31 Mayıs 2015 Pazar

3 Yıldır Beklediğimiz Kavuşmamız...

Dün 30 Mayıs 2015'ti, beklenen kavuşma günümüze kavuştuğumuz gündü. 3 sene önce dün; kep atma törenimizin yapıldığı, o güzel ama -ayrılacağımız için de- bir o kadar hüzünlü günün 3. sene-i devriyesine denk geldi kavuşmamız. Tesadüf diyorlar, ben tesadüfe inanmam her zaman. Bu güzel bir mesajdı da aslında bize bence. 3 yıl önce ayrıldığımız vakit, ailecek gidip gelme sözü vermiştik birbirimize. Fırsatı bulduk, sözümüzü tuttuk nihayet. Devamı da gelecek inşallah. Allahım ayırmasın, bir ömür beraber nice sohbetlerimiz ve nice vakitlerimiz olsun inşallah dostlarımızla... :)


 Bugün saat 14.00'e kadar İstanbul'daydım, şimdi Gemlik'teyim. Biraz buruk ama enerji doluyuz... :)

3 yıldır beklediğimizi, nihayet dün ve bugün gerçekleştirdik. İki dost ve iki aile bir araya geldik yeniden. Bugün öğlen 2'ye kadar İstanbul'daydık ve geleli kaç saat olduysa da aklımdan çıkartamıyorum, geride kalan müthiş 1,5 günü. Sındırgı'dan edindiğim sağlam dostlarımdan olan Pelin'im ve ailesiyle görüşebilmek çok uzun zamandır fırsat oluşturup gerçekleştirmek istediğimiz bir eylemdi. Nihayet gerçekleştirebildik; darısı kavuşamayanların başına dedik ve doya doya dünün-bugünün tadını çıkarmaya uğraştık.

Çok mutluyum yine, bir kez daha sevdiklerimizle bir aradaydık çünkü. Ama içimiz buruk ayrıldık  ister istemez, 3 yılın ardından -19 saat- bir aradaydık. Şok gibi bir şeydi biraz, bir süre inanamadım Pelinimle yan yana olduğumuza. 3 senedir konuşmayı çok şükür hiç kesmedik, gerek internet gerek telefon ile sürdürdük. Ama bu beraberlik hepimize büyük bir moral ve enerji oldu... Yan yana olmak çok başka, doyamıyor insan hemen... :)



 İstanbul'a gitme amacımız, Annemin teyze kızı Neslihan ablamın düğünüydü. Düğün zamanı ve yeri çok önceden belliydi. Ama benim ve bizim gideceğimiz kesin değildi. Trabzon'daki ikinci düğüne gitmek planlarımızdaydı, ona da sadece annem gidebilecekti. Ama durumlar ve şartlar değişince, Annem ve Babamla İstanbul'daki düğüne gitme planları yaptık... Hal böyle olunca, beklenen fırsat elime geçmişti. Önerimi sundum ve amacımıza kavuştum...  Ve belli olur olmaz, Pelin'lere haber verdim; "Düğün sonrası sizle olmak istiyoruz" demek çok güzeldi. Çok istedik ve oldu çok şükür... :)

Şanslıydık ki düğün Cumartesi 12.00-17.30 saatleri arasındaydı. Saat 18.30 gibi, Gemlik'ten beraber geldiğimiz akrabamız Sakine teyzemi de alıp düğünden çıktık ve Pelin'lere doğru yola koyulduk. Böylece de haftasonunun büyük çoğunluğunu bir arada geçirmemiz için fırsatımıza kavuşmuş olduk düğün sonrası. Ve bu sabah da, Gemlik'ten geldiğimiz kadro ile evimize geri döndük...


Resimler dönüş yolculuğumuzdan...

(1) Dün saat 19.00 sularında kavuştuk Pelin'imle ve ailesiyle. Bugün yan yana uyuyup uyanmışken, Pazar kahvaltımızı yapmış ve güne devam ediyor haldeyken, ayrılmak kolay olmadı tabii; Saat 2'den sonra çıktık yola, Pelinimle Mustafa bizi dün aldıkları yere kadar bıraktılar önce. Orada tekrar vedalaşmak kaçınılmazdı yine.
(2) Saat 14;20 sularında bindik Yalova'ya gitmek üzere vapura.
(3) Vapur'da hüznümü yaşarken, Pelin'imin kitaplığından aldığım kitapla geçtim Yalova'ya. Burukluğumu biraz da olsun dindirdi.
(4) Ama Orhangazi'yi geçene kadar içim bir buruk kaldı nedense. Sonrası gülümseyerek ve sohbetlerimizi yan yana oluşumuzu düşünerek geçen bir yolculuktu. Ve bol sohbetlerle elbetteki...

Değerlendirmesi çabuk bitmeyecek dolu dolu bir düğün, ardından dolu dolu bir kavuşmalı 1,5 gün geçirdik. :) Ve şimdi bu kavuşmanın devamı da gelecek inşallah diyoruz. Bu bir başlangıç olsun, görüşmelerimiz devam etsin, özlemlerimiz uzamasın... Dünden bugüne öyle güzel anılar biriktirdim ki yine, unutamam.

Pelin'imin ve Bahar teyzemin yaptığı yemekleri, ettiğimiz sohbetleri, Pelinim ve kardeşi Mustafayla dayanabildiğimiz kadar uyumayıp gecelediğimiz her türlü sohbet ettiğimiz dün geceyi, sabah ettiğimiz kahvaltı sohbetinden ve Mustafa'mın ellerinden içtiğimiz güzel kahveden bir kez daha şunu anladım; dostluklar aramakla bulunmuyor, sahip olduğumuz gerçek dostluğa sımsıkı sarılmamız gerekiyor. Hayatımda bunu var etmeye çalışıyorum, değerli gördüğüm ve değer gördüğüm insanlarla. Ve uzaktan görüşmek özlemi hafifletir gibi yapıyor ama yanında olduğu kadar hafifletemiyormuş. Buruk ayrıldık ister istemez, ama çok mutlu oldum ben bugün. Unutamam, unutmayacağım. Bu bir başlangıç olacak ve görüşmeye devam edeceğiz diyorum. Uzakların bir gün çok çok yakın olmasını diliyorum yeniden, imkanlarımız dahilinde... :)

Not; İyi ki tanımışım, iyi ki yollarımız kesişmiş ve iyi ki varsın dediğimiz dostlarımız; hayatımızdan eksik olmasın. Onların varlığı bize büyük moral ve destek. İlaç oldu İstanbul bana ilaç, içinde sevilecek ne var ki derdim. Benim kalabalıklarım var bilirdim, ama bir türlü gidemezdim çünkü. İşte bu da oldu sonunda çok şükür. Yine olur inşallah... :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...