uzay terapi sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
uzay terapi sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

3 Haziran 2015 Çarşamba

İkinci 30'luk Uzay Terapi'me Başladık - 01.06.2015

Bir Uzay Terapi gününün yazısıyla daha karşınızdayım çok şükür. Bu Pazartesi yine kolları sıvadık başladık, iyi dilek ve dualarımızla. Geciktirmeden yazayım dedim, inşallah bu sefer daha da iyi olacak. Evet, İkinci 30'luk Uzay Terapi seanslarımıza da başladık. 2. 30 seansımı aldığımdan bahsetmiştim, burada. Şimdi ise kaldığımız yerden devam. Hadi hayırlısı inşallah, iyi okumalar. :)



Üst fotoğrafta beni ve Uzay Terapi'de beraber çalıştığımız fizyoterapistim Ali abi'yi görüyorsunuz, Burhan abinin kadrajından... :) 2 haftalık aradan sonra bu Pazartesi; önce doktor kontrolümü yaptırdım rehabilitasyonun poliknikler katında, 30 seansın 30'unu da Uzay Terapi istediğimi ve ders programımın bu yönde yazılmasını talep ettiğimi söyledim bu sefer kontrol olduğum doktoruma. İstediğim gibi de oldu, kontrole göründükten sonra hemen yukarı çıktık ve başladık derse... Gördüğünüz gibi feci iddialı görüyoruz fotoğrafımızda. Allahım yüzümüzü kara çıkartmasın, başladık böylece bu Pazartesi işte.. :)

Ali abi ile, "Ayağa kalkacağız" pozu olsun bu pozun adı, diyorum. Bu 30 seans hep Uzay Terapi olsun dedik. Çünkü; Gemlik'te kendi rehabilitasyonumda zaten haftada iki gün fizik tedavi dersi yapıyoruz Tamara ablamla. Ve çok da memnunum aldığım fizik tedaviden. Son 30'luk seans dilimimi de iki uzay terapi olarak kullanırsam, eşit dağılımla daha düzenli olacağını düşünüyoruz tedavilerimden aldığım fayda açısından. İlk 30 seansımda Yalova'da, haftada 1 fizik tedavi 1 uzay terapi alıyordum. Bu sefer bu seanslarımın hepsi Uzay Terapi olsun dedik. Doktor yazmaz ise haftada 2 Uzay Terapi diye korktuk başta ama; çok şükür yazdı doktor kartıma, "faydasını daha çok görüyorum şu an ve ayağa kalkmak için daha çok Uzay Terapi almak istiyorum." deyince... 


Ve bu selfie çekilmeliydi, bu Pazartesi'nin selfie'si bu... Pazartesi günü enerjim çok şükür yine boldu. Bunda; İstanbul'da canım arkadaşım Pelinimgillerle görüşmüş olmamızdan tutun, İstanbul'da Neslihan ablamın düğününde birçok akrabamızı birarada görmek ve sağ salim dönüp rehabilitasyonda da istediğimiz gibi seans kartımızı Uzay Terapi'ye yönelik yazdırabilmiş olabilmek de vardı... Ve çok şükür sağlıkla iyi ve mutlu olmamızın da etkisi vardı. :)


2 hafta aradan sonra gidince, Ali abi de Orhan abi de "Ne işin var senin burada?" diye alay ettiler tabii. Bu hoşuma da gidiyor, suratı asık kişilerle de karşılaştım böyle hastane ortamlarında. İşi insanlarla ve de hastalıklarla başa çıkmaya çalışan insanlarla uğraşmak olan insanların, yüzünden gülümsemeyi eksik etmemeleri gerektiğini düşünüyorum ben... Ali abinin de Orhan abinin de, yüzünlerindeki gülümsemeyi ve ilgilenmelerini eksik etmediği için buradan da teşekkür edeyim fırsattan istifade... :)

Bu hafta Uzay Terapi'de yaptıklarımıza gelince; ağırlık çalıştık diyebilirim kısaca. Ali abi, nasıl başlayalım diye sorunca, bende "Ağırlık çalışalım sadece bugün, ara verdik 2 hafta ne de olsa" dedim. O da öyle düşünmüş, ağırlıkta artırma yapmadan yani çok zorlamadan ağırlık çalıştık bu hafta.

Son hareketlerimizi yaparken çektim üstteki fotoğrafı. Hareketimiz, yataktan halat yardımıyla yukarıda tutulan ayağımı yukarı kaldırmak ve indirmek, 20 kere. Sonraki hareket ise, aşağı indirmek için çalışmak... Hem üst bacak kaslarımı, hem de bel kaslarımı çalıştırmak için bu hareketler...


Ve bu haftanın son hareketi ise, yine Ali abinin yardımı ile halat ve kafes yardımı ile biraz havada asılı duran ayaklarımı yanlara doğru sallamak... Bu hareket yorulana kadardı. Bu da, bacaklarımın yan kaslarını yakarak çalıştırdı... Ve tabii her terapi sonrası olduğu gibi Andülasyon yatağına giderek, 15 dakika masaj yatağında yatarak hem dinlenmiş hem de günü bitirmiş oldum... :)


Ve yorgun halde, günü bitirmiş olan anne-kız olarak biz; önce asansöre sonra da servise binerek evimizin yolunu tuttuk. Kağanım Pazartesi günü annem hastane kontrollerini yapacağı için, babasıyla beraber evinde idi. Babası da evde iken, işlerimizi halletmeye uğraştık ama olmadı. Kısmetse annem kontrollerini bugün yaptıracak Kağanımla bakalım, ben yine terapide iken... Gidecekleri hastane hemen karşımızda zaten... Allah yardımcısı olsun inşallah, Kağanımla beraber... :)


İşte böyle; düğün telaşlarımız bitti bitmesine de, bugün ablamların taşınması ve hastane telaşımız var işte. Bugün güne erken başladık epey, erkenden gidiyoruz bugün Yalova'ya. Telaşlar bitmiyor, sadece şekil değiştiriyor mekan değiştiriyor. Neyse, sağlık ve mutluluk olsun da... Başladık devam ediyoruz işte Uzay Terapi'me. İnşallah bu 30 seansın daha çok faydasını görürüm de ayağa kalkarım yeniden daha sağlam. Sağlam, ayaklarım üstümde durup, rehabilitasyondan yürüyerek çıkarım inşallah. Ve sevdiklerime yürüyerek giderim, yanlarında sağ salim durabilirim inşalah yeniden... :) 

Allahım hayırlısını nasip etsin hepimize. Sevgilerimle, mutlu günler dilerim... :)



16 Mayıs 2015 Cumartesi

Son Uzay Terapim Değildir İnşallah - 11.05.2015



Yeniden merhabalar, bir haftaiçini daha bitirmiş bulunup geldim buralara... Bu Pazartesi yine Uzay Terapi günümüzdü. Yıllık 60 seans hakkımızla devlet tarafından aldığımız ek tedavi kapsamında terapilerimin ilk 30'unu bitirmiş bulunuyorum. Önümüzdeki hafta diğer 30 seans için doktora görüneceğiz. Ama diğer 30 seansımı alabilecek miyim, ki alamama durumumuz da olabilirmiş, belli değil henüz...

 Zira söylediklerine göre; (bizim gittiğimiz rehabiliyasyon merkezinin karşısında) Yalova'ya devlet hastanesi açıldığından beri, devlet hastanesine veriyorlarmış şimdi herkesin ikinci 30'luk tedavi haklarını. Ve hiç kimse de gidemiyor o sebeple. Bizim gittiğimiz Aktif Fizik Tedavi Hastanesine vermeyebilirlermiş bizi de.

Şöyle ki, eğer bizim raporumuzu da devlet hastanesine verirlerse; hastanelerin Rehabilitasyon merkezleri gibi servisleri olmadığı için ve de devlet hastanesinde Uzay Terapi birimi olmadığı için bende gidemeyeceğim. İşte bu kadar kısası... (İnşallah alırız diğer hakkımızı da tedavi gördüğüm merkezde, Uzay Terapi'nin epey faydasını görmüştüm çünkü)

Daha önceki Uzay Terapi yazılarımı burada bulabilirsiniz...  


Bu hafta, yine değişik bir şey çalıştık Uzay Terapi'de Ali Abiyle. Eğer ikinci yarıyı da alır gidersek Yalova'ya yine, bu haftaki hareketlerimize de diğer çalışmalarımıza da devam edeceğiz. Nasıl yorulduğum belli oluyor mu peki ilk iki resimden? Ben epeyce görüyorum kendimdeki yorgunluğu... Arkamdaki kişi de, Uzay Terapi uzmanım Ali abi... Resimleri çeken ise Burhan abi. İkisine de çok teşekkür ederim... :) Başaracağımıza inanıyoruz hep beraber, yorucu ama bir o kadar güzel bir çalışmaya daha imza attık işte yine bu Pazartesi...

