fotoğraflarla 1 haftam sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
fotoğraflarla 1 haftam sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

31 Aralık 2013 Salı

Fotoğraflarla 1 Haftam - #30 - 2013'ün Sonu :)


Geldik senenin son Fotoğraflarla 1 Haftam yazısına... :) Bir sene acısıyla tatlısıyla ne kadar da çabuk geçti aslında, hayret doğrusu... :) Yılbaşından önceki son haftada neler olmuş bakalım? Yeni yılda belki Fotoğraflarla 1 Haftam 2014 diyerekten sıfırlarız sayacı. Bilemiyorum da pek ama düşünüyorum doğrusu... :)

Düne kadar olan resimleri paylaşacağım senenin son Fotoğraflarla 1 Haftam yazısında. :)

Tabii bir süredir şöyle diyordum;

Fotoğraflarla 1 Haftam yazılarım, geçtiğimiz haftayı fotoğraflarla değerlendirmek için yazdığım bir yazıdır. Yazmaya başladığımdan beri, haftalık olarak değerlendirmenin bana epey faydasının dokunduğunu farkediyorum. Bir haftayı nasıl geçirdiğimi, boşa geçirip geçirmediğimi gösteriyor bu yazılar... Bu sayede haftaya değişik başlıyorum. :)

Ve Tabii ki;

Önceki Fotoğraflarla 1 Haftam yazılarımı burada bulabilirsiniz. :)

Daha fazla fotoğraf için ise İnstagram sayfama buradan bakabilirsiniz. :)


Gelelim senenin son 1 haftasına... :)


Hafta başına Martin Eden kitabını bitirme kararlılığım ile başladım. :) Gündüz fırsat buldukça okumalarım yerini gece okumalarına bıraktı. Ve inatla bitirme çabalarına girdim. :) Ve Çarşamba günü başardım ve bitirdim. :) Yorumlarımı buradan okuyabilirsiniz... :)


Gece okuma yapıp ışık da varken fotoğraf çekmek olmazdı. :) Yorganımın içinde yaslanmış duran Amy Lee Kartpostalım varken hem de... :) Amy Lee, eskilerden kalan kartpostallarımdan. Ben kartpostalları seviyorum ya... :) Hem ayraç olarak da çok yakışıyorlar kitaplara... :) 


Bu hafta bol bol Kağan'a alınan tren ile oynadılar babamla Kağan. :) Eh artık oynama zamanı geliyor yavaş yavaş dedik ama, bazen Kağan sinirlenip atabiliyor da trenleri. Ama çok güzel kovalıyor görmelisiniz. :) Bu resim, babam tren raylarını kurarken, Kağan'da yanında reklam izlerken. :)


Klip izlemelere devam tabii ki hala. :) Kağan'ın müzik kulağı var sanırım. Umarım da olur. Bana bazen müziğe de yatkınlığı olacakmış gibi geliyor doğrusu. :)


Bu hafta söz verdiğim gibi bir arkadaşıma (Pelin'ime) Merhamet'i izledim. :) Bir kısmını internetten izledim, o esnada da bu fotoğraf çıktı ortaya. Ben Burçin Terzioğlu'nu seviyorum, çok tatlı bir hanım. :) Başarılı da üstelik. Dün duydum, bu sıra annesini kaybetmiş. Çok üzüldüm, Allah sabır versin annesine de rahmet eylesin... :/ 


Bu da bizim yeni yıl için evimizin hediyesi. :) Annemden... :) Çaydanlık'ımızın yenilenmesi gerekiyordu, yeni seneye doğru denk geldi. :) Hayırlı uğurlu olsun evimize. :) Sizin de evinize dair aldığınız yeni yıl hediyeleriniz var mı? :)


Bu hafta denk geldi bir gün, Bana Herşey Yakışır'ı izledim. :) Ben üniversitede iken denk geldikçe izliyordum bu programı, bir de Buket, Pelin ve Alev ile gelirsek bizim öğrenci evimize bol şenlikli bir seyir oluyordu. :) Anladım ki bu hafta da, yalnız başına tadı çıkmıyor bu programın fazla. Annem de iş yapıyordu o saatlerde yine hem. Gerçi ben yalnız da seyretsem, anneme karşı orum yapıyorum, "Anne bak olmamış." diye. :) Annemle eğleniyoruz yine böyle de...


