olduk. Büyümeyi isterdik "Neyin olmasını istersin şimdi?" dediklerinde. Çağırıyoruz gelmiyor şimdi de eskiler... Hayat bu bulunduğumuz yaşı biraz beğenmiyoruz bazen... :) Ama ne olursa olsun her yaşı doya doya yaşamaya gayret ediyoruz, yaşımızın ilerlediğini anladıkça...


Ramazan aylarının eski ve yeni kavramlarından bahsediyorduk değil mi? Evet büyüyünce bayramları, yani küçüklüğümüzde tadını doya doya yaşadığımız bayramları, yeni gelen çocuklara veriyoruz tadını çıkarmaları için...

Büyümüşte olsak; eski yeni, büyük küçük kavramına bakmadan toplanabildiği kadar bir araya geldikçe, ailem ile, kurulan sofraların edilen sohbetlerin tadını çıkartmayaa gayret ediyorum, her fırsatta... :)


Örneğin; 21 yaşına da basacak olsam yakında, bayrama ya yeni kıyafetle çıkmaya ya da normalden çok özen göstermeye dikkat ediyor ve hala o heyecanı içten içe yaşamaya devam ediyorum. Böyle gelmiş, böyle gidecek umarım...

Kıssadan Hisse'ye gelince; Bahsedilen klişe küçüklüğümüzdeki herşeyi doyasıya yaşamamız için fırsatımızın bol bol olmasından kaynaklanıyor. Ben buna kanaat getirdim artık... Nasihat gibi algılanmasın hayatın gerçeği; Hayatın tüm yoğunluğundan sıyrılıp sevdiklerimizle vakit geçirmeyi ihmal etmemek gerek. Eğer özel günlerde ve de sevdiklerimizle bir araya geldiğimizde de birbirimize vakit ayıramazsak, ottan ne farkımız kalır değil mi? :)


Sevgilerimle, Ramazan Ayımız Mübarek Olsun... :)



Beğendiğim bir karikatür ile de yazımı sonlandırıyorum. Hayırlı Ramazanlar... :)


20 Temmuz 2012 Cuma

ÖMSS Tercih İşlemi Bitti Yine Bir Bekleyiş Başladı

Dün ÖMSS Tercihimi yaptım sonunda. Bu kadar beklememin bir sebebi vardı elbet, emin olmadan yapmamak istemem. Bursa'da pek benim tercih yapabileceğim yerler azdı. Bir de yakınlık uzaklık meselesi var elbet. Ama yine de tercihimi yaptım.

5 adet tercih yaptım. Tercih Kılavuzunda Bursa Tüm İlçeler yazan bana uygun yerleri yazdım Tercih Listeme... Şansıma dedim yazdım. Umarım uzak bir yer çıkmaz. En azından yakın bir ilçe ya da benim ilçem çıkar, umudum o...

Bugün tercihler için son gündü. Yarından itibaren bir bekleyiştir başlayacak yine... Allahım cümlemizin hakkında hayırlısını nasip etsin. Umarım gönlümüzden geçen ve hakettiğimiz yerlere yerleşiriz...

Bekleyiş başlasın o zaman... :)

Bugün Bana Dokunmayan Bin Yaşasın

Canım öyle böyle değil çok sıkkın. Geçmeyecek mi ne zaman geçecek bilmiyorum ama, geçtiğini sandığım bir ruh hali ile karşı karşıyayım bir süredir.

Kimseye belli etmemeye, bir şey yokmuş gibi davranmaya uğraşıyor ve sanırım başarıyorum da... Canımın daha çok sıkılmamasını, işlerin daha kötüye gitmemesini sağlamak için elimden geleni yapıyorum. Fakat kalbimin ve aklımın arka taraflarına bir yere attıysam da o, günün belirli belirsiz saatlerinde ön tarafa geçip beni yormayı başarıyor...

Yoruldum 1 haftadır (yoksa 2 miydi, hatırlamıyorum). Bu ruh halinin geçmesini çok ama çok istiyorum. Çünkü korkuyorum; eski korkulara, eski umutsuzluklara, eski güvensizliklere kapılmaktan. Ve eğer büyük korku aşamasına gelirse aklımdaki ve kalbimdekiler, oradan çıkmak çok ama çok zor olacak yine...

Aklımdaki ve kalbimdekileri atıp atmamak benim elimde biliyorum. Ama bu seferki sanırım çok başka. Ne kadar uğraşsam da beceremiyorum bir süredir... Allahım korktuğumuza uğratmasın... 