Üzerime giyindiğim giysi, örümcek dedikleri bir giysi. Bez bağlar gibi giyiliyor önce, sonra da kafese bağlanıyor halatlarla. Yani güvenliğimiz tamdı diyebilirim. Ama böyle bir güvenlikte bile olsam; ilkler hep bir tedirgin eder ya, öyle bir tedirginlik vardı bende de işte. Ve biraz baskı yapıyorsa da, güzel bir harekete hazırladığı ortada... Pazartesi günü beni en çok yoran bu durumdu biraz da işte, giysinin yaptığı baskı. Ama bu herkeste mecbur oluyormuş biraz. Karnımdaki ağrı hafta başında ancak yatmaya doğru geçti, yorgunluğum ise sabaha... :)


Harekete gelince; Ali abi'nin arkamda durmasına güvenerek (biraz denemeden sonra ancak tabii, bende biraz korkaklık var da) arkaya doğru göründüğü üzere yatıyoruz. Sonra da ileri doğru kollarımızı kullanarak kendimizi çekiyoruz. Bu hareket, hem bel hem sırt hem de karın kaslarını çalıştırıyor. Bir taşla 3 kuş yani... :) 

Topun üzerinde olmak da tedirgin etti doğrusu beni. Ama epey hacmi büyük bir toptu aslında. Bizim pilates toplarının iki katı kadar bir top üstüne oturduğum. Çektiğim mekik beni epey yormuş, bunu terapi sonrası anladım iyice. Hareketleri yaparken başta zorlandıysam da, ileriki hareketlerde daha da iyi olmaya başlamıştım. Diğer zamanlar gibi çok yorulmam dediysem de kendime, daha da çok yorulmuşum... :) 

Diğer hareketlerimiz; yana doğru yatmalar ve öne doğru yatıp geriye yatıp kalkmalardan ibaretti...


Zaten zorlanışım epey görülüyor resimlerde suratımdan kalkarken. Bu yüzümdeki gülümseyiş ise, zorlama ile dolu bir gülüş biraz da. Aslında; Hem birşeyler başarıyor olmanın mutluluğu vardı yüzümde, hem de zorlanışın oluşturduğu bir mimik bu... İnşallah verirler yine beni Aktif Fizik Tedavi Merkezi'ne, epey yol katettik uzay terapi'de ve daha da çok başarabileceğimize dair güvenim var kendime... :)


Ve son resim de, Andülasyon yatağında iken ben çektim. Andülasyon yatağı ise, Pazartesi uzay terapi Çarşamba günü de fizik tedavim sonrası yattığım masaj yatağı. Epey yoruluyorum Aktif Fizik'te, özellikle de uzay terapilerimden sonra. Andülasyon'un da epey faydasını görüyorum ders sonralarında, bunun annem de ben de farkındayız. Ağrılarımı hafiflettiği kesin... Ve şimdi, Pazartesi'nden beri düşündüğümüz şey; "İnşallah son uzay terapimiz olmaz bu" diye. Olur mu olmaz mı bilmiyoruz şimdi. Ama eğer olmazsa diye düşünmektense şimdi; "ya olursa, inşallah olur." diye düşünüyoruz. :)

Biz ricamızda bulunacağız raporu veren doktora, çünkü uzay terapimi almaya devam etmek ve yeniden ayağa kalkmak istiyorum. En azından ayağa kalkmamı daha çok aktifleştireceğini bilebiliyoruz artık. Ve ailecek ayağa kalkmamı istiyoruz, kim istemez ki... Allahım inşallah bize bunu mümkün kılar önümüzdeki hafta. Çok değil, hakkımızı istiyoruz. Devlet hastanelerinde de olsa Uzay Terapi'ye gitmek isterdim (Tabii servisleri de olmalı bizler için)... 

Allahım hakkımızda hayırlısını ve hakkımızı alabilmemizi nasip etsin, tedavi bekleyen bizler için inşallah... Sevgiler. :)

28 Aralık 2014 Pazar

Uzay Terapi Dedikleri...

Bu konuda burada ve burada da bahsetmiştim bu hafta... :)


Uzay Terapi dedim durdum bu hafta hep, biliyorsunuz Çarşamba günü tedaviye başlama günümüzdü. Önümüzdeki haftadan itibaren Pazartesi günlerim Uzay Terapi günlerim olacak. 

Gelelim bu Çarşamba (24.12.2014) ne yaptığımıza... :)


Uzay Terapi'ye Başladık Sonunda... :)

Hafife aldığım kadar değilmiş, Aktif Fizik Rehabilitasyon'da Uzay Terapi. Öncelikle bunu söylemeliyim... Nedenine gelince, benim gördüğüm uzay terapi hep küçük boyutlarda idi gittiğim rehabilitasyonlarda. Ama Çarşamba günü gördüğüm tedavi yeri, öyle değildi.


- Halat kalınlığında sağlam lastik ipler, kancalar, kafesler ve güvenlikli çalışma ortamı vardı bir kere. 

- Fizyoterapistlere gelince; işlerinde iyi olduklarını söyleyebilirim. İnşallah hep böyle gider. Tedavimin başlangıcında kaslarımın kontrolüyle başladılar işe, olması gerektiği gibi. 

- Nasıl bir tedavi ile yol alacağımızdan başladık konuşmaya önce. Kaslarımın güçsüz olmadığını söylediler, ancak tabii ki kaslarımın sertliği göz önüne alınınca, ayağa kaldırmadan önce ağırlık çalışmanın bir süre gerekeceği de dile getirildi. 

Bende hemen ayağa kalkabilecek cesarette ve güçte olmadığımı biliyorum tabii. Onlara bunu söylediğimde bize dedikleri, "Hallederiz bu kasları, seni ayağa kaldırırız. Tabi daha çok iş sende olacak tabi. Biliyorsun..." oldu. Böyle cümleler, büyük cesaretle bir tedaviye başlamamıza sebep oluyor tabii ki... :)


Nasıl Çalıştık?

Ağırlık çalışmaya geçtik kontrol edildikten sonra. Kafesin içindeki yatağa yatırdılar beni. Yatarak çalışmalarımız sürecekmiş bir süre. Yukarıdaki gibi kancalarla sağlam şekilde destekleyerek bacaklarımı hareketlere başladık önce. Hareket değiştirdikçe, halatlar ve destekleyiciler değişiyor. Düz şekilde ayağı yukarı kaldırma, karna çekme, yanlara açma ve diz altından ayağı yukarı doğru uzatma gibi hareketler için halatlarla destekledi fizyoterapistim bacaklarımı. Tabii ki, ağırlıklar da hareketleri yapabildiğim dereceye göre artıyor veya azalıyor... 

En üstteki resimde mesela; dizimi dik pozisyona ayağım yatağa basar vaziyete gelip, diz altından bantlarla tutturarak kafesin üst tabanına taktığı halatla destekledi. Hareketimiz ise, dizin alt tarafından  bacağımı dümdüz uzatmaktı.


Mesela bunlar çalıştığımız araç gereçler. Bunlarla sağlam şekilde tutturuyorlar bacaklarımı. Bir kısmı tabi bunlar. Bir uçtan bunlarla destekliyorlar kenarlara veya üste, harekete göre. Vücudumun baş tarafında da makara sistemine dair ağırlıkları asıyorlar aşağıya doğru. Hareketle beraber, ağırlık sistemini çalıştırıyorum bacaklarımla, makara sisteminin yardımıyla. Bu öyle güzel bir şeydi ki o gün benim için, hafife aldığımdan dolayı oluşan tüm endişelerim uçmaya başladı o günden sonra...


Şimdi bu da benim pilatesim diyorum kendimce, bana ciddi bir şekilde böyle hissettirdi. Ve işin güzel yanına geleyim; çalıştığımız süre boyunca kaslarımı çalıştırabildiğimi gördükçe, bildiğimden de daha iyi olduğumu hissettim... :)


Endişeler Gitsin, Umutlar Güçlensin...

Endişelerimiz azaldı, umudumuz da çoğaldı; ayağa kalkacağımıza dair. Hepsi bu kafesin içinde oldu o gün... Kafesin içine girdim çıktım ve sonrasında ruh halimdeki umut artış gösterdi. Biliyorum umutsuzluğa hiç kapılmadım ve kapılmadık şükür, atak geçirdiğim zamanlar bile ucundan döndüm umutsuzluğun. Ama bu durum da umudumu arttırdı yine. Şükürler olsun... 

