6 Aralık 2016 Salı

Not Aldım Veya Not Ettim #30 - Hayattan Bana-Bize Mesajlar Var


hayatın verdiği mesajlara değer veririm, karşıma çıkan işaretleri de seve seve alırım. Açıkçası birkaç aydır yine bu durum söz konusu. Cümleler çıkıyor karşıma, akıl aldığım ve güzelliklere götüreceğine inandığım şekilde yönelmeme sağlıyor hayata... Bugün bunlardan bahsetmek istiyorum, Not Aldı Veya Not Ettim yazı dizimde. Öyle güzel cümleler çıkıyor ki 2 aydır karşıma, size-bana öğüt olacak ve yol gösterecek biçimde bence. :) İyi okumalar...


Tarihlerden 18.11.2016-Pazartesi; Yalova Aktif Fizik Hastanesinden Aldığım Uzay Terapi seansıma giderken yolda gördüğüm iki cümle...


1.) Hayat buz tutunca yazı da baharı da birdir.

Bir tırın arkasında önce bu cümleyi gördüm ve bindiğimiz servisi kullanan abiye söyledim; "Az önce yanından geçtiğimiz tırın arkasında böyle yazıyordu." diye. "Anlamadım, ne demek istiyor ki." dedi bana. Şöyle yorumlamıştım bende; "Hayatta kötü şeyler yaşıyorsak eğer, mevsimler yok olur. diyor bence. Bence bu bir tespit gibi bir cümle." dedim. "Bilmem, bana hiç öyle gelmedi." gibi bir şey dedi servisi kullanan abi de.

Ama ben hala güzel bir tespit olarak görüyorum ve geride bıraktığımız Ekim ayında yaşadığımız sıkıntılı dönem de buna örnekti. İnsan uzak yakın birini kaybettiğinde, birinin acısına odaklandığında veya kendi acısını umursayamaz hale geldiğinde ve bu durumlara derinden üzülüp odaklandığında; ne baharın ne de yazın önemi kalıyor. Tamamen kış oluyor etraf sanki, dışınız üşümüyorsa da içiniz üşüyor. Duygusal bir kıştan da bahsediyorum bu noktada aynı zamanda, o duygusal kış ki size hiç bitmeyecek gibi gelebiliyor. Hayat buz tutuyor, zaman değil hayat donuyor...

2.) İyiler bir gün mutlaka kazanır.

Yine ilerlediğimiz doğrultuda, yanından geçtiğimiz bir kamyonun plakasının altındaki tabakada yazıyordu bu cümlede. Ben bu cümlenin anlamından çok, inanış biçimine takılı kaldım gördüğümde. İyilerin bir gün kazanacağına o kadar da inanmıyor olsa gerek, dedim kamyonun alt tarafına yazıldığına bakılırsa...

Bu iyiler kötüler mevzuusuna geldiğimizde de daha geçenlerde yine gördüğüm ve beğendiğim bir cümle geldi şimdi aklıma; "İyiler kötüler kadar cesaretli olabilse, dünya daha güzel bir yer olurdu." İşte bu cümle ile beraber size inanarak söylüyorum ki, her birimiz iyi olduğumuza inandığımız neler varsa o konulara cesaretle yönelerek kendimizi -gerekirse tamamen- verdikçe bu hayata; iyiler mutlaka kazanacak...

30.11.2016 - Çarşamba; Everyody dies but not everybody lives. (Herkes ölebilir ama herkes yaşayamaz.) 



Kasım ayının son akşamı ve bu yazıyı yazmak üzere taslaklara koyduğum bir gündü. Youtube'da Daha Sonra İzle kısmına o kadar çok video biriktirmişim ki, "Bu akşam onları izleyeyim de azaltayım da, bitireyim yavaş yavaş." dedim, hazır ara sınavları da geride bırakmışken.

Kanal D'de haftaiçi sabah programı olarak yayınlanan Aramızda Kalmasın programına Kerimcan Durmaz'ın konuk olduğu kısımı içeren videoyu izlemeye başladım. Kerimcan Durmaz, birçok kesim tarafından sevilen ve bir o kadar da sevilmeyen bir fenomen. Ben sevenlerden tarafım, dinlediğim programlarda değme artistlere ve şarkıcılara taş çıkartacak bir saygıyla konuşuyor. Ayrıca samimiyetsiz şarkıcı ve oyunculardan daha samimi ve doğru bir karakter olarak geliyor. İşleri yolunda gitsin hep inşallah...

Neyse, cümleye gelelim. Dövmelerini gördü sunucular, ayağında idi sanırım; İngilizce olarak "Everybody dies but not everybody lives." yazıyormuş. Gerçekten çok hoşuma gitti bu söz de. Hayatını kendisi yönetmeyenler yaşayamaz bence; bir şeylerin peşinde koşturmaktan vazgeçenler, kendini ve yaratılanı yaradandan ötürü sevmeyenler de öyle... Hepimiz bu üç hatayı yapıyoruz çoğu zaman, yaşamayı unutuyoruz. Size göre, kimler yaşamayı unutanlardır?


= The pessimist complains about the wind; the optimist expects it to change; the realist adjusts the sails. William Arthur Ward.; (Karamsar rüzgar hakkında şikayet eder; iyimser değişeceğini umar; gerçekçi yelkenleri ayarlar.)



Bu cümlenin yazılı olduğu üstteki resmi ne zaman aldığımı hatırlamıyorum ama bilgisayarda 1-2 ay kadardır olduğunu biliyorum. Ben fazla iyimserim galiba, şikayet etmeyi sevmiyorum ve tercih de etmiyorum epeydir. Ama iyimserliğimi, yani bir şeylerin değişeceğini umuyorum uzun zamandan beri.

Ama bir o kadar da gerçekçi olduğum bir dönemde, birçok şeye daha da canla başla sarılmış haldeyim. Yani bu aralar yine bir yandan iyimserliğimi sürdürürken, bir diğer yandan gerçekçiliği de devreye soktum. Planlarım, hayallerim ve olmasını istediklerim için daha da fazla çabalıyorum... Sizler hangisisiniz? Karamsar mı, İyimser mi, Gerçekçi mi? :)


Ve Son; 04.12.2016-Cumartesi; Her şey bitmek için başlar.

Ve en son iki gün önce karşıma çıkan bu sözü, bu yazı için kullanacağım diye kaydetmiştim. Zira her şeyin bitmek için başladığı gibi, bu da bitmek üzere başlayacaktım, başladım... :) Yorumlarınızı bekliyorum...

Sevgiler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...