29 Aralık 2020 Salı

Duolingo Kullanma Maceralarım - 2020

 

Bugün Duolingo'daki şu andaki serimin, yani aralıksız öğrenimimin 53. günü... Derler ki; bir şeyi rutin olarak günlük 5-10 dakika bile olsun yaparsan, o öğrendiğin ve emek verdiğin ölçüde sana fayda olarak döner. İşte 2020 için istediğim tam da böyle bir şeydi, bir çalışıp bir bırakmalarla dolu bir dil öğrenimi değil, genele yayıp dil öğrenmeyi nihayetinde başarabilmek için çabalamaya hep devam etmek... 

Bugün bu yazımda konu başlıklarımla size Duolingo'nun kullanım içeriğini anlatacağım. Aynı zamanda da kendi deneyimimi anılaştırmış olacağım, istediğim üzere. =) Bu ücretli ortaklık içerikli reklam içerikli bir yazı değildir. Tamamiyle Android Telefon kullanıcısı olarak, Duolingo uygulaması üzerinden gerçekleştirdiğim kullanım deneyimlerimi içerir. İyi okumalar dilerim... 


Devamlılık; "Mesele mükemmellik değil, ilerleme. Devam et!"

Bu başlıkta tırnak içinde yazan cümleler, Duolingo uygulamasında dersler açılırken motivasyon içerikli gösterdiği cümlelerden sadece biri. Dediğim gibi her gün devam edince, güzel bir ilerleme kazanıyor insan.


2020'de en çok kullandığım uygulamalardan biri oldu Duolingo ve son 6 aylık süreçte, her gün öğrenmeyi devam ettirebilmek üzere "telafi seçenekleri de bulunan" uygulamanın birçok açıdan bana faydası olabileceğini ve de olduğunu keşfettim. Dil konusunda bir öğrenim devamlılığını bu sene başardım işte... :)

Duolingo uygulaması telefonumda zaten ekli halde duruyordu ama bundan öncesinde bir süre devam edip uzun süre tekrar bırakarak aralıklarla dönüyordum kullanımıma. O zamanlar bana nasıl faydası olduğunu bilemiyormuşum meğer... 

Şimdi Duolingo benim için en fazla 10 dakikalık eğitimlerle "günlük 20 puan" içerikli bir eğitim planı sundu. Benim kullandığım bölüm "ücretsiz" bölüm... Duolingo Plus kullanılırsa, çevrimdışı kullanımı da yeni bir özellik olan 5 can hakkının sınırsız olmasını da sunuyormuş esasında. Ama ben bu haliyle seviyorum...

Her gün devam ederseniz, seriyi sayıyor sizin için ve unuttup ya da fırsat bulup da giremediğiniz günler için de seri koruma alabiliyorsunuz mağaza kısmından. Sadece bir seferlik bu ama! Yani bir günlük unuttunuz, ertesi gün dönüp seri korumayı yenilemezseniz, seriniz kayboluyor. Böylece size bir sorumluluk da yüklemiş oluyor...


İlk 67 günlük en uzun serimi kaybettiğim zaman diliminde, mağaza kısmından satın alabildiğiniz "haftasonu tılsımı" vardı esasında. Ama o dönem Duolingo kurallarına güncelleme geldi ve hafta başında bir girdim ki, artık haftasonu tılsımını son kez kullanmışım ve haftanın ikinci günü girdiğim için de serimi kaybetmişim... Öyle olunca baştan başladım ve şimdiki hedef 75 günü doldurmak, vereceği taşlarla taşlarımı biriktirmek ve eğitimler sırasında biten 5 can hakkımı daha rahat alabilmeye devam etmek... :)

O da ne ki derseniz; Duolingo, size her ders sonrası ilerlemelerinizle taş hediye ediyor. Eğitim başarınıza göre bazen 10, bazen 50, bazen de 100 taş olabiliyor bu... Bu taşları, biten 5 canınızı yenilemek için de, seri kurtarma seçeneklerini yenilemek için de kullanabilirsiniz. Bir de mağaza içerisinde eğlence olsun diye, kuşunuz Duo'nun tarzını değiştirmek için kullanabiliyorsunuz. Üç adet kıyafet tarzı var; Resmi Kıyafet, Şampanya Rengi Eşofman, Süper Duo... =) Bana göre bu basit şey bile eğlenceli...

