23 Haziran 2016 Perşembe

2016 Uzay Terapi Seanslarım ve Değişen Fizyoterapi Düzenim

Sağlığım ile ilgili yazmayalı çok olmuştu değil mi? Biraz uzun bir yazı oldu tabii, hazırlıklı olun derim ben. Sonuna kadar okuyan herkese şimdiden teşekkür ederim. :)

2016 Uzay Terapi Çalışmalarımdan başlayalım...


Nihayet beklediğimiz 2016 ek tedavime 28 Mayıs'ta başladım ve Antalya yolculuğumuz öncesi ara vermeden önceki seansımı da bu Pazartesi günü (20.01.2016) aldım. Dönene kadar ara vermiş de bulunsam -gerek uzay terapime gerekse de fizik tedavime- Antalya'da gireceğim denizin faydasını alabilmekten yana da umudum var... :)

Üstteki fotoğraf bu Pazartesi'den. 2016 Uzay Terapi çalışmamın ilk 30'luk diliminin 5 seansını alabildim; İki seansı sedye yatakta bel çalıştırmak için iki ayak birden ağırlık bastırma, sırt kasları, bacaklarımın iç ve dış kaslarını ağırlık çalışma ile çalıştırma üzerine idi. Üç seansı da yer minderinde dönme hareketleri ve de kafese bağlı halde emekleme pozisyonunda bacaklarımı ve boynumu çalıştırarak alışabilme üzerine... Tüm bu durumlardan ötürü yine umudum aktif durumda, zira biraz sonra aşağıda da vereceğim ayrıntılardan ötürü biraz umudum azalmıştı geri kaldığım derslerden ötürü bir süredir... 

Orhan abi ile çalışıyoruz bu sene, daha önce burada da bahsetmiştim. Orhan abi Pazartesi günkü çalışmamızda daha iyi olduğumu söyledi. Resimdeki pozisyonda dersi bitirmeden önce dinlenirken durduğum emekleme halinde de anneciğim çekti bu fotoğrafımı, kadrajına sağlık. :) Kendimi böyle görmek de güzel, ilerleyen zamanda tek başıma da emekleme pozisyonunda durabilirim inşallah. Tamara ablam şöyle demişti ya zamanında; "Kendini yürümeye yeni başlayacak bir bebek gibi düşün. Önce emeklemelisin ki, sonra da ayağa kalkabilesin." Böyle düşünmenin emekleme pozisyonunda destekli de olsa durabilirken faydasını daha çok görüyorum...


Velhasıl, yolculuk öncesi Pazartesi günü de yer minderinde çalıştık ve verimli idi güzelce yoruldum epey. Ve bu yorgunluk bana öyle iyi geldi ki, Antalya'ya gitmeden önce de gittikten sonra da hareketlerime yer hareketlerini ekleyeceğim bundan böyle bende... 

Haftaya Pazartesi bir aksilik olmazsa da Antalya yolcusuyuz, bu sefer deniz terapim olacak. Benim için uzay terapinin kelime anlamının bir destek olmadan tam anlamıyla hakkını verebildiği yerdir Deniz. İnşallah hava koşulları, sağlık durumları, her bir şey de denize girmelerimizi mümkün kılar bu yaz... :)


Değişen Yeni Fizyoterapi Düzenime Gelince;


Dolu dolu sağlığım hakkında yeniden yazamayalı rehabilitasyon merkezimi değiştirdim. Öyle olması gerekiyordu belki de, yeni bir kapı açılması gerekiyordu diye düşünüyorum şimdi ama; Tamara abla ile ayrılmak ve yeni bir rehabilitasyona kaydımı yaptırana kadar bir süre boşta geçen zamanda tedavi almadan beklemek, benim için umutsuzluk gibi idi. O kadar alıştım ki fizik tedavi almaya ve hayatımın fizik tedavi üzerine kurulu olmasının gerekliliğine bende, doktorlarımızın baştan beri söyledikleri gibi; 2-3 haftalık tedavi alamamak beni epey etkiledi diye belirtmeliyim işte...

