network etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
network etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2022 Cumartesi

Hayal, Hedef Ve Çaba - Network'e Dair #2


Nisan 2022'de "Network Nedir ve Neden Network Marketing?" alt başlıkları ile "Network Benim İşim" diyerek yazmaya başladığım yazı dizime; bugün "Hayal, Hedef Ve Çaba" Kelimeleri ile devam ediyorum. Zira bu üçlünün yapmak istediklerimizin yolunda çok önemli bir yeri olduğuna inanıyorum. =) 

Yazımın devamında sizleri Dr. Clinic Altınbaşak Ekibi ve de Gül Ekibi ile tanıştıracağım. İyi okumalar dilerim... :)


Son 2 senede çok net bir olgu gördüm; 

Network Marketing sektöründe başarıya ulaşanların "hayalleri için hedefleri ve hedeflerine ulaşabilmeleri için de çabaları var". 

Eksiksiz her bir iş için böyle aslında. Hayaller için çalışıyoruz bu dünyada ve başarıya ulaşmanın bir denklemi varsa eğer, benim gözümde o denklem budur. Başarının kendi emeğiniz ve planlarınıza bağlı kılındığı bu sektörde ise üstte bahsettiğim üç etmene daha fazla ihtiyacımız var...

Şansa kadere başarıya ulaşmak derseniz, çok nadir yaşanan ve uzun süre o başarıda kalınamayacağını da net olarak gördüğümüz bir durum derim. Çünkü şans ve kaderinizin de düzgün ilerleyebilmesi için gayret olmalıdır. Şu söz unutulmasın; 

"Kader gayrete aşıktır!" :)


Evden iş dediğimizde, bize hep "az çalışıp çok kazandığımız" düşünülerek bakılıyor. Oysa daha rahat şartlarda, çalışma düzenimizi hayatımıza göre şekillendirerek çalışmak bizimkisi... İşimiz her yerde, hayatımız daha keyifli ve esasında daha da düzenli. Ama bazen de yoğun çalışma dönemlerinde de tatlı bir düzensizlik içinde... :) Bu iş sayesinde işimiz hem satış, hem insanlarla ilişki kurmak. Zamanımız hem her an eğitim hem de her an kutlama tadında geçebiliyor. 

İşte tüm bunlar, içinde bulunduğum sektörde, benim doğru ekipte ve doğru şirkette olmam sayesinde parmaklarımdan yazı olarak dökülüyor... (: Şükürler olsun dedirtmeye Dr. Clinic son 7 aydır devam ediyor... :)


Konumuzun bu noktasında başarı konusunu da konuşmak istiyorum sizinle;

Yorumlarda bana kendi başarı tanımınızı yazabilir misiniz? Bu yazımızın fikirleşme konusu "başarı nedir?" üzerine olsun...


Hedef, Hayal Ve Çaba Var; Peki Başarı Nedir?


Benim için başarı konusuna gelirsek, tek bir tanımlamadan ibaret değil. Ben 2 sene içinde gördüm ki, benim için bile başarı değişkenmiş... 

İki sene önce ilk bu işe başladığımda, başarı benim için satış yapabilmekti mesela; satışı öğrenebilmek ve onun için kendimi geliştirmeyi başarmaktı... 1 sene önce başarı tanımım, bir ekip kurup liderimin olabilmesi oldu. Ekibime de kendime de değer katmak da başarıydı, kendi ayaklarım üzerinde durabilmek de... Şimdi ekibimde liderlerim var ve başarı kavramım ise bambaşka. Başarı demek benim için çok satmaktan öteye, değer katmak ve de özgüvenimi arttırmak da oldu; sadece işten öte hayata karıştığım her an benim için bir başarı simgesi artık...

Düşünün ki hep kendinizi "ben satış yapamam" diye düşünüyorsunuz. Ki ben öyle yapıyordum. Benim için başarı "satış yapmayı öğrenmek ve de satış yapmaktı" o andan itibaren işte. Denemeden tam anlamıyla, son 1 seneye kadar, bana ne hissettirdiğini bilemedim. Para kazanabilmek başarı idi, şu son 2 senedir bu başarıyı gerek aktif gerekse de kısa molalarla sürdürebiliyorum şükür ki... 


Zamanla gördüm ki "para kazanmak sandığımız başarının arkasında" da gizli nedenler var, başlıcaları en duygusal ihtiyaçlarımız haline gelen konulardan oluşuyor. Mesela kimi için evine veya çocuğuna kendi emeğiyle kazandığı parayla küçük bir eşya almak oluyor. Arkasında çalışma gerekliliği var. Kimi için ailesinden eşinden beklemeden istediği bir şeyi kendine alabilme düşüncesi oluyor. Bunun da arkasında, benim eksikliğini hissettiğim cinste bir öz değer eksikliği var... Hepsi zaman içerisinde "Hedef, Hayal ve Çaba" üçlüsü sayesinde gerçek olabiliyormuş aslında, öğrendim ben de zamanla... :)

Kısacası bu konuda; Başarı kıstasınız hangisi olursa olsun, kendinizi geliştirmek üzerine yaptığınız yatırımlarınız hep hayatınızda olsun dilerim ki. Kendiniz adına verdiğiniz değerle kazanmanın tadı çok başka, onun tadı hiçbir şeye benzemiyor zira... :) 


Gelelim Dr. Clinic'e ve Dr. Clinic İle Network Marketing mevzusuna...



"Ailenin Olduğu Her Yerde Sevgi Vardır." 
Dr. Clinic'imizin sloganı...

