29 Nisan 2021 Perşembe

Size İşimi Anlatıyorum (Farmasi Altınbaşak) - 28.04.2021


Merhaba sevgili okuyucu, bugün (28.04.2021) kendimi ve işimi anlatmaya geldim. Çünkü şu an bir Network Marketing iş modeli ile çalışan Farmasi şirketinin bir ekibinde liderlik yapıyorum. Ama bu işe girdim gireli görüyorum ki, işimi anlatmaya başladığım herkesin bir önyargısı mevcut bu işe karşı... Ama bilmedikleri öğrenmeye yanaşmadıkları "Katalog İşi" deyip geçtikleri iş nedir ne değildir, bir kez benden dinleyin istedim... Sevgilerimle...



Sevgili Arkadaşlarım, Katalog işi deyip geçtiğiniz sektörde "Yerli Malı" dediğimiz Farmasi şirketinin şu an en iyi ekiplerinden birinde çalışmaktayım. Network Marketing sektörü, kazandır kazan mantığında ilerleyen bir satış modeli. Size ürünler üzerinden daha ilk girdiğinizden itibaren kazanç çizelgelerini sundum. Bir düşünmenizi istiyorum... Bugün size kendimi ve de işimizi bir de böyle anlatmak istiyorum, çünkü işimize iş değil geçici bir şey gözüyle bakan kişilerin beni anlamasını can-ı gönülden istiyorum.. :) <3


Evinizde temizlik malzemesi kullanıyor musunuz? Cilt bakımı yapıyor musunuz? Çocuğunuz var mı, onun pişiği olmuyor mu? Onun banyosu, onun saç bakımı cilt bakımı? Peki ya şu pandemi döneminde, siz ve çevreniz hiç takviye kullanmadınız mı? Evde bile olsa, kendinizi mutlu etmek için bir ruj sürüp oturmadınız mı? Maske yapmadınız mı? Saçınızı boyamadınız mı? Hadi hepsini geçtim, çamaşırınızı yıkamadınız ve yerlerinizi silmediniz mi?



Şimdi üstteki soruların hepsine "hayır" diyebilen varsa, amenna katalog işine karşı önyargılı olmanız o zaman çok mantıklı... Ama düşünün, kendinizi es geçtiniz diyelim; bu yukarıdaki sorulardan birini bile yapmayan bir sürü tanıdığınız var mı peki? O da yok değil mi? İşte bizim işimiz tam da bu. Herkesin ihtiyaç olarak kullandığı ürünleri satıyoruz, sistem bize satış yaptığımız için hediyeler veriyor; üzerine de satış kotaları doldurduğumuz zaman, hadi al bu da senin primin diyor! Her ayın 20'sinde primimiz sisteme veya banka hesabımıza yatıyor; o da aldığımız miktara bağlı oluyor...




Bakın bu kadar şey anlattım, bunun üzerine şunu diyebilirsiniz; iyi de ben nasıl satış yapacağım, insanlara ne diyeceğim ki? İşte işin o kısmını da, ekibimizin müdürlerinin "yani şu an için bizden çok kazanan liderlerimizin ayarladığı eğitimciler sayesinde eğitimlerde öğreniyoruz." Ekibimizde her hafta iş öğreten eğitimcilerle eğitimlere giriyoruz, Whatsapp gruplarımız aktif orada sürekli birbirimize destek oluyoruz. Bizim tek yaptığımız, yaşantımıza devam edip ürünlerimizi kullanmak ve deneyimlerimizi sosyal medya hesaplarımızda paylaşmak...


Allah izin verirse şu pandemi bitince de bu işleme gerçek hayat üzerinde de tanıtımlarımızı yaparak devam edeceğiz. Ben görüşebildiğim aile büyüklerime anlatabildiğim kadarıyla, kullanılan ürünlerimizde memnuniyetsizlikler göremedim. Çünkü öncelikle ben ürünlerimizi kullanabildiğim kadar kullanıp, püf noktalarını keşfettim. Yapabileceğimiz de işte tamamiyle bunlar. Ürünlerimizi kullanacağız, kullandıracağız ve şu önyargıyı kıracağız "Katalog işinden para kazanılmaz!" Öyle de bir kazanılıyor ki!


