28 Haziran 2018 Perşembe

Haziran Yağmurları 2018


Merhabalar... :) 4 gün oldu evimize döneli Antalya'dan, biraz yorgun ve hala alışamamış hissediyorum kendimi. 15 Mayıs'ta dedemle beraber Antalya'ya gittiğimiz ve dedemin Işın tedavisine başlayıp bitiremeden dönmemiz gerektiği sebebiyle, 1 ay 9 gün aradan sonra 24.06.2018 tarihinden itibaren yine evimizdeyiz. 

Bahsetmiştim, buradaki yazımda sebeplerini; gerek benim sağlığım, gerekse de yeğenimin özlemi sebebiyle dönüşümüzü gerçekleştirdik. Gerek olduğu sürece, bir ayağımız orada olacak tabii ki... Hoşgeldik yeniden; evimize, yurdumuza ama gel gelelim "Haziran Yağmurları" karşıladı bizi işte. Bitsin diye bekliyorum hevesle! :)


Haziran bitti bitiyor ama yağmurları bir türlü bu sıra bitemiyor. Ülkemde gündemden bildiğim kadarıyla, sıcağı sevmeyen kişiler çoğunlukta. Bense aksine, sıcak havalara deli oluyorum. :) Soğuk havalarda pek az kendimi iyi hissettiğimi biliyorum...

Geçen sene bu zamanları düşünüyorum da, "Esmiyor" diyenler çoğunlukta idi. Bu sene Haziran ayını yolculamak üzereyiz ve "Esiyor Türkiyem!". Mutlu musunuz? Enerjiyi suna suna, bir sene sonra çıldırttınız havaları... :(

Şaka bir yana, kavurucu sıcakları -mevsim normallerinde!- sabırsızlıkla bekliyorum. Sıcak havaya hasret kaldım bu sıra ve mevsimlerin değişmesine deli oluyorum. Bu ara birçok şeye sabredemezken buluyorum kendimi, havaların böyle olmasına bağlıyorum bunu biraz da... İçimden gelen şu; havalar sıcak olsa, iştahım olmasa bile kaslarım iyi durumda olsa. Eksik bir şey istememekten yanayım ama bu sıra sıcak havalara ve iyi haberlere pek hevesliyim! İyi haberlerimiz geliyor şükür, dedemin midesindeki şişkinlik sıkıntılarının sebebi belli oldu bugün ve çözülecek de inşallah. Ama ben sıcak havalara cidden hasretim!

Diyeceksiniz ki; "ne var bunda? Mevsim normallere dönecek en nihayetinde!"  Umarım diyorum sizlere... Olumlu düşünmeyi çok ama çok seviyor olsam da, yaz vaktinde bu kadar Haziran Yağmurlarına tahammül edemez haldeyim. Kaslarımın güçsüzlüğünü, gecenin sıcağında sere serpe yattığım ve kaslarımın her bir noktasının ısındığını hissederek dinç uyandığım günleri çok özlüyorum şu sıra...


Aslında bu yazıya Haziran Yağmurları'nı yazarak başlayacaktım. Oradan devam edeyim... :)

Hani biz Nisan ayının yağmurlarının meşhur ve olağan olduğunu söyleriz, şifalı bile der bizim büyüklerimiz. Ya Haziran yağmurları? Derin bir bilgim yoktu bu konuda ama benim bildiğim; yazın yağan her yağmurun gelip geçici olmasından ötürü, yaz yağmurlarına "Ahmak ıslatan" denildiği idi. Yoksa o da başka bir şey miydi?

Neyse, Haziran Yağmurlarına 40 İkindi Yağmurları denildiğini biliyor muydunuz? Ben de bugün öğrendim. Haziran Yağmurları şiirinden ayrı nedir, ne kadar sürer ve ne zaman bitmesi mevsim normalleridir? diye bir bakmak istedim. Okuduğum makalede, Haziran ayının başlaması ile beraber başladığı ve özellikleri arasında en çok ikindide başlayıp bir saat içinde dinmesi varmış...