Dr. Clinic "Kadına İstihdam" başlığı ve amacıyla, Kasım 2021'de Network Marketing'e adımını atmış 35 senelik bir firma... Esnaflıktan gelen, ürünleri eczanelerde ve nice e-ticaret sitelerinde satılan bu markanın, Kasım 2021'den beri girişimcileri için elinden gelen korumayı ve emeği verdiğini bizzat yaşadık yaşıyoruz şükür ki.

Bu ay tam 8. ayımıza başladık. 7 ayda çok şey öğretti, çok kişi kazandırdı ve bir o kadar da temizlik yaptırdı hayatımıza... Başarı kavramım da, emek kavramım da, hayal kavramım da çok başka anlamda değişti. Dr. Clinic ile oldu bunlar, her yeni kapı yeniliklerle dolu zira. Firmamızın yeniliklerine beraber başlamış olmak benim ve birçoğumuz için apayrı hala. Ama hiçbir zaman geç değil ki, yenilikler ve gelişmeler tüm gaz devam ediyor bu arada...

Kadına istihdam denilen bir firmada, kadını erkeği ayrılmadan emek vererek çalışıyoruz. Ne zaman başvurulursa başvurulsun, size değer veren bir marka ile çalışıyor olmak büyük şans resmen. Bizler Dr. Clinic sisteminde satarak kazanıyoruz, alarak kazanıyoruz ve sistem üzerinden ekip kurarak primler alarak kazanıyoruz. Bir de kazanma biçimimiz var ki, ekibimize kalbimizi vererek "abla, kardeş ve arkadaşlıklar" kurarak kazanıyoruz... :) 

Bizi eşsiz kılan daha çok kazandırıp adil kazancı sağlayan firmamız ve Altınbaşak ekibimizde daha deneyimli bir şekilde planlarımızı işletiyor konumunda bu firmada yer alıyor olmamız. Herkese kendi ekibi ve firması güzel gelecektir, yeter ki orayla gönül bağınızı kurun. Ancak biz gerçek anlamda önceki bir sene boyunca diğer firmamızda yer aldığımız dönemde "doğrularımız ve yanlışlarımızı hesaplayarak" bu firmaya geçtik. 

Bugünümüzde önceki firmadaki bağı bilerek gelen veya ekibimize bu firma sayesinde katılan herkesle bağımız hala aynı. Gerçek anlamda bir "güç ve sevgi var" aramızda. Sevgisi artarak katlanıyor ve saygıyı, sabrı, bağlılığı ve anlayışı barındırıyor. Bir de düzeni... Ben "Altınbaşak ekibi" içerisinde en çok düzenli ve planlı oluşumuzu seviyorum. Eğitimlerimiz ve kampanyalarımız da eşsiz, bilgilendirme ve bize değer katan takdir edişleri de... Sevdiğiniz yerde seviliyor ve değerli hissettirildiğinizi de biliyorsanız eğer, ötesi aslında çalışma seviyenize ve emek verme hevesinize kalıyor. 


Bu arada, umarım buraya kadar anlatmak istediklerim kalbinize dokunmuştur ve sizlere de değer katabilecek ekibimizi tercih edebilmenize vesile olabilirim. Hayalleriniz için ertelemeden yola çıkmayı düşünürseniz, bana ve bize yan taraftaki hesaplarımdan ulaşabilirsiniz...



Ekibimiz Altınbaşak, Bizler Gül Kızları... :)

Sıra geldi, size Altınbaşak ekibinde yer aldığımız ismimizle içinde bulunduğum alt ekibimizi de anlatmaya; bizler Gül Kızları...  (: Altınbaşak Ekibi Dr. Clinic'in kurucu ortağı olan Kadriye Altınbaşak'ın ekibi. Ekipler arasında bile inanılmaz bir birlik ve bağı olan güzel kurucu bir Dr. Clinic Ekibiyiz biz. :) Planı programı, çalışma ve de bir arada olma anlayışı kim geldiyse şu ana kadar bozulmamış ve de herkese kucak açabilmiş bir ekibiz. 

Gül Kızları ise adını duyurmaya, emin adımlarla çalışıp yerini sağlamlaştırmaya devam ediyor bu ekip içerisinde... Bir ekipte olması gereken ne varsa bizim birlikteliğimizde var, ne olmaması gerekiyorsa da "çok şükür dualı ve de sevgi dolu ekibiz ki" yerini alamıyor içimizde... Bize Kadriye Başkanımız "Gül Kızları" dedi önce, ekip müdürümüz ve "iyi ki"miz <3 Gülşah Ülkü'nün kızları olarak birbirimize tutunduğumuz için... :) Sonra ekip içerisinde "onun bunun üyesi" lafı etmeden, herkes birbirine güvenerek ve de destek halde olduğundan bu isme çok çabuk alıştık. Ekip olmanın da gerektirdiği ilk önemli kural, birlik içerisinde olabilmekse; bizim ekibimizde var şükür ki... Her birimizi bir arada tutan ve kavuşturan da, Altınbaşak Ekibi kurucusu Kadriye hanım. Ah bir diğer iyi ki'miz... <3

Bir ekipte olmaması gereken konuya gelecek olursak, bana göre bu "abartılı ast-üst ilişkisidir." Ne sen üstünden korkacak veya çalışma anlayışlarınız uymuyorsa ona tahammül edeceksin, ne de o seni önce para olarak görecek veya seni herhangi bir şey için zorlayacak ve elinde tutacak. Bir işyerinde nasıl sevgi ve anlayışla yaklaşmak var ise, orada çalışmak o kadar keyifli olur. Aynı şey bu ekiplerde olabilmeli. Bizde en çok sevdiğim özellik o ki, "kimse kimseye gereksiz stok çektirmez" ve de "işi öğretmeden boş yere hava basmalarla iş beklemez!" Çünkü biliriz ki bu sistemde bağ dediğimiz şey ve üstüne düşen kadarıyla emek veriyor olmak çok kıymetli. Üstüne güveneceksin, altının da iyi niyetle ve çabayla yaklaşımına yanıt vereceğine inanacak ve bileceksin...