İş hayatında yer alamayan bedensel bir engelliyim ben, satış yapmam diyordum bu işe girene kadar. Çünkü satış nedir, maksadı nedir, ihtiyaca odaklanmak nasıl bir şeydir, müşteri diyebileceğim kişiler kimlerdir? Tüm bunları bilmiyordum, Altınbaşak ekibinde öğrendim...


Son olarak bizim ekibimiz birçok kadına destek olmuş, bir mama dahi alamaz durumdan çocuklarına oyuncak alabilen kadın liderler çıkartabilmiş ekiptir. Gelin ekibimizde yerinizi alın. İsterseniz hemen satış yapmayın, sadece kendi ihtiyaçlarınızı alın. Hediyelerimizden faydalanın, pandemi döneminde fırsatlardan yararlanın; ailenizin sağlığını tehlikeye atmadan ihtiyaçlarınızı edinin, sonrasında da bu arada işimizi öğrendikçe satış planlamanızı beraber yapalım. İnanın bana hiçbir kaybınız olmayacak. Çünkü sizin tercihleriniz harici hiçbir işlem gerçekleştirilmeyecek. Ben size iş öğretmek, ekibimi göstermek ve kazanmaya teşvik etmek istiyorum. Benim gibi sizler de yoktan bir ekip kurabilir, başaracağınıza inanabilirsiniz. Çünkü insan için çalışmak ve başarmak bir dünya gerekliliğidir. Necm suresi 39. ayette belirtilen şu söz hoşuma gider, "ve gerçekten de insan, ancak çalıştığını elde eder." Dilerim şu ramazan gününde, çalışmalarımız boşa gitmez ve ben de birilerinin başarı yolculuğuna el uzatan olabilirim...


Okuduğunuz için teşekkür ederim... <3 :)


14 Nisan 2021 Çarşamba

Farmasi İşim Ve Ben :) - 14.04.2021

 

Nihayet "ayriyeten" bu yazıyı yazmaya geldim; bir süredir sizlere sadece yazılarımın içeriğinde bahsediyordum, Farmasi yaptığından. Artık işim diyebildiğim ve böyle devam edebilmeye karar verdiğim o işimden bahsetmek için geldim... :) 

Merhaba, ben hep o hayalini kurduğum işe sahibim artık; benim de devamlılığını sağlayabileceğim bir işim ve uğraşım var çok şükür... Kazancım ben çalıştıkça ve azmettikçe artabilecek cinsten ve de beni en çok mutlu eden de eğlenceli ve samimi bir ekibim var benim. İstediğim ortam, istediğim iş ve arkadaş ortamı... İyi ki dediğim noktada, hep beklediğim şeyi yaşıyorum; benim bir işim var, aynı zamanda da arkadaş ortamım ve beraber aynı uğraşlar içinde farklı hayaller için emek verdiğimiz bir ortam bu. Çok şükür ki... =)


Ben Farmasi ürünlerini kullanalı bir yıl, ekibimle bu iş alanının detaylarını öğreneli de birkaç ay oluyor... Ben Mart ayı itibariyle başladım gibi görüyorum esasında, ben ilk seviyemi geçen ay aldım zira. İlk kez bir seviye aldım, geçen ay güzel bir lider seviyesine imza attık... Destek verenlerime, bana inananlarıma minnet dolu hissettim kendimi... =)

Ben ne iş yapıyorum peki derseniz, Network Marketing yapıyorum... Bir satış ekibi kuruyoruz, sağlıklı ihtiyaç alanındaki ürünlerimizi satıyoruz. Sattığımız kadar, ekibimize öğretip sattırdığımız kadar büyüyoruz... :) Kişisel bakım ürünlerinden kozmetiğe, ev içi temizlik ürünlerinden takviye gıdaya kadar; katkı maddelerinin yok denecek kadar az kullanıldığı bir firmayız. Bitkisel ürünler üretiyoruz ve Network Marketing dediğimiz günümüz düzeninin pazarlama yöntemiyle işimizi kurup ona sahip çıkıyoruz... :)

