4 Kasım 2014 Salı

İnternet Günlüğüm - #10 - Ekim'in Üzerine

İnternet günlüğüm'de Ekim ayını değerlendirme sırası geldi de geçiyor bile... Güzel bir Ekim ayıydı diyebildiğime sevindiğim bir ay oldu. Kasım-Aralık derken bitecek bu sene de, bir tek buna üzülüyorum şimdi işte. Zamanı durdurmak kolay değil, anın tadını çıkarmaya çalışıyorum bende. Ve sanırım başarıyorum da... :)


Düşünceler ile geçti Ekim ayı, ama günlerimin kıymetini de bilmeye çalıştım. Gündüzlerim çoğunlukla kuzumla oyun oynayarak vakit geçirerek; gecelerim ise çoğunlukla ders çalışmalarımla geçti... Derslerime çalışmaya başladım, bir de çalışmalarımı hızlandırma çabalarımda sonuca ulaştım. Malum vizelere az kaldı, "tembellik yok bu sene hiçbir şekilde" dedim, elimden geldiğince çalışmalarımı her fırsatta sürdürüyorum...

Bu ay kendimi daha da çok yazar ve daha da çok kafamda bir şeyler kurarken buldum. Bu durum karmaşık benim için, aklımda kurduklarım olsa da gerçekleştirmek için fırsat bulamadığım anlar çoğunlukta idi. Soğukların kaslarımı kontrol etme çabasına girdiği bir aydı Ekim ayı aynı zamanda. Ağrılarımdan vakit buldukça, ağrılarımdan ötürü bıraktığım egzersizlerime geri dönüş çabalarımı sürdürdüm de sürdürdüm... Başarılı mıyım soruma, "daha iyisini yapmak için biraz daha soğuklara alışmam lazım" diye cevap verebilirim... Kasım ayına dair kendiliğinden ödevlerim oluştu Ekim ayı değerlendirmelerimden, ister istemez. :)


Ekim ayında unutkanlık gibi bir duruma tutuldum sanki. Birçok şeyi unuttum, not almalarımı sürdürmeme rağmen. Aklımdakileri not alamadığım zamanlardan sonra, uçtu aklım gitti resmen. Unutkanlıkla ilgili bir şeyler yapmaya, hafızamı güçlü tutmaya çalışmakla geçirdim Ekim'in sonlarını... Bu konuda beyin egzersizleri var mı etkili olarak bilmiyorum, araştırmam gerek. Unutkanlık yaşamam kaçınılmaz bir durum üstelik, ders çalışmak ve mobilden Wattpad hikayelerini ve Blog yazılarını okumaktan başka Ekim'de sadece 1 tane kitap okuyabildim. Kendimden utandım, bu duruma dur demem gerek... Ekim ayı okuduğum tek kitabın Okudum yazısı ise burada...


Bir de sanki bu Ekim ayında, kendimi bir garip hissettim. Herkesin çalışıyor oluşuna karşı, evlenmeden ev hanımı moduna girmiş gibi hissetmelerim benimsemelere dönüştü. Artık biliyorum ki, ilerde bir gün biraz ayaklanıp çalışmaya başlayacak olsam beni zorlayacaktır; evde olma durumuma çok alıştım çünkü. Bu durumun gelip geçici olduğunu düşünüyorum yine de. Ekim ayının sonunda hissettiklerimdi bunlar...

Halimden memnunum şimdi, ancak rayından çıkmış birkaç düzensizliğim var toparlamam gereken. Bir de soğuğa alışamayan bacak kaslarım, yazarak çalışmalarımdan ötürü toplaşan kol kaslarım... Ekim güzel ama hızlı geçti sanki. Bakalım Ekim'den kalan planlamalar Kasım ayına kısmet olsun inşallah... :)

Kasım'ın gelişine ise diyeceğim tek laf var; "Aşk Kasım'da değil, her zaman başkadır." (Klişeler başlamadan ekleyeyim dedim) :) Sevgilerimle...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...