22 Temmuz 2014 Salı

İzledim - 3 Türk Filmi Birden


*Bu bir İzledim yazısıdır... :)

Geçen hafta 3 film birden izledim, bir gün içinde. İlk ikisini üst üste, son filmi de akşam vakti... Antalya'ya gelmeden önce film hazırlığı yapacağımı ve yaptığımı da söylemiştim. Filmlerimi izlemeye geçen haftadan başladım yani. Merak ettiğim Türk filmlerinden başladım izlemeye. Biraz hayal kırıklığına uğradığım bir film haricinde, güzel vakit geçirten filmler izlediğimi söyleyebilirim. Buyrun bakalım filmlere... :)


Kendime İyi Bak


Filmin ismi de, oyuncuları da kendine çekti beni. Bayan oyuncular da, erkek oyuncu da çok iyi bir performans göstermiş. Filmin fragmanını izlediğimde hikayeyi çok başka düşünmüştüm. Sonra izledikten sonra, düşündüğümden de güzel bir filmmiş dedim. 

Filmden fazla bilgi vermek istemiyorum ama; Erkek oyuncumuz Emre karakterinde Yeşim'le evliliğe hazırlanmaktadır. Ancak son 1 hafta kala, düğün davetiyelerini dağıtmak söz konusu olunca, üniversite arkadaşları ile buluşup davetiyeleri verir. Bu sırada geçmiş anılar tazelenir. Geçmişe dair öğrendiği bazı şeyler, kafasını bulandırır. Aşk karmaşası yaşayan bir adamın hikayesini anlatıyor. Öyle güzel anlatılıyor ki hemde, klasik bir Türk filmi mi izliyorum acaba dedim başta. Ama sonrasında çok hoşuma giden bir hikaye oldu gerçekten. Oyuncular çok sempatikler özellikle... :)

Filmde; "Gitmeye cesaretin var mı?" diye soruyor adam, Kadın ise şöyle cevap veriyor "Senin kalmaya sabrın var mı?" Ayrılması kolay, peki ya sonrası... :)


Bu İşte Bir Yalnızlık Var


Güzel vakit geçirmenize yarayan bir film, Bu İşte Bir Yalnızlık Var. Ben özellikle oyunculara bakarak, "güzel bir film olabilir." diyerek indirmiştim bilgisayarıma. Cidden de öyle oldu. Güzel ama biraz eksiklik var sanki. Çok sakin bir film. Daha fazla atraksiyona ihtiyacı varmış gibi geliyor insana izlerken. Film merak ettiriyor, hüzüne boğacak daha fazla sanıyor. Engin Altan Düzyatan'ı Romantik Bir Komedi filmlerinde de izlemiş biri olarak, fazla melankolik bir Engin Altan Düzyatan görüyoruz. Aşk toparlıyor filmde onu daha sonra. Ama yine de düşünüyor insan, filmin sonunu daha uzun tutabilirlerdi diye. İzleyin anlayacaksınız demek istediğimi... :)

Engin Altan Düzyatan, filmde eşinden ayrılmış bir kız babasını oynuyor. Eski bir Rock grubunun bir üyesiymiş geçmişte. Ancak grup dağılınca, o da kendisini dağıtmış. Müzikten ve yalnız kaldığı evinden başka bir şeyi yok diye düşünüyor. Oysa bir anda yakınında bulduğu aşk, onu düşüncelere ve iyiden iyiye yalnızlığa itiyor. İmkansız aşk mı, yoksa aşka karşı savaşmak mı? Bu düşünceler üzerinde film sonuca ulaşmaya çalışıyor... (Ancak bu kadar anlatabildim, pek de iyi anlattım bence) :)

Bi Küçük Eylül Meselesi


Bi Küçük Eylül Meselesi'ni, Temmuz ayına kadar izlememiş ve sadece Nil Karaibrahimgil'in Kanatlarım Var Ruhumda şarkısının klibiyle bilmiştim. O kadar çok sevdiğim bir şarkı oldu ki, filmi izlemeden bir bütün oldu o şarkı benim için. O kliple beraber, aklımda güzel bir aşk hikayesi olarak yer almıştı. Filmi izledikten sonra biraz hayal kırıklığına uğradığımı eklemeliyim. Cidden böyle bir durum beklemiyordum. Benim beklediğim klipten de görüldüğü gibi, Zengin kız Fakir oğlan ve bir aşk hikayesi durumuydu. Doğrusu film öyle de zaten. Ama sonu beklemediğim gibi gerçekleşmedi...

Çok merak ettiren ve büyük beklentiler içine hapseden bir film... İzleyince pişman olmadım, ama beklentimin söndüğünü hissettim ve biraz üzüldüm. Güzel bir film, kurgusuyla ve bütünüyle. Daha fazla geniş ele alınamaz bu hikaye ama, sanki bittiği yer biraz hayal kırıklığına uğratıyor. Güzel film, izlediğinize pişman olmazsınız. Ama değişik bir durum bu film. Sanırım bunu anlatamayacağım. Nereden başlarsam başlayayım sonunu söyleyecekmişim gibi... :) 

Nil Karaibrahimgil'in de, filmde emeği geçen herkesin de yüreğine ve emeğine sağlık... :)


Film diyor ki; "Hayat ıskaladığımız mucizelerde doludur."

Şimdilik benden bu kadar. 
Hayatımızdaki mucizeleri ıskalamamamız dileğimle... 
Sevgilerimle... :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...