Benim Farmasi ekibim Altınbaşak; Elmas müdürümüz Kadriye Altınbaşak'ın kurduğu ekibin müdürlerinden birinin ekibindeyim. Farmasi ekiplerinin içerisinde en yenilikçi olduğunu düşündüğüm ekibimiz, üst ekibinden alt ekibine kadar eğitimleri ve aktiviteleriyle bizleri kucaklayan bir ekip... Belli seviyeye gelmemizi beklemeden, bize eğitimlerle satış tekniklerini, ürün eğitimlerini ve ihtiyacımız olan nice durumların eğitimini veriyorlar... Ben ekibime geldikten sonra, satış denilen şeyden korktuğumu farkedip; utandığım noktaları ve çekindiğim her şeyi silip atabildim. Ben kendimi bu ekipte aştığımı düşünüyorum. 

Artık şu yorumları yapabiliyorum mesela; "Satış benim yapabileceğim bir iş değil" diye bir şey yokmuş meğer, ben öğrenmeye fırsat vermemişim kendime... Zamanında çok eskiden sadece birkaç aylık bir satış dönemi yaşamıştım ama ne eğitimini görmüş ne de nasıl yapacağımı bilir vaziyette idim... Altınbaşak ekibine girdiğimden bu yana; olabildiğince hiçbir eğitimi kaçırmadım, bana söylenen tavsiyeleri hayatıma uygulayıp mutlaka uydum ve sonunda da yenilikçi olmam gerektiğini-sıkı sıkıya bu işe tutunmak isteyip istemediğimi gözlemledim durdum. Meğer ben bu işe tutunabilirmişim, doğru yöntemlerle öğrendikten sonra... :)

Nisan ayının ilk eğitim toplantısı idi; ilk lider eğitimimizde Kadriye hanımın bize söyledikleri arasından not aldığım şu cümleler var, üst kolajda "İhtiyaçlara odaklan, hayallerini es geçme!". Ben bu aydan itibaren daha çok odaklandım, bu işi yaparken mutlu olduğumu gördüğüm için... İşim sadece ürün satmak da değil üstelik, ihtiyaçlara odaklanıp gerçek kişilerden olumlu geri dönüşler aldıkça ve insanlarla etkileşim kurabildiğim bu işe sahip oldukça "istediğimi yaşıyorum artık, 10 sene sonra oluyor olsa bile!" diyebiliyorum... =) 

Üstte gördüğünüz yeşil küçük defter, bu sene adına ilk iş defterim mesela; bir komşumuz benden aldığı ürünlerden sonra beni kutlamak için hediye etmişti birkaç ay öncesinde... Sırf bu etkileşimler için bile sabredip daha çok çalışmaya, daha iyisini yapmaya ve "olmadı dediğimiz noktada bile, olsun çabaladık!" denemeye değiyormuş meğer! :)


Biz bu aya da eğitimlerle başladık, bu iki resim de kendimce çalıştığım bir anda durakladığım sıradaki pozlarım misal... :) 8 Nisan 2021 günü diğer bloğumda yazdığım şu yazıma eklemiştim bu kolajı, o yüzden üzerindeki blog yazımın isminin oluşu...

Peki Farmasi'ye nasıl üye oldum, avantajları neler? Biraz da bunlardan bahsedelim... 

Öncelikle ben bugün ayın ilk yarısından lider oldum; bunu es geçmeden not etmeliyiz. Maşallahınızı esirgemeyin lütfen. Emek veren, olsun isteyen herkese nasip olsun inşallah böyle başarılar ve nicesi... Ben çok duygusal durumdayım aslında bu akşam! :) 

Farmasi'ye kayıt olmak ücretsiz öncelikle, bunda bir netleşelim. Ücretsiz kayıt olduğunuz bu sistem üzerinde, satış zorunluluğu bulunmamakta olup; sattığınız süreçte de kazanmanız mümkün... :) Ama dediğim gibi zorunlu bir durum yok. Ben kendi ihtiyaçlarımı alacağım ve bir o kadar ihtiyaçlarını alabilecek 5 kişiyi altıma ekleyeceğim; ürünleri beraber kullanacağız ve sonra beğenirsek bu sistemde var olmayı düşünebiliriz derseniz eğer, bunu da yapabilirsiniz elbette. İstediğiniz her koşulda satış sistemimizi eğitimlerimizle öğrenebilir ve bu kararı kendiniz verebilirsiniz...

