Benim İşim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Benim İşim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2021 Çarşamba

Farmasi İşim Ve Ben :) - 14.04.2021

 

Nihayet "ayriyeten" bu yazıyı yazmaya geldim; bir süredir sizlere sadece yazılarımın içeriğinde bahsediyordum, Farmasi yaptığından. Artık işim diyebildiğim ve böyle devam edebilmeye karar verdiğim o işimden bahsetmek için geldim... :) 

Merhaba, ben hep o hayalini kurduğum işe sahibim artık; benim de devamlılığını sağlayabileceğim bir işim ve uğraşım var çok şükür... Kazancım ben çalıştıkça ve azmettikçe artabilecek cinsten ve de beni en çok mutlu eden de eğlenceli ve samimi bir ekibim var benim. İstediğim ortam, istediğim iş ve arkadaş ortamı... İyi ki dediğim noktada, hep beklediğim şeyi yaşıyorum; benim bir işim var, aynı zamanda da arkadaş ortamım ve beraber aynı uğraşlar içinde farklı hayaller için emek verdiğimiz bir ortam bu. Çok şükür ki... =)


Ben Farmasi ürünlerini kullanalı bir yıl, ekibimle bu iş alanının detaylarını öğreneli de birkaç ay oluyor... Ben Mart ayı itibariyle başladım gibi görüyorum esasında, ben ilk seviyemi geçen ay aldım zira. İlk kez bir seviye aldım, geçen ay güzel bir lider seviyesine imza attık... Destek verenlerime, bana inananlarıma minnet dolu hissettim kendimi... =)

Ben ne iş yapıyorum peki derseniz, Network Marketing yapıyorum... Bir satış ekibi kuruyoruz, sağlıklı ihtiyaç alanındaki ürünlerimizi satıyoruz. Sattığımız kadar, ekibimize öğretip sattırdığımız kadar büyüyoruz... :) Kişisel bakım ürünlerinden kozmetiğe, ev içi temizlik ürünlerinden takviye gıdaya kadar; katkı maddelerinin yok denecek kadar az kullanıldığı bir firmayız. Bitkisel ürünler üretiyoruz ve Network Marketing dediğimiz günümüz düzeninin pazarlama yöntemiyle işimizi kurup ona sahip çıkıyoruz... :)

Benim Farmasi ekibim Altınbaşak; Elmas müdürümüz Kadriye Altınbaşak'ın kurduğu ekibin müdürlerinden birinin ekibindeyim. Farmasi ekiplerinin içerisinde en yenilikçi olduğunu düşündüğüm ekibimiz, üst ekibinden alt ekibine kadar eğitimleri ve aktiviteleriyle bizleri kucaklayan bir ekip... Belli seviyeye gelmemizi beklemeden, bize eğitimlerle satış tekniklerini, ürün eğitimlerini ve ihtiyacımız olan nice durumların eğitimini veriyorlar... Ben ekibime geldikten sonra, satış denilen şeyden korktuğumu farkedip; utandığım noktaları ve çekindiğim her şeyi silip atabildim. Ben kendimi bu ekipte aştığımı düşünüyorum. 

Artık şu yorumları yapabiliyorum mesela; "Satış benim yapabileceğim bir iş değil" diye bir şey yokmuş meğer, ben öğrenmeye fırsat vermemişim kendime... Zamanında çok eskiden sadece birkaç aylık bir satış dönemi yaşamıştım ama ne eğitimini görmüş ne de nasıl yapacağımı bilir vaziyette idim... Altınbaşak ekibine girdiğimden bu yana; olabildiğince hiçbir eğitimi kaçırmadım, bana söylenen tavsiyeleri hayatıma uygulayıp mutlaka uydum ve sonunda da yenilikçi olmam gerektiğini-sıkı sıkıya bu işe tutunmak isteyip istemediğimi gözlemledim durdum. Meğer ben bu işe tutunabilirmişim, doğru yöntemlerle öğrendikten sonra... :)

