18 Haziran 2014 Çarşamba

Arada Bir, Şöyle Dersin...


Arada bir tekrarlamak ister hayat kendini. Bitti sandığın sorunları yineler koyar önüne...


Arada bir dersin ki kendine; artık bazen gücüm yitip gidiyor. Ve bir sorun bitmeden diğerine yetişmem zor oluyor...

Dün ve bugün böyle dedim ister istemez kendime yine. Çünkü garip hissettiğim oldu kendimi dün yine. Üstelik kendime inancım yükselmişken ve iyiyken birkaç zamandır...

Dedim ya, hayat yineliyor kendini. Basit sorunlarla karşılaşmıyorum, basit sorunlara şımarmıyorum kendi içimde buna eminim. Sadece bazen hayatın akışında zorlanıyorum... Kalbim dayanmıyor gibi geliyor bana. İçinde bulunduğumuz durumun içinde sıkışıyorum...

Bir veya birkaç cümle ile anlatılamayacak durumlara giriyoruz. Benim bile anlatmakta zorlandığım ve hepimizin bile çözmekte güçlük çektiği sorunlar bunlar... İçinde bulunduğum durum zaten beni yeteri kadar karmaşaya sokmuş durumda iken, Ve ben bunlarla savaşabilirken, bir yeni sorunun gelişi; "İçinde hissettiğin karmaşadan kurtul, bak bu sorun daha önemli" diye uyarıyor sanki beni...

Bu bir isyan yazısı değil, bu yazı belki hayata sitem... Sanılmasın ki karmaşa yaşamıyorum ben. Sanılmasın sorunlarım yok... Sadece burada fazla dile getirmiyorum, hayat tarafından verilmiş sağlık dışındaki sorunları... Ailesel olsun, ilişkiler hakkında olsun; bazen bazı şeyler çok üst üste geliyor sanki...


İnsan böyle zamanda hayata tek bir şey demek istiyor; "DUR". "Gelme fazla üstüme, diretme daha fazla. Benim ederim ney ki? Epi-topu bir insanım bende, herkes gibi."

Ve sonra Allaha dönmem gerektiğini hissediyorum. "Allahım yemin ederim ki sitemim sana değil. Sadece bu kadar şeyin bazen üst üste geliyor olması, "Acaba ben mi başaramıyorum?" diye sormamı gerektiriyor bana." "Ve biliyorum, tüm bunlar sınav. Hayatımda bana verdiğin büyük bir sınav. Sana küçük gelen bu yükler, hasta bedenimin üstüne koskocaman bir yük gibi iniyor. Ama olsun senden gelen herşeye razı bir kulunum. Ama yine de ilişkilerden değil, hayattan sorumlu tut beni. Senin kudretin öyle büyük, öyle görkemli ki; hayatla savaşabilirim. Ama çeşit çeşit insanın her biri ile uğraşmam çok zor geliyor..."

Biliyorum bütün bunlar büyük bir sınav içinde, bana bahşedilmiş bir sürü sınavlardan sadece biri... İsyan etmiyorum, isyanım ne Allahıma ne de kendime. Sadece bazen ağır geliyor işte, söylemeden edemiyor insan. Etrafından ve sevdiklerinden üzüldüğün şey adına saygı bekliyor ve es geçilmemesini istiyorsunuz. Bu durum ciddi diyorsunuz kendinize, bu durum ciddi. Ve benim biraz dinlenmem ve içimin fırtınasını bir şekilde dindirmem lazım, dindirmem ve durulmam...

Ve asla ama asla pes etmemem gerek, biliyorum. Hayat başına da yıkılmış gibi gelse, üzüntünü yaşa ve sımsıkı sarıl hayatına ve sevdiklerine... Hayatım değerli, üzüntüler ise gelip geçmeli... Bedenim, ruhum ve sevdiklerimle mutlu yaşayabilmem için...


İsyankar değil, sitemkarım biraz bu aralar... Ne siyahım, ne de beyaz... Griyim arada ama iyiyim...
Dinlenmem ve durulmam belki biraz zaman alacak, ama hayattan soyutlamam gerekmeyecek kendimi. 
İyiyim, dünden daha iyiyim... 

Zamanla bunların da geçeceğine inanıyorum... Allahım'dan büyük bir sabır diliyorum, vücudumu ve kalbimi sağlam tutabilmek için...
Buralardayım ben yine ama. Sadece bunu es geçmeyip kaydetmem gerekli dedim kendime... 

Hayat bu sıra biraz alaycı takılıyor da bizimle... :) Sevgilerimle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...