Ders sonrası kendimi feci yorgun hissederim diye düşünüyordum açıkçası, ama yorgunluğum mutluluk olarak yansıdı bünyeme. İlk gün olmasından ve gerçekten uzun zaman sonra benim çabam odaklı çalıştığımızdan ötürü, ağrılarımın ve yorgunluğumun olması muhtemel bir durumdu. Ama ona rağmen çok ağrım olmadı, sadece bol bir yorgunluk vardı. Maşallah isteyeceğim sizden bugün... :)


Bana odaklı nasıl çalıştığımıza gelince; dediğim gibi, yardım yoktu sadece yönetme vardı fizyoterapistim tarafından... 

Fizyoterapistim sayıyordu ve ne yapacağımı söylüyordu ayağımı tutarak, ara sıra düzelterek ve müdahale ederek. Ama çoğunlukla benim gücümle makara hareket ediyordu. İlk gün için oldukça iyiydim bence...

Makara sayesinde, ayağımı destekleyerek tutan halatların yardımı elbet vardı. Biraz da olsa ayağımın kımıldamamasını sağlayıp, benim sadece yapacağım hareket için kaslarımın hareketlerine odaklanmamı amaçlayan bir sistemmiş Uzay Terapi...


İşte böyle başladık Uzay Terapi'ye...

Önümüzdeki haftadan itibaren Pazartesi'leri Uzay Terapi randevum, Çarşamba'ları ise Fizik Tedavi'm var Yalova'da. Perşembe-Cuma'ları da kendi rehabilitasyonumdan aldığım fizik tedavime devam. Ne diyeyim şükürler olsun ve hayırlısı olsun inşallah. Mutluyuz ve umutluyuz... :)

Önümüzdeki Pazartesi üst resimde gördüğünüz gibi, Örümcek dedikleri sistemle beni ayağa kaldırmayı deneyeceklermiş. Ama buna dair hala şüphelerim var doğrusu. Sanki henüz erken gibi, deneme olacak bile olsa. Bir süre daha ağırlık çalışmalara devam edeceğiz. 


İşte böyle başladık Uzay Terapi'ye. Bu yazı tedaviye başladığımıza dair kısa bir anlatım gibi diyebilirim. Anlatacak daha uzun cümlelerim var bu konuya dair; ilerleyen zamanlarda daha çok resimle inşallah... İyi gelecek bu tedavi Allahın izniyle, hissedebiliyorum şimdiden. 

Sevgilerimle... :)

7 Nisan 2015 Salı

Bir Uzay Terapi Günü - 06.04.2015



Yeni bir haftaya daha başladık dün ve yine bir Uzay Terapi günüydü dün. Bende lafını bol bol açıyorum ama bir süredir yazamıyorum nedense diye, Uzay Terapimin ve tüm terapilerimin gidişatı ile ilgili yazayım dedim. :) E başlayalım o vakit...

Üstteki resimden başlayacak olursak; dün sabah Yalova'ya gitmeden önce çizgi film izlerken çektim fotoğrafları. Baştaki fotoğraf instagramda, diğerini oraya değil buraya koymayı uygun gördüm. Bu çocuk benimle ilgilenmedi bugün, Arı Maya izlerken. Tamam Arı Maya çok güzel bir çizgi film, izlemeyi bende seviyorum. Ama fırsattan istifade duruyorken bende onunla uğraşayım dedim, dokundurtmadı bana. Yani bu kuzucum benimle uğraşsa bir türlü, uğraşmasa bir türlü. Fena alışmışım bu kuzuya. Üst resimdeki sağ resimde de gördüğünüz gibi, surat astım bende ona. Ben çok eğlendim doğrusu. Yiyemedim orası ayrı tabi... :)


Ve saatimiz geldi Yalova'ya gitmek üzere servis geldi bizi aldı. Yalova'ya gittik. Uzay Terapi günümde Ali abi ile çalışıyorum normalde. Ama Orhan abi ile karın kasları çalıştık dün, Ali abi ile çalışmadan öncesinde. Uzay Terapi almaya başladığımdan beri, etkili karın kası çalışma uğraşında idim. Sonunda başladık karın kaslarımı da çalıştırmaya. Nasıl olduğunu çekemedim tabii ki, kafesin içine yattığımda telefonumu yanıma almadığım için... Alt karın kasları ve üst karın kaslarını çalıştırmaya başladık yani dün itibariyle. Ve Orhan abinin kafese bağladığı yöntemle, mekik çektim ilk defa. Elden tutma değil, halatlardan destek alarak kalkmaktan bahsediyorum. Çok ama çok güzel bir histi... :)

Orhan abi ile alt karın ve üst karın kaslarını çalıştırdıktan ve belimi de biraz çalıştırdıktan sonra, normal düzenime devam ettik. Tilt zamanıydı bu hafta, Tilte aldılar ve neredeyse tamamene yakın ayağa kalktık tilt masası ile diyebilirim. Tilt de neymiş derseniz eğer, bu yazımı okuyabilirsiniz...

 Üst resimde gördüğünüz resim ise, Uzay Terapi sonrası andilasyonda iken ben. Gün bitmek üzere iken düşünüyordum kendimce, görüş alanımdaki noktaya bakarak. Ayak pozu çektim hemen. Ayak Pozu da bir garip oluyormuş resmen... :)

Ve birkaç haftadır değil, başladığımdan bu yana da hissettiğim şey şu ki; direncim günden güne artıyor. Ve son birkaç haftadır da, Uzay Terapi'de daha da ilerleme katettiğimi görebiliyorum. Tabii ki, birçoğu gibi ileriki noktalarda değilim. Kış sebebiyle gidemediğim günler de çok oldu. Ama birkaç haftadır aksatmadan gidiyorum çok şükür. Fizik tedavilerim de eksiksik güzel devam ediyor. Daha da güzel günler göreceğiz inşallah. Mekik çekebildiğime çok şükür diyorum şimdi, iki gündür... 


Ve dönüş anından kareler... Ben Uzay Terapi'de iken, Annanne-Torun ikilisi Yalova Pazarında gezmekte idi. Pazartesi günleri de, Uzay Terapi çok kalabalık olmaya başladı birkaç haftadır. Benim yine epey bekleyeceğimi anlayıp, dolaşmaya çıktılar. Yaklaşık 2 saate yakın Uzay Terapi katında idim bende. 1 saatten fazla bekledim, gerisi de üstte anlattığım tüm çalışmalar... Sonrası Andilasyon vs, derken, ancak serviste kavuştuk Annem ve yeğenimle... Ben bu ikiliden 2 saat ayrı kaldım mı özlüyormuşum, yine anladım. Allahım ayırmasın cümlemizi...


Tabii kuzucum uyuya kaldı, bizde fotoğraf çekindik. Bir süredir 3lü fotoğraf çekinemez olmuştuk. Dün çekilmiş bulunduk. Bu ikiliyi verene bin şükür. Allahım sevdiklerimizi yanımızdan ve başımızdan eksik etmesin. 

Bizde durumlar böyle işte. Dünkü yazımda da bahsetmiştim; kötü haberler almıyor değiliz, bu aralar biraz sıkışık durumlardayız. Ama bugünler de aydınlığa çıkacak inşallah, ben inanıyorum. Allah hepimizin yardımcısı olsun. Sevgiler... :)

21 Kasım 2015 Cumartesi

Ek Tedavi Seanslarımız Bittikten Sonra Sağlık Durumum


Bu hafta başında, yıllık 60 seans ek tedavimizin sonuncusunu alıp senelik hakkımızı tamamlanmış bulunduk. Haftada 2 gün Yalova'da Uzay Terapi almaya da, -haftalık rehabilitasyonumdan aldığım 2 fizik tedaviye 2 ders daha eklenmiş halde- 4 ders almaya da fazlasıyla alışmıştım. Durgunluk yaşamadığımı söyleyemem bu hafta... Bir sürelik aradan sonra, yeniden başlayacağız inşallah. Zira geçen sene 23 Kasım'da başladığım tedavilerimi haftada 2 gün olmak üzere aldığımdan ötürü, ara ara da gitmediğimiz haftalarım da olduğundan, 1 seneye yaymış bulunduk. 1 senemiz doldu, ikinci senemiz de geldi bile bu sebepten. Bakalım bu ay'ın 23'ünden sonra ne olacak göreceğiz... :)


Bugün hafta başından beri değerlendirmeyi istediğim durumumu değerlendirme fırsatımı ele geçirmişken yazayım ve değerlendireyim istiyorum. Ara sınavlarım yaklaştığı için git gide, yazamaz oldum bu aralar günden güne... Üst fotoğrafta, yapmış olduğumuz çalışmaların görselleri var. Bu zamana kadar biriktirdiklerim... :)

1 sene boyunca gittiğim 60 seanslık tedavime bakıyorum da; ilk 30'luk tedavimde haftada 1 fizik 1 uzay terapi alıyordum. İkinci 30'umda, Uzay Terapi'mden daha çok fayda gördüğüm için haftada Yalova'ya gittiğim 2 günün ikisinde de uzay terapi almayı tercih ettik. Uzay terapi çalışmalarımız hakkında yazılarımı ise, bazen her hafta bazen de aralıklarla yazmayı sürdürüyordum. İlgili yazılarımı burada bulabilirsiniz. Durum buydu yani kısaca...