Pazar günü bıcı bıcımızı yaptık, benim odaya geçtik Kağan ile. :) Güneşi Beklerken'de reklam varken, videolar izledik Kağan ile... Pek ciddi de mi, uykusu gelmişti de paşamın. :) Maşallah kuzuma, bu yılda da bana bol bol tattırdı yine teyzelik duygusunu. :)


Dün güne hafif karanlık içinde başladık, annem Kağan ve ben. :) Sabah kahvaltısında bir fotoğraf çekeyim dedim hafif bir flaş ile, çok şirin değil mi kuzucuk ama maşallah. :) Bu resimle Kağan'ım ile yeni yılınızı kutluyoruz; sağlık sıhhat mutluluk ve huzur dolu bir yıl diliyoruz. :) Herşey gönlümüzce olsun... :)


Dün taktığım melek kolyem gibi, melekler bizimle olsun, iyilikler bizleri bulsun bu yıl. :) Allahım hepimizin yeni yıl dileklerini kabul etsin inşallah. :)


Bu da dün akşamdan yeni yıl sepetimiz. =) Kağan bizim hem yeni yıl hindimiz bu sene, hem de yeni yıl sepetimizin baş konuğu. Canımız o bizim, neşe kaynağımız... :) Son olarak, diliyorum bu sene de, evimizin ve ailemizin fertlerinin sağlığı ve neşesi eksik olmasın. :) 

Yeniyıl bol umutlar ile dolu dolu gelecek yinr. Allahım yeni yılı hem ülkemize hem de bizlere hayırlı bir yıl etsin. Mutluluk, sağlık ve bereket bizlerle olsun. Yeni yılımız kutlu ve mutlu, güzelliklerle dolu bir yıl olsun. :)

2014, 2013'ü aratmasın. Mutlu Seneler... 

Sevgilerimle... :)

17 Eylül 2014 Çarşamba

Fotoğraflarla 1 Haftam - #65


Fotoğraflarla 1 Haftam, her biten haftayı değerlendirmeye çalıştığım bir yazı dizisi. Bu yazı dizisi kimi zaman o haftayı nasıl geçirdiğimi düşünmemi sağlıyor, çoğu zaman da resimlerle sakladığım anılara dönüp baktığımda yazdıklarımla yeniden geri dönüyorum bu yazı dizisi sayesinde...

Diğer Fotoğraflarla 1 Haftam yazılarım için buraya,

Daha fazla fotoğraf için de İnstagram hesabım burada... :)


Hafta ortasında ne Fotoğraflarla 1 Haftam'ı dediğinizi duyar gibiyim. (Demiyorsanız da ben öyle hayal etmek istiyorum :) )

Bugün Geldi Fotoğraflarla 1 Haftam, çünkü bu hafta yazsam mı yazmasam mı bilemedim. Bu yazı dizim konusunda dikkat etmemi söyledi bir kuş, hafta içinde paylaşımda bulunduğum fotoğrafları değerlendiriyorum sadece diye. :) Bende dikkat etmeye çalışırım ama bu bir haftayı değerlendirme yazısı sonuçta dedim. Sonuç, bunu düşünürken yazı bugüne kaldı.

İlk başlardaki gibi, birkaç ufak ayrıntıları da katarak devam edeyim bir süre diyorum. Kışın gelmesi ile veya 2014'ün bitmesi ile bu yazıyı yazmama kararı da alabilirim diye düşünüyorum aslında. Bakalım kısmet herşey... :)


Haftaya kuzumun halsizliği ve azıcık üşütmüşlüğü ile başladık geçen hafta. Kuzum ancak uyudu da kendine geldi. Onun her hali güzel de, bu hasta halleri hiç hoş değil. Kuzularımız hasta olmasın inşallah... 


