27 Ekim 2012 Cumartesi

Antalya'dayız


Yorucu bir yolculuğun ardından bayram arifesinin sabahı Antalya'ya indik. Açıkçası rahatsız bir yolculuk geçirdik annemle... Uyumak mümkün olmadı maalesef. Sabah 7:31'i gördüm yani. Sonra aldığım bir ağrı kesici azıcık toparladı beni... Ama ne çare, daha yeni kendime gelebildim denebilir.


Diz ağrısı, Bel ağrısı, sabaha karşı baş ağrısı... Bırakmadı bütün hepsi yakamı. Koltuklar dar ve rahatsızdı. Konforlu arabaları seçmemiz gerekiyormuş. Bayram üstü bilet bulmak bile zordu oysa... Gece 3 ile 4 arası az dalmışım, ondan sonra tekrar önümdeki televizyona döndüm ve yer yer de mp3'üme... 

Düşündüm, ağrılarımla kıvrandım... Hava şartları el verdikçe film izlemeye çalıştım ve kulağımda çalan müzikleri mırıldandım. :) Sabah 6 sularında Acemi Cadı'yı izledim mesela. :) 

Otobüsün sıçaklık derecesini koruyamamalarına kızdım. Gece 3'e kadar şöför'ün klimasından dedikleri soğukla boğuştuk. Sonrasında da çalışan sıcakta kavrulduk... Saat 7.31 sularında otobüsün sıcaklığı 13 dereceye düştü. Otobüs öyle diyordu. Gerçi sıcakken de nasıl oluyorsa otobüsün derecesi normal gösteriyordu ya, Neyse...

Diyeceğim o ki; 2009'dan sonra annemle ilk otobüs yolculuğum, ağrılıydı, uykusuzdu... Ama annemleydi ve sağ salim vardık Antalya'ya... Allahıma bin şükür diyorum. :) 

Velhasıl şimdi daha iyiyim. Ama anladım ki kaslarımdaki güçsüzlüğü toparlayana kadar hava değişimleri ve dış etkenler ağrılarıma ortak olacak ve beni yormaya devam edecek... 

Antalya yolculuğuna çıkmadan kafaya koymuştum; sağlığıma daha da dikkat edeceğim ve egzersizlerime sıkıca başlayıp bir daha bırakmayacağıma dair. Antalya'da gerçekleştirme fırsatı buldum ve gerçekleştirmeye başladım işte. 

En hafifinden başlayarak fizyoterapistimin söyledikleri doğrultusunda toparlanma yolunda ilerleyeceğim... Artık sağlığıma; kendim, ailem ve sevdiklerim için  daha çok dikkat edeceğim. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bloğuma hoşgeldiniz. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

İnşallah beni yorumlarınızdan mahrum bırakmazsınız... :)