Başladığımda nasıldım, şimdi nasılım diye düşünüyorum; epey bir süredir. Bitmişken daha da iyi değerlendirebiliyorum kendimi. Aldığım Uzay Terapi'nin, elbette ki kendi hareketlerimi de yapıyor olmam ile beraber, faydasını baştan itibaren fazlasıyla gördüğümü söylemeliyim. Mesela, başladığım ilk zamanlar ayakta duramadığım kadar ayakta duruyorum şimdi ve direncim de gün geçtikçe arttı da durdu çok şükür. Henüz kendimi taşıyacak konumda olmadığından, yürüyemiyorum hala. Kaslarım yeterli dirençte değil yani. Ama direncimin epey arttığını görebiliyoruz ailecek... 

Uzay Terapi'de beraber çalıştığımız başta Ali abi ve Orhan abi'nin, bana faydaları çok dokundu. Sayelerinde yapmak istediklerim için önce korkularımı yenebilmemin gerektiğini deneyimleyebildim iyice. Tekrar başlamak için gün saymamak elimde değil yani, fazlasıyla yapabildiklerimi görmeye ve ilerleme katetmeye can atıyorum daha fazla... 

Yürüyebilirim gözüyle bakıyorduk başladığımda, ama önceki senelerde geçirdiğim ataklar hafif ataklar değildi. Çabaladığım ve çalıştığımız dahilinde, geldiğimiz noktada güzel bir ilerleme katettik çok şükür. Daha öncesindeki halimi görenler, şimdiki halimle değerlendirme yapınca ilerlemenin boyutu görülüyor zaten... Önce direnç, sonra ayağa dikilmek gibi bir algı oluştu beynimde bu süreçte iyice. Şimdilerde direncimi daha da arttırmak için hala çabalıyorum ve yapabildiğimi gördükçe daha da cesaretleniyorum günden güne... Direncimin biraz daha artması gereken bir olgu var ki; 2-3 hafta öncesinde de gücümün ve performansımın epey arttığını görmemize rağmen, yeterli değilmiş diyebiliyorum şimdi... Maşallah bana, demeden geçemeyeceğim bu arada... :)


(Fotoğraflarda tilt yatağı üzerinde ayakta durmak üzerine aldığımız yolu gözler önüne sermeye çalıştım. Gördüğüm tablodan fazlasıyla memnun olduğumu söylemeliyim.) =)


İnsan en güzel kendini yorumlar diye düşünüyorum, aldığımız yollara ve sağlığımın gidişatına bakılırsa; Şu zaman yürürüm gibi bir şey söyleyemiyorum hala. Ama eskisi kadar kaslarımın kasılıp kalmadığını düşünürsek bu bile bir şey bence... Sadece direncimin artması ile ve ayakta durabiliyor olmam ile kısıtlı kalmadı durumum tabi;

  • Yaptığımız denemelerde gücümü dengeleyebilir ve doğru kullanabilir hale geldiğimi gördük mesela.

  • Sonra direncim arttı dedi isem tek yönlü değil; korkularımı biraz aştım ve bence acıya daha dayanıklı hale geldim bazı noktalarda da.

  • Kaslarımı kullanma konusunda daha da bilgilendim. Hayatımın her anında olduğu gibi; değişik kas çalıştırma teknikleri öğrendim, bu sefer Orhan abi ve Ali abi'den... Her bilgi benim için çok değerli, bu konuda da emeklerine ve beni bilgilendirdiklerine teşekkür ederim...

  • Şimdilerde bacaklarımı daha aktif çalıştırıyorum, direncimi sağlamış olmamın faydasını görüyorum. Soğuklar geldikten sonra kaslarım soğuklardan fırsat bulabildikçe, yine yatakta da dönebiliyorum ve az da olsa aktifliğimi koruyabiliyorum... 



60 seans'lık ek tedavi hakkımı bitirdiğimiz zaman dilimi, biraz soğuklara denk geldi. Ben ister istemez birkaç haftadır biraz rahatsızım soğuklardan ötürü. Ama bu durumun geçici bir durum olduğunu biliyorum. Bir gidip bir geliyor şükür ki.. Biraz kol ağrılarım var, yer yer diz ağrılarım bir de. Ama genel itibariyle iyiyim.. Bunda haftalık aldığım Tamara ablam ile 2 ders Fizik Tedavi, Ali abi ve bazen de Orhan abi'nin desteğiyle aldığım 2 ders Uzay Terapi'nin faydası malum. Şimdi bir an önce yeniden başlayabilmeyi diliyorum Uzay Terapi'me. Çünkü ne kadar çok tedavi görürsem, o kadar iyi benim için...

Ve elbette bir dahaki uzay terapime de başlayana dek, hala haftada 4 seans tedavi görüyormuşcasına çalışmaya da devam edeceğim. Tamara ablam ile devam ediyoruz zaten, direncimi korumaya. Ve kendimce de yapabildiklerimin sınırını yavaş yavaş zorlamaya başladım bu arada.  İyiyim daha iyi olacağım. Hayat ne gösterecek, çalışıp çabalayıp elde edince göreceğiz.

Okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Sevgilerimle... :)

6 Mayıs 2017 Cumartesi

Kas Kuvvetsizliği - Bir Uzay Cuma'sı



Gülüyordu ama neden? Ders öncesi arkasındaki ağırlıkların onun kas kuvvetsizliğine düşman olduğunu bilmiyordu mesela... Onlar ne pis ağırlıklardı, onlar!! :): (05.05.2017-Cuma gününün Uzay Terapi dersinin öncesi. Yer Yalova...)

Böyle bir giriş yapayım dedim, zira bu hafta Pazartesi günü de Cuma günü de benim için güzel geçmedi Uzay Terapi. Moral olarak çökebilirdim ama çökmedim şükür. Neden? Çünkü bir işe yaramayacağını biliyordum... 

Kaslar nankör diye giriş de yapabilirdim aslında, ara verdiğim 2 haftanın sonrasında döndüğümde kas kuvvetsizliğimle karşılaştım yine. Benim bile derinden hissettiğim derece ama çok da ağır değil aslında... Sadece bu da değildi, 2 haftadan sonra yeniden Uzay Terapi'ye döndüğümde  karşılayacağım manzara epey değişmiş halde idi... Yeni bir fizyoterapist ile karşılaştım önce, beraber Uzay Terapi yaptığımız Ali abi işten ayrılmış meğer. Şans bu ya, Pazartesi günü gittiğimde benden önce çok hasta vardı, benim zamanım da yetmedi. Derken o kısa zamana tanışma dersini sığdırabildik, moralimin epey bozulduğu bir gündü... 

Pazartesi günü; Ali abi ile çalıştığımız düzene göre yaptığımız ağırlıkları söylediğim üzere eski ağırlık çalışmalarımızda yaptığım kiloların hiçbirini yapamadım. Bu moralimi epey bozdu ama en sonunda 2 haftalık aranın büyük bir kas güçsüzlüğüne yol açmış olabileceğine kanaat getirdik, yeni fizyoterapistim Muammet abi ile... 

Gün Geldi Cuma'ya; Yalova'ya yine gittik ve sıram gelene dek yine kitabımı okudum. Bunun da öncesinde yapamadığımız dersler için rahatsızlığımı dile getirdim fizyoterapistime ve derslerin sırasını düzenleyen ablaya. Bir ders süresi kadar sonra derse başlamak üzere yattım. Ders öncesinde gülüyordum, umudum çoktu çünkü yapacağımız dersten ötürü. Ama sadece Pazartesi güne ek olarak, daha da emin olduk ki "ara verdiğim 2 hafta ve öncesinde düzenli Uzay Terapi alamamamın sonucunda" bir kas kaybı vardı; beni epey yoran ve hareketlerimi tam yapamamanın verdiği garip rahatsızlığa-sıkıntıya boğan...