Sanırım sevmediğim şeylerin içine Haziran yağmurlarını da eklemem gerek. Malum 9 ay boyunca Ağustos gider gitmez, Haziran'ın sıcakları geri getirmesini bekliyorum ben. İnanılmaz derecede seviyorum sıcakları, Allahım mevsim normalindeki sıcakları esirgemesin bizlerden. Amin! =)

Son günlerde ne oluyor dersiniz; her fırsatta yağmur yağıyor ve üç gündür akşamları ve geceleri her gün artarak katlanan bir fırtına-sağanak yağmur ikilisi şeklinde bizlerle olmaya devam ediyor...

Ben ne yapıyorum dersiniz, "Esmiyor" tayfasına savaş açıyorum! O enerjiyi tersine çevirip, çok esiyorrr diyecek ve bu yağmurları göndereceğim. :D Yapar mıyım, yaparım! Niye yapmayayım, sıcak istiyorum canım! Allahım bana ve benim gibi, kasları kemikleri güneşe hasret olanlara güneş gönder yarabbim. Tamam yakıp kavurmasın ama ısıtsın üşütmesin, ne olursun! Teşekkürler Allahım... Sözde zaten bir haftaya gidecek diyorlar ama ben enerjilerimi yolladım, işimi şansa bırakmaya niyetim olmadığını da buradan belirtiyorum! Teesüflerimi sunarım, esmiyor diyen tayfaya...

Dersiniz ki, cidden bu düşüncelerle mi uğraşıyorsun Didem? Allahım başka dert vermesin tabii ki ama şu sıralar kaslarımda hissettiğim güçsüzlüğü ve eksiklikleri toparlayacak olan en kıymetli şeyin sıcak havalar ve bana sunduğu fayda olacağını yine çok net hissediyorum. Kendimi tahammülsüz hissediyorum bu ara, birçok şeye. Güçsüzlüğüme odaklandım, inkar edemem. Ama etkilerinden "ruh-beden-zihin üçlemesine" odaklanarak, meditasyon niteliğinde egzersizlerim ile kurtulma uğraşındayım. Ama bir yere kadar etkili olabiliyorum.

Üstte de dediğim gibi, sıcak havanın etkisiyle yatıp uyumaya ve sabahında kaslarımın her hücresinin ısındığını hissederek uyanmaya çok ihtiyacım var. Dün üç tane pike tarzı örtü ile yattım, daha ne olsun ki! Zaman alacak kendimi toparlamam, zira kaslarımı üşüyor-yalnızlaşıyor gibi hissediyorum. Dış etkenlere bağlanmamak gerek, evet. Ama ben içimde büyüttüğüme inanmıyorum yine de, "umarım haftaya havalar ısınır da dinçleşirim yeniden" diyorum işte...


Enerjilerim tüm kötü enerji veren etkenlerin bizden uzaklaşması üzerine... Bu sıra Güneş ve Satürn karşıt açısı meydana geliyormuş, Mars geri harekete başlıyor ve duygusal hassasiyetlerin yaşanması mümkün dönemden geçiyormuşuz... Gezegenlerin hareketlerinin bizleri etkilediğine inanırım ben de, bunların olduğunu bilmiyordum ama birkaç gündür bu haldeyim mesela yine. Bir de, her birimiz küçük enerjilerden oluşuyoruz ve gezegen içinde enerjilerimizi birçok gezegen ve dış etken etkileyebiliyor işte... Daha fazla gezegen hareketleri hakkında bilgileri buradan da okuyabilirsiniz.

Okuduğunuz için teşekkür ederek; dış etkenlerden kurtulabilmek için, zor da olsa içimize dönmemiz gerektiğine inanıyorum. Yoruyor, yoracak ama değecek inşallah. Sevgilerimle... :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...