4 Mayıs 2017 Perşembe

Not Aldım Veya Not Ettim #32 - Ekran Görüntülerim...


Benim birkaç aydan beri en sık not alma yöntemlerimden biri haline geldi, Ekran Görüntüsü almak. Mobilde gezerken büyük kolaylık ve güzellik oluyor. Bazen bir arkadaşıma bazen de kendime notlar almış bulunuyorum ve artık bunların bazılarını da saklama alışkanlığı kazandığımı görür oldum son zamanlarda. E o zaman, neden burada da bir yazısı olmasın ki dedim.

Nisan ayının ve en çok da Ankara'da geçirdiğimiz 5 günlük zaman diliminin dahil olduğu zamanlarımızın ekran görüntüleri yazısı bu. Tarihleriyle ve hesaplarıyla beraber sizlere çoğunluğu İnstagram paylaşımı olan ekran görüntülerim ve konularından bahsedeceğim. İyi okumalar olsun yine o zaman... :)

İtalyanca'ya olan merakımı yakın arkadaşlarım çok iyi biliyor. Çok uzun zamandır, küçüklüğümden beri var bu merak ama örgün öğretimde okurken ciddi anlamda başlamıştım kendimce öğrenmeye İtalyanca'yı. Şimdilerde o ciddi öğrenme yöntemimi birazcık boşlamış da olsam hala öğrenmekten ve merak etmekten vazgeçemediğim bir dil kendisi, İnstagram hesapları ve internet sitelerini takip ederek desteklediğim...

E hal böyle olunca, İnstagram'da çok gezen biri olarak instagram hesaplarında cümlelerle ve kelime yapılarıyla ilgili bilgi veren hesapları da takip ediyor insan. Benim böyle takip ettiğim iki hesap var; biri italyanca_cok_guzel (ki yukarıdaki resim de o hesaptan bir paylaşımın ekran görüntüsü, bir diğeri de italyancaveitalyankulturu adlı hesap. Bir dili cümle kalıplarıyla öğrenmek de gerektiğine inanıyorum ve bu hesapları bu sebeplerle de takip etmeyi seviyorum...

Üstteki ekran görüntüsünü aldığım hesap daha çok cümle ve kelime kalıplarıyla dil öğrenimini amaç edinmiş. Diğer hesap ise İtalyan kültürünü de tanıtmayı amaç edinmiş bir blogger sahibi, sitesi de burada. İlgili olanlara tavsiye ederim. Emek verenler sağolsun, interneti bu sebeplerle çok seviyorum... :)  

İtalyanca ve İtalyan kültürüne dair merakım hakkında bir yazı yazacağım düşünüyorum da, bu yazının da henüz zamanı gelmedi galiba... :)




20 Nisan 2017 günü, Ankara'da iken; televizyondaki dizi veya düzgün programlar bitmiş ve evlilik programları saati gelmişken, Star Tv'yi açmış ve biraz Zuhal Topal'ın evlilik programına bakayım dedim ve üstte Bülent Parlak'ın yazdığı duruma bizzat şahit oldum. Ben ekran görüntüsü aldım unutmamak ve paylaşmak için, zira bende bu konudan bahsedeceğim döndüğümde derken akşamına bu paylaşımı yaptı Bülent Parlak. Buradan daha rahat görebilir ve okuyabilirsiniz... 

Ekran görüntüsünü aldığım paylaşımda da yazıyor zaten ama bu hoş olmayan davranışı gerçekleştiren kişi, Zuhal Topal'ın programında talibini arayan Naz adlı bir kadın. Televizyon ve Sanat dünyasının anlaşamadığı şu sansür ve yasaklama olayları, neden böyle canlı yayınlarında da uygulanmıyor bende merak etmedim değil doğrusu. 

