11 Ağustos 2014 Pazartesi

Fotoğraflarla 1 Haftam - #61


Fotoğraflarla 1 Haftam, her biten haftayı değerlendirmeye çalıştığım bir yazı dizisi. Bu yazı dizisi kimi zaman o haftayı nasıl geçirdiğimi düşünmemi sağlıyor, çoğu zaman da resimlerle sakladığım anılara dönüp baktığımda yazdıklarımla yeniden geri dönüyorum bu yazı dizisi sayesinde...

Diğer Fotoğraflarla 1 Haftam yazılarım için buraya,

Daha fazla fotoğraf için de İnstagram hesabım burada... :)


Antalya'da hastalıklarla başlayıp, hastanelerle devam eden ve Bursa'da da biten bir haftaydı geride bıraktığımız hafta. Yorgun, halsiz ve her an uyku arayışlarıyla dolu bir hafta geçirdik. Öyle böyle yine bir haftayı daha geride bıraktık daha sonra. Bakalım geride bıraktığımız hafta nasıl geçmiş... :) 


Haftaya Antalya'da başladık dediğim gibi. Antalya 2014 tatilimizin son haftasının ilk gününü, öğleden sonra dağ havası almak üzere değerlendirmeye karar verdik yine. Bu ikinci dağa çıkışımız oldu, 2014 yaz tatilimiz içinde Antalya'da. Kağan'ımı da bizi de dağ havası yormuştu o gün yine. Resimde yorgun ve uykuya gitmeden önce son direniş çabalarında Kağan'ım ve annem var. Maşallah...


Salı günü Göğüs Hastalıkları ve Kardiyoloji bölümünde randevum vardı, Akdeniz Üniversite Hastanesinde. Uludağ Üniversitesinde randevuyu geç veriyorlar malum. Akdeniz Üniversitesinde de 2010'dan beri bir dosyam varken orada yaptıralım kontrollerimi bu sene dedik. Kardiyoloji kısmında epey bekledik tabii, doktorumuz 17.30'dan sonra geldi. Sonuçlarım pek iyi değil, ilacım yetersiz gelmeye başlamış. Ama yeni ilacım ile daha iyi olacağım inşallah... :)


Akdeniz Üniversite Hastanesinin şu görünen katları, resmen bana bir öğrenci yurdunu çağrıştırıyor. Bunu resmetmek istedim, Salı günü hastaneden çıkarken. Doktorum şikayetlerimi dinledi Salı günü, testlerimi yaptırmak için gün verdi. İlacımı değiştirmeyi uygun gördü, dediğim gibi. Sonuçlarım pek iyi çıkmadı o gün ve Perşembe günü; çok kötü olmamasına rağmen. Ama yeni başlayacağım ilaç iyi gelecek yine inşallah. Gelmezse de anjiyo dediler. Bakalım kısmet... 


Antalya'da bana nazar değdi son günlerimizde. Çarşamba günü, hastane kontrolümün ilk gününün ertesi, rahatsızlandım. Önce kalp ağrısı, sonra kalp sıkışması, daha sonra da baş ağrısı ve kafa yanması derken, hepsi bir arada epey canım yandı korktum doğrusu. Ama biraz da ertesi güne gideceğiz yine doktora ne olsa diyerek dayanmaya çalıştım Çarşamba günkü acıma... Çarşamba gününü daha fazla mahfetmemeye çalıştım kendimce. 

Bursa'ya kadar sürdü acım ve rahatsızlığım, ta ki düne kadar. Dün sabah terleyerek uyanınca biraz daha iyileştiğimi anladım. Tabii hastanenin klimaları tarafından kaptığım soğuk algınlığını hala tam anlamıyla atabilmiş değilim. Ama birkaç güne bu durumu da atlatabileceğimi düşünüyorum. Ben böyleyim maalesef. Hasta olduğumda tam hasta olanlardan... :)


Perşembe günü hastane işimizi hallettikten sonrasından bu fotoğraf. 2 gün boyunca hastanelerde doktorumu beklemiş de olsak, doktorumun ilgili oluşu ve güler yüzlü tavırları işini severek yaptığını gösteriyordu. Böyle doktorlarımızın varolduğunu gördüğümde tekrar tekrar Ata'ma katılıyorum; Beni Türk Doktorlarına Emanet Ediniz... İlgili olanlara ama bak. İşini severek yapan, azarlamak için yer aramayan ve başından savmayan!


Cuma günü öğlen 1'de yola çıktık Antalya'dan. 2014 yaz tatilimizin bitişini bu resimle duyurdum. Bu resimdeki bölge geçen sene fotoğrafını çektiğim aynı bölge yine. Geçen sene tatil dönüşümüzden, bu seneki tatil dönüşümüze; Yıllar geçiyor işte... :)


Eve varmak zor ve yorucu oldu, biraz da rahatsızlıklarımızdan ötürü geç oldu. Ama şükür ki korktuğum kadar zor olmadı. Gün batımında hala yollarda, saat 22:30'da da evde idik. Evde olmak müthiş bir duygu, şükürler olsun...


Tabii döner dönmez Kağan beyimiz Damla'sına kavuştu. Anne babaya Cuma akşamından bırakamadık, Cumartesi izini iptal olunca eniştemin. Cumartesi günü akşamı ikisi de işten çıktı geldiler ve aldılar kuzularını, Pazar akşamına kadar da olsa. Yavrum herşeyi anlıyor da, bazen verdiği tepkilere hem olumlu hem de olumsuz olarak şaşıp kalıyoruz yine bu sıralar. Şükür yeni haftada daha rahatız gibi. Bakalım kısmet bundan sonrası... :)


Cumartesi dinlenme halinde, Pazar günü de gezme halinde geçti. Dağ havası aldık yine dün, bu sefer bizim buraların deniz ve dağ havasını çektik içimize; Annem, babam, ben, Halam ve eniştem. Ciddi ciddi sorguluyorum, doğaya tutkun olmam nasıl da artıyor günden güne; böcek fobime rağmen. :) Dünün yazısı burada... 

Bizim haftamız böyle geçti, sizin haftanız da güzel geçmiştir umarım. Bursa'ya evimize döndük, eve dönüşler her zaman güzel şükür. Görüşmek üzere, mutlu haftalar... :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...