5 Şubat 2019 Salı

Not Aldım Veya Not Ettim #40 - 2019 Ocak Notları


2019'un ilk ayını geride bıraktık bile, geldik Şubat ayına. Öncelikle dilerim çok verimli ve çok dolu dolu geçsin Şubat ayı da... 2019 Ocak bitmiş olabilir ama notları bitmedi benim için daha. O yüzden, Şubat'ın ilk yazısı Ocak ayının notları olacak. İyi okumalar ve mutlu günler diliyorum... :)

Kaç zaman olmuş Not Aldım yazısı yazmayalı ama tüm not aldım veya not ettim yazılarımı buradan bulabilirsiniz yine de... :)


Episode Oyunu;




2018'de bir gece ansızın Teenage Drama'yı Play Store'dan indirmiş olduğum gibi, Ocak ayının bir gecesi de ansızın Episode'u indirdim ve oynamaya başladım. Bu bahsettiğim iki oyun da, hikaye oyunları esasında. Oyun size bir hikaye veriyor ve sizin karakterinize sunduğu seçeneklerden birini seçtikçe de, oyununuzun gidişatını ayarlıyor. Teenage Drama, Türkçeye çevirisi yapılmış bir oyundu. Yani anlatımı da, seçenekleri de Türkçe idi. Ancak Episode'a gelince, Baştan sona İngilizce bir oyun kendisi...

Gelgelelim, benim ingilizcem bu oyunun her yönergesini ve cümlesini anlayabilecek kadar yeterli dozda değil şu anda da. Ama bu oyuna da zaten bu sebeple başladım efendim. 2019'un hedeflerimin içerisinde, ilgi duyduğum ikinci ve üçüncü dillerimi geliştirmek açısından kendime sözüm vardı. O sözümü tutmaya başlayayım dedim. Benim planımda, yine kulak aşinalığı dediğimiz konuya da odaklanarak, kelimeler ve cümle yapılarına yeniden hakim olmak var öncelikle. Grammer konusunu tek başına ele aldığımızda, tek başına yetmediğini fazlasıyla gördük zira.

O ilk indirdiğim gece, birçok ekran görüntüsü aldım. Daha sonrasında da, her birini inceleme planım vardı zira. İngilizce kelime ve cümle kalıplarının nasıl kullanıldığına hakim olma hayalimi yeniden gerçekleştirirsem, en azından eski formuma dönerim diyorum. Çünkü bu konuyu epey iyi boşladım... :)


Öte yandan, Episode oyununa dönecek olursak tekrardan; bir hikaye tarzı bir oyun ve gidişatı dediğim gibi biz belirliyoruz ama tamamen bizim belirlediğimize de emin değilim. Henüz daha deneme aşamasındayım ve ingilizcem çok iyi düzeyde olmadığı için, çok aşırı yavaş ilerliyorum. Kelime hafızam uçmuş, çok karıştırıyorum anlamlarını.

Birkaç zamana yine alışırım ama Teenage Drama'da hep tek gidişat oluyordu, onu denemiştim; iki erkekten hangisini seçersen seç, ikisi de seni aldatıyordu mesela ve hep diğer seçeneğe dönme önerisinde bulundurtuyordu seni. Ciddi ciddi merak edip, hikayeleri baştan oynamıştım çünkü! =) Dilerim Episode da böyle değildir ama Ekşi sözlük sayfasındaki içeriğini okudum oyunun, oyuna dair yararlı ipuçları veriyor. Eğer siz de benim gibi İngilizcenizi geliştirmek için denemek isterseniz, oyunu yükledikten sonra buradaki ekşi sözlük içeriğini de okuyun derim... Zaten ben biraz daha deneyimleyeyim, ayriyetten yazısını da yazarım diyorum bu konunun... ;)

Onun haricinde, üstte de telefonumdan ekran görüntülerini aldığım üzere; size hikayenin gidişatını da anlatıyor, karşınızda konuşan kişinin ismiyle beraber gündelik konuşma yapısında konuşmasını da size aktarıyor. Episode'un Teenage Drama'nın yanı sıra en büyük farkı, bir değil birden fazla hikayeleri olması. Episode yönetiminin hikayelerinin yanı sıra, kullanıcıların oluşturduğu hikayeler de varmış mesela. Çözümlüyorum, umarım daha iyi anlayacağım zamanla... (:

Ben bu tarz oyunları seviyorum bir süredir. Birkaç oyun daha denedim ama bu yazıda bahsettiğim iki oyun haricinde, hoşuma giden oyun da olmadı bu sıra. Ama önerileriniz varsa alırım bu tarafa, belki de gözümden kaçırdığım olmuştur veya benim beğenmediklerimi sizler beğenmişsinizdir ve yorumlarda bunları dile getirirsiniz... Ne dersiniz? :)


İnstagramdan Bir Ekran Görüntüsü;


İnstagram'da gezmeyi sevenlerden ama sadece güzel manzara resimleri veya komedi içerikli videolarla sınırlı kalmayı kendime yediremeyenlerdenim ben. Takip ettiğim, öğütlerine ve araştırmalarına değer verdiğim birçok araştırmacı, akademisyen, bilinçaltı terapisti, NLP uzmanı var instagram hesabımdan... Yeşim Kuzu da, instagramda takip etmeyi çok sevdiğim Theta Healing uzmanlarından biri. Onu Blogger Sergül Kato sayesinde keşfetmiş ve takip etmeye başlamıştım ve o gün bugündür paylaşımlarını çok severek okuyorum... :)

İnstagramda paylaşımları okumakla da kalamıyorsunuz ama bazen, yorumlara taşıyor onun da bazı yazılarının devamı. Onları takip ederken, bir yorumuna bayıldım yazısında. Şu paylaşımındaki yazısını kaydedilenlerime aldıktan sonra, yazısının yoruma taşan kısmında sevdiğim bölümü de ekran görüntüsü olarak not aldım kendime. Bu yazı ortaya çıkarken de konu oldu tabi. Çünkü, evet ya savunduğum şey tam da bu! dediğim bir nokta atışı oldu bu sözleri benim için.





Yeşim Kuzu'nun söylediği şu ki;

Nöroloji profesörü Dr. Moran Cerf’e göre uzun süre beraber olan kişilerin beyin sinyalleri birbiri ile uyum sağlayarak bir nevi senkronize oluyor. Hatta bazı vakalarda birebir aynı bile olabiliyormuş.
...
Hani olur ya bazen, aslında kendisini seversiniz de, bazı huyları rahatsız eder sizi. Hah işte onlar çok tehlikeli. Çünkü o beğenmediğiniz alışkanlıklarını kopya etmeniz an meselesi. Bu sizi karaktersiz yapmıyor sakın alınmayın; beyin dalgalarınız sizden bağımsız uyum sağlayıveriyor onunkine.

Tüm yazıyı okuyunca anlayacaksınız siz de, etkilendiğim noktayı. Yeşim Kuzu, çevremizdeki kişileri çok iyi seçmemiz gerektiğini ve kiminle çok sık görüşüyorsanız bir nevi ona benzediğinizi; yani beyin dalgalarınızın istemli veya istemsiz ona uyum sağlamak zorunda hissettiğini söylüyor.


O yüzden de diyor ki, üstteki ekran görüntüsünde de gördüğünüz gibi; 

Ey beyin dalgaları temiz, berrak, iyimser insanlar... Yan yana durun, birleşin, bol bol birlikte vakit geçirin lütfen. :) Bu ülkenin, bırakın yüreğini, beyninden ne geçtiğinin bile farkında olan, onu kontrol edebilen, o nefis terbiyesini geliştirmiş bireylere ihtiyacı var.
Kesinlikle katıldığım ve ne kadar çok birbirimize iyiyi güzeli yayar isek, o kadar güzel bir ülke ve vicdanlı bireyler olarak ülkemizde varolacağımızı düşündüğüm gibi... :) Yeşim Kuzu'yu takip edin, çok güzel enerji çalışmaları var. Theta-Healing felsefesini en güzel anlatanlardan biri bence. Gidip eğitimlerine katılamıyorum ama düşüncelerini sunduğu her yazısını okumaya çalışıyorum işte... (:

Ayşen Gruda (23.01.2019) Ve Öğütleri



2019 Ocak ayının 23. gününde ne yazık ki Yeşilçamın değerli oyuncularından Ayşen Gruda'yı kaybettik. Öncelikle başımız sağolsun... 