Salı günü Damlam davet etmişti beni oturmaya. Uzun zaman sonra onlara oturmaya gittim, annemin yardımıyla. İkimiz için de değişik oldu bu durum. Sağolsun bana köpüklü bir kahve yaptı, Atatürk resmi ve imzası bulunan bir kahve fincanında getirdi kahvelerimizi. :) Sağolsun misafirperverliği çok iyiydi, sohbetimizi ettk ve okuluna dönmeden önce güzel vakit geçirmeye baktık iyice...


Daha sonra uyumamış olan Kağan'ımı da aldı bizim evden Damla. Beraber Damla'ların kedisi ile oynadık bol bol ve dans ettiler Damla ile... Güzel bir gündü. Güzel günler geçirebilmeyi diliyorum nice nice, ailemle, arkadaşlarımla ve sevdiklerimle... :)


Cumartesi günü Ablam ile eniştem geldi. Beraber çay keyfi yapmak için oturduk ama bana ağırlık çöktü nedense daha sonra. Yattım uzandım, onları dinledim ve izledim. Böylece farketmeden ayaklarımın gözüktüğü bir fotoğraf çekme modasına geçte olsa uymuş oldum. =) Resmi bilgisayarda gördükten sonra farkettim bir de...


Bizimkilerin ne yaptığını sorarsanız; ablamın telefonundan Kağan'ın eski fotoğraflarına bakıyorlar. Nasıl büyüdü, eskiden neler neler yapıyordu sohbeti döndüğü sulardan bir resimdi üstteki resim... Canım ailem benim, iyiki varlar. Babam bu resimde yok maalesef, o sırada yorgundu uzanıyordu o da. Malum çalışmaya başladı epey yoruluyor, Allah yardımcısı olsun... :)

Kısacası güzel bir haftaydı. Bu hafta da böyle olsun dedim Fotoğraflarla 1 Haftam. İnstagram veya sosyal hesaplarımda paylaştığım fotoğrafları değil de, paylaşmadığım ayrıntıları yazayım dedim. Böyle de güzel ama diğer türlü de güzel bence. Ara sıra karışık gelir bu yazı olmadı. Nasıl denk gelirse yanii. Sevgilerimle... :)

Daha fazla fotoğraf için İnstagram hesabım; İnstagram.com/didolatte_

23 Eylül 2013 Pazartesi

Fotoğraflarla 1 Haftam - #17


Daha önceki Fotoğraflarla 1 Haftam yazılarım için buraya bakabilirsiniz...
Geçtiğimiz hafta değişikliklerle başlamıştı. Ve bir hafta daha bitti bugünün başlaması ile... :)

Ve ufak tefek aksiliklerden dolayı birkaç aydır, çoğunlukla hafta içine kalan Fotoğraflarla 1 Haftam yazısını erken yazma dönemime geri döndüm sanırım. Hayırlı olsun efendim. :) Umarım bundan sonra da böyle gider...

Bakalım geçen hafta neler olmuş?



Geçtiğimiz Pazar günü Kağan Efe'yi Babaannesigil'in Bursa'ya gelişi ile anne-baba evine gönderdik. Pazartesi sabahı babamda bu yaz bıraktığı işine geri döndü... 1 sene daha çalışacak, sonra yeniden emekli olacak. :) 

Velhasıl geçen haftaya annem ile ben ikimiz kahvaltı ederek başladık. Canım anneciğim ile kahvaltı sonrası çay keyfimizi de yaptık. Ama tabii Kağan'a ve babama alışmışız başta garip geldi. :)


Hava şöyle kapalıydı, sanıyorum haftabaşıydı. :) Nasıl bir gökyüzü bu, resim tablosu gibi değil mi? :)


Salı günü pazar'dan annemler mandalina almış gelmişler. Önümüzdeki kışa doğru ilk mandalinamı yemiş oldum. Çok severim ben mandalinayı, her ne kadar yeşil mandalinada olsa güzeldi... :) Teşekkürler Annem ve babam. :)


Rüzgarla beraber yağmur ilk defa haftaiçinde geldi. :) Camlara vurdu, "Biz geldik" dediler. :) E hoşgeldiler, sonbaharla beraber... :)


