2014 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2014 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2014 Çarşamba

2014'ten 2015'e...

2014'ten 2015'e geçmeden, 2014'e dair sözlerim hakim hala... Bir yılı daha geride bırakıyor olmak, hem mutluluk dolu hem de hüzünlü hissettiriyor insanı... :) 


2014; Kağanım ve ailemin diğer fertleriyle elele ve dolu dolu geçti şükür. Anılar biriktirdik gönlümüzce. Bir arada huzur dolu günler de geçirdik, yeri geldi tartışmalar da yaşadık. Ama o ellerimiz ayrılmadı ya, umarım ayrılmaz önümüzdeki senede de ve bir ömür boyunca... :)


Şükür dediğim anlar yaşadım, 2014'te; ailemle ve nice sevdiklerimle. Yeri geldi üzüldüm ve üzüldük. Ama üzmediğimi düşünüyorum, umarım üzmemişimdir kimseyi. İstemeden üzdüğüm veya kırdığım olduysa da, hepsinden teker teker özür dilerim... :) 

Öyle güzel anılar biriktirdik ki 2014'te, sayamayacağım kadar... Resimlerle birleştireyim dedim ama photoshop programım yetersiz kaldı şimdilik. Ablamlar gelmeden 2014 ile vedalaşmam gerektiğini düşünüp, buraya yazmam gerektiğine karar verdim bende bir an önce... :)

2014 Giderken 2015 İçin Diliyorum Ki;

Ellerimizin ayrılmadığı, 
yüzlerimizin gülmekten yorulduğu, 

Sevgi ve saygı dolu ilişkiler edindiğimiz, 
mutluluk içeren anılar biriktirdiğimiz,

Hayallerimizin gerçekleştiği, 
korkularımızın yerini günlük güneşlik günlerin aldığı,

Sevdiklerimizle sağlık ve mutlulukla geçirdiğimiz günler,
Bizi sıkanların hayatımızdan sessizce uzaklaştığı,

Derdin tasanın az olduğu, 
mutluluğun ve gülümsemenin bol olduğu,

Sağlığımızın ve rızkımızın bol olduğu günler,
Ve gönlü kocaman insanlarla dolu dolu, müthiş bir yeniyıl bizlerin olsun... :)


2015, 2014'ü aratmasın. 2014'ün sevdiğim de sevmediğim de yanları oldu elbet. Allahım güzelliklerle buluşturmaya devam etsin gönüllerimizi. 

Yeniyılda da sevdiklerimizle beraber; mutluluk, sağlık ve huzur dolu günler bizlerin olsun. 

Mutlu Yıllar ve bol gülüşler bizlerle olsun... 

Sevgilerimle... :))

21 Aralık 2014 Pazar

Başaramama Korkuma Dair...

Ah şu başaramama korkusu veya gerçekleştiremeyecek olma korkusu yok mu, uyuz oluyorum. Şükür ki korkumu hafifletebilmiş olmanın rahatlığını yaşıyorum bir süredir. "Korkmaktan çok korkan" biriyim aslında ben. Bu ne demek biliyor musunuz? Korku cesaret gösterdiğiniz herşeyden geri çeker ya bizleri. Yıkar cesaretimizi, savunmasız bırakır. Korku, tüm hayallerinizi yıkabilecek bir dozerdir adeta. Evet anlatmak istediğim gibi anlatabildim nihayet... :)


Bir haftadır yazmak istediğim bir yazıydı bu. Başaramama korkusu beni en çok durduran etkenlerden biri oldu bu sene. Yazmaktan korktum gariptir ki bazı sıra... Aslında garip de görmemek gerek diyorum bazen de, her insan da olan ve olması gereken bir şey; çabuk atlatmaya çabalamak gerekmiş sadece. Hayallere de kavuşmak, umutsuzlukla olmuyor çünkü biliyorum artık...

Evet bu sene, başaramama korkusu duydum ve bu durumdan ötürü yer yer özgüvenimi yitirdim. Ama sonradan düşündüm de, olması gereken buymuş sanırım. Öyle ya; başarmayı istediğim şeyi öyle çok istiyorum ki, her ihtimali göz önünde bulundurarak kararlılığımı arttırmam için gerekliydi bu korku. Bir sene boyunca olan bu oldu; kararlılığımı arttırdım ve neyi istediğimi de daha iyi anlamış oldum.

Şöyle düşündüm korku dolu anlarımda; 

"Başaramasam en fazla ne olur ki, bir daha başlamam gerekir. Bir daha başlasam ve bir daha yenilsem de, bu hayalin güzel büyüsü bende kaybolacak mı ki? -Hayır..." 

