16 Mart 2014 Pazar

Not Aldım Veya Not Ettim - #8 - Umut Hep Var


Not Almak Veya Not Etmek... Bu yazı dizisinde hayatımın içinden not aldıklarımı, sevdiğim veya hoşlanmadığım şeylerden not ettiklerimi, düşüncelerimi ve kaydetmek istediklerimi göreceksiniz... :)

Daha önceki "Not Aldım Veya Not Ettim" yazısı altında notlarımı okumak isterseniz buraya tık tık... :)


Bir hafta daha bitti, ve haftanın notları ile buradayım. :) Bu hafta hareketli geçen bir haftaydı, özellikle de ülkemiz için... Gezi parkı'nda yaralanan bir gencimiz daha öldü bu hafta. Fazla bir şey demeyeceğim ama çocuklarımız ölmesin istiyorum. Kimse öldürülmesin istiyorum ülkemizde ve tüm dünyada... Bu konuda bu hafta yazdığım yazıları okumak isterseniz burada ve burada bulabilirsiniz...


Bu haftanın notları, geçtiğimiz haftaki kadar çok değil. Hafta biraz olumsuz başladı bu hafta. Ama olumlu bitti, şükür... Şimdiden yeni hafta için güzel bir hafta olsun diliyorum. :)


-Kök Hücre'de umut veren bir gelişme var; :)



İlk notum, bu akşamki haberlerden aldığımız mutlu bir haber hakkında. :) Kök Hücre'de umut veren bir gelişme var. Kök Hücre nedir diye soranlara, kök hücre sağlıklı hücreler oluşturarak henüz tedavisi olmayan hastalıklara tedavi bulma amaçlı çalışılan bir tedavi yöntemi. Henüz Kas Erimesi vb hastalıklar için tam olarak kesin tedavi yöntemi oluşturulamadı. Ancak birçok hastalığa tedavi yöntemi olmuş bir tedavi yöntemi... :)

Bir süredir haberlerini alıyorduk yine. Kontrol olduğum Hacettepe Üniversite'sindeki bu konuda uzman profesör, insanlar üzerinde tedavinin denenmeye başladığını söylemişti bir yazısında. Ancak 1 kişide dahi iyi sonuç vermese, yenilenmesi gerektiğinden yenilenmişti diye biliyorum...

Bugünkü haberde şöyle dedi Prof. Dr. Erdal Karaöz (Kocaeli Üniversitesi Kök Hücre ve Gen Tedavileri Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü); "Kök Hücre tedavisi Kas Erimesi hastalarında uygulanmaya başlandı. Çok kişi üzerinde uygulanıyor. Hemen kalkıp yürüme sağlanmadı ise de, çok olumlu sonuçlar alıyoruz. En geç 10 sene sonra tedavi olarak kullanacağımızı düşünüyoruz." :)

Kök Hücre gelişiyor, ve umudumuz böyle haberlerle, hiç azalmadığı halde, daha da çoğalıyor... :) Umarım cümlemiz için allahım güzel ve hayırlı haberlerle tedavimizi verir diyorum. Benimle beraber tüm tedavi bekleyen hastalara acil şifalar diliyorum. Allahım büyüktür, umudumuzu yitirmek yok... :)


-Haftanın Sözü, Cemalnur Sargut'tan;

Bu hafta Gülben Ergen'de Cemalnur Sargut konuktu yine. Bazı bazı sohbete alıyor Gülben Ergen programına, sohbetini, duruşunu ve düşüncelerini sevdiğim bir tasavvuf araştırmacısı ve yazar kendisi. :) Not olsun, kitaplarını okumayı istediğim yazarlardan biri... :)

Bu haftaki programda dedi ki, birinin telefonu üzerine; Ayet-i Kerime der ki; "Sana affetmek yaraşır. Ama anlayışsızsa yüzünü çevir." Aslında hayatımda zorunda kalmadıkça kimseye yüzümü çevirmedim. Ama birkaç kişi var böyle. Kendimi kötü hissediyordum bu konuda. Her ne kadar kırılmış da olsam, acaba doğru mu yaptım diyordum yine de... Ama evet anlayışsızdılar bu zamana kadar yüzümü çevirdiğim kimseler. Cemalnur Sargut'un söylediği bu sözü duyunca, içimdeki "Kırgındım ve bir yol katedemiyorduk böyle." diyen yanım tekrar ağır bastı... 

Bazen doğrusunu yaptığınızı bilseniz de, onay gibi değilse de doğrulanmak doğru olanı duymak istersiniz... İçimi karartmanın bir manası yok. Olması gereken buydu; ben yüz çevirmesem de sadece arama sorma olmadan gidecekti yine bazılarıyla biliyorum. Ve ben anlayışsızlığa gelemiyorum, hele hele anlamazlıktan gelinmesine. Bu çok ama çok incitici, umursanmamak ve önemsenmemek... 


-Kavuşma Dolu Haftasonu...

-Yeğenim geldi bu hafta. Dün kavuştuk birbirimize yine sonunda. :) 2 aylık aranın ardından, babaannesigil gitti ve Kağan'ım bize geri döndü. :) Ara sıra görüşüyorduysak da, bir aradaki gibi olmuyor tabii. 2 gündür hasretimizi müthiş gidermeye başladık. Ve Yeğen öyle böyle özlenmiyor, her aile bağı ayrı ama yeğen de bir başka bunu bilir bunu söylerim... :) Gelişi ile ilgili burada yazı yazmıştım dün...

-Bugün de Kağan ile dolu dolu, oyun oynamalı bir gündü. Kağan'a kadar, hiçbir çocuğun büyümesini ve değişmesini yakından izlememiştim. Kuzum benim, çok sık görüşmeyeli, baya büyüdü canım. :) Şimdi ufak tefek uyum sorunu var, elbette bulunduğu ortam da, yetiştirilme biçimi de değiştiriyor bunu. Ama bir şeye çok seviniyorum; o da Kağan'ın bizi unutmayışına ve bize karşı bakışına ve gülüşüne... :) 

- Ve evet itiraf ediyorum; Kağan eve geldiğinde çok mutlu oluyorum. Daha güçlü, daha dinç hissediyorum. Bir çocuk dahi deseniz, evin havasını neşesini ve dünyanın havasını daha da güzelleştiriyor bence... Evimizin neşesi diye boşuna demiyoruz çocuklarımız için... :)


- Travis...

Haftanın son notu olarak, Travis'ten bir şarkı ekleyeceğim sizlere. Travis, 1990 yılında İskoçya'da kurulmuş bir Rock grubu. Bundan 5-6 sene önce keşfettiğim bir gruptu kendisi. Dinlemekten keyif almıştım o zamanlar. Hala da dinleyince hoşuma gidiyor. Bu hafta yine aklıma gelip, çoğunlukla Travis dinleyince bunu da paylaşmalıyım dedim bugün. Ben "Closer" şarkıları ile tanımıştım bu grubu. Ama Hit Me Baby One More Time ile de bilirsiniz belki bu grubu. En iyisi klip olarak da şarkı olarak da sevdiğim bir diğer şarkı "Sing" i paylaşayım. 

-Çok ters bir köşe oldu bu sanki. Ama siz diğer söylediklerimi de dinlersiniz artık.. :) Sing benden size gelsin, yeni haftanız mutluluk, sağlık ve kavuşma dolu gelsin. Verimli bir hafta hepimizle olsun... :)




Okuduğunuz için teşekkür ederim, mutlu haftalar. Sevgilerimle... :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...