Antalya'dan döndüğümüzden sonra yine anladım ki, sıkılmadan fotoğraflamaya ve paylaşmaya devam edeceğim bir an varsa onlardan biri gün batımı anlarıdır. :) Çok severim gün batımını, gün doğumunu... :)



Evet bu da; "Keyif benim, vitaminler benim" adlı eserim. :) Bu sıra sık sık yenen iki adet mevsim meyvesi, yeşil elma ve armut. :)


Cumartesi paylaşımı, Perşembe günün sabahının fotoğrafı. :) Bu fotoğraftan da anlaşılıyor ki, sadece karayolu trafiği değil hava trafiği de dolu dolu olabilir bazen... :) Acaba bu uçaklar nereye gidiyorlar ve bu hava trafiği neden diye düşünmüyor değil insan. :)


Cumartesi akşamı idi, Kağan Efe'mi getirdiler yeniden babaaannesigil ile ablam ve eniştem. :) Yeniden kavuştuk tam 1 hafta dolmadan. Erken dönmeleri gerekti, 2 hafta yerine 1 hafta kaldılar. 1 hafta dolmamış bile olsa, yine de çok özlemişim. Cumartesi akşamı, yakalayamadığım 2 şaklaban yüz halini çekmiş oldum bu arada. :) Maşallah kuzuma, hoşgeldi kuzum. :)


Bu da dün sabahtan bir Kağan Efe ciddiyeti. :) Beyefendi balkon camlarından dışarıyı izliyor, oturuyor gözleri dala dala benden tarafa bakıyordu. Sabah uykusu öncesi denebilir yani. :) 

Evden bir çocuk gidince, ev cidden epey sessizleşiyor. Allahım yokluğunu yaşatmasın, yeğenimden ayrılınca isterse 2 gün olsun özlüyorum. E tabii, ben böyle oluyorsam anne-babası ne yapsın de mi? Düşünüyorum elbet canım. Ama ne yapayım; ilk defa benden küçük birinin, bir bebeğin yakından bir aile bağıyım. :) Teyzelik işte... :D


Bu da dün öğlenden sonrasının fotoğrafı. Dün çok güzel yağmur yağdı burada. Havanın sıkıntılı halleri gitti, güneş yeniden açtı sonrasında. :) 

Ve gördüm ki bulutlar bir havalara girmişler, bir mutlular sormayın. 

Neymiş; yağmur yağdırmışlar da, rahatlamışlar da, üzerlerindeki sıkıntıları atmışlar da... Ne konuştuk ne konuştuk, muhabbet epey gitti. :) Anlatırım bir ara. :)

Not: Delirmedim. Ya da bana özgü bir delilik olabilir. :) Dedim ya, anlatırım bir ara. :)

İşte 1 hafta böyle güzel, geldi geçti efendim. Bir Fotoğraflarla 1 Haftam yazısının daha sonuna geldik. :) 

Mutlu Kalın... Sevgilerimle... :)

6 Nisan 2015 Pazartesi

Taslaklardan Eski Bir Yazı. Fotoğraflarla 1 Haftam - #74

Fotoğraflarla 1 Haftam, her biten haftayı değerlendirmeye çalıştığım bir yazı dizisi. Bu yazı dizisi kimi zaman o haftayı nasıl geçirdiğimi düşünmemi sağlıyor, çoğu zaman da resimlerle sakladığım anılara dönüp baktığımda yazdıklarımla yeniden geri dönüyorum bu yazı dizisi sayesinde...

Diğer Fotoğraflarla 1 Haftam yazılarım için buraya,

Daha fazla fotoğraf için de İnstagram hesabım burada... :)

(İdi. Kendimce 1 haftamı resimlerle değerlendiriyordum. Hoşuma giderek de yazıyordum ama 2015'e geçmeden bıraktım.) 


