31 Temmuz 2026 Cuma

Olduramamıştım - Temmuz 2026 #dönüş


Konuşamadığım konular adına kendimden vazgeçmiş gibi hissediyorum... 

Bir süredir yazamadıklarım kadar kaybolmuş gibiydim.

İşte sırf bu farkındalıklarla dönüyorum bloğuma... :)



Geçen yazdan bu yaza, tam 1 senedir düzenli yazı yazmıyorum. Bu süreçte çok sefer yeltensem de başaramadım. İçimde; "sus, içine at, sindirmesen de olur boşver" diyen yanı dinledim. Buna ihtiyacım varmış gibi geldi. Ondan öncesinde de çok sık ara veriyor gibiydim zaten. 

Derken olanlar oldu, içimde birikti de birikti. Beni tüketmesinden korkuyordum ki, önüme bir kapı açıldı. O kapıdan girdim ve şimdi buradayım. :)

*


Bu diliyorum son dönüş yazım olsun, dağınık yazdığım son yazım... En son bloğuma yazmalarımı "mükemmel olmalarını" arzuladığım için bırakmıştım. Bir de kendi içimi dökerken, kim ne der diye düşünmeye başladığım için...


Biliyor musunuz, buraya yazmadığım süre içerisinde yazdığım zaman diliminden daha fazla yorum aldı yazılarım. =) Birilerinin onaylarına o zamanlar o kadar çok ihtiyaç duyuyordum ki, kimseden yeterince görülmüyormuş gibi hissettiğim için bırakmıştım yazmaları. 

Oysa hiç iyi gelmedi... Son zamanlarda içimi dökebildiğim ve kendimi daha çok anlatabildiğim kişiler olduğu ve de içimdeki hisleri konuşup anlayabildiğim için konuşuyorum. Esas ihtiyaç duyduğum, devam etmekmiş. Kendimi fazla kısıtlamış, içime kapatmış ve belki de "en mükemmel olamadığım için" cezalandırmışım. Bunlara da ihtiyacım vardı belki de diyerek, şu anda dönüyorum. =) Yeniden hoşgeldim...

**


Gelelim ben buralarda yokken neler oldu hayatımda anlatmaya;


8 aylık bir ingilizce kursuna gittim, Eylül ayında başlayıp Nisan sonuna doğru bitirdim.A1-A2 ve B1 olmak üzere üç kur. Her kur 10 hafta olmak üzere, 30 hafta sürdü. Bu yazımda bu konuya değinmiş, yepyeni bir arkadaş çevresi kurmaktan yana heyecanlı olduğumdan bahsetmiştim. Heyecan duyduğum her şey gerçekleşti. Hem arkadaş edindim hem de yepyeni bir rutinle, yeniden işe veya okula gider gibi bir düzeni yaşadım o süre içinde...

Benim aslında gündüzleri olmasını temenni ettiğim bu kurs, Haftanın 5 günü ve akşamları 3-4 saat olmak üzere devam etti. Hem arkadaş çevresi, hem özgüven hem de bambaşka deneyimler kazandırdı. Ben bu durumu "yillargecerkendidem" adlı instagram hesabımda hikayelerimde anlatmaya devam ettim. Ama o süreçleri yaşarken, buraya vakit ayırıp da dilediğimce yazamadım.

Süreç başta çok kolay geçiyor gibiydi, kış şartları zorlayınca epey zorlandım ama kendime dair inancımı hiç kaybetmediğim üzere korku geliştirmeden devam ettim. Aynı amaca sahip olduğum bir çevrede kendimi yeniden buldum. Şu an ingilizce seviyen daha mı iyi deseniz, size hayır diyeceğim. Ama baştan başa, yeniden hayatın içinde olmaya dair bir özgüvenin sahibiyim. İş, aile ve yaşam şekilleri değişen eski arkadaş çevrem benden uzaklaştıktan sonra, ilk defa bambaşka bir arkadaş ortamım oldu. Öyle ki, kendimi artık apayrı bir gruba ait hissediyorum. 