Kesinlikle hoş bulmadığım ve devamını bir daha görmemek adına, bu programlar için güzel kararlar alınmasını umuyorum. İzlemiyorum demeyeceğim, kadın-erkek arasındaki ilişkileri nasıl tartıştıkları adına bazen ben de izliyorum bu programları evet. Ama sorarsanız biraz da izletilmek durumunda kalıyoruz; aynı saat diliminde, 3 kanalda da evlilik programı olunca bazen ses olsun diye bile açılıyor. Velhasıl, daha güzel programlar izlemeyi ve daha önemli konuları veya orada konuşulan konuları daha ciddi ortamlarda tartışmayı kim istemez ki?



Penguen Kapatılıyormuş!

Blogcu Anne'nin instagram hesabından öğrendiğimden beri beni epey üzen bir haber bu. Ortaokul son, Lise ve Üniversite hayatımın hepsini kapsayan zaman dilimlerinden beri var çünkü Penguen dergisi. zamanla çok pahalı hale gelmeye başlayınca kesmiştim almayı ama elimde baya sayısı var 10-15 tane kadar. Ortaokul zamanlarında iken, internetin ülkemizde yeni yeni benimsendiği ve hayatlarımıza dahil olduğu zamanlarda, nickname kullanmak meşhur iken, üstüme kalan ve benimle özdeşleşen nickname-lakabım vardı; Patikli Penguen. O zamanlarla beraber girmişti benim hayatıma Penguen dergisi, çok okuduğum ve çok sevdiğim bir dergi idi ve en sevdiğim köşeler de, Semra Can ve Yiğit Özgür'ün köşeleriydi... 

Yani şimdi bir devrin kapanması gibi nitelendirebileceğim bu olay beni hala üzüyor. Neden derseniz, eskiler bittikçe dönemlerin değiştiği ve bazı değerleri yitirdiğimizi hissediyorum. Bir derginin sektörün ve tüketim toplumunun acımasızlığına ve talep ettikçe talep eden aç düzene yenildiğini düşünüyor ve üzülüyorum. Gazete ve dergiler, mizahın ve haberleşmenin yapı taşlarından benim için. Zira biz dergilerle ve gazetelerle büyüdük, onlardan çıkan hediyeler ve posterler bizim için büyük nimetlerdi. Gelecek nesillere bu güzellikleri götüremeyecek olmak düşüncesi üzüyor insanı ister istemez... Umarım Penguen kapanmaz veya kapanırsa da bir başka şekilde yine hayatlarımızda yerini almak için gelir. Dilerim...



İnstagram ve Facebook mobil'de gezinirken, sponsorlu sayfalar da çıkıyor karşıma ve bu sponsorlu sayfalardan da takip ettiğim sayfalar oluyor kimi zaman. 

Bu paylaşım karşıma çıkan sponsorlu hesapların paylaşımlarından en sevdiğim oldu; çünkü çok doğru geldi, içten içe hep dikkat ettiğim bir noktaydı.  Sizde, İlkbaharda usul usul yürüyün... :) (Yasak Elma)


Nisan ayı geçti, Mayıs ayına bile girdik. Nisan ayında yazdığım tek bir Not Aldım yazısı var, Mayıs ayında durum böyle olmaz dilerim. Yazı dizilerimi seviyorum ve bu Not Aldım'ın yeri de ayrı güzel. Dilerim daha çok yazar ve daha çok okurum bu ay. Şimdilik benden bu kadar, Mayıs ayında daha çok görüşebilmeyi dilerim. Sevgilerimle... :)


Not; Aldığım ekran görüntüleri; benim değil, altlarında hesaplarını paylaştığım hesap sahiplerinindir. Paylaştığım ekran görüntüleri not aldıklarımı ve sevdiğim hesapları da sizlerle paylaşmak adına bir paylaşımdır, ekran görüntülerini aldığım paylaşım sahiplerinin emeklerine ve paylaşımlarına saygıyla...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bloğuma hoşgeldiniz. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

İnşallah beni yorumlarınızdan mahrum bırakmazsınız... :)