Kaan Efe ve Ablamla-Eniştem geldiler dün iyiki... Yoksa bu sabah, bu ruh halim çok daha aşırı boyutta olabilirdi... Düşünmek bile istemiyorum...


19 Temmuz 2012 Perşembe

Teyzelik Çok Başkaymış

Tahmin ettiğim hisleri bir bir yaşıyorum teyze olmakla beraber. En az ablam kadar endişeleniyorum, en az ablam kadar mutluyum ve teyzeliğin ne olduğunun farkına varıyorum gün geçtikçe...

Teyze olmak, tahmin ettiğimden daha güzel bir duyguymuş. Sizin olmayan ama bir o kadar da sizinmiş gibi sevdiğiniz bir küçük varlığa bağlanmak söz konusu teyzelikte... :) Çocukları oldum olası sevdim de, bu çok başka geldi...

İlk gördüğümde, bir daha kopamayacağımı anlamam hislerimin baş sırasındaydı. Savunmasız ve dünyaya geldikten sonra birçok şeyi yakın çevresindekilerden öğrenecek bir küçük adam... Bu sizi biraz korkutuyor başta, yeni ve değişik bir sorumluluk gibi. Ama öyle savunmasızca bağlanıyorsunuz ki ona, tüm korkunuz, tüm hayata dair kötü düşüncelerinizi unutabilirsiniz onun yanında.

Teyze olmak şunu da doğuruyor; ablanız anne olduğunda yakınında bulunduğunuz için ve kardeşlikten ötürü gelen bir hisle onun ne hissettiğini anlayabiliyorsunuz... Tıpkı ablamın anne olduktan sonra anne babamı anlamış olması gibi...

Hep derler ya anne babalar; Anne baba olun anlarsınız bizleri diye. İşte şimdi anladı bu cümlenin içeriğini ablam da eniştem de... Mutluluk, küçücük bir çocuğun ellerinde şimdi onlar için. O kötü olunca ablam ile eniştem de kötü oluyor, o iyi olunca onlar da iyi oluyor...

Televizyonda, dizilerde gaz çıkartınca mutlu olan aileler gördüğümde komik gelirdi. Şimdi gaz sancısı neymiş anlamış bulunmaktayım bende... :)

1 gün görmeyince özlemeye başladığımı anlamışken Kaan Efe hastanede iken, ablamlardan döneli 6 gün oldu ve deli gibi özledim diyebilirim... Kaan yoğun bakımdan ve hastaneden çıkıp eve geldi. Şükür iyi şimdi, ama bizi çok korkuttu... 1 gün Kaan ile aynı odada uyuyup, ertesi gün gece evimize döndük. Tadilat dolayısıyla dönmemiz gerekiyordu. 2 gün kadar önce bitti tadilat.

Yarına buraya gelecekler ablamlar inşallah. Sabırsızlıkla onları bekliyorum. Özlem doluyum... Teyzeliği hafife almamıştım ama bu kadarını da tahmin etmiyordum. Eğilip tüm teyzelerin önünde şapka çıkartıyorum. Ve ben küçük Kaan'ımı çok ama çok seviyorum... :)


AZ ÖNCE YARIN BEKLEDİĞİMİZ ABLAMLAR GELDİ, SÜPRİZ YAPIP. DİDEM KAÇAR MUTLULUKLA... ESEN KALIN :) KAAN'IM GELDİ... :)

11 Temmuz 2012 Çarşamba

ÖMSS Ve Bekleyiş

Yaklaşık 2 ayı doldurmak üzereyiz ÖMSS sınavının sonuçları açıklanalı. Bende ÖMSS'ye giren ve umutla tercihleri bekleyenler arasındayım. Bekleyiş sona eriyor mu bilmiyorum. Ama en son verilen ÖMSS Tercih Kılavuzunun açıklanma tarihi olan 11 Temmuz, Yarın sabah, beklenen gün, sonunda geldi işte. 11 Temmuz-20 Temmuz arası tercihler yapılacak.

Sanırım heyecan biraz var. Ancak daha çok merakım var.
-Sonunda tercihler yapılacak mı?
-Nasıl olacak?
–Ve sonuçlar ne zaman açıklanacak?

Hem merak içindeyim, hem de endişe. Nasıl olacak mevzusu çok karıştırıyor kafamı… Bekleyiş yaklaşık 2 aydır sürüyordu, tüm adaylar için. Saat verilmediği için yarın belirsiz bir zamanımız nette haber köşelerine bakmakla geçecek. Ama umarım sonrasında güzel olsun her şey. 

