20 Mayıs 2013 Pazartesi

Fotoğraflarla 1 Haftam - #6


Önceki Yazılarım için buraya bakabilirsiniz. :)

Bu hafta nasıl geçti ki acaba? :)


Haftaya yeni kolyemin heyecanı ile başladım. Pazar gününün 12 itibari ile bitmesiyle, Anneler gününde annemin bana aldığı Ayet-el Kürsi'li kolyem ile fotoğraf çekinmeye başladım; Acaba nasıl duruyor ki? diye. :) 

Pek fazla belli olmuyor şu an ama ben ne zamandır çok istiyordum böyle bir kolyemin olmasını, annemle beraber. Annem sağolsun. :))

Bir sorunum var ama, kolye kaşıntı yaptı bana. bir de biraz kısa geldi boyu. Bugün eniştem izinliydi. Dışarı çıktılar beraber. Annem bugün aldığı yere götürüp, birşey yapılabilir mi boyunu uzatmak için soracak. Umarım yapılabilir. Ben çok sevdim çünkü. Geldiğinde yakından da çekeceğim kolyemi. :)


Yeğenim bu hafta çözdü emekleme işini. Kim nereye giderse, bazen arkasına takılıyor civcivler gibi. :) 

Sanki hiç emeklemeyecekmiş gibi gelirken, onu böyle görmek çok güzel geliyor hepimize. Tabii bir de tavlayı çekmese dolaptaki, bir yerine düşecek diye korkuyoruz. Her yeri dağıtma riski de epey arttı. :) 

Sevimli yaramaz tarzından Kağan... =)


Gökyüzünün Üzerinde 3 Metre kitabını okuyup bitirmemden sonra, Bursa Kitap Fuarı'ndan aldığım bir diğer April Yayınları kitabı olan, Kontratak kitabını okumaya başladım bu Çarşamba. Türü Politik-Aksiyon olan bir kitap. Açıkçası benim pek okuduğum bir tarz değil. Şener Çelik Berkman adlı yazarın kitabı.

Kitabın içinde okunduktan sonra izlenmesi kaydıyla bir Cd'si var. Evet beni çeken de bu özelliği oldu kitabın. Umarım bitirebilirim. Ama aynı zamanda Kahraman Tazeoğlu'nun bir kitabına daha başlama düşüncesindeyim. Hadi bakalım... :)


Çarşamba akşamı annem Evimize gitti, bu hafta yine. Balkona cam yapılması için ölçüler alındı. Annemle babam Cam için anlaşmaya ve sipariş vermeye gittiler. Cuma sabahına kadar da yoktu. Sanırım bir süre de böyle olacak, ablamın izin günlerinde annem eve daha sık gidecek. Temizlikte de beraber gideceğiz, Ablam-Kağan-ben falan... 

Sonuç itibariyle, Perşembe sabahı ablam kahvaltı hazırlarken mutfakta, ben de saçlarımı sevdim kendi kendime. Ve fotoğraf çekmeye başladım, haylazlıkla. Ablam kendimi çekmeme gülüyor bazen çünkü. Ama ben fotoğraf çekmek kadar, çekinmeyi de seviyorum doğrusu.  :)

Ben bu saçlardan nasıl vazgeçeceğim ki yine? =)


Bu da kahvaltı sonrası salonda otururken önden bir poz. İnsanın kendinde hayran olacak bir şeyler bulması fena bir şey değil de mi? Kendimizi sevmezsek, yaşamayı nasıl sevebiliriz ki? Ben böyle düşünüyorum bir nebze de olsa. 

Hem insan önce kendiyle barışık olmalı bence. Birçok bayan gibi, uzun saç seven biriyim ben ya. :) Ama tabii ki kısa saç ile ilgili kendime yakıştırdığım modellerim var kendimce. Kestirince görüşürüz diyim ben en iyisi... =)



Perşembe günü ne zamandır beklediğim film olan Göçebe (The Host) 'yi izledim. 2009 yazında kitabını okumuştum. Ve taa ne zamandır filminin çıkmasını ve internete düşmesini bekliyordum. 

Stepheine Meyer'in kitabından uyarlanarak yapılan bu film, beklediğim gibiydi doğrusu. En kısa zamanda Filmi Olan Kitaplar altında yazısı gelecek inşallah... :)



Kağan emeklemeye başladığından beri, birden reklamlara dönüşüne bayıldığımı farkettim. Dolaba giden Kağan'ın, reklam sesine dayanamayışının görüntüsü... :))


Teyze anne yarısı demişler ya, oğlum olsa bu kadar sevebilirdim yeğenimi. Bir gülüşüyle herşeyi unutabiliyorum... Ağlıyorsam veya üzgün bir hal içindeysem tebessümü yetiyor. Teyze olmanın böyle bir şey olduğunu tahmin etmezdim... 


Ve bu da dünden bir görüntü. 19 Mayıs Genci. :) Bayrağına sahip çıkan bir genç olacak inşallah benim kuzum. Vatanına, Milletine hayırlı bir evlat olacak... :) 

Bu görüntü dün dışarı çıkmadan önceydi. Kırmızıları giydirdi annem ve gezmeye çıktı Kağan iki dedesi ile. Eniştemin babası buradaydı dün. Babam da bizimleydi. Dün ile beraber geçtiğimiz hafta böyle güzel geçti işte.  :)

**

Bugün ise sabah annem ve ablam ile güzel bir kahvaltı ile başladık haftaya. Ve ablamı işe gönderdikten sonra, burnumun kanaması ile devam ettik güne. Şimdi iyiyim. Burnumdaki bir damarın çatlak olmasından dolayı, ara ara kanamam oluyordu zaten birkaç senedir. 

2 aydır kanamıyordu burnum. Sonunda vakit geldi bugün. Yine kan kaybettim ama kanaması beni rahatlattığı için mutluyum doğrusu. 1 ay dolana kadar başım daha hafif döner en azından... :)

Ve bu hafta; son 2 hafta kalan finallerime çalışmalarımı hızlandırmaktan ibaret olacak çoğunlukla. 

Hepimiz için Güzel ve Mutlu bir hafta olsun inşallah. 

Sevgilerimle... 

=)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...