3 Temmuz 2013 Çarşamba

Haziran'dan Kalanlar, Fotoğraflarla


4 haftayı geçgin bir süredir rahatsız olduğumdan ve henüz tamamen atlatamadığımdan ötürü, yazılarım ile ilgili de sorunlar yaşadığımı öncesinde yazmıştım.

Son "Fotoğraflarla 1 Haftam" yazımı 29 Mayıs 2013'de yazmıştım, burada bulabilirsiniz.

Son 3 haftada yaşadıklarımı kısa kısa; fotoğraf çekmeye sağlığım el verdiğince, canım isteyince çektiğim fotoğraflarla yazayım dedim bu yazımda. Yani bir bakıma "Fotoğraflarla 1 Haftam" yazısı bu. Ama Haziran'ın son haftası da dahil, Hazirandan Kalanlar yazısı oldu bu... Buyrun, 4 haftada neler olmuş fotoğraflarla olabildiğince bakalım. :)

Bol Fotoğraflı bir yazı olabilir! Demedi demeyin. :))



Bilindiği üzere, Haziran ayında az yazı yazmamın sebebi, evimize dönmemizin ertesi günü benim rahatsızlanma halim olmuştu. 4 hafta önce Salı günü akşamı, Babam annemi ablamı beni ve Kağan'ı ablamlardan alıp eve getirdi. Evde Balkon camının ve dış camların değişme işlemleri olacaktı... Sonra geri dönecektik. Ama mümkün olmadı. 

2 gündür halsizlik ve kol ağrılarım, Ablamlardan bize gidene kadar yolda beni huzursuz etse de canımı sıkmamaya ve aldırmamaya karar vermiştim. Tabii ciddi birşey olduğunu bilemezdim. 

Yukarıdaki fotoğraf evimize geldiğimiz gece, Salona Kağan'a yer yatağı açıldığı esnada tarafımca çekildi. :)


Ve ertesi güne ağrılarla uyandığım halde bile, evimde olmanın keyfini çıkarma uğraşında olan ben ve biricik ablacığım. :) Tabii tahmin ettiğim gibi olamadı sonrasında. Ama böyle güzel bir poz çıktı ortaya; Abla-Kardeş, Çiğdem ve Didem... :)



Aynı gün babam ile yeni arabamızın işlemlerini tamamlamak üzere, Emniyet'e Vekalet vermeye gittim. Arabada babamı beklerken gittikçe artan tüm ağrılarıma ve halsizliğime rağmen, saçlarımın ve yüzümün halini güzel buldum ve fotoğraf çekinmeye sığındım. Açıkçası epey oyaladı beni bu durum. :)

Ve bu fotoğraf, Cuma gününe kadar çekildiğim son fotoğrafım oldu geçen süre zarfında. :) 


Artan ağrılarımdan ilerki günlerde, akrabamız Sakine teyzenin Nazar Duası ile rahatlama çabasında iken, Kağan'ın şu görüntüsü görülmeye değerdi. :) 

Ve ben Nazar'a inanırım doğrusu. Her ne kadar bu durumumun Nazarlık olduğuna inanamamış da olsam...

O nazar duası beni rahatlatmıştı yine de. İç sıkıntılarımı giderdi, kendime daha iyi telkin yapabilme yetimi çalıştırmama yardımcı oldu yeniden. Benim annem tarafından da duam eksik olmaz zaten, Allahım eksikliğini vermesin... Dua iyidir. :)


Rahatsızlığımın ardından ilk Cumartesi gününe beni kontrol etmek üzere Tamara Abla geldi, fizyoterapistim. Şişlerimin kasları tuttuğunu, şişliklerim inince düzeleceğimi, korkmamamı ve üzülmememi, yoksa daha kötü olabileceğini söyledi. 

Hem rahatladık hem de basit bir şey olmadığını bir daha anladık... Ve Balkon camlarımız takıldıktan sonra, evimizin en sevdiğim özelliği olan şu görüntüye bakarak, Tamara ablanın dediklerini düşündüğümü hatırlıyorum. :) İnsanın evi gibisi yok... 


Ve bir yandan annemle konuşurken, bir yandan da şu güzel bulutları izlerken, bir surat gördüm bulutlar arasında. Sonra bu fotoğrafa yansıtma çabasına girdim. Bir işaret gibiydi sanki. Bana gülümseyen bir suret. Sevimli bir hayvan ya da sadece cidden bir suret. :)

Annemin de dediği gibi; Sanki gülümsüyor ve kulakları da var. :))



Ve günün birinde otururken sanırım 1-2 hafta öncesi; Ailecek biraz toparlanma uğraşında olduğumuz ancak henüz sadece moralmen düzelmiş olduğumuz bir gün, şu güzel görüntü yansıdı telefonumun kamerasına. :)

Kağan'ım ve Annem... Ve Ailem iyiki varsınız ya. :) Maşallah hepimize...


