9 Ağustos 2017 Çarşamba

Anlatmam Gerek


Bir süredir düşünüyorum yine yazamadıklarımı, sanki yazsam dünya değişecekmişçesine tereddütlü bekleyişlerimi. İçimden de anlatmak gelmiyor gibi bazen, içime darılıyorum resmen. İnsan kendi kendine kırılır mı? İçten içe kırılıyorum işte. Bu sıra yazamadıklarımı düşünüp bozuluyorum...

Oysa ne çok anlatacağım dediğim konu var; sadece baştan sona yazılarımı incelesem, bloğumda yazılarımın yarısı "yazacağım, anlatacağım" dediklerimle doludur. Oysa notlarım da var kenarda ama bu konuda uymuyorum kendi kurallar dizime.

Kendime kırıldım, kendimi şikayet etmeye geldim bu sefer de.. Bir karar verdim; "ki ne zaman görülmüş karar almadığım", bir daha demeyeceğim "yazacağım" diye. Bir kısım yazacağım dediğim konuları ihmal etmiyorsam, önemli bir kısmını da ihmal ediyorum zira... Kendi kendime çatasım geldi işte, insan kendine de güvenemezse kime güvenecek bu devirde?

Başaramama korkumdan bir ara çok bahseder olmuştum, şimdi gereksiz bir "acaba" takıntısı çıktı bende. Ama artık kendi kendimi daha iyi tespit edebiliyorum artık, insanın kendini bilmesi güzel en azından. Kendime yeniden güvenip, "yapacağım dediğimi yaparım" demek istiyorum. Gerçekten bir saldım kendimi, rahatsızım bu durumdan...


Bu resim kolajı dün çekindiğim resimlerden. İyiyim esasında, diyemediklerim vardı onları demeye geldim. Zira dosdoğru dalaşmadan içimi dökmem gerekiyordu yine önce... Kendime güvenin yine hat safhada, kendime kırgınım desem de durum üstteki gibi şükür ki.. 

Size anlatmak istediğim, birilerinin mutlaka okumasını dilediğim hikayelerim var; kendi hayatımdan kesitlerimle... 

Ülkemde Kas Erimesi rahatsızlığını bilen yok, bilen en çok MS'i biliyor. Alakamız olmadığını ve kendi düşlerimizle varolduğumuzu, tedavimizin bulunması için duyduğumuz isteği anlatmak istiyorum size... Daha da kararlı ve devam edecek bir süreçle...

Sonra bir hayalim var İtalya'ya gitmek; bundan bahsetmek istiyorum size, nedenleriyle nasıllarıyla ve neler yapmayı dilediğimle...

Neler yaptığımı fazlasıyla yazdım bir süredir. İnsanoğlu duraklama dönemlerini hayat boyu yaşıyormuş meğer. 5 senede öyle iniş çıkışlar yaşadım ki kendim adına. Bir zaman hiç yazmadım, bir zaman sorgulamadan yazdım durdum, bir zaman ise çoğunlukla aynı şeyleri yazdım durdum... Burada çokça yazdım, bir hayalim var; hayat hikayemi yazmak istiyorum. Bilseniz, hayat hikayemi yazmaktan çok neler neler yazdım ben. Oysa birilerine umut olabilmek, birilerinden umut bulabilmek istiyordum. Ne oldu ki bana acaba?

Dış dünya ile bağlantım, örgün öğretimim bittiğinden beri şekil değiştirdi. Yine devam ediyor, eve kapanıp tüm dünyayı unutmadım. Ailemden Allah razı olsun ki, dışarılara çıkmaya ve açıköğretimden okumaya devam etmek istedim diye bana çok ama çok destek oldular. Ama farkındayım ki esas olarak bunları değil, çalışmayı hayal etmiştim ben. Olmuyorsa başa sarmalı, diyemedim en başta. Verdim kendimi derslere yeniden. Başa sarma işlemini böyle gerçekleştirdim.

İçime kapanmam diye bir durum söz konusu olmadı şükür, ama bu 5 senede kendimden bile uzaklaştığımı farkettim kimi zaman. Daha çok insanla ve yeni insanlarla iç içe olmayı isterdim, bunu söylemek de hakkım değilmiş gibi hissedip sustum.

Demeye geldim ki, suskunluk buraya dek olsun; anlatmak istediklerimi bir bir anlatmaya başlamak için kendime bir söz daha veriyorum bugün, kendimi yeniden kendime şikayet ederek sizlerin de gözü önünde. Yazacağım demiyorum, bekleyelim görelim diyorum bu sefer. :)


Kısacası yazmak istiyorum, ilk başladığım zamanlardaki gibi kararlılıkla ve utanmadan. Cümlelerimi kısıtlamadan, onu yazmamalıyım demeden ve de utangaçlığımı umursamadan. Neden bilmiyorum ama içimde bir his durduruyor beni, bir süredir bunu kontrol edemiyordum ki bu durumu kontrol edebildim yine şükür ki. İçinde bulunduğum hisleri anlatmadığım için çok boş gördüm bende kendimi sizlerin hissedebileceği gibi. Ama anlatmadıkça içleri boşalıyormuş, onu da anladım. Nihayet; utanırsan utan, "aklına geleni yapmayı denemeden ne olacağını bilemezsin." , "Acabalar değil, şimdi yapmak stiyorum diyebildiklerin toparlayacak seni." dedim, diyebildim yeniden...

Dediklerimi başardığımı düşünüyorum, yazamadıklarımı da düşünerek bu yazıyı yazdığım gibi; en küçük bir paylaşımda bulunurken, yazdığım bu cümle uygun mu ki diye sorup emin olduğum ve memnun olduğum halde vazgeçtiğim anlar oluyor; şu an bile baştan beri bu yazıyı yazmasam mı demem gibi. Ama bu yazı yazılmalı ve yeni bir kararlar bütünü uygulanmalı.


Esasında yazıyor da olsam eskisi gibi çekinmeden, geri plana attığım ve çekindiğim noktalar da var. Onları yeniden geri plana atmayı ve yazmayı düşlüyorum. Üstteki resimlerimle sizleri ve kendimi tekrar selamlıyor ve umarım bu kararlarımı gerçekleştirmek adına başarılı olabilirim diyorum... :)

Kendime, kararlarıma ve başaracağıma inancımla beraber sevgilerimle... :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...