Şimdilerde kurs arkadaşlarımla her fırsatta görüşmeye ve etkileşime girmeye uğraşıyoruz. Kendimi 2025-2026 senesinde cidden şanslı hissetmeme sebep olan bir oluşumdu. İyi ki o kursa zamanında kayıt oldum diyorum, demeye de devam edeceğim... =)


Yeniden bir çevre edinmek için her daim fırsat bulunabilir, ki ben bunu Gemlik Kadın Girişimciler Derneğine üye olarak başlatmıştım, İki üç sene öncesinde. Aynı dönem olması gerek, Kent Konseyinin Engelsiz Meclisine de üye olmuştum. İşte buraya yazamadığım zaman diliminde o alanda da faaliyetlerimiz oldukça yoğundu. Gerek dernek etkinlikleri, gerek konsey, gerek kursum ve de kendi siparişlerim derken; oldukça yoğun bir sene geçirdiğimi kabul etmeliyim. Geçen yazdan bu yana buraya uğrayamamamın sebepleri de bunlardır... =)


***


Oralarda beni takip eden ve severek okumuş ve şu an bu yazımı "yeniden dönmüş" sevinciyle okuyan birileri var mı acaba, şu an mesela bunu merak ediyorum. İşte tam onlara söylemek istediğim birkaç şey de var...


Buraya yazamadığım zaman diliminde, bana ait olmayan her şeyi bırakabileceğimi öğrendim. Bu bana ait olmayan zamanında ne kadar benimdiyse ve de onu bıraktığımda herkes "bana ait hissettirmese bile" laf edecekse bile...

Sonra birçok kişinin söylediği kelimeleri hayatım yapmışım, bunu farkettim.  Apayrı hayatları yaşadığımızı bildiğim halde; sırf zamanında çok iyi anlaşıyoruz diye, bana dedikleri her şeyi hayatım yapıp onlar yoluna bakarken ben onların bana verdikleri eski ilgilerde kalmışım. Bunlardan da vazgeçebilmeliymişim, vazgeçtim.

Bunu yeni söylemiyorum ama gerçek manada son 6 aydır uyguluyorum; beni aramayan, tek taraflı çabamla sürdürülen ilişkilerimin çabalayan tarafı olmayı bıraktım. Bir yerde ortak sevgi bağı varsa, vaktini ayırdığın kadar vakit ayırılabilen kişi de olmalıymışsın. Bu konuda farkedip maalesef ki çevremde hala arkadaşım dediğim insanların varlığına üzüldüm.

Mükemmel olmayı düşlemeyi bırakmaya uğraş veriyorum.

Daha fazla planlıyım, ama her şeyi yetiştiremeyeceğimi ve yapamadığım zaman "yapamayacağım" demeyi de öğrendim. (Eskiden her şeyi ben yapabilirim diye atlar, boş yere kendimi üzermişim meğer. Burada kendime ve benim gibi davrananlara Christina Perri'den Human şarkısını ithaf ediyorum. Tık tık yapın, gidip dinleyin lütfen! =D )

Ve son zamanlarda, zorlansam da uzaklaşmaya uğraştığım üç bataklık var; onaylanma ihtiyacı, takdir görme ihtiyacı ve yanlış anlaşılma korkusu... Üçünden de tamamiyla uzak durmak için, umursamazlık diyetine girdim. "Ben de insanım ya! Ben de yanlış yapabilirim, yanlış yaparsam toparlayabilirim!" cümlelerini günler içerisinde tekrarlıyorum ve hafızamda yer edinsinler istiyorum.



Ve son olarak;


Yaklaşık 4 aydır yeniden kendi beslenme, zararlı şeylerden uzak durma ve egzersiz rutinime döndüm.

Yiyemediğim "Marul, kuru soğan ve de yeşil soğan gibi besinleri" yiyebilmeye, Türk kahvesi içebilmeye başladım. 

Bu durumu en çok şu kararlarıma borçluyum, "hamur işi ve kızartmadan uzak duracağım."

Sadece iki maddeye uyumlanmam bana kazançlar sağladı. Egzersizlerimi de düzenli şekilde her gün ihmal etmeden yapıyorum.

Daha fazlasını, bir sonraki yazılarımda sizlerle konuşmaya devam ettikçe ileteceğim...


Olduramamıştım demiştim başlığımda. Artık "oldurabileceğime inanıyorum" diyerek bu yazımı sonlandırıyorum...

Niyet ettim, bir sonraki yazımı da bir hafta içinde yazıp yayınlamaya... =)

Orada olup bu yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim... <3 

Sevgilerimle, Didem KÖSE...