Nisan ayının ilk eğitim toplantısı idi; ilk lider eğitimimizde Kadriye hanımın bize söyledikleri arasından not aldığım şu cümleler var, üst kolajda "İhtiyaçlara odaklan, hayallerini es geçme!". Ben bu aydan itibaren daha çok odaklandım, bu işi yaparken mutlu olduğumu gördüğüm için... İşim sadece ürün satmak da değil üstelik, ihtiyaçlara odaklanıp gerçek kişilerden olumlu geri dönüşler aldıkça ve insanlarla etkileşim kurabildiğim bu işe sahip oldukça "istediğimi yaşıyorum artık, 10 sene sonra oluyor olsa bile!" diyebiliyorum... =) 

Üstte gördüğünüz yeşil küçük defter, bu sene adına ilk iş defterim mesela; bir komşumuz benden aldığı ürünlerden sonra beni kutlamak için hediye etmişti birkaç ay öncesinde... Sırf bu etkileşimler için bile sabredip daha çok çalışmaya, daha iyisini yapmaya ve "olmadı dediğimiz noktada bile, olsun çabaladık!" denemeye değiyormuş meğer! :)


Biz bu aya da eğitimlerle başladık, bu iki resim de kendimce çalıştığım bir anda durakladığım sıradaki pozlarım misal... :) 8 Nisan 2021 günü diğer bloğumda yazdığım şu yazıma eklemiştim bu kolajı, o yüzden üzerindeki blog yazımın isminin oluşu...

Peki Farmasi'ye nasıl üye oldum, avantajları neler? Biraz da bunlardan bahsedelim... 

Öncelikle ben bugün ayın ilk yarısından lider oldum; bunu es geçmeden not etmeliyiz. Maşallahınızı esirgemeyin lütfen. Emek veren, olsun isteyen herkese nasip olsun inşallah böyle başarılar ve nicesi... Ben çok duygusal durumdayım aslında bu akşam! :) 

Farmasi'ye kayıt olmak ücretsiz öncelikle, bunda bir netleşelim. Ücretsiz kayıt olduğunuz bu sistem üzerinde, satış zorunluluğu bulunmamakta olup; sattığınız süreçte de kazanmanız mümkün... :) Ama dediğim gibi zorunlu bir durum yok. Ben kendi ihtiyaçlarımı alacağım ve bir o kadar ihtiyaçlarını alabilecek 5 kişiyi altıma ekleyeceğim; ürünleri beraber kullanacağız ve sonra beğenirsek bu sistemde var olmayı düşünebiliriz derseniz eğer, bunu da yapabilirsiniz elbette. İstediğiniz her koşulda satış sistemimizi eğitimlerimizle öğrenebilir ve bu kararı kendiniz verebilirsiniz...

Farmasi sistemimiz, bize ilk 3 ay 200 TL'lik alışverişlerimize hoşgeldin hediyeleri veriyor. Hem sistemimizi ve ürünlerimizi tanıtıyor öncelikle, hem de bir nevi kabul ediyor kendisine... :) İlk 3 ay sonrasında da hediyeleri bitmiyor! 300 TL Puana ve 600 TL Puana ulaştığında da hediyeler veriyor, çoğu zamanlar 200 450 ve 900 TL Puana da ulaştığında hediyelerini sunmaya devam ediyor... 



Ürünlerimizi tanıtmak da zamanla kısmet olur eminim ki, ama şimdilik size Farmasi İşim Ve Ben dediğim bu yazımda öğrendiğim bir noktadan daha bahsetmeliyim ki; 

Network Marketing sisteminde doğru ekipte olmak çok önemli!

Altınbaşak ekibi, benim istediğim şekilde işi her seviyeden girişimcilerine emek ve zaman verip öğrettiğinden sebep, en doğru ekiplerden biri benim gözümde... 

Peki bu eğitimleri nasıl veriyorlar derseniz; alt ekibine de sistemi ve satış tekniklerini öğretebilmek için, müdürlerimiz ve üstlerimiz kazançlarından eğitmenlerimize paralar ödüyorlar. Her ay haftalık eğitimlerimiz bulunuyor bizlerin, eğitimi alıyoruz ve paşa paşa da yapabileceğimize ikna oluyoruz... Çok şükür ki bu işi yapmak için çabalayan ve uğraşan binlercemiz yapıyoruz artık... 