Tamara abla ile yollarımızı ayırmak istemedik, sorun ne ondan ne de bizden kaynaklı idi. Sorun tamamen rehabilitasyon merkezinin durumları zorlaştırmaları ile ilgili idi. Çok açık bile olamıyorum şu an ama bu iş terapilerimi kesmeye kadar gitti. Ve şimdi yeni bir rehabilitasyona kayıt olmuş ve de yeni fizyoterapistim Doruk abi ile başlamış halde yazıyorum bu yazıyı. İlk seansımızı tanışma ve durumumu inceleme olarak Salı günü (21.06.2016), İkinci seansımızı da Antalya yolculuğu öncesi ara vermeden önce bugün aldım.

Bir süredir sağlık defteri tuttuğumu yazmıştım daha öncesinde de, burada. İşte bir 5 ay kadar olmuştu sağlık defterime de son durumlarımı yazmayalı, ki nihayet oraya da geri döndüm bu hafta başında. Doruk abi ile de anlaşabilmiş ve bilgisine güven duymuş olduğumdan umudum Salı günü yine tazelenmiş oldu. Doruk abi, benim birçok fizyoterapistime söylediğim "Bana evde yapabileceğim hareket verir misiniz?" cümlesini birkaç ders sonra telafuz etme düşüncemi silip attıracak, "Egzersiz düzenine bir el atmayı da düşünüyorum bu arada" cümlesini kullandıktan sonra "Evet, evet anlaşacağız, hem de çok." dememe sebep oldu.

Yeni Fizyoterapi Düzenim;

Doruk abi ile ilk değerlendirme dersimiz Salı günü hiç fena geçmedi benim açımdan. "Tamara ablamdan ne kadar ayrılmış olmamıza hala üzülüyor da olsam, yeni bir soluk da her zaman iyidir..." diyorum şimdi. İlk kontrollerde, düzeltilmesi gereken ve korunması gereken birçok kas grubum olduğunu Doruk abi de söyledi, Salı Günü ve de Bugün. Bunun elbet bende fazlasıyla farkındayım, bir süredir işlerimizin zor olduğunun... 

Bu hafta iki dersimiz de; hastalık hikayemi konuşarak, kaslarımı tanıma çalışmaları yapmak ile geçti Doruk abi ile. Ve esas olarak Antalya'dan dönünce bir çalışma düzeni ayarlayacağımızı da konuştuk. Öncelik dizler olacak sinyalini verdi Doruk abi, ki 2011'de başlayan ataklarımdan sonra en çok korktuğum konunun dizlerimin olduğunu belli ettiğimin de farkında olduğunu söyledi sonrasında. İnsanın korktuğu başına gelirmiş ya, ilk dersten de üç adet diz hareketleri verdi... :) Ödevlerime sadık olmaya çalışacağım bende seve seve...

Ve bu sabah ki dersimizden sonra, Antalya'ya gidecek olmamızdan ötürü bir ara da fizik tedavime vermiş bulunduk. Bana birkaç hareket tavsiye etti Doruk abi de, Uzay terapi'de Orhan abinin verdiği hareketlerle birçok hareketim oldu böylece.. İnşallah Doruk abi ile de Orhan abi ile de, döndükten sonra daha sıkı bir maraton beni bekliyor olacak. Öncelikle deniz terapimle beraber, kaslarımı biraz daha toparlayarak daha da iyi olmaya hazır halde dönmeye çabalayacağım; dizlerimdeki ağrılara karşı duyduğum korkuyu ve az buçuk da olsa kalmış olan cesaretsizliğimi deniz terapisiyle geride bırakarak inşallah...

Bugün, haftanın olayları ile umudumun şükür ki yerinde olduğunu yazmak, kendime de sizlere de yinelemek istedim. Bu hafta yoğun geçmesine rağmen, yorucu ama güzeldi. Dilerim böyle de bitsin, tüm hayrı ile. Zindeyim galiba ama sersemlik çok fazla bu sıra, malum sıcaklardan ötürü. Aman siz de kendinize dikkat edin, ben kendime olduğundan da çok dikkat etme çabasındayım birkaç gündür. Sevgiler... :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bloğuma hoşgeldiniz. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

İnşallah beni yorumlarınızdan mahrum bırakmazsınız... :)