Taslaklarımı kontrol ederken buldum bu yazıyı birkaç hafta önce yine. Resimleri koymuşum ama altına yazılarını yazmadan bırakmışım. Bundan öncesi, yani 73'üncü yazı son yazı olmuş böylece... :) 

Bu yazı da devam etmek amaçlı bir yazı değil, resimler photoshoplu iken, taslaklardan silmeye gönlüm razı gelmedi... :)

(23 Kasım 2014 haftasına kadar yazmıştım bu yazı dizisini, bu yazı 24-30 Kasım 2014 haftasının resimleri üzerine yazılmıştır...)


Kağanım, Legolarının tekerlerini takabilmeye başlamışken çekilmiş bir fotoğraf bu. Şimdilerde epey oyuncuyuz. Oyun halleri yazılarımı bloğumda bulabilirsiniz, resimlerle de İnstagram hesabımdan da takip edebilirsiniz... :)


Ders Çalışma Halleri vol.bilmem kaç... :) Meşhur oldu ders çalışma hallerim kendimce, Aöf İkinci Üniversite Sosyoloji bölümü okumaya başladığımdan beri yeniden. Bu da anneciğimin ders sonrası, pişirdiği sıcak sütten bir fincan getirdikten sonrasının karesi... Anneler çok düşünüyor yavrularını değil mi? Allahım anne-babalarımızı başımızdan eksik etmesin inşallah... :)

Bugünden bahsedecek olursak, ders çalışmalara devam. 3.sınıfımın 2.dönemindeyim. 1 sene uzayacak olsa bile okulum, önemli sebeplerimden ötürü; çalışmaya sıkı sıkıya devam. Bu Sosyoloji bölümü de bitecek böyle hayırlısıyla... :)


Beyfendinin yeni yeni ferahladığı zamanlardı bu zamanlar. Bir dakika oturup, çizgi film izlemeyen yeğenimin çizgi film izlemeye başladığı haftaydı o hafta. Resimlerden hatırlıyorum her halini çok şükür...

 Bir ara 2 yaş sendromumuz vardı. 2 yaş sendromumuzu attık, 3 yaş sendromumuz başladı. Büyüdük, konuşuyoruz da artık çok şükür. Ama erkek çocuğu olmasından mı kaynaklı bilmem, haylazlıklarımız başladı birkaç aydır. Bu sıralar haylaz ama yine sevimliyiz maşallah. Nazar değmesin inşallah cümlesine... :)


2014 yazında, doğum günü hediyem olan Mero'mun dostluğumuzun sembollerinden biri üst resimdeki kupa. Bir benzeri de Meromda var. :) Ders çalışırken veya birşeyler içmek istediğimde bazen bu kupayı kullanıyorum. Dostluk iki kişinin yüreklerinde bir olduktan sonra, sembole gerek yok aslında. Ama böyle bir sembol de müthiş hissettiriyor doğrusu, uzakken somut olarak hissettiriyor dostluğumuzu... İyi ki var dediğim, yeri ayrı dostlarımdan Merom... :)


Ve teyze-yeğen fotoğrafımız. Dönem dönem böyle güzel fotoğraflar çıkıyor hala. Beraber gülüyoruz, oyunlar oynuyoruz. Zaman zaman Kağanım ağlatıyor da beni hırpalayıp oyun esnalarımızda ama, canı sağolsun. Allahım ağlatmasın cümlemizi inşallah... :)


Not; 
Bu sıralar biraz kötü haberler alır olduk üst üste. Her şerde bir hayır vardır, diye düşünüyorum ama yine de. Geçecek bugünlerde, bu sıkışıklıklardan da toparlanacağız Bahar ve Yaz'ın gelişiyle de. İnancım bu yönde. 

Bugün bugünümü yazmaktansa, taslaklardaki bu resimlerin bulunduğu yazıyı yazmakta karar kıldım. Yazının ismi ve resimleri varken, kendimi tutamadım. Fotoğraflarla 1 Haftam'a yeniden başlamıyorum yani. Kasım 2014'ten hatıraları canlandırdım resimleri görünce, yazacağım dedim ve yazdım. Ben gece gece epey ferahladım, sizlerin de içi ferahtır veya içiniz en kısa zamanda ferahlanır inşallah. 