İlk 67 günlük serimi kaybetmeden önce, derslerde yapılan hataların her koşulda geri dönüşü vardı. Bir dersi isterseniz 20 dakikada hatalarla bitirin, "5 hata yaptın canların gitti" demiyordu. Sonra bu yenilik gelince kötü gibi gelmişti bu durum bana! Ama kullandıkça bunun da iyi bir şey olduğunu farkettim, daha çok dikkatimi veriyorum şimdi derslere en azından... Taşlarım azaldı, çok fazla yenileyemiyorum. Öğrenme panelimde derslerim benim için zorlaştı. Benim bilmediğim detaylara geldi sıra. Bu da heyecanlandırıyor beni nedense... Oyun oynamıyorum ama dil öğrenmek şimdi oyunlar kadar eğlenceli şimdi benim için. :)

Duolingo Paneli...


Bu görünüme Duolingo Paneli denildiği yok aslında, ben öyle diyorum. Derslerimi görebildiğim, günlük ders puanı hedefime ulaştığımda bunu bana bildiren ve her ders sonrasında deneyim puanları kazanabildiğim arayüz burası...

Ders başlıkları boyunca 5 taç alabilmeye kadar ders içerikleri mevcut. Her bölüm içerisinde bazen iki bazen sekiz, bazen daha az bazen de daha çok ders içeriği mevcut... Ben kendim için günlük 10 dakika, 20 puanlık çalışma ayarladım. Buna göre iki ders yapıyorum, günlük çalışmam gereken kısım bitiyor. Ama bazı günler çok bazı günler az çalışabiliyorum. 

Buradaki yükselmeyi isteten konu da şu ki; deneyim puanlarım hafta boyunca ne kadar çok olursa, bana hediye taşların geri dönüşü o kadar iyi oluyor. Eskiden Lingot dedikleri, şimdi taş ligleri denilen kısımda haftayı diğer Duolingo kullanıcılarıyla ne kadar iyi sırada bitiriyorsam bunun sonucunda dersler boyunca o kadar çok taş verebiliyor... :) (vay be, baya iyi anlamışım bence Duolingo'yu...)


Duolingo Öğretim Usullerine Gelince...

Peki nasıl öğretiyor derseniz;


Duolingo bildirimleriyle unuttuğunuzda sizi derse çağırıyor öncelikle... Duolingo sistemi, sizin onu hangi saat aralıklarında en çok kullandığınızı keşfediyor ve sizi o aralıklarla çağırıyor. "Selam! Seni özledim." diyor bazen. "Ders vaktin geldi, 5 dakikan var mı?" diyor bazen. Ya da yeni can usulü gereğince, canlar fullendiğinde "Canların Fullendi, hadi derse!" diyor. Güzel, ince düşünülmüş ve başarılı bir sistem olarak görüyorum bu durumu da...

Sonra derslere girdiğinizde, öncelikle öğretirken elbette hatalar yapmaya izin veriyor. Canlarınızı alarak hemen damarlarınızı kesmiyor. Ama ders içeriklerinde ilerledikçe artık sizin de aklınızda kalması açısından uyarma usulü çabalamanızı sağlıyor sonrasında. 

Okuma, yazma, anlama, dinleme ve sesli tekrarlarla; üstte de kolajladığım üzere, her şekilde size o dili sunmaya çalışıyor. Türkçeyi hem konuşuyor, hem okuyup hem de yazabiliyorsunuz değil mi? Aynısını öğrenmek istediğiniz dil için de sağlamaya uğraşıyor. Şimdilik Türkçe konuşanlar için İngilizce, Almanca Ve Rusça öğrenim seçeneklerini sunuyor. Almanca'yı bir ara denedim ama ona da çok uzun zamandır ara vermiş bulunmaktayım. Belki 2021'de onun için de çabalar uğraş veririm, kim bilir... =)


Unutmadan "Ben Duolingo sayesinde neler öğrendim?" onları da şöyle eklemek istiyorum;

- "The" kullanımını öğrendim. Meğer bildiğimden fazlasıymış...
- "in, on, at, towards, to" kavramlarının kullanım noktalarını kavramaya başladım şu sıra. Basit öğrenim değil, onun devamı niteliğinde cümlede anlamı kurabilir oldum...
- İngilizcede soru sorma kalıplarını öğrendim...
- Bağlaçlar ve Edatlar konuları beni çok ama çok zorladıysa da, onları da kavradım. Hala bazen unutuyorum, dönüp tekrarlarımı yaptıkça pekiştirebilme şansım var neyse ki...

