27 Haziran 2015 Cumartesi

Cumartesi Sohbeti - Kek Hamuru Tadında...

Yine bir neşeli cumartesi geçirdik bugün, bin şükür. Bugünün teması, kek hamuru tadında idi bizim için. Bugün ablam bitirmesi gereken işleri olduğu için işteydi yine. Kağanımda sabahtan itibaren yine bizdeydi. Anneannesinden dün kek istemiş küçük bey, annem de kek sözü vermiş, "bugün kek hazırlamamak olmaz." deyip sıvadı kolları. Annem kek hamurunu hazırladıktan sonra, çırpma esnasında Kağanımın minik ellerine de bıraktı karışımı. 

Bu kaçırılamayacak bir görüntüydü benim için, ne yaptığını bilen bir çocuğun karıştırması idi çünkü bu. Oyuncak kovaları ve kürekleri ile bizlere kendince karıştıra karıştıra oyunla pastalar yapan Kağanım, bugün ciddi ciddi bir kek hamuruna biraz da olsa çırpma hünerini katmış oldu. Ve hiç fena değildi maşallah kuzumun beceri düzeyi. İnce işlere el atma zamanı gelmişti, başladık böylece işte. Maşallah kuzuma... :)

Kek Hamuru Tadında dememin sebeplerinden biri de, çırpılmış kek hamurunun tadını yeniden alıp eskilere gitmiş olmamdan ötürü. Sizde benim gibi; çırpılmış kek karışımının çırpıldığı kabın sonunu sıyırmayı sevenlerdensinizdir belki de? İyiden iyiye öğrenmiş kuzum bizden kek kalıplarını sıyırmayı; kuzucum gitti çatal aldı annem kalıba karışımı döktükten sonra "Yiyeceğim ben" diye durdurdu anında, anneannesi karıştıma kabını yıkamasın diye... 

Ablam ile yaptığımız gibi, kaşıkla ve ellerimizle karışımdan arda kalanlara gömüldük Kağanımla. Tabii çatalı elinden bıraktırdık önce... :) Tek fark, ablam yerine Kağanım vardı yanımda. Ne kadar büyürsek büyüyelim, bu vazgeçmek istemediğimiz güzel tatlardan biri bence. Benim için de ablam için de öyle olduğunu düşündüğüm bir durum bu... Hala kek karışımlarının veya çikolata soslarının sonlarını yemeyi çok seviyorum... Sizce de bu durum; tadı başka olup, hala yitip gitmeyen tatlardan değil mi?? :)


Kağanım yeni düzene alıştı mı konusuna gelirsek eğer; çok şükür biraz biraz yeni düzene alışmaya başladı kuzum. İlk haftamızı geride bıraktık bile. Artık sabah annesi işe giderken bize bırakıyor, akşamında da babası alıyor kuzumu. Akşamdan akşama evinde yani artık. Alınacağına dair güveni kazandığından beri, bize ve çevresine karşı uyumlu olmaya başladı kuzum yeniden. Anneannesi ve benimle oyunlara devam ediyor. Annemi ya da beni dizlerine yatırıyor bazen epeydir. Birazcık fırlamayız ama, maşallahımız da var hani... :) 

Haylazlığı durmadı, Kağanımın mizacı böyle diyoruz artık biraz da. Hem; en azından biraz daha iyi şimdi şükür, sünnetten sonraki ilk zamanlarına nazaran. Çok şükür işte... 


Bu resmi paylaşmamın amacı var elbette, kimin ibadeti kabul olur kimi olmaz, bunlar beni elbet ilgilendirmiyor. Ben kendi inancıma ve Allah ile aramda olan bağlantıma bakanlardanım daha çok. Ama şu var ki, bu zamana kadar hep; "Kırılayım ama ne olur kırmayayım Allahım" düşüncesinde oldum. Kırıldıysam da, kırdığım kadar canım acımadı bu zamana kadar yani... 

Facebookta gördüğümde bu resmi, direk kaydetme gereği duydum. Çünkü tam da bu zamanlar, bu cümle üzerine söyleyecek çok sözüm var. Ama çok söze de gerek yok aslında; kırdım da elbet zamanında ama isteyerek yaptığım sınırlı sayıda idi. Kırıldığım için hoş göremediğim zamanlardan... Kırmanın acısı daha fazla geliyor bana nedense. Kıran kişiyi affedemesek bile Allaha havale edebildiğimizden ama kırdığımızda kendimizi affettirmekte epey zorlanıyor olsa gerek sanırım...

Ama benim ve benim gibi düşünenlerin aksine, kendine birilerini kırmayı alışkanlık edinmiş ve üstesinden gelmek için de hiçbir çaba göstermemiş olanlara kırgınım bu sıra yine. Geçen haftalarda kırıldığım yerleri çok düşündüğüm bir haftaydı bu hafta. Dil yarasının unutulması zor oluyor, yine anladım bu hafta. Sık sık rüya görür oldum, çoğunu kalktığımda hatırladığım ama ayılınca unuttuğum... Sonrası ne mi oldu? ; 2 gün önce bir rüya gördüm, kırıldığım tüm noktalardan rüyamda yine kırılıyordum. Çok hırslanıyor, çok sinirleniyordum. Hırsımı çıkarmaya uğraşıyordum. Sonrası şöyle oldu; sabah uykumdan uyandım ve o günden beri unutmadığım rüyalarım arasına girdi. En azından bir süre unutamayacağımı biliyorum, epey etkili ve gerçekçiydi... 

Bu Cumartesi'ye değin de şunu diledim hep; Allahım sen bilerek veya bilmeyerek kırdıklarımız tarafından affedilmeyi ve kırıldığımız noktaları affetmeyi de nasip et bizlere. Bu durum o kadar önemli ki çünkü; 2 haftadır bunu düşünüyorum ve nihayet affedebiliyorum yeniden sanırım. Etkisinden çıkamadığım bir rüyaydı, rüyamdan ötürü hala korkuyorum esasında. Allahım cümlemizin yardımcısı olsun; kırılsak da kırmamayı diliyorum bizler için... 

Kek hamuru tadında, mutluluk ve huzur veren günler dilerim hepimize... :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bloğuma hoşgeldiniz. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

İnşallah beni yorumlarınızdan mahrum bırakmazsınız... :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...