İşte bu noktada doğru iletişim en önemli konum olmaya başlıyor. Karşılıklı iletişimi saygı ve de sevgi çerçevesinde kurar, kimse bir diğerine üstünlük kurmaz kimse bir diğerini yok saymaya çalışmaz ise; ekip bal şeklinde çalışır gider. (Size bu işin en büyük sırlarından birini daha verdim bu arada böylece)


Biz Gül Kızları olarak Mayıs ayından itibaren Gülşah müdürümüz ve Ayşen müdürümüzün öncülük ederek kurduğu, hep beraber geliştirmeye çalıştığımız bir web sitemiz de var artık. 

Bu Web sitemize ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz. :)

Bu web sitesi hem bizim hem de sizlerin çok net bir şekilde faydalanabilmesi amacıyla kuruldu ve her bir ekip arkadaşımızın elinden geleni yaparak aktif tutulması hedeflendi. 

Sizlerden isteğim odur ki; sitemizi ziyaret edip inceleyerek, elinizden geliyorsa bizi çevrenize de tanıtabilirseniz bizler emeklerimizin karşılığını almaya devam edebiliriz. Aramıza katılmak isterseniz ücretsiz üyelik formunu doldurabilir ve dilerseniz beğeni ve önerilerinizi mail adreslerim aracılığıyla bizlere ulaştırabilirsiniz. Bu bizim sizler açısından da nasıl göründüğünü ve hangi konularda geliştirmemiz gerektiğini görmemizi sağlayabilir. =)


Bu yazıma "Hedef, Hayal Ve Çaba" diyerek başladım, ama içeriğinde "sevgi, umut ve görünür görünmez düşlerimiz" de vardı. Ben "Network'e Dair" adlı yazılarımı yazmaya burada devam edeceğim. :) Çünkü mutlu olduğum her şeyi yazmak beni daha çok motive ediyor ve paylaştıkça birilerine ilham olmak da bana mutluluğumu arttırmak olarak geri dönüyor...

Başlangıç tamam, gelişme niteliğinde bu yazımız da tamam... Bir sonraki yazımda da "Network Marketing hikayelerimizi" konuşabiliriz diye düşünüyorum. Çünkü hikayeler hayallerin alt sebeplerini oluşturuyor ve kaçıncı yazı olursa olsun, eminim ki biz hayalleri konuşmaktan ve gerçekleştirme çabamızdan vazgeçmeyeceğiz.

Hayalleriniz varsa, hedeflerinizi kendinize yol bilmeyi unutmayın. Bir yerden başlamak istiyorsanız eğer, ister web sitemizden isterseniz de sosyal medya adreslerimden bana ulaşabilirsiniz. 

Hayallerinizi alın gelin, sizlere yol olalım; hikayenizi beraber yazalım... :)

Sevgilerimle...


12 Nisan 2022 Salı

Stant Günlükleri #1 - İlk Yedi Gün - Ramazan Şenlikleri 2022

 

Ramazanın başlangıç günü (02.04.2022- Cumartesi) ile beraber Ramazan Şenliklerinde stant açmaya başladım. Öncesinde; "Olur mu olmaz mı? Nasıl olur, durabilir miyim? Satabilir miyim, zarar mı ederim? Ah her ne olursa olsun, bu deneyimi yaşayayım Allahım; çünkü çok istiyorum!" düşünceleriyle bir ramazan geldi ki, evlere şenlik... :) 

Hal böyle olunca "Stant Günlükleri" diye Ramazan boyunca yazmaya çalışacağım bir yazı dizim başladı... İyi okumalar dilerim.


Pandemi başladı başlayalı en aktif dönemimi yaşıyorum. Hafta boyunca neredeyse her gün dışarıda olduğum bir hafta geçirdim Bir tek 6. gün olan Perşembe günü yağmurlu ve şimşekli hava dolayısıyla gidemedim, ki o gün bir ben değil diğer esnaf arkadaşlarım da gidememiş! :)

İnanabiliyor musunuz, benim esnaf arkadaşlarım var! Abilerim, ablalarım ve de kardeşlerim. Yeni bir ortam kurmak ve de bunun keyfini çıkarmak çok eğlenceli. İyi ki ilk başta yazdığım sorularla dolu düşüncelerimi es geçip, görmezden ve de duymazdan gelip cesaretimi zırh gibi kuşanıp; "istediğimi yapmak için, yapamasam bile denemeden pes etmeyeceğim." demişim!


Bugün bu yazımda ilk 7 günü anlatıyorum, geçtiğimiz Cuma günü(09.02.2022)'ne kadar olan kısmı. Çünkü esasında hayal ettiğim iki üç gün öncesine yetiştirebilmekti ama olmadı. Önümüzdeki Cuma veya Cumartesi gününe de bulunduğum haftayı anlatacağım sizlere. Bu hafta neler oldu diyerekten. Ramazan bitene kadar güzel bir seri olacak ve her açtığımda şu anki "mutlu ve tam hissedişlerimi" daha net hatırlayacağım böylece... :)