Bunları düşünerek, hayallerimden vazgeçmediğimi görerek daha da içimdeki isteğin büyüdüğünü gördüm. Kendi benliğimizden de olsa, engellerle karşılaşmak gerekliymiş demek bazen. Vazgeçmemek ve hayalimize daha da sarılabilmek için...


Yukarıda Türkiye Network Marketing Facebook sayfasından alıntı olan resimdeki gibi, başarıya ulaşmak için planlı çalışmak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü plan yaptığınızda, odak noktanız iyice sağlamlaşıyor. Aslında başarının hem birçok hem de bir tek kuralı var bence. Tek kuralı, istediğin şeye odaklanmak. Ve birçok kuralı dediğim ise, bu odaklanma adı altında girişimlerini sürdürmek... :)

Derler ya her şerde bir hayır vardır; başaramama korkum beni amacımı gerçekleştirebilmem için daha çok çabalamaya teşvik eder oldu işte bu sebeple. Yol alabildim mi tam olarak dersek, elle tutulur ama göze görünür değil. Ama artık bir programım var en azından. Korkularımızı fırsata çevirebilmemiz dileğimle dualar ettim her korktuğumda. Ve sanırım korkumla savaşabilmeyi de biraz olsun öğrendim işte...

Korkularımızla savaşabilmemiz ve başarılara kavuşabilmemiz için ne istediğimizi iyi kavrayabilmemiz dileğimle bitirmek istiyorum bu yazımı. Korkularla başa çıkabilmek ile bitmiyor iş, unutmamak ve istediğimizi iyi kavrayarak planlamamız gerek. 2015, başarılarımızla da mutlu olabildiğimiz bir yıl olur inşallah... :)


Aralık demek bitmek üzere olan senenin kritiğini yapmak demek benim için. O misal ay bitene kadar 2014'e dair yazmaya devam edeceğim ara ara. Başaramama Korkusu, bu sene içime çok sık düşen korkulardan biri oldu. Oysa şimdi şöyle düşünüyorum; yer yer gerekliymiş ama dozunu kaçırmamak da gerekmiş... 

Sevgiler.
:)

20 Haziran 2014 Cuma

Hayattan Olumlamalar...



Demokritos şöyle demiş; 

"Mutluluk da ruhundur, mutsuzluk da." Ve "Ruh, mutlu-mutsuz varlığın durağıdır." 

(2013'e dair resim dosyalarımı karıştırırken buldum bu resmi yine. Ve yinelemek istedim bahsedeceklerimden önce. 2013'den bir olumlama yazımda bahsetmiştim yine. Burada...)


Arada sık sık insanın kendini olumlama ile hayata adapte etmesi lazım diye düşünüyorum... 
Demokritos bilgisayarı karıştırken iyi geldi yine bana... :) 

Varlığımızın durakları var Demokritos'un da dediği gibi; mutluluk da var bu hayatta mutsuzluk da... Duraklayacağız hayat boyu; bu değişmeyecek daha iyi anladım. Kimi zaman üzüntülerle karşılaşacağız, kimi zaman da mutluluklarla... Ne kadar hayata sıkı tutunursak o zaman atlatması kolay üzüntüleri...

Hayat bizi kimi zaman yerden yere vuracak, kimi zaman da ellerimizden tutup "Şaka yaptım kalk hadi." diyerek kaldıracak... Yine de üzüntülü anlarımızda kimi zaman bunları düşünemeyip üzülmeye nasıl odaklanıyoruz değil mi? An'ı bazen de üzgün anlarımızda yoğun yaşıyoruz belki de... 

Hayatta mutlu ve mutsuz anlarımda da mantıklı düşünmeye çalıştıysam da, çok üzüntülü anlarımda mantığımı bende kaybediyorum bazen. Kendimi çözümsüz hissettiğim bir derde üzülürken bulduğum anda, hayata tutunan tüm varlığıma ihanet edip melankoliğe bağlıyor olabildiğim doğru. Yılda 1-2 veya bazen 3... Etrafıma zarar vermeden, sadece benliğime zarar veriyorum üzgün anlarımda. Ama bir insanın benliğine zarar vermesi dahi kabul edilemez oysa benim için. 

Benliğime zarar verdiğim her olayın tek sebebi, sevdiklerimin üzüntülerine karşı birşeyler yapamadığımdan. Bunu iyi biliyorum... Allahım bizi sevdiklerimizin üzüntüleriyle sınamasın. Hayat ne kadar zorlasa da bizleri zaman zaman, olumlamalarla ayağa kaldırmaya çalışan sevdiklerimizi de yanımızdan eksik etmesin... (Ömür boyu dostum olacak dediklerimizi...)