Sevgilerimle mutlu nice haftalara... :)

6 Eylül 2013 Cuma

Fotoğraflarla 1 Haftam - #14



Daha önceki Fotoğraflarla 1 Haftam yazılarına buradan bakabilirsiniz. :)

Bu haftaki Fotoğraflarla 1 Haftam yazısı, Pazartesi Antalya'dan Bursa'ya eve dönme yolculuğu ve sonrasında da toparlanma uğraşlarından dolayı epey gecikti. 5 günlük aradan sonra, geri döndüm yeniden bloğuma... :) Hoşgeldim yeniden yani, evimize de bloğuma da... :)

Bakalım Antalya'da son 1 haftamız nasıl geçmiş? :)



Haftaya Pazartesi gününden itibaren sabahları erkenden kalkıp denize gitmelerle başladık son 1 haftamızda... :)

Ve Salı günüydü üstteki fotoğrafı çektiğim gün;Sabahına denize gittik, öğlenine Meryem geldi. Akşamına da Hatice Yengem. Sonuç, yemeğimizi yiyip sonunda saç kestirme işlemi için kuaföre gittik. Arabada kuaföre giderken, kendimi çektim bende uzun saçlarımla. Aslında o gün uzun saçlarımla çok fotoğraf çektim ama neyse... :) 


Ve kuaför sonrasında; gitti uzun saçlar, geldi kısa saçlar... :) Kuaförden çıkıp, arabaya bindiğim esnada babamların çektiği fotoğraf bu da. Ben en fazla bu kısalık istiyordum zaten. İstediğim model de Megg Ryan'ın kısalığıydı, oldu sonunda. :) Birde önlerde yan kahkül var, ben kendime yakıştırıyorum yan kahkülü. Ancak bu model ile pek uyduğuna emin olamamıştım başta. Ama şimdilerde oldu gözüyle bakıyorum... :) Şimdi sağlıklı saç uzamalarına inşallah... :) 


Çarşamba günü Kemer'e gittik, Babam, Annem, Dedem, Kağan ve ben... Kemere giderken ve tabelayı çekerken heyecanlıydım. Ama Kemere girdiğimizden itibaren hayal kırıklığına uğradım. Kemere en son, 10-12 sene öncesinde gitmiştim. Kındıl Çeşmede kamp kurduğumuz zamanlardı. Şimdi o zamanki Kemer nere, şimdiki Kemer nere... Dağlar kadar fark var arada, şu görünen dağlar kadar fark. :) Memnun kalmadım açıkçası, 2013'deki Kemerden... :/


Yolculukta müziklerin arasında Duman'ın parçasının denk gelmesi, eğlenceli ve düşündürücü kıldı yolculuğumu. Şarkı sözleri sizi anlatsın veya anlatmasın, ritimle bile dalıp gidebiliyorsunuz Duman parçaları ile. Helal Olsun'du bizim Kemer'e giderken çalan Duman şarkımız... :)


Kemer'den dönüşümüz çok fazla gecikmedi, en fazla 1 saat durmuşuzdur. Bu fotoğrafı da dönmek için arabaya bindiğimizde çekindim. Saçlarıma bakmak içindi sebebi. Ancak burada güldüğüm gibi memnun kalmadım Kemer'den, tekrar söylüyorum bak! :) Her yeri otel, her yeni bina... Yazık olmuş... 


Ve ertesi gün, Rahmetli Annannemin ve Dedemin komşusu Şengül teyzedeydik. Bol bol annannemi andık... Dedemler Antalya'da oturdu oturalı ve biz yazları oraya gitmeye başladık başlayalı var Şengül teyze. 
O gün Kağan'a bebek verdi Şengül teyze, Kağan'da epey şaşırdı kendi boyunda bebek görünce. Dikkati ise en çok bebeğin gözlerindeydi, her zamanki gibi yani. :))


Emektar Şengül Teyzemiz ile Annem. Hoş sohbetlerin arasında fotoğraf çekimi istediler, hatıra olarak. Bir araya gelince çok güzel sohbetler çıktı yine ortaya, eski anılarla dolu... :)


