28 Mart 2014 Cuma

Dünün Ardından


Dün Bu Ülkede Yaşamak Çok Zor demiştim, ve akşamına yine yazarım demiştim. Ama kısmet olmadı, yazamadım. Bugünlerde Ttnet sağolsun, internet epey yavaş. Diğer günlere nazaran bugün daha iyi olan internet hızıyla yazabiliyorum ama bu bile feci yani. Neyse buradayım işte yine... :)

Gelelim düne; dün sabah rehabilitasyondan aramışlar, günümüzü karmaşıklaştırmışlardı. Rehabilitasyonlara gelen parmak izi uygulaması gittiğim rehabilitasyonda yeni uygulamaya geçiyormuş rehabilitasyonumuzda. Gidip parmak izi vermem gerekiyormuş, oysa ki ben Haziran 2013'den beri evde fizik tedavi alıyorum. Kara kara düşünüp durmuştuk, nasıl gider derslerden önce parmak izi verebilirim diye. Zira, bir tek ben verebiliyormuşum sözde, uygulama böyleymiş efendim... :/

Dünkü yazımda bunları anlatmıştım. Bugünkü yazımda da bu yazıdan sonra neler olduğunu, durumu nasıl hallettiğimizi yazıyorum sizlere...


Yazıyı yazdıktan sonra rehabilitasyonunun servisini beklerken, uygulamanın geçen sene ilk başlanan yerlerinden biri olan Akhisar belediyesinde, bedensel engelli düzeyinde olan kişilerin ayağına kadar gidip parmak izi alındığını okudum. Olması gereken buydu diye düşünüyorduk böyle bir yönetmelik çıktığından beri. Ancak sabahtan gelecekleri saate kadar, benim gitmemin gerekliliğinde ısrarcı oldu rehabilitasyonum. İtiraz ettiysek de, yapılacak birşey yok denildi bize...

Akhisar'daki rehabilitasyonun haberini okuduktan sonra tekrar aradık rehabilitasyonumu, saat 3'ü 15 falan geçiyordu. Annemin bu durumu anlatmasının da üzerine birazdan bizi arayacaklarını, Ram (Rehabilitasyon Araştırma Merkezi)'a benim gibilerin bir yakınının parmak izi uygulamasını gerçekleştirebilip gerçekleştiremeyeceklerini sorguladıklarını söylediler. Dediğim gibi, bunlar olurken saat 3'ü geçiyordu. Sabahtan beri; bundan sonra nasıl rehabilitasyona gidebiliriz, ders öncesinde ve sonrasında sırtta indirilip çıkartmalar nasıl olur? Eski halime getirebilir, yine ataklar geçirtebilir mi bu durumlar? Düşünceleri arasında geçti...

Söyleyince belki basit görünüyordur bunların hepsi. Ama sağlık öyle birşey ki, bu hayattaki birçok şeyin tadı tuzu. Bir gitti mi geri geleceği veya gelmeyeceği muamma. Her ne kadar umudunuza ve çabanıza bağlı diye düşünse de bazısı, inanmayı ve umudu elbetteki kesmemeyi gerektirse de...

Ne diyordum; tüm bunlardan sonra bir telefon geldi nihayetinde, 5 dakikaya oradayız 2-3 kişi kişinin yerine parmak izi uygulaması yapılabiliyormuş denildi. Sadece sizi alacağız denildi anneme... İster istemez düşündüm ki, biz ya da bir başkası söylemese bunlar düşünülmeyecek miydi ki? Bir işin içinde olmak, sevsen de sevmesen de hassasiyet göstermeyi gerektirmez mi, hele ki bu durum sağlıksa?

Bu ülkede yaşamak gerçekten zor bazen. 

Düşünülmeyi beklemek saçma değil bence. Hassasiyet duyulmalı böyle işlerde. Ve yapıcı olmalı korumalar, yapıcı olmalı yeni uygulamalar... Yeni gelen bu uygulamaya göre, annem gidip avuç içinin izini verdi. Beklenen parmak izi uygulaması, avuç içi uygulamasıymış meğer. Ne yazık ki hastanelerde uygulanan bu uygulamanın kişilik haklarına aykırı olduğu gerekçesi ile kaldırılmasından sonra, rehabilitasyonlarda uygulanıyor olması bana çok tezat geldi.

Aklımız sorularla dolu olsa da, yapılabilecek bir şeyimiz yok maalesef. Çünkü yeni uygulamaya göre avuç izini basmayan kişi tedavi alamayacakmış... Annemin söylediğine göre, bu uygulamanın tam gidişatı da önümüzdeki haftayla belirlenecekmiş. Göreceğiz ne olacağını...

Şimdi gelirsek son duruma; annem her ders öncesi avuç içi basmaya gidecek rehabilitasyona. Fizyoterapistimi bizim eve bıraktıktan sonra, annemi alıp rehabilitasyona götürecekler avuç içi basmaya... Biz çok değişik bir ülkeyiz aslında. Okuduğuma göre başka ülkelerde fizik tedavi görmeyen kişileri özellikle evine kadar gelip ikna edilirken, ben bizim birçok yerimizde fizik tedavi almayan veya alamayan kişiler olduğunu biliyorum; yanlış doktor, bilgisizlik, imkanın olmayışı ve birçok neden daha...


Ne diyeceğimi bilemiyorum artık. Ülkemin bu kötü durumlarının bir an önce toparlanabilmesini umuyorum sadece. Allahım izin verirse, bu gibi durumlar hakkında elimden geleni yapmayı istiyorum doğrusu. Ülke olarak daha iyi durumlarda olmayı hakediyoruz bence. Sadece olandan daha fazlasını isteyerek başlayabiliriz. Devlet bizim için var, tek değil birlik oldukça çözümlenebilir sorunlarımız... Daha iyi günlere gidebilmeyi diliyorum Türkiye'm için...

Sevgilerimle... :)

*Bu yazıdaki resim internetten alıntıdır. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...