10 Aralık 2013 Salı

Evde Oturan Sendromu


Değişik haller içinde ve çoğunlukla da bol ders çalışmalı hallerdeyim. Yazamadım o yüzden bir süredir. İnternete girmeye dahi fırsatım olmadı. Buralardayım diyip yazamamak canımı sıkıyor esasında. Ama sınavlarla ve tembellikle uğraşırken yazamadım yine, kusuruma bakmayın ve kusuruma bakmasın kendime kızan yanım. :) Çok az daha sürer belki ara ara, ama vizeler bitince dönerim yine temelli buralara... :)

Yazmayı isteyip de yazamamak daha beter esasında, içim kelimelerle dolu dolu iken hemde... Her an kafamda bulunan cümleleri birbiri ardına sıralamak yoruyor tabii ki... Ama bunu da atlatmama az kaldı. 2 gün sonra toplu ders çalışmalarım da bitecek ve sınavlara kadar hafif hafif çalışırken, eski rutinime okuma kitaplarıma defterlerime ve bloğuma geri dönüş yapacağım... :)


İçinde Bulunduğum Haller'i düşündüm de bu sıra, evde oturan bir birey olarak zaman bulamamam normal bir durum gibi gelmeye başladı. Çünkü evde oturmak işini yaptığımdan ötürü bile fırsat bulamıyorum çoğu şeye. :) Gerek tembellik neden oluyor buna, gerekse yerli yersiz sıkıntı... Evde Oturan Sendromu koyuyorum bundan böyle bu durumun adını! :D

Evde Oturan Sendromu Nedir? hemen açıklıyorum; :)

Tamamen Öğrencilik hayatı bittikten sonra, veya iş bulamazken, evde sürekli bulunmaya alışık olmayan bir kişinin, tatil faslı gibi gelen evde bulunma sürekliliğini iyiden iyiye garipsemeye başladığı bir durumdur. :) Evde Oturan Sendromu; iş bulamayan veya çalışacak durumda olmayan birinin, evde oturma işini başta garipsese de sonradan alışma evresine geçişle beraber monoton hale getirdiği bir durumdur yani... :)

Böyle bir kayıtlı sendrom çeşiti yok efendim bildiğim kadarıyla, öncelikle onu belirteyim. :) Benim kendi deneyimlerimle uydurduğum bir şeydir. =)

Yan etkisi pek fazla olmamakla birlikte, en çok görülen belirtisi televizyon'daki sabah programlarına olduğundan fazla ilgi gösterir olmak ve zaman zaman bilgisayarınızla gün içinde çok daha iyi anlaştığınız ve bilgisayarınızın arkadaşınız haline gelmesi. :)

En kötü yanının tembellik olması, bu sendromun çok kötü bir sendrom olmadığını belirtmektedir. Tabii bunun yanında, zaman zaman kendinizi kötü hissettirebilse de, hepsi kısa sürelidir ve değişik hallere sokabilir; dert etmemek gerekir fazla ki çabuk toparlanılabilinsin...

Bu ev düzenine alışma zamanlarınızda tembellik zamanlarınızı bol bol hobi saatleri veya film saatleriyle geçirerek doldurabilirsiniz. Ya da kendinizi bir konuda veya birçok konuda geliştirmeye bakabilirsiniz. Zaten çokça vaktiniz olacak. Ve tembelliğin belirli bir kısmını hafiflettikten sonra kendinizi oyalama uğraşlarınız için aramalarınız başlayacaktır... :) Benim en büyük tavsiyem bu zamanlarda bol bol film izlemeniz, ama karamsarlıktan uzak filmler olmalı bunlar. :)

Zamanla alıştığınız bu evde oturma durumu başta sendrom gibi görünse de, zamanla bir yaşam halini alır ve sendrom olmaktan çıkmaya rutine dönmeye başlar... Bu durumdan sonra da ikinci veya durumunuza göre belki de son aşamaya gelirsiniz; kabullenme evresi... :) Bu evre evde alışma düzenine kendinizi programlama ve ayak uydurmanızı içeren evredir. Benim şu an bulunduğum evredir kendisi ve aslında en mutlu ve rahat evredir, çünkü tembelliği de program içine koymaya başladım bu sıra. :)

Kabullenme evresine birkaç kez gelip gidebilirsiniz ve tüm evreleri baştan sona doğru yeniden yeniden yaşayabilirsiniz, benim de yaşadığım gibi. Ama çabalarsanız eninde sonunda ulaşacaksınızdır kabullenme evresine. Bu evrede, tembellik minimuma düşmeye başlar, evde oturma anlarınızı yararlı hale getirme işlemlerine başlarsınız sonunda... Sevdiğiniz alışkanlıklarınız ve hobileriniz rutininiz haline gelir yavaş yavaş, ve toparlanmaya başlarsınız tembellik yerleşse de hayatınıza... :)




Kısacası, Evde Oturan Sendromu; sizi başta zorlasa da, aslında bir rutini oturtana kadar yaşanan geçiş evresidir. :) Ve bence, evde oturan bayanların, işsiz kalan hanımların, okulu bitirip de iş bulamayanların büyük geçiş evreleridir, konusu edilmelidir. :)

Deneyimlerime göre; kendinizi salarsanız içinde kaybolursunuz, kendinizi toparlarsanız bu durumu atlatır ve Evde Oturan ve Rutine Uyum Sağlamış Kişi olursunuz... :) Başta kötü gibi gelse de çok kötü değildir. Düzen içinde yaşamak bir bakıma iyidir, hoştur. :)


Evet, bir öğrenelim yazısının sonuna geldik. Sizde benimle öğrenmek ve değişik kişilik analizlerime ve tespitlerime tanık olmak isterseniz, takipte kalın. :D Ve eğer sizde Evde Oturan Sendromuna tutuldu iseniz, telaş etmeyin bir süre tembelliğinizle mutlu mesut takılın ve sonra ayağa kalkmaya bakın, rutine fazla alışmayın, sonra feci tutulursunuz valla. :)

Yeni yazılarımda görüşmek üzere, Sevgilerimle... :)


*Not; Son resim Facebook üzerinden alıntıdır. Kendisinin Brezilya'da bir yol olduğu söyleniyor... Çok güzel değil mi sizce de? :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...