Farmasi sistemimiz, bize ilk 3 ay 200 TL'lik alışverişlerimize hoşgeldin hediyeleri veriyor. Hem sistemimizi ve ürünlerimizi tanıtıyor öncelikle, hem de bir nevi kabul ediyor kendisine... :) İlk 3 ay sonrasında da hediyeleri bitmiyor! 300 TL Puana ve 600 TL Puana ulaştığında da hediyeler veriyor, çoğu zamanlar 200 450 ve 900 TL Puana da ulaştığında hediyelerini sunmaya devam ediyor... 



Ürünlerimizi tanıtmak da zamanla kısmet olur eminim ki, ama şimdilik size Farmasi İşim Ve Ben dediğim bu yazımda öğrendiğim bir noktadan daha bahsetmeliyim ki; 

Network Marketing sisteminde doğru ekipte olmak çok önemli!

Altınbaşak ekibi, benim istediğim şekilde işi her seviyeden girişimcilerine emek ve zaman verip öğrettiğinden sebep, en doğru ekiplerden biri benim gözümde... 

Peki bu eğitimleri nasıl veriyorlar derseniz; alt ekibine de sistemi ve satış tekniklerini öğretebilmek için, müdürlerimiz ve üstlerimiz kazançlarından eğitmenlerimize paralar ödüyorlar. Her ay haftalık eğitimlerimiz bulunuyor bizlerin, eğitimi alıyoruz ve paşa paşa da yapabileceğimize ikna oluyoruz... Çok şükür ki bu işi yapmak için çabalayan ve uğraşan binlercemiz yapıyoruz artık... 

Gruplarımız aktif, kadınlarımız birbirine destek ve her birimiz yapamadığımızda da yılmamak için direniyoruz... :)


Diyeceğim o ki; eğer siz de böyle bir iş ortamında ve fırsatlarla dolu sistemimizle, ister evinizde isterseniz de gittiğiniz her yerde çalışmak üzere ekibimize katılabilir - işimizi öğrenebilirsiniz siz de... :)


Ekibime davetlisiniz. Bu iş katalog üzerinden, görseller üzerinden veya doğruca ürünleri tanıtarak yapabileceğiniz bir iş. Siz nasıl ister, öğrenir ve onu kendinize göre geliştirirsiniz... Biz Altınbaşak ekibi olarak Farmasi'nin ilk ruhsatlı aracını alan ekibiz; Mart ayında Elmas Müdürümüz Kadriye Altınbaşak aldı bu ilk aracı. Ve biliyoruz ki bizim ekibimizden şimdiden o ruhsatlı araçların devamını alma koşullarını tamamlamaya başlamış müstakbel sahipleri olan üyelerimiz de var. Onlardan birinin de sizlerden olması içinse hiçbir engel yok; denemek ve yapabileceğinize inanmak yeterli... =)


Denemezseniz bilemezsiniz, işiniz kazanç kapınız burası mı değil mi! Ekibime davetlisiniz ve iyi ki oradasınız... Sevgilerimle... :))

Not; bugün paylaştığım "Bu Benim Farmasi Hikayem" adlı IGTV'me buradan, İnstagram paylaşımlarıma da buradan ulaşabilirsiniz... 
Bir dahaki yazımda görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.. =)

4 Nisan 2021 Pazar

Mart'ın Sonu Nisan'ın Başı - Nisan 2021


Bu hafta Mart sonu ile başladı, Nisan başlangıcı ile devam ediyor... :) Nisan bereketiyle bolluğuyla gelir inşallah diyorum ve haftabaşından notlarla başlayıp, size hayatımdan notlar sunarak yazımı tamamlamayı umuyorum... =)