Gruplarımız aktif, kadınlarımız birbirine destek ve her birimiz yapamadığımızda da yılmamak için direniyoruz... :)


Diyeceğim o ki; eğer siz de böyle bir iş ortamında ve fırsatlarla dolu sistemimizle, ister evinizde isterseniz de gittiğiniz her yerde çalışmak üzere ekibimize katılabilir - işimizi öğrenebilirsiniz siz de... :)


Ekibime davetlisiniz. Bu iş katalog üzerinden, görseller üzerinden veya doğruca ürünleri tanıtarak yapabileceğiniz bir iş. Siz nasıl ister, öğrenir ve onu kendinize göre geliştirirsiniz... Biz Altınbaşak ekibi olarak Farmasi'nin ilk ruhsatlı aracını alan ekibiz; Mart ayında Elmas Müdürümüz Kadriye Altınbaşak aldı bu ilk aracı. Ve biliyoruz ki bizim ekibimizden şimdiden o ruhsatlı araçların devamını alma koşullarını tamamlamaya başlamış müstakbel sahipleri olan üyelerimiz de var. Onlardan birinin de sizlerden olması içinse hiçbir engel yok; denemek ve yapabileceğinize inanmak yeterli... =)


Denemezseniz bilemezsiniz, işiniz kazanç kapınız burası mı değil mi! Ekibime davetlisiniz ve iyi ki oradasınız... Sevgilerimle... :))

Not; bugün paylaştığım "Bu Benim Farmasi Hikayem" adlı IGTV'me buradan, İnstagram paylaşımlarıma da buradan ulaşabilirsiniz... 
Bir dahaki yazımda görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.. =)

27 Mart 2021 Cumartesi

Yarım Kalanlara Rağmen - 25.03.2021

 

Zeynep Sağdaş'ın Yarım Kalanlara Rağmen adlı bir parçası var, hatırlar mısınız? Bu haftanın konuları itibariyle, "Yarım Kalanlar" düşüncemi kabullendiğim ve yarım kaldıklarını hazmettiğim için; "Yarım Kalanlara Rağmen devam edebileceğimi kabulleniyorum artık!" dedim. Bu yazımın adı bu sebeplerle Yarım Kalanlara Rağmen oldu, çünkü bu konular bana o şarkıyı anımsattı. 

"Her giden bir parça çalıyor benden, Yarım Kalanlara Rağmen!" :) İyi okumalar...



Yarım Kalanlar diye bahsettiğim, aslında sadece umutlarımı çaldı. Umutlarım geride kaldı gibi hissediyorum ama yerini de yenileri aldı... Geride bırakmayı bence daha yeni yeni hazmedebildim. İyi ki de, nihayetinde bunu kabullenebildim... Son 2 haftadır farkettiğimi söylüyorum, benim için doğru yolun "ilerleyen zaman diliminde, umut ettiğim gibi bir iş hayatına atılmayı beklemek olmadığını" nihayetinde kabullendim. Yoluma devam ediyorum, Network Marketing'de kendi ekibimi kuruyorum ve evde iş sektöründe istediğim gibi istediğim bir zaman diliminde çalışabiliyorum... 

Bunları hissetmem, yaşamam ve kabullenmem gerekirmiş meğer; çünkü geçen zaman diliminde, satışı yapabileceğimi düşünmüyor ve buna kendimi asla hazır hissetmiyordum. Şimdi kendimi hazır, bu konuda denemeye ve çabalamaya istekli, bir de bu kadar iyi hissediyorum ki; aylar öncesinde bile bu düşüncelerime çok yabancı idim oysa... :)

Bu hafta yarım kalan örgülerimi tamamlama planlarıma başladım. Son 5 yarım örgü işim kalmıştı. Geçen haftasonu, ilk olarak üstteki yarım siyah bere boyunluğumun ipini aldırdım annemlere ve bu haftabaşında başladım ona. Hafta boyunca ilk onu, sonrasında diğer üç tanesini de bitirdiğim üzere; kaldı şu saat itibariyle iki yarım örgü işte... (: 

Bu arada iş çalışmalarım iyi de gidiyor, evde çalışmak ve bir uğraş içinde olmaya, örgülerim haricinde bir de bir iş kurmayla uğraşıyor olmak; üstelik gayet de kendimden beklemediğim huzurla başarılı devam ediyor olmak, beni çok mutlu ediyor bu ara... Çok şükür, çook... 