Üst kolajda ilk günümün fotoğrafları var; deneyimsiz, çok fazla heyecanlı ve utansam da cesaretimi kuşanmış bir ben. O gün kimlere kimlere fiyat verirken nasıl çekindiğimi çok net hatırlıyorum. :) Halbuki biz bu işi yaparken de çok sıklıkla birbirimize şunu deriz, "birileri işine gittiği için ve para kazandığı için, esnaflar dükkanını açtığı için utanıyor mu?" Cevap net, utanmıyor veya utansa da fayda etmiyor öyle değil mi? Her birimiz çalışmak ve de kendini gerçekleştirmek zorunda. Ben bu duruma böyle bakıyorum, üzgünüm. Dipnotumu da geçmek istiyorum;


Bundan tam 10 sene öncesinde hastalığımda geçirdiğim atak sebebiyle, arkadaşlarım gibi çalışacak olduğum yaşta hayallerimi ertelemek durumunda kaldım. Yıllar içinde ertelediğimi sandığım hayallerimden vazgeçmem gerektiğini de anladım. Hayalini kurduğum gibi aktif iş hayatında yer alamayacağımı; tuvalet, hareket kısıtlılığı ve yorulma gibi sıkıntılarla başetmemizin çok zor olduğunu kabullenmesi güçtü. İş hayatında bana göre iş saatleri ve şartları da bulunmuyordu. 2 sene kadar öncesine kadar, "artık belki de hiç olmaz!" dediğim noktada hayat bana "herkesin hayat sürecinin farklı olduğunu öğretti... =)


Gelelim günümüze; şimdi ben sanki 10 sene önce okulumdan mezun olmuşum da, bu işe atılmışım gibi hissediyorum. Bana uygun bir iş hayatı hakim şu an. Akşamları stant alanımdayım, tuvalet problemim de hareketsizliğimden sebep yorgunluğum da sorun olmuyor benim için. Yaklaşık 7 gibi Ramazan Şenliklerinin olduğu alanda oluyoruz. Standımı kuruyor annem babam ablam ve Kağanım, yanımda kim olabiliyorsa. İşte o andan sonra geçiyorum işimin başına. Satışımı da yapıyorum, tanıtımımı da. 

Havaların soğuk olması sebebiyle etkinlikler 22.30'da bitiyor zaten. Toplanıp evimize dönüyorum... Akşamları çalışıyorum, eve gelip dinleniyorum. Gündüzlerim de tedavilerim ve dinlenmelerim için benim, geceleri kafam daha rahat. Çünkü hayal ettiğim, sabırla beklediğim ve sabrımın sonunun selamet olduğu günler benimle! :) 

(Kendimi doğruca anlatabildim değil mi? İşte birçok yazımı bu anlatımımı tam yapabilmek için erteliyorum! Haklıyım de mi?) 


Peki Nasıl Geçiyor Dersek; Günden Güne Gelişerek ve Öğrenerek Geçiriyorum Günlerimi. Bir Ablamın Da Dediği Gibi (Sema Ablacım Selamlar), Saha Beni Pişiriyor!


Kolajda da göründüğü gibi, ilk üç günlük değişim bile çok şey anlatıyor... 

İlk gün bir tek masa ve kutuların üzerinde kitaplarımı sergilediğim deneyimsizliğimden, eksiklerimi tamamlayarak devam ettiğim üzere; 3. günden itibaren 3 adet standım var. Bu hafta daha da geliştirmeler yapacağını söylüyor babam. Çünkü planladığımız üzere haftasonları ablam ve annemle beraber gidiyoruz, haftaiçi akşamları da babamla beraber. Kağanım ise Ramazan Şenliklerine gittiğim her gün benimle. :) (Kurban olsun teyzesii <3) 


İlk günler netlikle kavrayamadığım şey şuydu, sanki fiyatlar konusunda ne dersem diyeyim herkes bana yüz çevirip gidecekmiş gibi hissettim. 

Sonra düşündüm, onlar için ne olursa olsun bu benim standım ve ürünlerim. Ben ürünlerimin kalitesine ve o fiyatı hakettiğine inanmaz isem, onlar nasıl inansın? Ki benim inanmadığım gibi bir durum söz konusu değildi. Olay şuydu ki, internet üzerinden satış yaparken fiyat söylemek benim için hiç sorun değildi. Ama ilk defa evimde değil de, iki taraf olarak (satıcı ve müşteri) ortak alanda buluşup yüz yüze baktığımız alanda; bu durum benim için çok yabancı ve de tanımsız bir durumdu. Deneyimleyerek tanımladım şükür ki... :)) Benim sorunum ürünlerimin haketmediği mevzuu da değildi yani, yüz yüze iken birine fiyat vermek nasıl bir şey bilmiyordum. Deneyimledikçe, çok normal ve de gerekli bir durummuş; kavradım!

Utanma konusu çok mevzuu değildi aslında ama birilerini stantınla ilgilensin diye o gelmeden çağırmak, selam verirken irtibat kurmayı yeniden hatırlamak gibi bir durumum vardı... Yani gözledim ve keşfettim; birini gördüğünüzde "buyurun stantıma" demektense, "İyi akşamlar, hayırlı ramazanlar. İlgilenir misiniz, size ürünlerimi anlatabilirim. İhtiyaçlarınıza yönelik ürünlerimizi gösterebilirim." gibi cümleler daha gerekli ve de istenilene yönelikmiş. Bunların hepsini kişilerden aldığım geri dönüşler çerçevesinden de çok, "ben bir stanta nasıl davet almak isterdim" diye düşünerek tavır ve davranışlarıma dikkat ettim...