Bu görüntü de, diğer bir muhteşem ikili Kağan ve Babam. Yenir bu ikili de, de mi ama? :) Kağan olmasaydı hepten bırakır mıydık kendimizi emin değilim, ama epey bize neşe ve moral kaynağı olduğu aşikar... :)


Bu görüntü de; Annem ile ilk adam akıllı uyku uyuyabildiğimiz (diğer günlere göre biraz daha az uyandığımız) gecenin sabahında, Balkondaki manzara izleyen Kağan'ın görüntüsü. Nasıl iç ferahlatıcı geliyor hala bilemezsiniz. :) Uyuyamamak felaket yoruyor insanı, her türlü... 

O bir gecelik uykudan sonra uyuyamadığım birçok gece daha oldu. Sonrasında 2 hafta daha kadar, zorlandığımız günler de devam etti. Ama diğer günlere nazaran biraz daha az ağrılı idi...


Rahatsızlığımla neredeyse eş zamanlı şekilde, Evde iş bulma isteğim gerçekleşti bu arada. Geçen zorlu 1 ay içinde, güzel olaylar arasındaydı bu da... :)


1,5 hafta öncesinden bir görüntü bu da. Ben bir yanda ellerimi biraz toparlamanın keyfini, eskiden işlediğim bir kumaşın işe yaramıyor olduğundan ötürü, boncuklarını sökerken çıkardım. Hatası çoktu ayrıca, işlememin. :) Ve manzaram da güzel mi güzeldi o esnada. :)


Bu fotoğrafla diyebilirim ki; Kağan bizim, ailemizin neşe kaynağı. Ve Ailem benim bu hayattaki değerlilerim. İyiki doğurmuşlar bizi de, bu tatlı bıdığım da bizim ailemize bahşedilmiş Allahım tarafından. :)


Rahatsızlığım ortaya çıkınca, bu yaz tatil planı az kaldı suya düşüyordu. Kötü durumda iken birbirimizi ailecek zorlamak epey kötü olacaktı. Bir sabah kalktığımda, güneşle aydınlanan günün bu güzel sabahında şu yatı görmek beni, "Ne olur çabuk toparlanabileyim." dileğini dilememe sebep oldu yeniden... Yaz aşkı bu sene içimde çok büyük çünkü, aileminde benimde dinlenmeye ihtiyacımız var... :)


 Geçen Pazar başlayan, manzara eşliğinde tavla müsabakalarımıza babamla başlamış bulunduk. Evimizden uzak kalınca, epey boşlamıştık bu durumu. Güzelleşen günler ve durumlar ile yeniden başladı bu güzellikler. Allahım ağız tadımızı bozmasın cümlemizin... :) 


Geçtiğimiz hafta başında aklıma bu an geldi, telefondaki resimleri karıştırınca yine. :) Geçen sene Temmuz ayından, Hz. Mevlana Ziyaretimizden bu görüntü. Gidilmesi ve görülmesi gereken yerlerden. Annemle bir yapmayı istediğimiz madde daha gerçekleşmiş olmuştu o gün. Yazısını yazmaya uğraşacağım, önümüzdeki günlerde...


Ve haftalık iznine gelen ablam ile yeğenlerin tatlısı. :) Geçen haftaki görüşme esnalarından. Kağan artık bizimle. Ablam çalıştığından ötürü, sütten kesildiğinde bizimle kalacak demiştik, geldi o zamanlar da işte. :) Anne ve Babası ile özlemleri üzüyor elbet, ama izin günlerinde gelmeye çalışıyorlar. Eh Kağan büyüyene kadar bir süre böyle... :)


Cuma günü, günün özeti buydu. Öğleden sonramız Şevket Yılmaz Araştırma Hastanesinin, Acil Gözetim Odasında geçti. Bir önceki akşam tüm vücudumda alerjik leke, kaşınma ve devamında kabarma oluştu. Sabun ile kaşıntımı biraz dindirip, sabah hastaneye gitmek üzere yatmıştık. Bu seferde gece uykumdan yüzüm gözüm şişmiş (silikonlu gibi) uyandım. 