Yeşilçam öyle değerli yapı taşlarımızı biriktirmiş ki, her birinin yeri bizlerin aklında kalbinde anılarına yer etmiş. Sizin de hangisidir merak ediyorum mesela ama benim Ayşen Gruda'nın içinde bulunduğu çok sevdiğim iki yeşilçam filmi var; biri Süt Oğlan filmindeki Ayşen Gruda, ikincisi de Bizim Aile filmindeki Ayşen Gruda... :) Düşündükçe suratımda büyük bir gülümseme yer alıyor. Ruhu şad, toprağı bol olsun inşallah. Kemal Sunal'ın Çöpçüler Kralı'nda "İki gözümün çiçeği" dediği Ayşen Gruda'mız da öteki dünyaya gitti, Kemal Sunal, Adile Naşit ve Münir Özkul gibi değerli isimlerin yanındadır şimdi belki de...

Sanırım 80 ve 90 doğumlu çocuklarda var en son, bu yeşilçama ucundan kıyısından bağlılığı kalmalar. Böyle hissediyorum en azından... Geçen gün "Seven Ne Yapmaz" filmini izlerken farkettim de, küçüklüğümde ablamla her izlediğimizde ağlardık mesela. Uzun zaman sonra izledik de yine bir gece, gözlerimin sulanmasına mani olamadım! Bunlar güzel duygular işte. Değerlerimizle büyümek ve onların anılarına hala kıymet veriyor olmak... :)

Ayşen Gruda vefat ettikten sonra, haberlerin birinde geçtiğimiz aylarda ünlülerle soru cevap da yapan bir youtube kanalındaki öğütlerini dinledim de; ne güzel ne değerli öğütler dedim ve kendime not ettiğim üzere burada da paylaşmak istedim. Öncelikle tüm soru-cevap içerikli, Ayşen Gruda'nın o videosuna yönlendireyim sizi. O video burada... Ayşen Gruda'nın çok kıymetli bulduğum gençlere verdiği öğütleri ise şöyle;


Dürüst olun, taviz vermeyin ama küstahlık da yapmayın. Çok kitap okuyun, çok film izleyin. Çok güzel müzikler dinleyin. Kendinizi bir kalıbın içine sokmayın... (Ayşen Gruda)


Evet bu öğütler alelade öğütler aslında, kabul ediyorum. Ama bence bir o kadar da, son cümlesi ile biz sosyal medya gençliğini uyaran nitelikte. Birçoğumuz aynı kalıplara giriyoruz sosyal medya sayesinde. Kendimizi kalıplara sokmadan, kişisel olarak geliştirmeye başlamamız gereken zaman dilimindeyiz. Ben biz gençlere büyük öğütler olarak görüyorum bu öğütleri bu yüzden. Velhasıl, başımız sağolsun ve mekanı cennet olsun Ayşen Grudanın...


Ocak 2019'da En Çok Dinlediğim İki Şarkı;


Barabar'ı keşfettim Ocak ayında, belki de geç kalınmış bir keşif bu ama güç olmasın diyorum. :) İlk "Aman Of" şarkısına yaptıkları yorumu dinledim ben ama "Yürüyorum Dikenlerin Üstüne" türküsüne de yapmış oldukları yorum efsane...

İlk İnstagramda Taner Ölmez ve Serkan Keskin'in küçük videolarını görünce, bir film veya dizi için seslendirdiklerini düşünmüştüm. Ama sonra gördüm ki, grup kurmuşlar... Serkan Keskin'in yeteneklerini ilk kez, Ali Atay'ın seslendirdiği video klipler ile görmüştük "Leyla İle Mecnun" dizisi zamanında. Şimdi Taner Ölmez zamanı sanırım. Yolları açık olsun, nice yorumlarını ve kendi şarkılarını da dinlemek nasip olur inşallah. Ben oldukça başarılı buldum ve öneride bulunuyorum, bir kez dinlediğinizde bir daha bir daha açasınız geliyor resmen... :)


Ocak ayından notlarım bu kadardı işte. Şubat ayında; bol yazılı, bol okumalı, her anlamda verimli günlerimiz olsun diyorum. Takipte kalın ve yorumlarınızı benden esirgemeyin inşallah. Sevgilerimle... (:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bloğuma hoşgeldiniz. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

İnşallah beni yorumlarınızdan mahrum bırakmazsınız... :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...