20 Ağustos 2013 Salı

Fotoğraflarla 1 Haftam - #12


Tatilden 1 hafta daha eksilttik bu hafta bitimiyle. Bugün geleli tam 4 hafta doldu. :) Bakalım bu hafta nasıl geçmiş? (Bu analiz etme işi çok hoşuma gidiyor doğrusu) :)

Daha fazla fotoğraf için buraya ,

Diğer Fotoğraflarla 1 Haftam yazılarım için buraya bakabilirsiniz.. :)


Haftanın ilk günü denize gitmek için Ablam, Annem, Babam, Dedem ve Ben hazırlanmıştık. Ancak Kağan engeline takıldık o gün. Uykusunu alamayan Kağan efendinin, öğlen uykusunu bitirmesini bekledik önce. Uyansın daha rahat gideriz denize diye. 

Sonuç uyandığında bu resim çıktı. Yanıma çağırdığımda gelen Kağan, fotoğraf çekmek için telefonu ona doğrulttuğumda önce kameraya baktı, sonra da oturmaya yeltendi. :) Sonuç; fotojenik Kağan... :)


Bu da benim fotojenik annem ve babam. Ablam gitmeden önceki Antalya'da ailecek son akşam sefamızdan... :) Balkon sefası ve akşam sefası, aile ile birlikte iken güzeldir. Ve evet, ailem yanımdaysa o zaman bana bayramdır. :)) 


Ablamın sabahına gittiği gün, akşama kirvemizgilde misafirlikteydik. Bizde kirvelik vardır, bilirsiniz sünnet edilirken sünnetlik çocuğu tutana kirve denir. Kirve olmasını istediğiniz kişiyi, iyi dost veya akrabalarınızdan seçersiniz. 

Kirvelik kuruldu mu, aile gibi bir bağ kurulur. Kirvelik güzeldir, ailen gibi sayıp sevdiğin güvendiğine çocuğunu emanet etmek gibidir. Kız alınmaz ve kız verilmez kirvelere. Öyle bir bağdır ki, sürer gider. :) Kağan'ın kirveliğinin de adı koyuldu bu geldiğimizde. :)
Allahım güzel muhabbetler eğlesin...


Çarşamba günü akşamı misafirliğimizde birkaç zamandır mutlu olduğumu hissetmiştim. Öylece bir fotoğraf çekindim. Tatil yeni mi başladı bilemedim. Ama tatil ve şehir değişikliğinin iyi gelmeye başladığı zamanlar geldi. Yine de evimizi özlemeye başladım bu sıra. Ve biliyorum ki, kalabalık ile sevdiklerinle bir arada isen birçok şey öyle güzeldir...


Bu da Murat abimin akvaryumu ve balıkları. 3 tane japon balığı var içinde. :) Geçen sene üstteki balık vardı sadece, alttaki iki balık bu sene gelmiş sanırım. 

Ben bir balığı hiç böyle büyütemedim, benim için büyük bir eksiklik. Balık büyütmek sabır ve emek isteyen işlerden biri bence. Ve eniştem ve Murat abi bu konuda ustalaşmışlar bence. :)


Ve bu hafta başladığım Serdar Özkan kitabından bir alıntı, "Bildiğimiz bir yere giderken kendi yolumuzu, kaybolduğumuz zamansa Tanrı'nın yolunu takip ederiz." Güzel söz değil mi sizce de?


Bu da Ayran Aşı Çorbası... Misafirlikte 2 gün 2 gece kaldık. Tatilin enfes anlarındandı o 2 gün. Ellerine sağlık, bizde yazların vazgeçilmezi Soğuk Ayran Çorbası yapmışlardı ilk gündüz. Sahi siz bilir, sever misiniz Ayran Çorbasını? Ben kendisini çok severim de... :)


Bu da Ata'nın bisikletine binen Kağan. Bisiklet üzerinde Kağan hoşumuza gidince iyice, fotoğraf çekip ilk bisikletini biraz daha büyüdükten sonra ben almaya karar verdim. :) Kırmızı hayranı yiğenim, aynı teyzesi. :) 


Bir misafirlik sabahında, Annem ile Babam bu durumdaydı uyandığımda. Sabah kahvaltısı yedirme çabası içindeydiler. Annemin kucağında Kağan Efe, Babamın kucağında Elif Masal... İşte Kağan ikiz olsaydı aynı böyle durumda olacaktı dedim birçok sabah annemlerin hali. :)


Tanıştırayım Korsan Jack Sparrow ve Papağanı Gogo ile fotoğrafımız, Antalya Akvaryumdan. :) Cuma günü Meryem ile 2. defa Antalya Akvaryumda idim. Korsan ve Papağanı ile tanıştık ve bir de fotoğrafçıları ile. O kadar içten ve candandılar ki, muhabbetleri çok güzeldi. :) Selam olsun tekrardan, üçüne de. Bana o günün unutamayacağım anısı oldu. Ve o gün, korsan beyin yardımı ve cesareti ile papağanı tuttum ve sevdim. Çok güzel bir duyguydu, tekrar teşekkür ederim. :)


İşte Antalya Akvaryum'dan Meryem ile ben. Yeniden aynı yerleri gezmek o gün sıkıcı gelmedi bana, aksine daha da eğlenceli idi. Meryem ile güzel bir gündü. Umarım geri kalan tatilimizin günleri de böyle güzel ve dolu dolu geçer. :) 


Mutfaktan Annem ve Kağan'ın halleri. Bu fotoğrafla, tatil nasıl geçiyor diye bahsedecek olursak; tatil biraz limoni geçiyordu bu sıra. Arada bazen hala öyle geçiyor da. Yaz vakti halsizlik çekilmiyor ama iyiyim 2 gündür şükür. Kağan iyi olduğunda biz de iyiyiz. Ve sıcaklar artınca hepimiz feciyiz... Dönüşe kadar bu değişik hal ve durumlar devam edecek sanırım...


 Ve tatilin tam tadını çıkarmak mümkün olabilmekte burada, kitap okumakla da. Arada ufak sorunlar çıkıyor olsa da tabii... Kitaplarıma daha çok yoğunluk vermeye başladım mesela tatil başlayınca, yaz başında geçirdiğim rahatsızlıklardan sonra... 

Derim ki hep, tatil benim için arada köşene çekilebilmektir. Gün içinde birçok kez kitabımı alıp köşeme çekilmem mümkün olabiliyor. Daha dün biten (Pazar günü) kitabım Kayıp Gül Ekim Yağmurları'ndan bir alıntıyla sonlandırmak istiyorum bu yazımı; Birbirinizi Sevin, Birbirinize Eğilin... :))

Sevgilerimle... :))

4 yorum:

  1. Merhabalar;
    Blogunuzu yeni keşfettim ve hemen takibe aldım.
    24. takipçiniz benim.
    Bu arada çok hoş bir çekilişim var, muhakkak beklerim :)
    Sevgiler
    http://http://whiteglaze.blogspot.com/2013/08/beyaz-srn-buyuk-cekilisi.html
    twitter: @_gamzeahmet_

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, hoşgeldiniz. Çok memnun oldum. :) Çekilişiniz çok güzel, belki bende katılabilirim. Başarılar diliyorum. Sevgiler... :)

      Sil
  2. "Bildiğimiz bir yere giderken kendi yolumuzu, kaybolduğumuz zamansa Tanrı'nın yolunu takip ederiz."
    güzel sözmüş..
    bıdığın tezgahta oturmuş biberonlu hali harika :) maaşallah

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bende çok sevdim o sözü...

      Teşekkürler. :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...