Zaman geçtikçe daha güzel olmaya devam etti, ediyor da... Dr. Clinic ürünlerim, kitaplarım ve örgülerimizle stantım dolmaya devam ediyor. İhtiyaca göre tanıtım araçlarımı da arttırıyorum. Soran da ilgilenen de, ürün alan da çok. İnsanların yüz yüze iletişimde bakış açıları daha değişken gerçekten. Yüzler gülüyorsa, sorularına doğru ve güzel cevaplar veriliyorsa; ilgilenme oranları doğrudan etkileniyor.. İşin en garip yanı sadece şurası, başlangıçta belediyenin ramazan şenlikleri kapsamında ücretsiz ikram stantlarına yönelip esnaflarla ilgilenmeme eğilimi vardı. Bu sanki bizleri cezalandırır gibiydi başlangıçta, bazıları bizi duymuyordu bile; yüzünü çevirerek gidiyorlardı önümüzden. Oysa birçoğumuz sadece tanıtım yapmak için bile oradaydık, benim gibi mesela. :) 


Stantımı, firmam Dr. Clinic'i ve işimi, bir de kendimi gittikçe iyi anlatmaya başladığımın çok netlikle farkındayım ki Nisan çok güzel geçip gidecek. Oldu bile, oluyor bile. Dedim ya başlangıçta da, "olur mu"yu düşünürken en başta şimdi oldu ve dahasını konuşuyorum sizlerle... Çok şükür! Ürünlerimizin güzel olduğunun farkında olduğum kadar, bunun farkına varanları da gördüğüm bir hafta oldu geçen hafta. Ürünlerle ilgilenenler kadar, ürünlerimizden ve firmamızdan haberdar olanlar da var. Bazıları benim yaptığımı görerek, "Demek ki kazandırıyor." diyor. Ben kazandırmasa orada göğsümü gere gere durur muydum düşünmüyorum bile, her şey ortada imiş. Bunu bana söyledikleri için çok daha fazla mutlu oluyorum. İnsanın yaptığı işiyle övülmesi, övüldüğü kadar da "gurur duyulduğunun söylenmesi" mutluluktan

Kitaplarım mevzuuna gelince; ben hiçbir zaman kitaplarım konusunda "her okuduğum kitap kitaplığımda olsun!" diyen biri olamadım. Benim kitaplığımdan sürekli her sene 2-3 kez okullara ve kütüphanelere olmak üzere kitaplar çıkıyordu. Bu stant işi olunca, kenara satmak veya bağışlamak üzere ayırdığım ve bir o kadardan da fazla şimdiki evimize taşındık taşınalı kitaplık yapılmasını kutularında bekleyen kitaplarımı da ayırdım. Böylece kitap standıma da ilgi oldu. Kitap fiyatlarının ithalat masrafları gereğince arttığı bir dönemde, okunmuş kitaplara ilgi duyan kesim var. Stantta onlarla kitap sohbetlerimiz bile oluyor! Bu beni nasıl mesut ediyor bir bilseniz... 

Bu hafta benden iki kitap alan bir çift bana hediye kitap bile getirecekmiş. Sohbetimiz sonrasında kitapların okuduğum Ay boyunca orada olduğumu öğrenince, "bir dahaki geldiklerimizden birinde hediye kitabımızla uğrayacağız o zaman." dediler. Kitap hediye etmeyi de almayı da çok severim, heyecanla hangi kitabı hediye edecekler merak ediyorum. :) Yani gördüğünüz üzere, şükür ki çok güzel vakit geçiriyorum...


Bahsetmek istediğim son bir mevzuu daha var; en önemlisi aslında, sosyalliğim ve yeğenimle geçirdiğim en kaliteli vakitlerden bir demet daha bu alanda geçiyor bu ay... Ben bu ay oldukça sosyalim! Arkadaşlarım oldu ve de akşamları sohbet edip dosdoğru olarak ilgilendiğim bir işim var. Kağanım haftanın 7 günü değişmeyen yanımdaki yardımcım ve eşlikçim, onunla çok eğleniyor ve bazen iki ortak gibi ters de düşüyoruz. =) Ama her defasında çok uzamadan mevzu anlaşıyoruz. 

Kağanım evin içerisinde yaşı gereği birçok konuda olgun davranamayan ve sosyallik açısından da kiminle nasıl konuşacağını bilemeyen biri. Bulunamadığı sosyallik açısından o da... Pandemide kaç çocuk doğruca bir bağ kurabildi ki, tanıdıklarından ve güvendiklerinden başka? Çevre esnaf abla ve abilerimizden yardım gördükçe şaşırması ve mutlu olması beni benden alıyor resmen! "Çok yardımcı buradaki abi ablalar, ne güzel yardım ediyor ve bize davranıyorlar. Çok iyi insanlar." diyor. Sırf bu cümleleri söylemesine sebep olan şeyleri yaşamasına vesile olduğum için bile çok mutluyum dostlar! =) İyi ki diyorum, rabbime şükürlerimi sunup duruyorum... 


Ziyaretçilerim Oluyor Bir De... İyi ki Varlar, Hep Var Olsunlar...




Stant ziyaretlerim geçtiğimiz hafta Elif yengem ve Hüseyin dayımın torunları Ela ile beni ziyaret etmesi ile başladı. Devamında şenlik alanına gelen arkadaşlarım ve akrabalarım bizzat beni ziyaret edip selam verir oldular. İnstagramımı "burada" aktif kullanmaya devam ediyorum bu süreçte de. Hikayelerden yaptığım "gelin görüşelim" duyurularım da böylece sonuç verdi yani. Bu benim için de yıllardır görmediğim arkadaşlarımı da görmek demek ki, anılarla sarmalanıp daha da mutlu olmak demek. Üstteki kolajda görünenlerin içerisinde bahsettiğim arkadaşlarım yok. Sıklıkla görüştüğümüz akrabalarım ve arkadaşlarım var. Ama bir bu kadardan fazla tanıdığımı da gördüm çok şükür...