Sonuç kendimizi ertesi güne hastaneye gitmek üzere programlama oldu akşamdan. Tüm bu 3,5 haftanın sıkıntısının içten gelen büyük bir alerji olabileceği düşünüldü bundan sonra. Elbet değildi öyle birşey. Ancak Serum tüm vücudumdaki güçsüzlüğü aldı götürdü, içindeki ilaç ile. Şimdi daha da iyiyim. Vücudumdaki mikrobun %90'ı gitmiş gibi. Şükür, iyiyim sanırım. Toparlanma artık daha net başladı serumdan sonra. Herkese acil hayırlı şifalar versin Rabbim.


Bir süredir bu da geçecek diye telkinlerde bulunuyordum kendime, bulunduğum durumdan ötürü. Nihayet 2,5 hafta sonra düzelme baş gösterdi. Ancak onca uykusuzluk ve ağrı beraberinde yorgunluğu getirdi. Toparlanmam yavaş yavaş başlamışken, garip bir alerji cereyan etti. O alerjik durum sayesinde verilen ilaçlı serum, vücuduma direnç verdi. Buradan tekrar bana inanan ve destek veren herkese teşekkürlerim... Mutluyum ve paylaşmak benim için çok büyük bir şey. Yazmak, konuşmak benim için yaşamın bir parçası demek bilen bilir. O yüzden bu fotoğrafı paylaşıyorum...


Böyle sedyede yatıyor olmama bakmayın, o sırada ilaçlı serum her dakikasında beni yenilenir gibi hissettirdiği için  o gün, bu rahatlama görüntüsünü çekti Babam. 17 gün kadar sonra ilk görüntüm. Ve İyi olduğumu bilmenizi isterim. Serum ile kanımı temizlediler alerji ve mikroplar epey gitti. Ayak Şişlerim de daha iyi. Şimdi daha dinç haldeyim. Allahim bir daha göstermesin inşallah. Cümlemize sağlık versin herseyden önce. Toparlanma süreci daha da güzelleşiyor artık. Bana destek ve yanımda olan herkese teşekkür ederim. :))




Aynı gün, yeni aldığımız arabamıza da binme fırsatım oldu hastaneye gitme sebebimizle. Şüphesiz ki; o günün en güzel olaylarından biri de oydu. Benim durumumdan ötürü arabaya binememiş olmam, ailemin arabayı aldıklarına sevinememelerine sebep oldu. Arabayı aldık ama tam olarak anlayamadık bu sebeple. İçim rahat değildi o yüzden. Şimdi içim de rahat. Allahım ağız tadıyla ve kazasız belasız sürmeyi binmeyi nasip etsin inşallah.

 Ağrılarımdan ve halsizliğimden ötürü evin içinde bile bir yerden bir yere götürmekte zorlanıyorlardı. O güne kadar da bir kere acile ambulans ile gittik, onun harici evden çıkamadım. Neyse, şimdi hepsi geçti. Daha iyiyim şükür. :)


Cumartesi günü ilk Oriflame siparişlerim geldi bu arada. Evde iş bulma isteğim gerçekleşti gibi görünüyor, şimdilik. Umarım bu işin devamlılığı sürer böyle. :) En yakın zamanda, bununla ilgili bir yazı da yazacağım. :)


Ve bu Pazar'ın fotoğrafları sırada. Kağan ve Annemin kuzeni Toprak... Evet Annemin kuzeni, Annemin küçük teyzesinin oğlu. :) Kağan'ın yaşıtı ve oyun arkadaşı... Bize çok iyi anlaşacaklar gibi geliyor. :)


Ve Babamın kucağında Kağan ile Toprak... :) İkisi de yemelik. Bu Pazar Toprakla, Annannemler bize geçmiş olsuna gelmişlerdi. Sonrasında böyle güzel bir poz çıktı, babam ikisini de severken. :) 

Benimde kuzenimle Dedemin, Annannemin ve Dayımın kucaklarında pozlarım var. Hey gidi... Bu da Kağan ile Toprak'ın babamın kucağındaki pozları... :)


İşte öyle böyle bir Haziran'da bitti. Bu sene yazı çok sabırsızlıkla beklerken, Haziran nasıl da uçtu gitti anlayamadım. Bir an önce Temmuz olsa da Antalya yolculuğu başlasa heyecanındayız şimdi.

Haziran çabuk bitti gitti. Daha doğrusu bu hastalık sebebi ile nasıl bitti anlayamadık. Gerçi Temmuz da geçer, gelir yolculuk günümüz. Zaten ne kaldı ki şunun şurasında 20'sine, bugünden itibaren 17 gün. :)

Sevgilerimle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...