Kas kaybı demek gerçekten kötü, güçsüzlük demek de cidden üzücü. İyileştirmeye uğraştığınız vücudunuzun o bölgesinde elde edilen gerileme bir gıdım bile olsa morali çok bozuyor maalesef... Ama esas yapılabilecek tek şey, yeniden çabalayıp düzeni yeniden sağlayabilmek efendim... Bunu biliyor olarak üzülüyorum da ama yeniden daha iyisini yapabilmek adına bu seferki üzüntüm.  Buna rağmen de gülmem gerekiyor yine elbet... :)



Öyle yaptım bende, güldüm işte... Aylardır Uzay Terapi'deki yoğunluktan hep genellikle derslerimiz sona kalıyor bende Tilt'e çıkamıyordum. Durum en azından Tilt'te kötü değildi dedim ve bununla avundum daha çok Cuma günü dersimin sonrasında... Ama bir yandan da, haftada iki gün fizik terapi aldığım fizyoterapistim Yasemin'in Perşembe günkü dersimizde dediği şu cümle de beni sağlam tutmaya yeten cümlelerden biriydi; "Her yeni fizyoterapistle ders programı çizmek en az 1 ay. Şimdiki durumun kötülüğü moralini hiç bozmasın, o sana sen ona alışacak ve zamanla anlaşacaksınız. Eski deneyimlerini hatırlasana..." 

Yasemin haklıydı; her yeni fizyoterapist deneyimim, hep iyi başlayıp iyi ilerlemedi. Bazen iyi başlayıp kötü gitti, bazen kötü başlayıp iyi gitti. Bu gerek benim gerekse de fizyoterapistin durumu ile ilgili idi. Bu sefer benimle alakalı bir güçsüzlük mevzu bahis işte... 

Ben her fizyoterapist ile tanıştığımızda, birbirimizi tanıma başlangıcında şuna dikkat ederim; "Fizyoterapist ilk önce nereden başlıyor?" Benim Hacettepe Üniversitesi kontrollerimden kalma bir alışkanlığım var ki, fizyoterapist ve doktorlar önce benim hastalık geçmişimi dinlemelidir. Öyle ya, sadece kaslara ve hareket kapasitesine bakılarak, hastalığın ne olduğu ve hangi gidişatta olduğu anlaşılamaz...

Velhasıl bu konuda Muhammet abi ile de iyi başladık, çünkü ilk olarak adımı sorduktan hemen sonra; "Şikayetiniz ve hastalığınızın durumu nedir?" diye sordu bana. Sonradan bu konuda bir ipucu verdi benim sorularımla; yüksek lisansını Hacettepe Üniversitesi'nden almış. :) Gelin görün ki; sadece oradan eğitim alan fizyoterapistlerin değil, hastanın isteğine ve iyiliğine önem veren fizyoterapistlerin yapmasını istediğim ve yapması gerektiğini düşündüğüm bir harekettir bu... :)

Diyeceğim o ki; bu sefer epey kas kuvvetsizliğim var. Öyle ki; uzay terapide ayak uzatma hareketini "9 kilo ağırlıktan > 4 kilo ağırlıkla", bastırma hareketini de "6 kilo ağırlıktan > 3,5 kilo gibi bir ağırlıkla" çalışabilir hale düşmüşüm... Moral bozmamayı başarabilir, azmimi korursam; bir de Muhammet abi ile çalışmalarımızın gidişatı konusunda bu şekilde anlaşmalı hallerimizi korursak, birkaç haftaya toparlarım da inşallah... :)

Okuduğunuz için teşekkürlerimle ve istediğimiz başarıları elde etme konusunda azmimizi kaybetmemiz dileğimle... Başaracağız alimallah, kendimize inanmaya devam... =)

17 Ekim 2016 Pazartesi

Yine Bir Uzay Pazartesi, Kaldığımız Yerden Devam - 17.10.2016


3 ay gibi bir aradan sonra, bugün Yalova'daki Uzay Terapime yeniden başladık nihayet. Bugün yine bir Uzay Pazartesisi'ydi, devamı daim ve hayırlı olur inşallah... :)

3 ay kadar önce bu seneki ek tedavimden 5 seans almıştım, bugün ara verişimden sebep bir kez daha muayene olduktan sonra başladık terapilere, 6. seansımı da aldım. Şimdilik 25 seansım daha var, sonra verirlerse bir 30 daha. Uzay Terapi yine iyi gelecek diye umuyorum. Bilirsiniz benim için Uzay Pazartesi bugün, Cuma günleri de Uzay Cuması. :) Bakalım, inşallah iyi gelir yine uzay terapi seanslarım geçen seneki gibi. Başladık yine işte, hadi hayırlısı...



Bugün egzersizlere Ali abi ile kafeste ağırlık basma çalışarak hafif dozda başladık. Orhan abinin dersleri epey doluydu, Cuma günü Orhan abi ile yine devam edeceğiz... Bir nevi durum değerlendirme dersiydi bugün yaptığımız. 3 ay ara vermiş olmamın getirdiği hamlamışlığımdan ötürü, zorlandım ağırlık basmada. Ama yine de iyiydim bence. Yazın aldığım deniz terapilerinin ve yaptığım hareketlerin etkisi de vardı belki diye düşündüm...

İstatistiklerim de var bu konuda tabii; 3 ay öncesinde 12,5 kilo ağırlık basabiliyordum karnıma çekip itme egzersizini yatar pozisyonda kafeste yaparken, bugün 12 kilo ağırlıkla çek bas hareketini yapmakta zorlandım. Sonra düz şekilde ayağımı yukarı kaldırma indirme egzersizinde 4 kilo ağırlık basabildim bugün yine biraz zorlu da olsa ve bu durum çek bas hareketine göre daha iyiydi diye gördüm. Ayağımı havada tutan sistemle yanlara açma egzersizinde 1.5 kilo ağırlığa devam ettim, sanırım en iyi yaptığım hareketlerden bir diğeri de buydu bugün... İtiraf etmeliyim ki, bugün yaptığım egzersizlerin birçoğunu bağımsız değil Ali abinin de yardımını alarak yapabildim. Ama yine yavaş yavaş eski halime gelmek üzere kaslarımı ısındıracağız diye düşünüyoruz... Bir de daha kötü de olabilirdi, iyiydim...

Kas Erimesi hastasıyım, yorulmak yasak tabi birçok beden hastalıklarında da böyle diye bahsediyorum hep. Bugün çok fazla yorulmadım yine, biraz yavaştım biraz da hafif ilerledik. Ara vermişliğin üzerine ağırlık yüklemek doğru olmadığı için. Ama yine Uzay Terapi kendimi dolu dolu hareket yapmış hissettirdi, beni bu yazıyı yazmaya iten tek etmen bu esasında. Eve döndüğümüzde; havanın daha da soğumaya başlamış olmasından ötürü biraz yorgun döndüm. Şimdi hala uykuluyum biraz, ama şükür ne ağrım var ne de pelteliğim...

Ali abinin gördüğü bir durum da var ki, karın kaslarımın zayıflığı. Ne yazık ki yeni terapiye başladığımız fizyoterapistimle henüz karın kası çalışmaya başlamadık ve bende hafiften almıştım ama biraz bu konuya daha da ağırlık versem iyi olurmuş. Bu da bugünün notlarından biri olarak kar kaldı yanıma... :)

Yani işte; bugün güzeldi, bir uzay terapi seansım daha güzel geçti. Hareketlerimi yaparken zorlanmış da olsam, yine sırtımın ısınmalarını hissetmek güzeldi benim için. Kasların ısınması, çalışması açısından iyi biliyorum. Sırtımın ısınması da, yapabildiğim bir şeyler olduğunu yine hissettiren cinstendi bugün de. Bir şeyleri az ya da çok yapabildiğimi görüyor olabildiğimden ötürü daha iyi hissediyorum yine. Bu sebepler dizisi bugün ara vermiş olmamızdan ötürü ham olmama karşı moralimi bozmama sebebim oldu. Yalova bana iyi geliyor, iyi gelmeye de devam edecek. Diyeceğim son cümle de şu; güzel gelişmeleri vermeye devam edeceğim yine, bu yazı dizilerini yazdığım ilerleyen zamanlarda yine. Sevgilerimle... :)


16 Mayıs 2017 Salı

E Ben İyiymişim Ya!