Damlam ilk gün benimleydi, standı beraber açtık. Başlangıcı onunla yaptım; annem ablam, Kağanım ve Defnecim de bizimleydi. Damlam o gün bana bir telefon çantası getirdi; siftah paralarımı da ona koyabilmem kolay olsun diye. Durabildiği kadar durdu ve birkaç gün sonra yeniden ve birkaç akşam önce de bu eşiyle olmak üzere üç kez geldi. Ben bazen yakınımda çok arkadaşım yok diyorum ama sayılı olmaları bile yeterli, bunu unutuyor olmak üzücü. İyi ki varsın canım Damlam ve diğer yakınlarım arkadaşlarım akrabalarım iyi ki varsınız... :) 

Birkaç akşam önce nicedir görüşmediğim çocukluk arkadaşım ve aynı zamanda eski kapı komşumuz Melikem ve kardeşi Zeynep de geldi. Sonra Nahide anneannem, Beyhan ablam ve onun oğlu... Geliyorlar ve daha çok gelip varolsunlar inşallah. =) 

Önümüzdeki Cuma veya Cumartesi günü, yeni haberlerim ve gelişmelerimle Stant Günlüklerimde buluşmak üzere diyerek; çok güzel ve verimli bir Ramazan ayı diliyorum hepimize. 

Sağlık, mutluluk, hayaller için çabalama ve düşleri gerçekleştirmek için hareket mümkün olsun.
Ramazanın Bereketi ve huzuru bu aydan itibaren tüm yıl bizimle olacak şekilde evlerimize dolsun. 
Etrafınızda şenlik alanları mevcutsa, oralara gidilsin ve emekçilerimizin standına uğranılsın ve bu yazımı okuduktan sonra aklınızda da kalırsam selamım iletilsin. <3 :)

Sevgili okur, sen de tekrar iyi ki varsın! =)

Sevgiler... 

İnstagram adreslerime de bekliyorum; 




1 Nisan 2022 Cuma

Network Benim İşim - Network'e Dair #1



Artık bloğumda da sıklıkla konuya dair başlıkları göreceğiniz üzere "Network'e Dair" yazı dizimi başlatıyorum. Öncelikle 2,5 sene kadar sürekli içinde bulunduğum bu sektöre dair, network bir hayat biçimi demek istiyorum. 

Aslında yanı başımızda çok net istikrar ve emek ile istediğiniz yerden kazanabileceğiniz bir iş kapısı bulunmakta. Kapıyı aralamadan "kötü" sanmak da mümkün, deneyimlemeyi tercih edip "emeğinle kazanmak da"... =) Tercih sizin... İyi okumalar. 




Network alanında 2020'nin başlarında yer almıştım. O zamanlar deneyimlediğim şeyi, sadece kendi ihtiyaçlarımı alarak bir şey yapmasam da ilerletebileceğime inanıyordum! Oysa doğru ekipte yer almanın çok önemli olduğunu bilmediğim zamanlardan geçiyormuşum o sıra. Ben bu işi "rastgele sipariş alabilirsem" yapabileceğim bir iş sandığım 6 ay kadar geçirdikten sonra, doğru ekibimi tanıdığım Kasım 2020'de kariyer çizgimi çizmeye başladık... 

Lisede başka sınıflarda okurken ortak arkadaşlar doğrultusunda tanıştığım ve senelerdir sosyal medyadan takipleştiğimiz bir arkadaşımla aynı firmanın farklı ekiplerinde idik. Bahsettiğim arkadaşım bana bir gün instagram üzerinden yazıp kendi ekibinden bahsettiğinde (25 Kasım 2020 idi, çok net hatırlıyorum!), ekibinin diğer ekiplerden farkını çok doğru ve net anlattı. İşi bizde çok net öğrenirsin, üstelik birbirimizle arkadaş gibi bir ortamımız var; yabancılık çekmezsin, dedi. Doğrusu inansam bile dediklerine, "yine olmasa bile ne kaybederim ki" diye de sorarak arkadaşımın ekibine geçtim. 

Hayatımda verdiğim en güzel karardı, Altınbaşak ekibiyle network marketing sektöründe yer almak... :) Maddi manevi bana destekleri oldu; her daim işi öğrettiler ve ellerinden gelen desteği kimseye bağlı olmadan verdiler. Bu iş gönülle bağlanmayı gerektiren bir iş derken hiç de şaka yapmıyorlarmış... Ne zaman gönülden bağlandıysam her bir arkadaşıma, işte o zaman "doğru ekip ve doğru işi yapıyor olduğumu anladım."


Kasım 2021'den bu yana aynı ekiple Dr. Clinic'de devam ediyoruz çalışmaya şimdi. Burası çok ayrı bir sistem ve de daha içe sinesi şekilde ilerlemeye imkan veriyor! 5 ayda katettiğimiz yollar çok güzel, başarılarımız daha da devam edecek. Bence her şey olması gerektiği gibi oluyor. Emin adımlarla ilerliyoruz, biz bu işi hakkını vererek yapıyoruz. Kimsenin kıyaslama yapmasına, herkesin aynı olmasına ve de kimsenin kimseyi zorlamasına gerek yok. Herkes çabaladığı ve ortamının gerektiği ölçüde ilerliyor. Ama gönül verip, emeğinle bu yola koyulduğunda; o çabanın sonucu elbet alınıyor... Çok şükür ki doğru ekiple çok güzel ilerleniyor... :)


Doğru ekip nasıl anlaşılır peki derseniz, bunu daha sonrasında konuşacağız. Şimdi konuşmamız gereken konu, 2 senelik deneyimim gereğince "Network Marketing Nedir?" sorusunu cevaplayarak başlamak olacak. 




==> Network Marketing Nedir?