Fotoğraf babamın objektifinden. Beğendiği bir resimi fotoğraflamış. 
Google Görsellere "Fotoğraf Fevzi Yapıcı" yazarak, orjinal fotoğrafı görebilirsiniz. 
Kar'da açan bir kardelen, Babamın ve Fevzi Yapıcı'nın objektiflerine sağlık... :)


Güzel bulduğum ve hayata dair diye düşündüğüm birkaç söz paylaşacağım bugün... Bu sözleri ard arda bir Word belgeme alıntı yapıp kenara ayırmışım. Kesinlikle hepsi içimdeki olumlama yapma isteğime uyuyor tamamen. Düşüncelerimi dile getireceğim yine... :)

Mesela Konfüçyüs demiş ki; "Tanrım, bana kitap dolu bir evle çiçek dolu bir bahçe ver." 

Konfüçyüs'e göre varlığının mutlu olduğu duraklar kitaplarla dolu bir ev, çiçekler ile dolu bir bahçe... Benim ise buna ekleyebileceğim noktalar var; sevdiklerimle dolu bir evde yer yer kitaplarımla geçirdiğim vakitlerim ve çiçeklerle dolu bir bahçede sevdiklerimle çay eşliğinde ettiğim bol sohbetlerim olsun isterim...

Oscar Wilde şöyle demiş; "Bazıları gittikleri her yerde mutluluk yaratırlar; bazıları ise her gittiklerinde..."

Oscar Wilde, hayatımıza girmek ve hayatımızdan çıkmak istedikleri an'a kendileri karar verenlerden bahsetmiş. Ona göre de terkedilmek dahi olsa işin ucunda, bilmek istiyor gerçeği tüm doğrularıyla. Gittiğinde mutlu olduklarımız, yalanlarıyla hayatlarımızdan çıkanlar ve varlıklarıyla benliğimize zarar vermeye uğraşanlar bence... Ve gittikleri her yerde mutluluk yaratanlar, her defasında üzgün veya mutlu anlarımızda bir şekilde yanımızda bulduklarımız bence... 

Ve Ingrid Bergman şöyle demiş; "Mutluluk iyi bir sağlık ve kötü bir hafıza demektir." 

Katılmadan edemiyorum Ingrid Bergman'a. Bu dünyada öyle şeyler yaşıyoruz ki, hayat kimi zaman bizlere küçük kimi zaman da çok büyük oyunlar oynuyor. Ve etkisi büyüklüğüne göre değil, kalbimizin kırgınlık yapısına göre bizleri etkiliyor... Kişiler tarafından kalbimize ve aklımıza oynanan oyunlardan, vücudumuzu ve kalbimizi korumak için kötü bir hafızaya sahip olmak gerek. Kötü bir hafızamız var gibi davrandıkça da, iyi bir sağlığımız olacaktır.

Bir yerde okumuş ve paylaşmıştım yine bloğumda; Boşverdiğin kadar mutlu, takmadığın kadar huzurlusun... Kim demiş bilmiyorum ama çok iyi demiş... :)

Ve son olarak Paul Valery şöyle demiş; "Kitapların düşmanları insanlarınkiyle aynıdır; ateş, nem, zaman ve içindekiler." 

Gerçekten de böyle değil midir? Biri gelir hayatınıza girer, dost olarak kardeş olarak arkadaş olarak. Veya hayatınızdaki biri incitir sizi, veya hayat tarafından incinirsiniz; ve bir ateş yanar sanki içinizde. Söndürürsünüz ama nem tutar kalbiniz birden. Zaman ile geçecek dediklerinde, beklersiniz geçsin zaman diye. Sonra bir bakarsınız ki sizi içinizdeki bu duygular köreltiyor. İçinizdekilere engel olmaya başladığınız an kurtulursunuz tüm düşmanlarınızdan. Bu son söz de kesinlikle unutulmaması gerekenlerden bence... :)


Olumlamaları seviyorum, hayata daha adapte ve daha konsantre olmama yardımcı oluyorlar kesinlikle. Hayatımdan çok uzun zamandır eksik etmediğim olumlamalara devam edebildiğime de seviniyorum. Ve bu olumlamalar sayesinde, bu sıralar birkaç sorunu daha geride bırakma çabalarını fena atlatlamadık diyebilirim. Şükürler olsun. :) 

İyiyim yine; dostlar sayesinde, umutlar sayesinde, sözler ve güzellikler sayesinde... 
Hayat bir küçük çocuğun gülümsemesinde, bir dostun el uzatışında, bir annenin sarılışında düzeltiyor bizi. Eksik olmasınlar hayatımızdan.
Nice güzelliklere tutunmalı ve bırakmamalı...
Sevgilerimle; olumlu ve mutlu günler olsun inşallah... :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...