15 Haziran 2014 Pazar

Biriyle Tanıştım; Tayfun Sav'a Sevgilerle...


Geçen hafta bugün biriyle tanıştık ailemle beraber; Tayfun Sav'dı tam adı. Biz onu esasında Kavak Yelleri'nde Efe'nin Babası olarak tanıyoruz. Şimdi de, Samanyolu'ndaki Küçük Gelin dizisinde oynuyor. Eminim hepiniz hatırladınız zaten. :) Ama açıklama yapma gereği duyuyorum yine de. Çünkü her ne kadar çok dizi izliyor olsak da, izlediğimiz dizideki tüm oyuncuların ismini bilemiyoruz.

Şayet bende ablam geçen hafta Salı günü arayıp, "Görüşmeye çağırıldım Türkiye'nin Yeni Yıldızları Tarafından. Tayfun Sav ile de görüşecekmişim Pazar günkü iş görüşmemde" deyince,
"Tayfun Sav mı?" dedim birden. :)
"Kavak Yelleri'nde Efe'nin Babası rolünde oynayan vardı hani?" deyince, şaşırdım kaldım tabii. :)



Ablam cv'sinin bulunduğu iş bulma sitesinden bulmuş olacaklarını düşünüyor,
"çünkü iş arama esnasında karşıma çıktığımda böyle bir şeye başvurmuştum zamanında." diyor. "Gideceğim şansımı deneyeceğim." dedi tabii. :)
Açıkçası sevinmedik de değil. Ablamın yüzünü beğendiklerini söylemişler, "Ve lütfen görüşmeye gelin bir görüşelim." demişler. :)


İşte bu sebeplerden ötürü, Pazar günü söyledikleri otele gittik, öğlen 12:10 sularında idi randevusu ablamın. Görüşeceği kişiler arasında Tayfun Sav ve birkaç bayan varmış. Bayanların ünlü olup olmadıklarını bilmiyoruz. Ben rahatsızlığım dolayısıyla onlar görüşmede iken, arabadaydım. O sıcakta yorulmam, epey beni zor duruma sokacağından girmedim ben otele. Bir de Saat 14:00'da yine sınavım vardı, ona çalıştım biraz.

Ablam görüşmeye girdi, bilgilerini verdi, görüştüler. 1-1.30 saate yaklaşık sürdü bu görüşme safhası, beklemesinden görüşme süresine kadar. Görüşmeden sonra arabaya doğru geldiler. Camım açıktı, camdan kimi gördüm dersiniz; Tayfun Sav'ı. Mütevazi ve düşünceli insanları çok severim. Arabadan ayaklarımı dışarı çıkardım babamların yardımıyla, ve Tayfun beyle biraz sohbet ettik. :)

Annemler benden bahsetmişler, "Kavak Yelleri'ni severek izledi, hala da izliyor" demişler. "Rahatsızlığımdan, hayata bakış açımdan, hala okuyor olmamdan ve de rahatsız olduğum için görüşmeye gelemediğimden." bahsetmişler... :)

Tabii bunları duyan Tayfun Bey benimle tanışmak istemiş. Mutlu oldum bende. Çünkü sanırız ki, hep şöhret herkesi değiştirebilir. Sanırız ki; Magazin programlarında kameralara saldıran, bir merhaba demeden geçen veya ünlü olduğu için işini yapan magazincileri azarlayan insana "ünlü" denir.

Biz sohbet ettik ve sonra da babam bizim fotoğrafımızı çekti sağolsun. Benim için çok güzel bir hatıra oldu. :) Böyle an'lar yaşayınca, insan iki yabancının illa bir gerçek sebep dedikleri bir iş olmadan da, sohbet edip güzel bir an'a tanıklık edebileceğini görüyor. Buna insan olarak, bu sıralar yaşanan kavgaların ve kötü olayların ardından cidden ihtiyacımız var... :)



İşte Tayfun bey gibi, mütevazi ve güzel yürekli insanlarda var şükür ki. O, beni görmeye geldi. Benimle tanışmak ve bana azmimden dolayı tebrik ettiğini dile getirmek için... Ben böyle biri ile tanıştığıma çok memnun oldum ve hiç kendimi yabancı hissetmedim Tayfun beye.

Sadece heyecandan; "Kavak Yeller'inde sizin "eşşek sıpası" demenizi ve karakterinizi çok seviyordum" diyemediğime üzüldüm. :D Eee insan karşısında beklemediği birini görünce, ne söyleyeceğini unutuyor ama değil mi? :)

Ben Tayfun beyle tanıştığıma çok memnun oldum. Bir dost, bir babacan tavır edasıyla sohbet etti benimle. Ve Tayfun bey'i iyi bir tiyatro ve dizi oyuncusu olarak izlemeyi gerçekten çok severim... Ve sağolsun, üstteki resminin arkasını bana imzalayıp getirmişti bir de. :) Hatıra olarak bazı notları sakladığım dosyama yerleştirdim onu da, baktıkça mütevaziliğini ve hoş sohbetini hatırlayacağım... :)



Ve dediğim gibi ben onu belki Kavak Yelleri'ndeki rolü ile benimsedim daha çok, ama o bana Küçük Gelin'deki rolünde kendisinden nefret edip etmediğini sordu. İlk başta anlayamadım, çünkü fazla izlediğim bir dizi değildi. Bir kere tekrar olarak bir haftasonunda denk gelip izlemiştim. Ama kendisine de söylediğim gibi;

"Olur mu öyle şey, nefret etmiyorum; o bir oyunculuk göstergesi sonuçta. Karaktere nefret duyabilirim ancak, sizin oyunculuğunuzu seviyorum." oldu cevabım :)


Tayfun bey okur mu bu yazımı bilmiyorum. Ama bir oyuncu olarak, dizideki rolleri veya tiyatro sahnesindeki performansıyla hitap ettiği izleyicilerine, böyle candan ve ilgili bir tavır sergilemesinden ötürü ben kendi adıma çok teşekkür ederim. :) Güler yüzünüzle ve sohbetinizle, hayatıma çok güzel bir an bıraktınız... Oyunculuğunuzun ve başarılarınızın sürmesini dilerim... :) Sizin gibi oyunculara ve karakterlere ihtiyacımız var...


Ve ablamın iş görüşmesi noktasına gelirsek; Görüştüğü kişiler, kapak fotoğrafları çekimlerine davet etmişler. Ancak çalışma düzenleri sözleşmeli olduğu için, ve henüz bizimde bu açıdan durumumuz şu an için uygun olmadığından, ablam şimdilik hayır demek zorunda kaldı. "Ama bir gün durumum iyi olacak olursa, sözleşmemi yapıp çalışmayı düşünebilirim." diyor. Hayırlısı inşallah, kısmet yani... :)

Sevgilerimle, Didem KÖSE... :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...