Birçok kişinin düşüncesi, "Network, saadet zinciri gibidir. Üstteki kazanırken, alttaki hiçbir şey kazanmaz." yönünde ama bu durum aslında hiçbir şekilde doğru değildir. 

Network firmalarının içinde böyle bir sistemi olup da alttakini ezdiğini düşündüğünüz ve buna rağmen sistemde hala yer aldığına hayret ettiğiniz birileri var ise, öncelikle bir düşünün ki neden onlar hala o sistemde? :) Sistemlerini beğenmediğim firmalar benim de var ama bu işin satış işi ve o sistemler içerisindeki kişilere de kendi sistemlerinin kazandırabildiklerini biliyorum. 

Öncelikle Network Marketing bir satış işidir, diyeceğim. Satarsan kazanırsın, ama sattığın herkese indirim yaparak; satmış olmak için satarak kazanamazsın! 

Bir diğer tanımım şöyle; Network Marketing ekip işidir. Satışı öğrendiğin ve sattığın gibi ekibindeki kişilere de öğretir ve onlara da satış yaptırırsan, kazandırırken kazanmaya devam edersin...

Bir tanımım daha var, aslında tüm bu bahsettiklerimin devamı niteliğinde; 

Network Marketing; emek, istikrar ve her daim yeniden başlayabilme gücünü içeren bünye ister. Hayallerin ve de güzel yaşamayı istediğin üzere uğraş verebileceğin gücün varsa, ekibinize kattığınız insanlarla diyalog kurarken de satış yapmakta zorluk çekmezsiniz.


Ürün içeriklerini, çalışma stratejilerini ve planlarını sevdiğiniz şirketinizin bir girişimcisi konumunda çalışırsınız. Şirketiniz üretir, siz ondan ürünleri talep eder, dener ve satarsınız. Beğenmediğiniz ürünü önermezsiniz, beğendiğiniz ve kullandığınız ürünü denetir ve sipariş usulü çalışırsınız. Aslında birçok yolu vardır bu durumun. Onu siz deneye yanıla öğrenir ve kendinize göre şekillendirebilirsiniz. Kimi sahada çalışır canlı canlı, kimi internet üzerinden satar sevdiklerine denetir ve maddi manevi herkes illa ki kazanır. Bazen para, bazen deneyim, bazen tecrübe, bazen de dersler kazanırsınız... :) 

Gelelim bu yazımın ikinci sorusuna; Neden Network Marketing?;

1.) Network Marketing özgür çalışma alanları ve saatleri sunar. 


8-6, 9-5 veya vardiyalı sistemde 4-12, 12-8 çalışamam diyenler için çalışma saatlerini ve yerlerini kişinin kendisinin belirleyip çalışabildiği bir sistemi vardır. Çalışma saatlerinizi ve alanlarınızı belirlerken de patronunuz kendinizsinizdir. :)

Çoğu kişi bir iş durumuna bağlı kalarak yaşamayı kendine reva göremez. Bu günümüz dünyasında çok sık rastlanan bir durum üstelik. Pandemi döneminde o kadar çok evlerimize hapsolduk ki, "hayat nereye gidiyor ve biz neden sürekli bir koşuşturma içerisinde yaşamak zorundayız?" diye daha fazla düşünür olduk.

Düşünün ki bir işiniz var, istediğiniz yerde çalışabileceğiniz; çalışma saatlerinizi ve eğlence saatlerinizi belirlemek size kalmış... Sevdiklerinizi ziyaret ederken uzaktan çalışabilmek mümkün, çünkü normalde de nerede iseniz oradan hayatınızı yenilikçi iş yönteminizle yönetebiliyorsunuz. Günlük sağlam birkaç saatinizi işinize ayırdıktan sonra, istediğiniz yerleri daha rahat gezebilirsiniz de. Yoğun bir iş hayatının en sıkıntı duyulan tarafı bu değil mi? Sevdiklerine yeteri kadar vakit ayıramamak, yeterince eğlenememek ve gezememek... 

Rutine bağlı yaşayamayanlar ve iş hayatında birçok kişinin birbirini ezerek üstünlük sağlama çabalarına karşı stres olup bunalanlar; kendi işinizi kurabileceğiniz Network sisteminde bu yok. Ekibinizde planlı çalışabilen ve hayalleri için denemekten bıkmayanlar olduğu sürece, ilerlememeniz için sebebiniz yok. Ekibinize her daim sizin gibi kişiler bulmanız da mümkün, yeter ki siz bunu isteyin ve deneyin.

2.) İşten kovulma veya parasız kalma durumu yoktur. 


Satarsanız ve sattırırsanız kazanırsınız. Kendinizle beraber ekibinizi geliştirir ve artılar katmaya devam ederseniz, işinizde kendinizin önüne geçerek hep ilerleyebilirsiniz. Bu işte net bir kural vardır ki "Kıyaslamaya yer yoktur. Sadece kendinin en iyi versiyonu için çalışmaya devam etmelisin!"

Her daim yaşamımız boyunca her iş alanı için geçerlidir ama network marketing alanında daha çok yer alması gereken kuraldır. Hayat yenileniyor, değişimler artıyor. Hayat durmuyor... Teknolojiden hava durumuna, ülkelerin gündeminden ekonomik gelişmelere; hep bir güncelleme geliyor. Değiştikçe her şey, yerimizde sayma gibi bir lüksümüz yok. Gelişmeye devam etmek zorundayız. 