Yarın aslında güzel bir gün olacak Allahın izniyle. Kağan Efe’m ile gelecekler eve ablamlar, öğlene veya öğlen sonuna. Umarım bir aksilik çıkmasın. Sağlık sıhhatle gelsinler evlerine… :)

Benim gibi ÖMSS Tercih Kılavuzunu bekleyen tüm arkadaşlarıma, gözümüz aydın demek istiyorum. Erken mi bu göz aydını dilemek bilmiyorum… Ama dilerim her şey gönlümüzce olsun. Allah yardımcımız olsun… J


10 Temmuz 2012 Salı

Teyze Olmak


‎07.07.2012-Cumartesi günü, teyze oldum. Acemilik evresindeyim, evet. Ama bu güzel hissi yaşatan Ablama, Enişteme ve Yiğenim Kaan Efe YIRTICI'ya çok çok teşekkür ediyorum. İlk gördüğümde, ağladığında, nefes alırken zorlandığında canım acıdı... Anladım ki kopamam artık bu küçük savunmasız varlıktan...

Bu kadar yakından ilk defa bir bebeğin büyümesine, yetişmesine tanık olacağım. Ve bu bebek ilk günden, hele hele doğmadan kalbimi fethetti... Canım, kanım mı o şimdi, hala inanamıyorum bazen. Kaan Efe'm, canım yiğenim; Hoşgeldin hayatıma, hayatımıza... :)

Bebeğimizin durumu çok iyi şükür. Ablamın çıkışını yapıp geldik eve. Kaan Efe'm de bugün yarın çıkacak hastaneden... Solunum rahatsızlığından ötürü oksijen tedavisi alıyordu 3 günden bu yana. Kendi kendine solunum alabiliyor artık... Şimdi annesi yanında, 1 gün kontrol altında tutulacak...

Şimdi eve gelecekleri zaman için heyecanlıyım. Çünkü; henüz dokunmaya bile kıyamadığım o küçük bebeğin teyzesi olmak hissini derinden tatmayı sabırsızlıkla bekliyorum... :) Hoşgeldin Kaan Efe Yırtıcı... Hoşgeldin Teyzesinin birtanesi. :)


7 Temmuz 2012 Cumartesi

Bir Hoşgeldin Yazısı...


Yarın dünyaya küçük bir adam daha geliyor. Zaman hızla akıyor, teyze olmama gittikçe az kalıyor... Korkuyorum sanırım biraz. Teyze olmanın, teyze olmanın ne hissettirdiğinin zerresini bilmiyorum henüz... Hepsinin farkına yarın varacağım Allahın izniyle...

Küçücük bir bebek doğmadan kalbinizi fethedebiliyormuş, ilk defa bu kadar yakından anlıyorum. Şimdi yarın yeni bir bebek ailemize katılacak ya, ister istemez heyecanlanıyorum...

Kaan Efe'min hayırlısıyla doğumuna, yarın sabah 9 civarına, saatler kaldı. Kaan Efe'm; Ablam ve Eniştem, senin doğum çikolatanı alıp geldiler yarım saat kadar önce... İleride yiğenime bu zamanları anlatabilecek bir yazım var artık ve onu beklerken neler hissettiğime dair düşüncelerimi anlayabileceğin bir teknoloji... Kaan Efe'me söyleyecek çok şeyim var aslında... Doğduktan sonra çoğu sözümüz olacak. Ahh çok şanslı o. Her iki tarafta da ilk torun... :)

Bu da Kaan Efe'nin doğum çikolatası... Benim için alındı. :)











Söyleyeceğim birkaç şey var şimdilik;

Kaan Efe'm;

Teyzen ve Ailen seni çok seviyor. Diliyorum sana iyi bir teyze olabilirim. Sevebileceğin, sığınabileceğin, yanında olmaktan mutlu olabileceğin, vakit geçirmekten zevk alacağın bir teyze olabilirim inşallah sana...

Hayatında isterim ki; Mutlulukların hüzünlerinden çok olsun... Ne kimsenin seni üzmesine izin ver, ne de sen kimseyi üz... Hayatta ideallerin ve hayallerin olsun hep. Ve sen sen ol, Ailenin, seni sevenlerin, sevdiklerinin ve hayallerinin peşini bırakma... Oku sen Kaan Efe'm. Büyük bir adam ol, Anne ve Babanı gururlandır. İnsanları sev, Hayvanları sev... Yaradılanı sev, yaradandan ötürü. Yaşamayı sev....