Cuma gününden beri yazmaya fırsat bulamadığım bir yazı bu. Sebebine gelince, dersler desem yeter zaten diye düşünüyorum... Başlık atmaya gelince, yazmadan çok öncesinde; bundan güzel bir başlık olamazdı, dedim. Zira "E Ben İyiymişim Ya! Uzay Terapilerimde gerileme durumum falan yokmuş." Demek istedim, çevremdeki herkese dediğim gibi bu yazımda da. Çok ama çok şükür... Ne gerilemesi derseniz, Kas Kuvvetsizliği - Bir Uzay Cuma'sı yazımda yazdığım gerileme sadece birbiriyle anlaşamamış bir hasta-doktor yanlış anlaşılmasıymış...


Yalova'dan aldığım yıllık tedavimde bu sene Ali abi ile ders yapıyorduk Uzay Terapi'de... Nisan ayında Ali abi hastanedeki işinden ayrıldıktan sonra, Mayıs'ın ilk haftasında iki ders olmak üzere Muhammet abi ile çalışmaya başladık... Ama bir türlü Ali abi ile çalıştığımız gibi çalışamadık. Alışacağız birbirimize, yeni bir tanışma süreci diyordum ve diyorduk. Ama görüyordum ki ben gerilemişim gibi bir tablo söz konusu oluyor, açıkçası hiç yapamıyormuşum gibi de bir tablo hakim oluyor derslerimizde... 9 kg yaptığım harekette 4 kg ağırlığı zor basıyorum Muhammet abi ile ve birçok hareketin sonunu getiremiyorum; sonrası acayip bir kas ağrısı ile sonuçlanıyor ve bu benim epey canımı sıkıyordu. Derken ister istemez, toparlanma sürecimizin zor olacağını düşünürken çürüdüm diyebilirim...

Buraları geçelim, Muhammet abi ile geçinememek değildi bizim ki ben kendimi anlatamadım ve Muhammet abi de belli ki henüz alışamamıştı. Onun çalışma stili ile devam etsek birkaç haftaya ona da uyabilirdim belki ama bu benim gerilememe de sebep olabilirdi...


Bir sonraki Pazartesi gidemedim Yalova'ya, Geçen Cuma (12.05.2017) yine gittim. Muhammet abi izinli idi ve benimle daha önceden bir ders de olsa çalışmış olan Mümin abi ile ders yapmak için anlaştık o gün. Durumumun garipliğinin farkında olduğunu ve gerilemiş olduğuma inanmadığını söyledi. Sonuç olarak derse geçtiğimizde, birkaç dakika içinde moralim tavan oldu diyebilirim size. :) 9 kg'da çalıştığım hareketi 8,5 kg.'da, 8 kg. ağırlıkla yaptığım hareketi 7,5 kg.'da ve de 1,5 kg ile yaptığım hareketi 3 kg.'da yapabildiğimi gördüm. Diyeceğim o ki gerileme değil, ilerleme bile olduğunu gördük durumumda. 

O gün (12.05.2017-Cuma günü),
Mümin abi ile konuşup anlaştığımız üzere beraber derslere devam etme kararı aldık. Sebep kimse değildi aslında buna; Muhammet abi iyi bir fizyoterapist olduğuna kanaat getirmiş de olsam Uzay Terapi konusunda düzenek kurmaya henüz alışamadı diye düşünüyoruz şimdi...



Bu yazıdaki resimler bu Pazartesi'nin Uzay Terapi seansının sonrasındaki Tilt esnasında çekildi... Mümin abiyle derslerimiz iyi şekilde devam ediyor şimdi. Bu Pazartesi daha da iyi olduğumu gördük ve tilt öncesindeki performansımda yine moralim "Uzay'a çıktı" diyebilirim. :)

Mümin abi ile çalışmaya başladım başlayalı şunu diyorum şu an; "Allah sevdiği kuluna eşeğini önce kaybettirir, sonra da buldururmuş; aynı o hesap hissediyorum." İçimde öyle bir rahatlık olduğu resimlerden de belli mi acaba? Açıkçası çok şükür Allahın sevgili kullarından hissediyorum, benim için her gelişme de her gerileme de Allahtan bana lütuf. Allahımın bana uyarısıydı belki de, yaşamamız gerekiyordu diyorum bu konuda da. O atak geçirme korkusu ile yeniden karşılaşsam ne yapardım diye düşünüyordum zaman zaman. Geçen haftalarda bir an atak geçiriyormuş gibi düşünüp, bir o kadar sakin ve yapıcı odaklı düşündüm ki; evet bu bir uyarı idi bana, dedim en sonunda kendi kendime... Gururlandım kendimle ve iyi karşıladığım oranda da sevindim.


Kendi kendimi test edebildiğim ve durum değerlendirmesi yapıp, hayatın beni şaşırtmadığını gördüğüme sevinmek ile üzülmek arasında kaldığım 2 hafta geçirdim resmen yani. Uzay Terapi konusunda da gerilemediğimi görmek, ama gerileseydim bile savaşabilme içgüdümün içimde hakim olduğunu görmek beni mutlu etti. Şimdi iyiyim, öyle iyiyim ki başka iyi yönde giden sağlık haberlerim de var; yazacağım. Üstelik bugünden keşfettiğim ve yazamadığıma şu an üzüldüğüm iyi haberler bunlar...

Sağlık durumum iyiye gidiyor, daha da iyi olacağıma inancım tam. Savaşabilmeme de inancım tam... Mümin abime, Yasemin ablama ve de tüm bu durumların farkındalığına kavuşturan Muhammet abime de selamlarım ve teşekkürlerimle. İyi olalım, iyi olun. Çünkü, "E Ben İyiymişim Ya!" :)

İyileşmek için savaşmaya devam edelim. Savaşabileceğimize olan inancımızı ve gücümüzü ise hiç kaybetmeyelim. Sağlığımıza ve düzenlerimize sahip çıkalım inşallah. Sevgilerimle... (:

28 Mayıs 2016 Cumartesi

Uzay Terapiye Yeniden Başladık, Saçımın En Kısa Hali - (23.05.2016-27.05.2016)


"Haftanın notlarını yazayım, bir yeni haftayı daha bitirirken." dedim. Yazamadım, malum sınavlara çalışmam gerekliydi ve nihayet dün sonunu getirdim. Şimdi kaldı, sınavlara doğru son tekrarlarım. Bu sefer olacak inşallah, finallerimi de layığıyla verdiğim zaman bu seneyi de geride bırakıyor olacağım.

Hafta içinde yazamamışken, bende bu hafta neler oldu neler bitti yazma kararı aldım.


İlk olarak, hafta başında nihayet Uzay Terapi'ye başladık. 2016 yıllık ek tedavime de nihayet başladım. :) Söylenenlere göre, bu sene 60 seans değil 30 seans veriliyormuş. Yaş sebebiyle SSK 18 yaş üstüne artık karşılamıyor tedaviyi diye söyleniyormuş. Yorucu bir düşünce içerisine girip çıkıyorum esasında, ama sonra da diyorum ki; "hele 30 seansımı bitireyim de belki değişir yine bu durum o zamana dek..."



Bu haftabaşı benim Uzay terapiye yeniden başlayacağım, Kağanımın da yeni kesilmiş saçlarıyla okula gidişi olacaktı. Bir poz çekinelim dedik bizde, üstteki fotoğraf da bu pozlardan biri oldu işte... :)

Uzay Terapi'de randevulu seanslarım, bu sene Pazartesi ve Cuma günleri olacak. Geçen sene Ali abi ile çalışmıştık, bu sene de Orhan abi ile çalışıyorum. Yine umudum içimde taştı çok şükür, Uzay Terapi bana en iyi gelen tedavilerden biri çünkü biliyorum. Olur diyorum, olacak da. Ben çabalıyorum, çalıştığım insanlar işlerini bilerek yapıyorlar. Allahımın izniyle bu sene de yol katedecek ve inşallah da ayağa kalkacağım yeniden...

Bu Pazartesi, emekleme pozisyonu ile başladık çalışmalara. Ki fizik tedavimde de bunun için uğraşıyoruz. Ama Uzay Terapinin ekipmanları sebebiyle daha kolay olduğunu gördüm bu Pazartesi. Fizik tedavide ekipman kullanmadığımızdan yavaş yol alıyoruz tabii. Ama her ikisine de ihtiyacım olduğunu biliyorum, azimle çalışıyorum bakalım. Güzel olacak her şey, aldığımız yeni yolları da belirgin şekilde görebileceğiz inşallah. Hepimiz için hayırlısı olsun, tedavilerimizi ve çabalarımızı eksik etmeyelim gündelik işlerimizden bile; aman ha!