Şayet kendimizi geliştirmekten, eğitimler almaktan ve de yeniliklere ayak uydurmaktan vazgeçersek; işte o zaman işimizden yana motivasyonumuzu kaybederek azalırız. Yine kovulmuş olmayız, belki bazıları pes eder ama her daim ayağa kalkmak istedikçe geri dönebileceğiniz bir iş alanıdır. (Şayet kötü itibar bırakıp da, birilerinin hukuki açıdan dava açabileceği durum oluşturmazsanız.)


3.) Başka birinin inisiyatifine kalmadan gelirinizin artma ihtimali her daim vardır.


Türkiye gibi bir yerde, şayet iş yeri sizin değilse ve de gündeme düşebilecek bir ünlü değilseniz; asgari ücret arttırım zamanlarında ve de patronunuzun size yaptığı zamların zamanında maaşınız artar. Fakat Network'te, kazancınızın ne kadar olacağı tamamen sizin performansınıza bağlıdır. 

Emek verilen her işte böyle olmasını umduğum üzere, esasında birçok alanda bu durum geçerli olabilmelidir. Çoğu kişi ülkemizde hakettiği maaşları alamıyor. Ekiplerimizde birçok meslek grubundan ek kazanç olarak bu işi yapan arkadaşlarımız bulunmakta. Çevreleri var ya da yok, birçoğu kendi çevresinin ihtiyaçlarını dahi daha fazla tedavi edici ürünlerimizle giderebilmesi açısından bu sistemde yer almayı doğru buluyorlar. Şu zamanda yapılabilecek en doğru işlerden ve de ek işlerden biriyiz. Bu işin içerisinde bulunduğum sürede netlikle kavradığım ve de anladığım üzere durum böyle...


4.) Mutlu müşterilerin olduğu, deneyimleyen ve kazandırdıkça kazananların olduğu adil bir sistemi var!

Bugün birçok markete gittiğinizde, her ay size "Şu kadar ürün al ben de sana bu ürünleri hediye edeyim, sen bunu da ister sat ister kullan." mantığında ürün seçenekleri sunmaz. Network Marketing ise deneyimlerin kazandırdığı bir sisteme sahiptir. 

Siz bir ürünü kullanır beğenir veya beğenmezsiniz, eksiklerini müşterilerinize söyleyerek doğru ürüne yönlendirebilirsiniz. Diğer yandan eğitimler de alırsınız, ürünlerinizin hangisi doğru cilde ve doğru semptomlara kullanılır bunu da deneyimlersiniz... Sorunlu bir ürünün değişimi ve gelişimi için de şirket ile anlaşmaya varırsınız, böylece güven içerisinde bir sistem içinde ilerler tüm işler. 

5.) Network Ekip işidir ve ekibini bulan hayallerini de bulur... :)

Bu maddeyi en sona bıraktım, çünkü bence en önemlisi ve herkes tarafından bilinmesi gereken en büyük sırrı bu madde. Doğru ekipte bu işi öyle güzel yaparsınız ki, "ya nasıl oluyor da bu işi kötüleyebiliyorlar?" diye sorarsınız benim gibi. Yanlış ekiplerin nasıl olduğunu eğitimlerde ve başka ekiplerde yaşanan sorunlar aracılığıyla gördüm ki; benim bulunduğum ekip en doğru ekiptir! diye gururla söyleyebiliyorum.

Çünkü doğru ekipte zorlama olmaz. Doğru ekipte bir tek kişi ilerleyip gerileri yerinde saymaz. Doğru ekipte çalışma, gelişme ve ilerleme azmi herkese yayılır... Çünkü doğru ekip sizi sarar sarmalar, eksiklerinizi size anlatır ve tamamlatır. Doğru ekipte kendinizi bulursunuz, doğru ekipte hayallerinize ilerlemek zaman alsa da imkansız olmaktan çıkıverir. =)


Velhasıl kelam; Network nedir ve neden network demekteyiz size kendimce anlatmaya çalıştım. Bir dahaki yazımda size "Neden Dr. Clinic ve Neden Altınbaşak Ekibi" başlıkları altında bizden bahsetmek istiyorum. 




Yazımı bitirmeden önce, bu fotoğrafta gördüğünüz üzere, Mart ayının seviyesi olarak %11'e de ulaştığımı gururla söylüyorum... Ben emin adımlarla ilerliyorum, herkesin yolu başka ve o ilerlemeler illa ki bir çırpıda olmak zorunda değil; çok net biliyor ve gördüğünüz üzere gösteriyorum. :) 

Tüm bu anlattıklarımı zaman içinde kendimi geliştirerek ve çalışmalarımı buna göre şekillendirerek ilerledim ben. Çünkü son 2 senede hayallerimin peşinde netlikle ilerleyebiliyorum. Şartlar benim için ancak şekillendi, benim için şekillendiği noktada dünya ile beraber tekrar sıkıntılı hal almıştı. Ama şu an her şey hayallerim adına daha güzel gelişiyor. 

Artık biliyorum ki, ayağa kalkma noktaları çok önemli. Ben pes etmeden ilerleme konusunda ise çok daha fazla istekli ve başarılıyım... =) Siz de işi benden dinlemek ve benimle kendi işinize sahip olmak isterseniz; mail adreslerim kenarda yer almakta, ama birini bu yazımın altına tekrar yazacağım. Yanda gördüğünüz sosyal medya platformlarımdan ve de mail adreslerimden bana ulaşabilirsiniz... 

Yorumlarda yazımla ilgili neler düşündüğünüzü ve bu işi düşünüp düşünmediğinizi yazabilirsiniz. Fikirleşir ve belki sizin de yolunuzu çizebiliriz. Sevgilerimle... :) 


Bana kendinizi ve isteklerinizi anlatarak başvuruda bulunabileceğiniz mail adresim: didemkose92@gmail.com

Sizlerle tanışmak için sabırsızlanıyorum... :)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...