Herşeye göğüs gerebilecek kuvvette ol. Ama sığınman gerektiği zamanda sığınacak kadar güven sevdiklerine... Yeter ki hiç vazgeçme; yaşamaktan, hayallerinden, sevdiklerinden... Zamanı geldiğinde kırılsan da, vazgeçme hiçbir şeyden... Hayat bu, yeri gelecek kıracak çok, yeri geldikçe de sevindirecek... Ama seninle birlikte hayattan vazgeçmeyeceğiz... Sen gel daha ne oyunlar oynayacağız. Seni çok seviyoruz Teyzecim...

Sana dair sözlerim bitmedi... Bitmez.  Şimdiden hayatımıza hoşgeldin... :) 

Seni Çok Seven Teyzen... <3







6 Temmuz 2012 Cuma

Acemi Bir Teyze

Bu yazının başlığını, Acemi Bir Teyze koydum, çünkü az kaldı teyzeliğe adım atmama ve ilk kucağıma aldığımda yiğenimi ne hissedeceğimi merak ediyorum. Hem o güzel duyguyu yaşamak istiyorum, hemde üstüme yüklenecek sorumluluklardan biraz korkuyorum. İlk defa bu kadar yakınım olan bir bebek dünyaya geliyor ve ben kendimi çok acemi hissediyorum...

Bazen doğru karar verebilecek miyim, ona örnek olabilecek miyim, soru sorma çağına geldiğinde tıkanıp kalırsam ne yapacağım, onu bile merak ediyorum. Endişe doluyum, çünkü hayat açısından tecrübesiz bir çocuk geliyor dünyaya ve siz anne tarafından teyze olarak gelişiminde zaman zaman ihtiyaç duyabileceklerine cevap vereceksiniz... Bazen korkunç geliyor işte...



Küçük bir çocuk tarafından sevilecek miyim? Nasıl bir çocuk olacak? Anlaşabilecek miyiz? Bir zor durumu olduğunda yardımına yetişebilecek miyim? Boynuma sarılacak mı? Hepsinden önemlisi teyzem dediğinde hissettiğim duygu ne olacak? Bunların hepsinin olmasına çok zaman var, ama zaman hızla geçiyor diye bunları da düşünmeden edemiyorum... Kucağıma aldığımda ona huzur hissi verebilecek miyim? Kokumdan tanıyabilecek mi? Ağladığında susturabilecek miyim? Ablamın karnında iken sesime tepki veriyor, sesime cidden böyle alışabilecek mi?

Aslında çok soru sorduğumun, çok merak ettiğimin farkındayım... Ama ilkler hep korkutur ya hani, yaşadığım korku bundan aslında biliyorum...

Son 10 günden başladık sayıma, son 2 gün kaldı şimdi doğuma. Garip hissediyorum kendimi işte. Teyze anne yarısı diyorlar ya, ben teyzeliğe hala alışamadığımı hissediyorum biraz biraz. İlgili, bilgili bir teyze olacağıma inansam da, azıcık korkuyorum... Annem, Babam, Ablam, Eniştem, Eniştemin ailesi, herkes çok heyecanlı... Pazar gününden beri ablamlardayız, annemle ben... Heyecanla gün sayıyoruz, tabii ablamda az korku da var.




Bebeğimiz tıbbi şartlar doğrultusunda Cumartesi günü sabah sezeryanla doğacak. Ama kaç zamandır düşünce içerisindeyim, Teyzelik düşüncesi... Ama bunu da atlatacağıma inanıyorum. 


İlkler hep korkutur bizleri ya, Lise ve Üniversite'de yeni bir ortama girerken de korkmuştum işte. Ama bu çok başkaymış. Şimdi yiğenim için de, ablam için de endişeleniyorum, ister istemez. Ama umuyorum herşey çok güzel olacak... 


Cumartesi günü dünyaya yeni bir can daha gelecek, Allahın lütfu... Ve neden bilmiyorum hislerim diyor ki; o küçücük eller, ayaklar, o küçücük atan kalp, beni daha çok bağlayacak yaşamak hissine, sevgiyle varoluşa... Şimdiden öylesine hevesle bağlandım ki... Çok ama çok merak ediyorum, Cumartesi gününü ve sonrasında hissedeceklerimi... :)





Ve biri için daha endişeleneceğim bu hayatta artık, biri daha eklenecek aileme ve yüreğime; üzülmesin, canı acımasın, yorulmasın, bir zarar gelmesin diye pır pır atacak yüreğim...

Diliyorum incinmesin yüreğin meleğim, Diliyorum incitme sende kimseyi. Doğruyu yanlışı öğretebilmem, öğretebilmemiz ve öğrenebilmen için güç versin bizlere Allahım... Hayırlı bir ömrün olsun. Ve Annene Babana, Bizlere, Vatana Millete Hayırlı bir evlat ol...

Ailen seni çok seviyor... :)





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...