Bu hafta yeniden saçlarımı kestirdim. Kıpkısa diye bir kavram var ya hani, bu sefer aynen öyle oldu saçım. 


Şu üst resimdeki hallerim bu haftabaşından; solda kestirdiğim Salı gününün akşamı yıkadıktan sonrası, sağdaki de ertesi günü Çarşamba günkü hali. Yani kısacası, haftaya uzun saçla başlayıp kısa saçla devam ettim bu hafta. :)

Kulak altı istemiştim bu sefer, istediğim gibi de oldu aslında boyu. Ama nedense resimlerde de görüldüğü gibi, önde kısa istediğim kısımlar biraz tokaya giremeyecek kadar kısa olmuş. Neyse artık, o da 2 haftaya düzelir dedim geçtim. Bu hali de güzel ama 2 hafta sonraki hali de çok güzel olacak. Saç uzatmak da bir hobi oldu bende galiba bu arada. Bunun da ötesi, sanırım amerikan kesim dedikleri kadar kısa olur artık. Olabilir de tabii. Yaptırmam diyemem, çünkü ne için "asla" dedi isem Asla'nın garip çekiminden kurtulamıyorum sonra.!

Yok yok saç tutkum bitmedi hala tabii, sadece takıntı dahilinde değilim ergenliğimdeki gibi. Saçlarımla oynamayı seviyorum hala sadece. Kışın uzun, yazın kısa kullanmayı seviyorum. Omuzlarımın üstünde de, ensemde de yakışıyor bence de bana. Yakıştırmadığım zamanlar geride kalmış ve bakış açım değişmiş olsa gerek. Eskiden olsa kestirmezdim, uçlarından al tamamdı benim için. Şimdi ise; uzun saçlarımın yeri ayrı, kısa saçlarımın yeri ayrı benim için. Gece kısa saçla uyumanın keyfi de, uzun saçla uyuma halleri de başka tabii... 


Telefonumun Rom'unu yeniden değiştirdim.

Pazartesi günü Uzay Terapimde yaptığımız hareketlerden bahsetmek üzere, ayrı bir yazı yazmayı düşünüyordum ama olmadı. Zira Yalova'da Uzay Terapi'de iken çektiğim bütün fotoğraflarımı silmişti yine telefonum; Vivo_Rom'un bir hatası olduğunu sandığımı söylemiştim, belki de ben yapamadım bilmiyorum. Öncesi iki günde de uğraştığım üzere, bir türlü durumu çözememiştim. Ama güzel bir romdu, burada bahsetmiştim.

Bende Salı günü Ram raporumu yeniletip saçımı kestirip geldikten sonra, yeni rom arayışına geçmiştim. "Sorunsuz Rom" başlığı altında bulduğum nice romlardan birinde karar kıldım ve yeni rom'u uyguladım telefonuma. Önce Stock Rom, sonra geçici Cwm ve yeni rom uygulaması vs derken, bir baktım bu işi de hallettim. Nazar değdirmeyeyim kendi kendime ama silinmiyor artık şimdiki rom içinde resimlerim de. Onun linkini de buraya bırakmıştım tabii ki, incelemenizi öneririm. Bu yazıyı yayınladıktan sonra, diğer yazıma da bırakayım diyorum bu linki... 


Ve Biraz Da Mevsimsel Hastalıklarla Bitti Bu Hafta...



Her gün veya her gün olamasa da sık aralıklarla yazamayınca böyle oluyor, anlatacak çok şey birikiyor. Bir yazıya ne kadar şey sığdırdım değil mi yine. Sığdırmam gerekenlerden biri de; Biraz da hastalıklarla geçirdik bu haftayı. 

Sanırım bir salgın gibi, mide bulantısı ve üşütmüş gibi iştahsızlık ile dolu bir hastalık var bizim aile üzerinde dolaşan. Ablam da Kağanım da bu hafta, mide bulantısı ve halsizlikle boğuştular. Şimdi her ikisi de iyi, ama Kağanım ile bugün yine hastaneye gidip test yaptıracaklardı. Kağanımın rahatsızlığı için, parazit veya mikrop mevzusu da olabilir demişlerdi. Dedikleri gibi de mikrop çıkmış, ilaç kullanmaya başlatmışlar. İnşallah bir an önce toparlar kuzum, dün halsiz halde yatması gerekirken bile oyun oynama derdinde bana gülümsüyordu üstteki resimde kuzum; "çocuklar hasta olmasın hiç inşallah, hep oyun oynayabilsinler" diyorum bu yüzden yine bu ara yine sık sık...

Kağan'ım ile uğraşırken, kalan son derslerimi de bitirme uğraşlarıma devam ettim bu hafta yine. İşimi şansa bırakmamak için gece yarısı birlere ikilere kadar çalıştığım da oldu bu hafta. Kendimi hala Sındırgı'da okuyor gibi hissettim öyle gecelerde yine... Ama babamla maç izleme keyfimi de, Kağanım bizde kaldığı akşam bir yandan çekirdek çitleyip bir yandan da beraber oynayışlarını izleme fırsatımı da kaçırmadım tabii yine. :)


Haftaya haftasonu sınavlarım var ve bu sefer daha da hazırlıklıyım çok şükür. Bazen düşünüyorum bu arada, bu bölümü okuduktan sonra ne yapacağım acaba. Plan ve programlar bitmiyor, hiç bitmesin de zaten; ne öğrenmek, ne öğretmek, ne de yazmak... 

23 Aralık 2014 Salı

Düne Dair...

Dün; nasıl başladığını ve bittiğini anlamlayamadığım biraz zor bir gün oldu; annem, Kağanım ve benim için... Dün bahsetmiştim, Yeni Bir Heyecan İçerisindeyiz... diye. O olaya adım attık nihayet dün... :)


Öncelikle gitmeden öncesinde endişelerim vardı biraz, nasıl bir gün bekliyor bizleri veya nasıl olacak acaba diye oturduğum yerde epey düşündüm. Ama içimde büyük bir "iyi olacak" temennisi taşıyordum yine de... 

Saat 2'ye kadar, hazırlanmamız ve servisi beklememiz sürdü. Servis gelene kadar, Kağanımı giydiremedik. Evden çıkmak bu açıdan epey zor oldu. İnatlaşmalarımız var bizim, özellikle de bu sıra artan. Huy değiştirdi kuzum bu sıra biraz yine. Allahım kolaylık versin inşallah bizlere... Zor bir gün oldu bizim için yine, bu sebeplerden ötürü dün.

Bir de şu var tabi, aşağı inerken ve binerken yardım için birilerini istemiştik ama o da olmadı tam. Zayıf bir genci yolluyorlar, mümkün değil ki onun bize yardımcı olabilmesi. Bir daha olmayacağına dair söz aldık ama dün, bakalım... Eğer gidiş gelişimizde yardımcı biri olmaz ise bu tedaviden vazgeçmek durumunda kalacağım. Babam yokken bizim aksi takdirde aşağı inmemiz büyük risk... Sağlık için giderken, sağlıktan olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmak istemiyoruz... 

Saat 3'ten sonrasında vardık, Yalova Aktif Fizik Rehabilitasyon'a... Vardığımızda, ilk olarak bizi üst katlardan birine çıkarttılar. Fizik Tedavi'ye yönlendirildik elimize verilen kağıdımızla beraber. Ve Pazartesi ve Çarşamba günleri geleceğime dair plan yapıldı. Bu plana göre; Pazartesi günü Fizik Tedavi alacağım, Çarşamba günü de Uzay Terapi alacağım... :)


Bu durumlardan sonra, dün Fizik tedaviye başladık işte... Üstteki resim ise, bugünün günbatımından. Komşumuzun balkon çadırının üstünden yeni ay gözüküyor ama, resimde tam belirgin değil sanırım. Yeni ay, yeni olaylar... :)

 Gittiğim Rehabilitasyon Merkezi, çok kapsamlı bir yer öncelikle onu ekleyebilirim. Her tedavimin sonrasında, 15 dakika masaj yatağına yatıracaklarını söylemişler anneme. Dün bunun etkisini biraz da olsa gördüğümü söyleyebilirim, evet ilk günden... Fizyoterapistleri de, içinde bulundurdukları imkanları da kof değil kesinlikle. Bu açıdan bakıldığında; işe yarayacağına inandığım bir tedaviye daha başlamış bulunuyorum, haftada iki gün aldığım fizik tedavime dahil olarak... :)


Dünkü Fizik Tedavime Gelince;

Dün Tens'e bağladılar beni fizik tedaviye geçmeden önce. Düşündüm ki o an, "Klasik devlet hastanesi şeklinde ilerliyor sanırım süreçleri; Tens tak yolla." Öyle yapan hastaneler var çünkü. Neyse 20 dakika tens'e bağlandım önce. Tens dediğim aleti bilmeyenler ve merak edenler için, kasların elektrotlarla cilt üzerinden uyarılmasına yarayan bir makine diyebilirim...