Geçtiğimiz Pazar günü "Pazar Yazısı #76"da yazdığım gibi, aşı randevumuz haftanın ilk gününde idi ve aşı olarak başladık yeni haftaya... Aşı tarihini almayı bekleyen cümlesine sıra gelsin ve şu aşılanmalar başladığı gibi bitsin bir an önce inşallah. Normalleşmeye, eski düzen gibi rahat zamanlarımıza dönmeye o kadar çok ihtiyacımız var ki... =)

Bu hafta yeğenlerim ile annemler burada idi, haftanın ilk günü onları izlemek ve beraber vakit geçirmek yine çok güzeldi... Defnoş git gide büyüyor, Kağanım da gittikçe bilinçleniyor. Onarı böyle görmesi öylesine heyecanlı ve garip bir süreç ki, ne yaşadığımı bazen gece yatağımda iken tekrar düşünüyorum ve hayatımı seviyorum... Çok şükür...

Aşıya gelince, biz sanıyorum ki Çin Aşısı olduk. Ne telefonda ne de hastanede bir seçim hakkı sunmadılar bize. Haftanın ilk günü akşamına idi randevumuz, saat 20.30'dan sonra evden çıktık ve 21.30'dan sonra eve döndük. Annem babam ben; benim engel durumuma sebep olan kronik rahatsızlığım sebebiyle, annemin kronik rahatsızlıkları, babamın da 60 yaş üstü olması sebebiyle vurulmuş bulunduk. Randevumuzu ben almıştım bir gün öncesinde, kendimle başlayıp üstüne annem ve babam adına da aldım işte... :)

Gittik, aşı odası önünde sıramızı bekledik; sıramız geldi, aşımızı olduk ve bize söylenen 15 dakikalık süreyi hastanede bekleyerek geçirdik ve evimize döndük. İlk gün iğne acısı oldu çok hafif, onun haricinde hiçbir yan etki yaşanmadı bizim ailede. Ama aslında bende birkaç gün hafif baş ağrısı oldu, tansiyon düşmesi gibi ama o kadar hafifti ki yok gibiydi diyebiliriz... Bunu da atlattık geçti gitti yani. Bir dahaki aşımızı da 28 gün sonrasına olacağız kısmetse... Bu hafta başından sonra çok duyar olduk ama "gidiyoruz, aşı yok diyorlar" diyenleri. Allahım hepimizin yardımcısı olsun, aşılanmayan kalmasın bir an önce ülkemizde de dünyada da inşallah.... 


Haftanın ikinci günü, Defne hanım ile Kağan bey bizde kaldılar. Dediğim gibi bu hafta buradalardı ve Defnoş'un diş çıkarma sancıları sebebiyle uyku problemi oldu tüm hafta geceleri. İlk Salı günü, sonra Perşembe derken; bizde idi kuzular bazı geceler bile... Çarşamba günü bir kalktık ki, dudağının üstü kızarmış minik kuzunun. Başta emzikle çok kaşıdığı için sandık, ama sonra farkettik; o iki gün çok ateşlenmişti, belki de ateşten oldu dedik... Sonra da Perşembe ve Cuma o ateşlerin sebebi belli oldu, alttan ve üstten diş çıkarmış kuzucuk. =)

Hafta boyu oyunlar oynadık, kendini geliştirdi ve büyüdüğünü daha çok belli eder hale geldi. Kaçıyor, saklanıyor ufak tefek örtü altlarına ve masa köşelerine... Bir bebeğin şu halleri öyle masum ve sevecen geliyor ki; insanın elinde değil, durmadan şükredesi geliyor...

