22 Nisan 2013 Pazartesi

Fotoğraflarla 1 Haftam - #2


Bu sıralar ders çalışmalarım sebebiyle ilgilenemiyorum bloğumla. Epey boşladım yine biliyorum. O yüzden affınıza sığınıyorum. En azından 1 haftalık daha... :)

Yazamadığım zamanı fotoğraflarla telafi edeyim dedim yukarıdaki sebepimden ötürü. Fotoğraf çekmeyi çok seviyorum, evet çekilmeyi de. Benimki bir hobi. An'ları ölümsüzleştirmek, zaman zaman dün ne yediğini bile unutan bir millet için güzel bir hobi değil mi?


Çarşamba gününden kalma bir çay keyfi. Sabah keyifleri, paha biçilemez cinsten benim için, hele sevdiklerimle iken... Ben evde dura dura tembelliğe pek alıştım, ne yapacağım bilmiyorum. :)


Bir Annanne-Torun görüntüsü...

Fotoğraf çekmeyi seven yanım, Kağan'ın her anını çekmek istiyor. Bu da güzel anlarından biri. Her an telefon ya da kamerayı yanımda bulunduruyorum, eskisinden daha da dikkatle. Onun güzel anlarını yakalayarak, ablam eniştem ve babamın da işte olsalar bile sonradan güzel anlarına tanık olabilmelerini sağlıyorum. :)


Resim çekmeyi sevdiğim kadar, bir huyumda var ki; o da beğendiğim resimleri toplamak. Bu, bilgisayarımda epey bir hafızaya sebep olsa da, vazgeçmek mümkün değil sanırım bundan da. :) Belki ilerleyen zamanlarda beğenip de topladığım resimlerden daha fazla örnekler gösteririm... Ama alıntı yerlerini bildirmek gerekir diye düşünüyorum, ben beğendiğim için aldığımdan birçoğunun sahibini bilmiyorum doğrusu. 

Günümüz teknolojisinde birçok resme ulaşabiliyoruz, başka yerlerden alıntı olduğunu bile belirtemeden elden ele geçiyor. Ya da emeğe saygı gösterilmeden birçok resmin sahiplenildiği oluyor, yazıların bile... Ben buna kesinlikle karşıyım. Emeğe saygı duyulması gerektiğini savunanlardanım... 

Neyse konudan uzaklaşmadan; yukarıdaki resim O an eseri. Şöyle ki;

"İstanbul Ticaret Üniversitesi iletişim fakültesi öğrencilerinden İlker Özcivan, Eminönü'nden Üsküdar'a gitmek üzere vapurdaydı. Galata Kulesi'nin fotoğraflarını çekiyordu.ışık yerindeydi ve bir kuş sürüsü de gökyüzünde dalgalanıyordu. İlker Özcivan, yolculardan biri uyarınca deklanşöre basıyor ve bu 'o' anı yakalıyordu. Sanki kuşlar insanların sevgi simgesinin şeklini biliyordu da mükemmel ve şaşırtıcı bir kusursuzlukla gökyüzüne nakşettikleri stilize kalp şeklini görebilecek birilerini umuyordu. " 

Ben bu resmi bir internet haberinden almıştım. İlker Özcivan'ın emeğine sağlık. :)





Bu da bir sabah uyanıp, Annannesinin yatağında keyif yapan Kağan efendi. Her haline ayrı bayılıyorum. Yakından bir bebeğin büyüyüşünü ilk defa Kağan sayesinde izliyorum. Ve tekrar söylüyorum, Teyzelik Çok Başka'ymış. :))


Yeni yeni eski fotoğraf çekmelerime geri döndüm. Bir süre epey canım sıkkındı. Fotoğraf çekinmelerime neredeyse son vermiştim, o sıkıntıdan ötürü.

 Bu halde gözükmez istemezdim. Ancak, sıkıntıdan olduğu kesin olarak yüzümde beliren (ki ergenliğe girdiğim zamanlarda bile yüzümde bu kadar sivilce çıktığını hatırlamam) sivilcelerle başım belada. :)

Bu poz, dün çekilmek üzere kendi kendime verdiğim bir poz. Yani Cumartesi Pozu. Fotoğrafın çıkış sebebi saçlardı, ancak sivilcelere de iyiden iyiye tanık oldum bu arada. Sivilcelere rağmen pozdan memnunum. 

 Büyük sorun şu ki; yaz geldiğinde kestirmek için karar aldığım saçlarıma kıymakta epey zorlanacağım yine. :) Uzun saç seven birçok hemcinsimin derdi gibi, çelişkide kaldım; Kestirsem mi, Kestirmesem mi? :/ :)


Benim olur da Kağan'ın Cumartesi Pozu olmaz mı? Bu kahvaltıdan önce Kağan'ın Cumartesi pozu. Sade bir poz olacak derken, o güzel gülüşünü yakaladım minik'imin sonunda. =))

Daha Fazla Fotoğraf için; buraya bakabilirsiniz. 

İşte böyle, bir hafta geçti. Derslerden fotoğraf çekmeye dahi fazla fırsatım olmadı. Güzel bir haftaydı. Ders adına verimli bir hafta oldu. Dilerim bu haftada ders açısından olduğu kadar bloğuma bakmam açısından da verimli bir hafta olur. Mutlu Haftalar olsun hepimize... 

Sevgilerimle... :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bloğuma hoşgeldiniz. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

İnşallah beni yorumlarınızdan mahrum bırakmazsınız... :)