Bu da Şengül teyzem ile ben... :) 


Plajdan görüntüler, tabii kısa saçlarla... Simam epey değişmiş geldi bana, epey... :)


Okuma esnalarından bir görüntü, tabii kısa saçlarla. :) Okuma keyifleri bir başkaydı plajda. Bu okuma keyfi de, son okuma keyiflerinden biriydi son haftamızda... :)


"Mısır Aşkına" koydum bu resmin adını. :) Mısır paylaşma örneği, Babamla Kağan'dan. :) Mısır'ı sevsin Kağan'da benim gibi dedim, bu sevgisi beni bile geçebilir. Korktum... :O 


Ve bu resim de, son plaj günümüzden. Cumartesi sabahı bu yazın bizim için son sefasına uyandık. :) En sonunda da, benim kadrajımla başlayarak fotoğrafladık. Bu fotoğraf benim çektiğim, Anne-Yiğen-Baba görüntüsü... :)


Bu da Babamın kadrajından, anne-kız-torun fotoğrafı... :) Her ne kadar güneş yüzümüze vurmuşsa da, güzel olmuş bence... Eş-Kız-Torun görüntüsü, Babamdan... :) 


Ve bu yazının sonunu bir değerlendirme ile bitiriyorum bu hafta, İnstagram'da da olduğu gibi. Bu hafta en çok saç kestirme mevzuusu ön planda oldu. Saç kestirme ve kısa saçlara alışma... Bu saç saç kestirmeden birkaç hafta öncesi... :) Ve aynı zamanda akülü sandalyemde de ilk fotoğraf...




Bu da saçlar kesildikten sonraki fotoğraf... Yanılmıyorum bence, simam cidden değişmiş. Ama yine de yakışmış yahu, ben öyle düşünüyorum. Sanırım önemli olan da bu. Önce yakıştırmak, sonra yorum almak... :) 

Şu ana kadar beğenmeyen pek olmadı ama beğenilmeyedebilir canım. Ama uzun saçtan sonra biraz rahatlamam ve rahatlamamız gerekti... Nasıl kıydığıma ben bile azıcık üzülmüyor değilim. Ama kökü bende ne olsa, boşvermek gerek... :))


İşte 1 hafta böyle geçti. Bursa'ya dönmemiz ile; biraz ev özlemi gidermek ve toparlanmak adına geçti 5 gün. Bu haftaki Fotoğraflarla 1 Haftam yazısı 5 gün gecikmiş oldu mecbur. :) Böyle şeyler sık olmuyor şükür ki, bu seferlik böyle oldu artık. Yeniden hoşgeldim. Sevgilerimle... :)))

10 Aralık 2013 Salı

Fotoğraflarla 1 Haftam - #27


Önceki Fotoğraflarla 1 Haftam yazılarımı burada bulabilirsiniz. :)

Daha fazla fotoğraf için ise İnstagram sayfama buradan bakabilirsiniz. :)

Fotoğraflarla 1 Haftam yazılarım, geçtiğimiz haftayı fotoğraflarla değerlendirmek için yazdığım bir yazıdır. Yazmaya başladığımdan beri, haftalık olarak değerlendirmenin bana epey faydasının dokunduğunu farkediyorum. Bir haftayı nasıl geçirdiğimi, boşa geçirip geçirmediğimi gösteriyor bu yazılar... Bu sayede haftaya değişik başlıyorum. :)

Bakalım geçtiğimiz hafta nasıl geçmiş? :)



Bir hafta Fotoğraflarla 1 Haftam yazısı yazmamamın ardından, yeniden bu yazı altında buradayım. :) Dersler ve yoğunluklar dolayısıyla geçen hafta yazasım pek gelmedi, internete dahi yeni yeni dönüş yapmış durumdayım çünkü bu sıralar. :) 


Okuma anlarıma fazla fırsat bulamadığımdan, elimde hala Martin Eden var. Üzerine birkaç kitap okumuş olmama ve aslında bu kitabı sevmiş de olmama rağmen bitiremedim henüz. Bunu bitirene kadar kendime diğer kitaplara ağırlık vermeyeceğim dedim, inşallah 2013 bitmeden bitireceğim yani... :)