Tens sonrasında, fizyoterapistimi bekledim. Ama gelen giden olmadı, herkesin fizyoterapisti geldi benim fizyoterapistim gelmedi. Sonra diğer fizyoterapistlerin işleri bitmeye yakın, "bugün gelemeyecekmiş Merve hanım, biz sizinle ilgileneceğiz." dediler, bana ve solumdaki fizik tedavi yatağında yatan birine daha. Sanırım bir durum oluşmuştu, inşallah kötü bir durum yoktur... 

Neyse; bayan fizyoterapist yan yatakta yatan kişiyle ilgilendi, erkek olan fizyoterapist ise benimle. Başta hasta hikayemi dinlemeden direk kaslarıma bakılmasını garipsesem de, sonradan "Şükür işini bilen biriymiş." dedim. Sonrasında durumumdan da bahsettim, Uzay Terapi hakkında bilgi de aldım. Bir tek bana fizik tedavi uygulayan fizyoterapist değil, fizik tedavi odasında gördüğüm toplamda 3 fizyoterapistte işlerinde iyiydiler... Hastanelere ve fizik tedavilere gide gele, tekniklerden bile, kimin iyi kimin değil, anlayabilir konumdayım şükür... :)

Fizik tedavi sırasında ve sonrasında, "ilgilenmeleri de tecrübeleri de boş değildi" diye düşünmüşüz ikimizde annemle beraber. Allahım iyilerle karşılaştırsın hep diye dua ederim bir süredir, şükür iyilerle karşılaştık sanırım yine. Fizik derslerimi yapacağımız fizyoterapistim ile tanışmadık henüz ama o da haftaya inşallah... 


Uzay Terapi'ye Gelince;

Benimle dün ilgilenen fizyoterapistten aldığım bilgiye göre, iple yapılıyormuş uzay terapi. Durumuma göre endişe duyduğumu söyledim, "Atak geçirdim zamanında, çok kasılmalarım oldu, tekrarlasın istemiyorum." dedim... "Yatarken de yapabildiklerini, yaşa ve kiloya göre değişiklik göstermediğini; ancak aksi takdirde bile olsa istemediğiniz ve endişe duyduğunuz anda, uygun ortamı sağladıklarını." söylediler. 

Bir de; Çarşamba günü durumunuzu değerlendirmeye alırlar zaten, dediler. Biliyorum da, sanırım deneyimlemeden böyle düşüncelerde olmam normal. Belki de ben büyütüyorum ama, iple olan düzeneğin bana göre olamayacağını düşünüyorum. Yarın göreceğiz artık, onlar nasıl bir yol izleyecekler... :)


Bende durumlar böyle işte... :)

Sizlere bahsettiğim Yalova'da başlayacağımız devletin biz engellilere verdiği 60 seanslık fizik tedavimize, dün itibariyle başlamış olduk böylece. Bundan sonra artık hayırlısı. Olur-olmaz, hayırlısı neyse o olur inşallah. Olur da bir aksilik devam etmeme engel bile olsa, Fizik Tedavime de kendi hareketlerime de devam edeceğim ben yine. Benim için değişik bir deneyim yine de, ek tedavi almak falan...

Bakalım bundan sonra nelerle karşılaşacağız, göreceğiz zamanla. Sevgilerimle. :)

30 Aralık 2014 Salı

Tilt De Neymiş?


Gün geçmiyor ki, yeni bir terim daha öğrenmeyeyim. Buyrun size Tilt Yatağı... :) 

Dün bildiğiniz gibi Uzay Terapi günümüzdü. İlk Uzay Terapi günümüzü geçen hafta Çarşamba günü atlattıktan sonra, Çarşamba'dan Pazartesi'ye alınmıştı Uzay Terapi günümüz. Üstelik dün örümcek denilen sistemle ayağa kaldırmayı bile deneyeceklerdi ama; ne onlar ne de ben buna cesaret edemedik. Çünkü henüz erkendi kaslarım için ve benim için. 

Beraber Uzay Terapi'de çalıştığımız Ali Bey, sıramı beklerken dizlerim açısından Örümcek ile ilgili endişelerimi anneme yinelerken duydu. Derse geçmeden önce Örümcek açısından endişelendiğimi bildiğini söyledi; 

"Bugün Tilt'e alalım seni, korktuğunu ve endişeli olduğunu biliyorum ayağa kalkmak için. Zaten çok erken şimdi de." dedi. 

O an düşündüğüm, "Örümcekten kurtulmuşken, Tilt de nerden çıktı oldu" Ve ağzımdan çıkan ise; "Tilt mi? O da nedir?" oldu gülerek ve endişe ile... :) 

Ali bey gülerek "Bir yatak, seni ayağa kaldıracağız yatakla. Ben getireyim Tilt'i." dedi ve gitti. Geçen hafta birinin bu yatakta ayakta durduğunu görmüştüm. Benim için o kadar dikleşmek bile erkendi tabii... 


Tilt geldiğinde, ayaklarımı gerdirmek için hazırdım ama hala biraz endişeliydim. Bu durum şöyle bir şey, "Korkma deyince geçmiyor, insanın deneyip görmesi gerekiyor."

Resimde de görüldüğü gibi; arka tarafta görünen ayağım değil ön tarafta görülen ayağım açısından epey zorlandım. Resimdeki halden, biraz daha yükselttiler yatağı daha sonra, tamamen ayağa kalkmak hemen kolay olmayacak tabii... 

İlk yatağa yattığımda epey gergindi sağ ayağım, kaldırmak için biraz beklememiz gerekti. Resim de o ilk anın geçmesinden sonrası zaten. Ayağım hala biraz kasılmış durumda görüldüğü gibi. Benim ayaklarım zaten tam gerdirilemiyor uzun zamandır. Zamanla bu da açılacakmış tabii... 

Ali bey; biraz da benim kendimi sıktığımı, söyledi. "Evet doğru, ister istemez gerildim uzun zaman sonra yeni bir deneyim bunlar benim için ve tekrar kasılıp atak geçirme ihtimalim korkutuyor beni." Dedim. 

Sağolsunlar anlayışlılar, yadırgama falan durumu olmadı onlar tarafından. Ali bey, tahmin ettiğini ve bildiğini söyledi. Anlayış bile o kadar rahatlatıyor ki insanı... :)

İşte Böyle; 

Dün ayağa kalkma provalarıma başlamış bulunduk böylece... Ali Bey'in kontrolünde gerildim de gerildim durdum orada. Sağ bacağımın dizi ve dizaltı epey gerildi esasında, ama takılmamaya gayret ettim. Önümdeki tahtaya ellerimi koyup, parmaklarımı çalıştırmakla meşgul oldum. O günkü el hareketlerimi de yapmış bulundum ayaküstü... Takılsaydım, beyin gücümle daha çok ağrıtacağımı tahmin edebildim. Çok acıtan değil, böyle bir acıydı o anki çünkü...

Ara sıra Ali Bey ile konuştuk, ona da söyledim; "Korkma demekle olmuyor, ister istemez korkuluyor. İnsanın deneyip görmesi gerekiyormuş. Endişelerim bir kez daha silindi bugün." diye. "Tabii öyle, yavaş yavaş iyi gelecek bu yatakta ben öyle hissediyorum ve düşünüyorum." dedi Ali Bey de. Açıkçası bende öyle hissediyorum... :))

Bir nokta daha var; belimin zayıflığı... Ayağımdan çok, belim nefesimi kesti ve beni zorladı. Bunu söyledim Ali bey'e. Bel çukurumu görünce, "beli de çalıştırmamız gerekecek" diye karar alındı... Sonuç; işimiz çok ama kararlarımız kesin. Hayırlısıyla, olacak inşallah. Kaldıracağız beni ayağa. Sevdiklerimin de benim de, dualarımız bu yönde. 


Hayallerimiz gerçek olur inşallah 2015'te, tüm kalbimle diliyorum bunu. Sevgilerimle... :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...