2 Mayıs 2015 Cumartesi

Biri Düğün Yemeği Mi Dedi?


Bildiğiniz üzere başladı düğün merasimlerimiz Perşembe gününden itibaren. Perşembe günü kız kınası vardı, dün ise erkek evinde yemek... Ben gitmeyecekken, dün birden kendimi orada buluverdim. Ama gittiğime de değdi, cidden eğlencesi bol güzel bir yemekti...

(Üstteki resimde; sol üstte yanımda kuzenim Gizem var, diğer 3lü çekindiğimiz resimde de Aysel ablamla biz varız. Aysel ablam, annemin kuzeninin eşi oluyor... Yemek eğlencesinden :) )

Biz gittiğimizde halaylar çekiliyordu zaten; yemek zamanı geldi yemekler yenildi, sonrasında halay zamanı geldi yeniden. Herkesin memleketinin oyun havası başka güzeldir. Bize de halaylarımız bir başka güzel geliyor... Dün izlemeye doyamadım resmen bizimkiler halay çekerken.


Benim izlemekten en zevk aldığım halay; klasik sakin halaydan uzaklaşıp, hızlanarak, ayak figürlerini çeşitlendirerek ve alkış figürleri de katılarak çekilen halaylarımız... Dün her biri vardı; sakini, hızlısı, figürlüsü, figürsüzü... Sonrasında oyun havaları eşliğinde coşmalar. Dün uzun zaman sonra, davulun ve zurnanın sesini duymak bu kadar garip şekilde içimde oynama hevesimi yeniden körükledi. Oynamayı seven biriyim ben. Duramadım, bir saatten sonra oturduğum yerde oynamaya başladım bende. :)


Tam bana göre bir eğlenceydi; öğlen 2'de başlayıp akşam 10'30'a kadar devam etti. Oynamalar sürdü de sürdü yani. Akşam vakti gelince, sazını alıp mikrofon başına Elif yengemin yeğeni Barış abi geçti. Saz ve türküler eşliğinde oynamalar başladı. Yer yer eşlik ettik şarkılara, yer yer alkış tuttuk. Allahım eksikliğini göstermesin, böyle güzel günlerimizin ve sevdiklerimizin...


Resimdeki güzel kız, Annemin kuzeni Malik abimin ve eşi Aysel ablamın ortanca kızları. Dün düğünde yanyana oturduk; günün dedikodusunu da yaptık, videoları ve resimleri de beraber çektik. Ben dün o davul ve zurnanın sesinin içinde, bağıra bağıra şarkı da söyledim, yer yer zılgıtta çektim. Dün öğrendim zılgıt çekmeyi böylece. :D Sesli bir ortamda, bağırmak ve zılgıt çekmek acayip rahatlatıyormuş insanı. Sinem ve diğer kuzenim Gizem de, zılgıt çekmeyi öğrenmeme vesile oldular böylece. Gizem sağolsun eğitti beni. Halay anına çok yakışıyor nedense... 

İşte böyle... Düne dair, geciktirmeden yazayım dedim bugün. Dün aklımda yer edindi benim. Benim için, açık havada yapılan eğlencenin yeri bambaşka. Bilmiyorum neden ama; böyle samimi tarz eğlenceler, çok ama çok mesut ediyor beni. Bu arada eklemeden çıkmayayım, Sivaslıyız biz. Annem de babam da Sivaslı... Sivas'a bir kere de gitmiş olsam, Gemlik'te de doğmuş olsam, yine de Sivaslı sayılıyormuşum... Öyle dediler bana hep, e bende bunun farkındayım. İster istemez kanım da kaynıyor yöremizin oyunlarına baksanıza... :)


Velhasıl bugün ise düğünümüz var. Fırsatını bulmuşken, daha da hazırlanmaya başlamamışken yazayım bu yazıyı dedim. Neme lazım, akşama da yarına da yazı yazamayabilirim... İzninizle ben hazırlanmaya da başlayayım artık yavaş yavaş bir yarım saat kadar sonra. Bizim kadınlarımızın hazırlığı uzun sürer, benimkisi çok uzun sürmese de, işimi sağlama alayım ben. Mutlu günler ve mutlu haftasonları dilerim, sevgilerimle... :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...