Geçtiğimiz hafta başına gelirsek; bir Gülben Ergen programı ile başladı haftamız fotoğraf olarak. Funda Arar sever misiniz? Annemle benim sevdiğimiz güçlü bayan sanatçılardan biridir Funda Arar. :) Güne müzik dinletisi ve ardı ardına güzel şarkılarla başlamak, fırsat buldukça çok severek yaptığımız büyük bir hobimiz ve alışkanlığımızdır annemle. :) 

O günkü müzik dinletisi, bir zaman epey yoğunlukla dinlediğimiz Funda Arar'dan olunca çok daha güzeldi... Çay keyfi ile de nasıl güzel gitti, mis.. :)


Kağan'ı biliyorsunuz, kendisi yeğenim olur. :) Artist duruşları, değişik halleri, izlemeye doyamadığım ve anı kaydetme çabalarımdan vazgeçemeyeceğim kadar seviyorum yeğenimi. Her anı çok başka, her yeni halleri mükemmel... Kuzuma maşallah. Bu da sevdiğim resimlerden haline gelen bir duruş pozisyonu oldu. :) Kağan'ım ve reklam izleme halleri. :))


Mum ışığı seven biri olarak, geçtiğimiz hafta elektriklerin yarım saat kesilmiş olmasına sevindim doğrusu. Elektrikler eskiden kesilirdi, yağmurda fırtınada veya haftalık birkaç sorun çıkardı belli olmazdı. Şimdi bu durumlar hallolduktan sonra pek fazla kesilmiyor evet. Ama ben elektrik kesildiğinde bu hafta epey özlediğimi anladım yine. Mum ışığında yazı yazmak benim için çok güzel bir duygu ve sevmeyi bırakmadığım bir duyguymuş, o gün elektrikler kesilince anladım. Ve resimdeki sayfada şöyle yazıyor; 

"Mum ışığında yazma şerefine erişmek, mükemmel...
05.12.2013 - Saat: 19.36 "

Ben içimden geldiğince böyle küçük notlar alırım bazen. İleride okudukça hislerimi ve düşüncelerimi okumak çok hoşuma gitmiştir hep... :)





İşte bu haller içindeyim bayadır. Ve bu sıra iyice de yoğunlaştı bu haller. Bir de müzikle ders çalışanlardanım ben, ve ders çalışma zamanlarımda da yeni müzikleri keşfettiğim oluyor böyle. Geçtiğimiz hafta da, Karadeniz müziği yapan Apolas Lermi'yi keşfettim. Hoşuma gitti doğrusu, şarkıları sesi, müziği. Dinlemeye devam edeceğimi düşündüğüm bir şarkıcı artık... :)



Ders araç gereçlerim ve Elmam, süper bir ikililer. Ders çalışma hallerini uzun tutunca acıkıyorum bazen. O yüzden uzun tutacağımı bildiğim zaman bir elma ile durumu çözmeye çalışıyorum bende. Doğrusu zayıflama çabalarım arasına giren güzel bir yöntem oldu kendisi, bende işe yaradı yani... :) Zayıflama çabalarım (veya forma kavuşma diyelim) devam etmekte... :)


Ah geçtiğimiz Pazar, yine bu bıdık tarafından uyandırıldım. Artık ben bu miniğime, minik uyandırma servisim deme kararı aldım. :) Büyüdü de, ayaklandı bile. Maşallah kuzuma... Zaman cidden çabuk geçiyor ve çoğunlukla farkedemiyoruz... 

Uyanmak hep eğlenceli benim için artık, çünkü benim minik uyandırma servisim var artık. =)

Günleriniz ve haftalarınız, güzel başlasın ve güzel devam etsin... :) 

Sevgilerimle, iyi günler ve mutlu haftalar... :)


Apolas Lermi demişken, ben en çok Yaban Eller parçasını sevdim bu ara. Bu yazımı bitirirken sizlerle paylaşmak istedim. İyi dinlemeler... :)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...