--> Bir de şimdi yeni bir özelliği daha var Duolingo'nun, diyalog şeklinde hikayeler sunduğu "Hikayeler bölümü"... İlk dört hikayenin başlıkları şöyle mesela; "Günaydın, Randevu, Bir Şey, Sürpriz." Ben Duolingo'yla seri günler boyunca öğrenime başlamadan önce, "naber nasılsın" gibi basit cümleler harici bir çok cümleyi kelime anlamlarıyla anlıyordum. Ama birçok cümleleri birleştiremiyordum. Diyeceğim o ki, öğrenime devam ettikçe kelimeleri bir araya getirip cümleyi anlamakta da başarılı oldum. Çok şükür! =)

Duolingo Teşvik Sistemi, Hafta Ödüllendirmeleri...



Bu zamana kadar verdiği taşlardan ekran görüntüsü alabildiğim 3 taş bulabildim "Duolingo" dosyamda! :) Ama aslında en son bu hafta kazandığım Ametist Ligine kadar birkaç tane daha taş vermişti, isimlerini şimdi hatırlamıyorsam da.. Bu hafta en son başarım "Ametist Ligine yükselmemdi. Dün Duolingo bunu bildirince bana kendimce eğlendim instagram hikayemde yine "Ametist Ligine yükseldim ama benim taşım Ametist değil; ben bir Aslanım! Hani bunun Kehribarı?" diye. (Yapın, siz de çekinmeden kendinize eğlence çıkarın! =))

Bu ekran görüntülerini kendim için alıyorum bu arada. Teşvikleri ve seri yükselmelerimi bloğumun instagram hikayesinde paylaşıyorum aralıklarla. Ama yanlış yaptığım üzere, öğrenemediğim cümle ve içeriklerini; yanlışlarıma ve doğrularına aralıklarla bakıp iyice öğrenebilmek için ekran görüntülerini telefonumda tutuyorum. Öğrendikten sonra bakmaya da gerek kalmıyor zaten bir süre sonra ama ben yine de tutuyorum telefonumda ve pekiştiriyorum bilgilerimi daima... 



Velhasıl, dil becerilerimi geliştirirken Duolingo kullanmayı ben çok seviyorum. Deneyimlediklerim kadarıyla da sizlere bildiriyor ve tavsiye ediyorum... Eğer Duolingo kullanacak olursanız, beni de bulun ve arkadaş olarak ekleyin olur mu? Kapışalım! Daha da eğlenceli olacağına eminim... :)


Ben Duolingo kullanımıma 2021'de de devam edeceğim. Ek olarak, kelime öğretme konusunda başarılı bulup kullanmayı sevdiğim ama Duolingo kadar devam edemediğim "Drops" uygulamasını da kullanmaya devam edebilirim. Belki 2021'de sizlere "İngilizce becerim baya arttı!" diye yazılar yazabilirim. Kim bilir... 

Bu arada Duolingo'yu ister telefonunuz veya tabletinizde uygulama üzerinden, isterseniz de bilgisayarınızın web tarayıcısından "tr.duolingo.com" üzerinden de kullanabiliyorsanız. Bu da dip not olsun...

2020'de en çok kullandığım iki uygulama Youtube ve Duolingo olunca; bu yazı kendi deneyimlerimden ve beğenilerimden sebep, bir anı içerikli bilgilendirme yazısı olarak nihayet karşınızda oldu. Yani bu yazı hiçbir şekilde bir ortak anlaşma üzeri yazılmış bir yazı değildir. Ama elbette olsaydı çok güzel olurdu! =) -- Duolingo, görür mü dersiniz bu yazıyı? :))

Okuduğunuz için teşekkürlerimle; Beni yorumlarınızdan mahrum bırakmazsanız, paylaşmalarınıza da dahil ederseniz çok mutlu olurum. Oralarda okunma sayısı olarak görünmelerinizi dahi çok seviyorum. İyi ki varsınız... 

Duolingo kullanacak olursanız, beni "DidemKse_" kullanıcı adımı aratarak bulabilirsiniz... Bahsetmeyi unuttuğum bir nokta olduysa veya uygulama ile ilgili yeni geliştirmeler olursa, "yillargecerkendidem" instagram hesabımda da paylaşım yaparım yine. Orada da görüşmek üzere, Sevgilerimle... :)

2 yorum:

  1. Yardımcı oldu yazınız, istifade ettim. Teşekkürler 👍🖐️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne mutlu bana... Yorumunuz için de ben teşekkür ederim. :)

      Sil

Bloğuma hoşgeldiniz. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

İnşallah beni yorumlarınızdan mahrum bırakmazsınız... :)