Diyeceğim o ki bu konuda; bazı şeyler olmuyor ise, zorlamadan olanı kabul etmek gerek. En azından benim için öyle olmalı, kabullendim. 10 senedir, hayallerim normal bir iş hayatım olsun diye idi. Ama bildim ki, olmuyor. Olmaması için bir sürü sebep var, oldurmak içinse çok uğraştım ve çok oldurmaya uğraştım. Ama öyleymiş ki, bazen de bizlerden aykırı gerçekleşmiyormuş hayallerimiz... 

Acı da olsa olduramadıklarımdan yana, artık hayallerimi hayal kırıklıkları yapmak istemiyorum. 10 senedir olmuyorsa, her şeyi değiştirdiysem; illa ki olmasını istediğim şekilde olmak zorunda değil. Oldurabildiğim kadarıyla da mutlu olabilirim, tercihlerimi değilse de gidişatımı değiştirmeyi bilmeliyim! =) Bildim...



Salı günü annem ve yeğenlerim bizim evdelerdi. Güzel bir gün geçti yine, yeğenlerimle yaşlarından ötürü geçiş dönemleri sebepli tartışmalar yaşamaya başladıysak da bu ara... :) Ne çabuk büyüyorlar demeyeceğim, doğan büyüyor neticede... Defnoşum da pandemi ile büyüyenlerden ve şu oturuşuna bayılıyorum! Maşallahları alalım buraya, biz bu sıralar tay tay da duruyoruz ve yürüyeceğiz inşallah bundan sonra da. Darısı tüm yürümesini beklediğiniz evlatlarınıza olsun, Defnoşumla beraber... 

Bu ara Defnoşumun ve Kağanımın çocuksu düşüncelerine kavuşabildim, ayların telaşesi ve ne yapacağımı bilemez hallerimden sıyrılabildim. Bu hafta benim için hislerimin ve yapmak istediklerimin netleştiği bir haftaydı. Yapabilirim dediğim yolda ilerleyebiliyorum işte. Amaçlarım için yollarımı değiştirebildiğim sürece daha iyi hissettim kendimi de. İşte bu durum çocuksu düşüncelere kavuştum diyebildiğim bir durum.. Çünkü her şeyi kafaya takmıyor çocuklar, biraz ağlıyorsa önüne çıkan bir başka mutlulukla toparlayabiliyor kendini yeniden. Çok da takılmıyor yani olmuyorlara ya da illa ki "ömrüm boyunca bunu olduracağım" diye dolanmıyor her durumda... Böyle olmalıyız, böyle bakmalıyız biraz olaylara. Olmuyorsa vardır bir hayır, oldurabildiklerimize bakalım. :)


Çarşamba günü Mart ayından bir siparişim daha geldi sonrasında... Farmasi'de seviye alabileceğim bir ayım daha bitiyor. Yavaş yavaş ama emin adımlarla ilerliyorum işimde... Farmasi'yi hem işim gibi görüyorum hem de çabaladığım kadar kazanabileceğim, yapamadığımda da beni zorunlu tutan hiçbir durum olmadığının da farkındayım! Bu çok önemi bir durum iş dünyası ve iş kapısı noktasında... (=

Benim işim geleceğin işi ve o gelecek geldi! =) Hem ihtiyaçlarımı indirimli ve bana uygun fiyatlarla alıyorum, benim gibi bu işi yapabileceğine inanmayanlara da kendime yetecek kadar kazancıyla satabilme şansına sahip oluyorum... Ekibimde işimi öğretiyorum, manevi destek motivasyon ve yapabileceğimiz yönleri beraber bularak işimizi kurmaya uğraşıyoruz beraber. İşime ekibime katılmak isterseniz, alt paragrafta mavi renkli bulunan yazıya tıklayabileceğiniz linkimi bırakıyorum. Sizlere teklifimdir, ekibime katılın; işimizi anlatayım, zorunlu olmadığınız bir sistemde çabaladığınız kadar kazanabileceğinizi öğreteyim. :) Biz ekibimin üyeleriyle birbirimize destek çıkıyoruz her birimiz, yapamayacağınız veya yapmak istemediğiniz hiçbir şeye zorlama yok benim ekibimde... =) İyi ki dediğim ekibime, sizleri de bekliyorum açtım kollarımı! :))