Benim bu sıra şükretmeye çok fazla bahanem var yine şükür ki; hep istediğim gibi bir işe tutundum sonunda. Biliyorsunuz, işim olsun diye uğraştığım Farmasi ekibimi kurma uğraşımdan çok sık bahsediyorum. Kendi ekibimi kurmaya ve işimi sağlam tutmaya uğraşıyorum. Son 4 gündür de içimdeki "yapabiliyor" hissinden ve "hayalini kurduğum şeyi yaşıyor olmanın" hissinden ötürü uykularım kaçmış durumda. Ama şükür içindeyim buna rağmen de... :) 

Orada okuyan birileri var mı? Hayalleriniz için sizleri de ekibime davet ediyorum... =)) Öğrendiğim gibi öğretip; iş hayali olan ben gibi herkese yardımcı olmak isterim. Hiçbir şeye zorunlu değilsiniz; ne üye ücreti ne de satış... Gelin indirim kodunuzu alalım ve ekibimizde sizinle güzel bir iş eğitimiyle Farmasi Altınbaşak ekibimizde beraber çalışalım... =) Bana ulaşmak için e-mail yazabilir ya da instagram hesabımın mesaj kısmından ulaşabilirsiniz... <3  


Ve Mart sonunda bir kitap bitirip başka bir kitaba başlayabildim nihayet... Bu ara az ama öz okuyorum galiba; misal okuduğum kitaba başlıyorum, iki gün sonra elime alıyorum ve bitiriyorum... Kar Tanelerinin Bir Bildiği Var kitabı, bir haftalık süreçte, 3 günlük bir okuma ile bitti mesela. Çok akıcıydı, ama bir o kadar da "bitecek hemen diye ağırdan aldım!" =) Debbie Macomber kitapları birbirine benziyor olsa bile, uzun zamandır okumayınca özleyebildiğim bir yazarmış meğer; bunu da biten bu haftada öğrendim! =)

Kar Tanelerinin Bir Bildiği Var 1000kitap hesabımda da üzerine yorum yaptığım üzere; içeriğindeki pedagog yazar erkek karakterimize "çocuğu olmadığı halde kesin yargıları var" diye kızdığınız, ona kızan kıza hak verseniz de abarttığını kabul ettiğiniz baş kadın karakterimize gelgitli olarak bilendiğiniz bir kitap resmen! (Bu kadar karmaşık anlatmak istedim, daha detaylı kitap yorumumu buradan da okuyabilirsiniz.) =) Alın okuyun derim, değişik bir hikaye olmuş; çabuk okuyup güzel vakit geçirmelik...

Goblin'e başladım, o da Debbie Macomber kitabı gibi olacak sanırım; elime alıp bir iki sayfa okuyup bırakıyorum ama hikaye beni kendine çekiyorsa da tam odaklanma fırsatı bulamadım henüz... Kore dizilerine olan ilgimden bahsetmiştim, en son çok severek izlediğim kore dizisi inceleme yazıma da buradan ulaşabilirsiniz. Goblin'in dizisini gördüğüm halde, kitabını görünce resmen erteledim. Kitabı yavaş okumamın sebebi biraz da Goblin kitabının bir seri olacak olması ama bu çıkan ilk kitabı olması. Şimdi nasıl olacak da dizisini izleyeceğim kitap serilerini bitirmeden? Kafamda deli sorular ama bu tatlı sorun, Allah beterinden korusun değil mi??? =))



Velhasıl, Mart'ı noktaladık Nisan başını da kendi adıma büyük uğraşlarla başlattım çok şükür... Farmasi işimle uğraşıyorum, elimdeki ör sök boyunluğu ikidir beğenemediğim için söktüm ve yeniden örüyorum. İşimi öğreniyorum ve sınırlarımı da aşıyorum... 

Bu ara bende çok değişimler var ama anlatmaya bile fırsat bulamıyor gibiyim, doyasıya yaşamaya çalışıyorum. Misal o yüzden gecenin bu vaktinde bu yazıyı yazıyorum. İş eğitimlerimiz saat 12'ye doğru idi bitti bu akşam, dün de öyleydi. Ben bu yoğunluktan pek memnunum ve olur da kısa zamanda alışır isem bu konuda detaylı bir yazı da yazmak istiyorum. Başlığı, "Farmasi İşim Ve Ben" olacak... =)

Bir dahaki yazımda görüşene dek, kendinize iyi bakın. Orada olduğunuz için çok teşekkür ederim, iyi ki beni okuyorsunuz. Sevgilerimle... (:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...