Bu da benim sistemime kayıt olabileceğiz formun bulunduğu linkim; her hafta eğitimlerimizle, aktivitelerimizle ve çalıştıkça kazanabileceğimizin desteği ve özgüveniyle birlikte çalışabiliriz. Deneyin, başarırsak karımız olur veya başaramazsak bile "denedik de olmadı" deriz. Bu öyle mühim ki şu devirde! :)


Perşembe gecesine girdiğimiz gün, bir haftadır elimde olan "Aşka Düşünce" adlı kitabımı bitirdim... :) İlk Bkmkitap Alışverişimi okumuş muydunuz? O alışverişimden okuduğum ilk kitabım oldu bu kitabım... 

Güzeldi, eğlenceliydi ve uzun zamandır okumadığım sakin hikayelerden biriydi. Romantik, gündelik, rahat okunan kitapları okumayı özlemişim meğer... En sevdiğim roman tarzıdır yine, çerezlik ve edebi... Bir de fantastik severim ya, o alanda okumama da bir kitap sonra devam edeceğim yine; uzun zaman oldu fantastik okumayalı da...

Aşka Düşünce, Martı Yayınları ve Marie Force adlı yazarlı romantik bir kitaptı... Aklımda soru işareti kalmayacak şekilde çok güzel bitti diyecektim ki, son anda bir hikaye aklıma takıldı. Kitapta Luke adlı yan karakter var idi. Onun aşkında son nokta ne oldu acaba? Sevdiği kız üzgündü, o dehşet verici bir hikaye ile kocası ve çocuklarını kaybetmişti; ama orada bitmedi izlenimi yarattı bana! Öyleymiş ki, aşkları yarım bırakılmasa kızın ailesi tarafından onlar çok sevmişler birbirlerini ve öylesine mutlu olacaklarmış hani... Ama yollar değişmiş, aşkları yarım kalmış. Yarım kalanlara rağmen, onlar hayata devam etmeye çalışmış. O hayat bir kez daha yaralarını beraber sarabilme fırsatı vermiş, sanki onların görebilmesini de yazarımız yazmayı tercih etmemiş veyahut fırsat bulamamış gibi... =)

Okuyun derim, eğlenceli ve de "aşk kaybettiğinde değil ondan vazgeçtiğinde biter." sözünü tamamiyle içeren ve benimseten çerezlik bir hikaye... Ben çok eğlendim okurken... :)


Bu yazımda diyeceklerim bunlar; "Yarım Kalanlara Rağmen" devam edebilmeyi bileceğime dair kabulleniş ve teslimiyet içine girdim! Koşullarımın değiştiği kadar, kendimin de değiştiğini kabullenmediğim için gereksiz yere kendimle kavga etmeye devam etmişim. Oysa artık eskiden istediklerimi gerçekleştirmeye dair gücüm de yokmuş hevesim de kalmamış. Meğer istediğim çok basitinden elimden geleni yapabilmem imiş. Herkese "elimden geleni yapıyorum" derken, kendimi o yola sokmayı bir türlü başaramamışım... Gördüklerim için, rabbim bana bu günleri gösterdiği için mutluyum işte. Mart 2021 bana bunları hissettirip rahatlattı şükür ki. Daha fazlası için de çabalamaya devam ediyor olacağım...

Yarım kalanlara rağmen diyebildiğiniz şeyler olsun hayatınızda, o sevinciniz ve mutluluğunuza sımsıkı tutunun. Hayatta kendi yenilgilerinize rağmen ayakta durmayı unutmayın...

Sevgilerimle... (:


Farmasi ekip linkime buradan da ulaşabilirsiniz. :) Siz formu doldurun, ben sizi arayayım... Kendinize şans verin, belki sizin de yolunuz buradadır...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...