26 Kasım 2022 Cumartesi
Afyon Kaplıca Tatilimiz - Kasım 2022
31 Ekim 2022 Pazartesi
Azimli Bir Ekim - Ekim 2022
Bir Ekim böyle geçti, demeye geldim... :) Ekim ayı boyunca yazamamış olmak üzücü ama bu yazımla telafi edebilmeyi umuyorum.
Ne Eylül 2022'yi ne de Ekim 2022'yi unutmak istiyorum çünkü. Unutamayacağımı da çok içimden hissediyorum, çok güzel bir iki ay geçirdim ama anıları yazılı kalmalı. Daha güzel günler için Ekim'i de sevgiyle uğurlamaya geldim. Size Eylül ve Ekim'e çok emek, çok hayal, çok umut ve de başarı sığdırılarak köşede zamanını bekleyen neler varsa; onlar bir bir sığdırılarak hayallere yolculuk başlandı...
Eylül ayıydı, kendimi bu yazın ardından daha çok hayatın içinde hissetmeye başladım. Çünkü Ağustos ayının sonundan itibaren, engelsiz taksi ile fizik tedavilerime tek başıma gidip gelmeye başlamıştım. Eylül ayında bu durumu ayriyeten otobüsleri de tek başıma kullanmaya başlayarak taçlandırdım... Gittikçe daha da ilerlemeye, hayata karışmaya cesaretimi toplamaya devam ediyorum.
Eylül Ayından bir Çarşamba günüydü, 21 Eylül 2022;
2022'nin ilk 30'luk fizik tedavisini bitirmiş halde güne İşkur'a uğrayarak devam ettim o gün. Üstteki fotoğraflar o günden... :)
Nicedir istediğim ama zamanını beklediğim bir girişimdi bu benim için, part time iş bulabilmek adına başvurumu bir de yüz yüze yapmaya iş bulma danışmanımdan yardım almaya gittim. Ama part time işler maalesef İş-kur'a gelmiyormuş.
O gün sabah açılan bir iş ilanının olduğunu söyledi danışmanım ama tam da benim yeterliliklerime uygun. Üniversite mezunu ve de Engelli Hasta Kabul Elemanı istiyorlarmış. "Görüşmeye gitsen çok iyi olur, senin için daha iyi olur bence." Dedi danışmanım.
Neresiymiş peki diye sorgularken o gün fizik tedavimi bitirdiğim hastanenin iş ilanı imiş meğer. Başvuru kağıdımı elime verdiler, tekrar hastanenin yolunu tuttum. :) Giderken de annemi aradım ve olanlardan haberdar ettim, annem de ben de çok sevindik. Üstelik giderken kuş tüyü de gördüm. Hani derler ya "şanstır" diye. Güzel bir mutluluk oldu bana...
Görüşmeye gittim, görüşmem gereken bayan yerinde yoktu. Fizyoterapistime gittim ve o benim görüşebileceğim başka birine yönlendirdi. Görüştüğüm müdürle görüşmem de çok güzel geçti. Ancak birkaç görüşme daha olmasını istedigini kararlarını öyle vereceklerini söylediler... En geç bir haftaya halledebilmemiz gerekiyor demişlerdi süreç için.
Bir hafta dolmasını bekledim, bir hafta dolmadan hastaneye bu sefer görüşmediğim İnsan Kaynaklarındaki bayanla tanışmaya gittim. Ama süreç bundan sonra 1 ay daha uzadı..
20 Ekim son başvuru tarihi idi, 21 Ekim'e değerlendirilip 22 Ekim'e İş-Kur iş ilanları sisteminden ilan kaldırıldı... İşi alan kisi için umarım hayırlı bir iş hayatı olur. :) Benim için bu iş gerceklesmedi ama bu sırada belediyenin iş bulma havuzuna da form doldurup bırakmıştım. Bir geri dönüş aldım ama hala neticelenen bir durum yok.
Amacım sosyalleşmek adına, haftanın birkaç günü ve birkaç saati olsun part time çalışabilmek. Sebebim belli, dışarı çıkma rutinim ve birebir yeni tanışmışlıklarım olabilsin. Aktif olabilirim diye... Bakalım kısmetim nereden çıkacak, zaman gösterecek... 🙏
Eylül ayı için planlı başlamıştık sonrasında, Grup Lideri olma planım vardı Dr. Clinic kariyerimde... Bir ömür sürmesini diliyorum ve işimi öyle çok seviyorum. :)
Eylül ayı sonunda %15 Grup Lideri seviyemi aldım. Planlandığı üzerine olan bu seviye bizi Mart ayından beri Kıdemli seviyesinde olan benim için hepimiz adına çok mutlu edici idi. (: İçimdeki huzur, o başarının o emeğin tatmin eden duygusu, kendi paranı kazanıyor olmanin mutluluğu çok güzel. Isteyen herkese nasip olsun.
Benim şu an 3 ekip liderim var, ama biri ile çok yakın arkadaş oldu bana. Rukiyem, hem dost hem kardeşim.. Onun da geçen ay Kıdemli seviyesini kutladık, bu ay koruduğuna şahit oldum. Bunun mutluluğu da artı iki katmış. Rabbime şükürler olsun. :)) Sizler de bu başarıları bizzat bizimle yaşamak isterseniz link bırakmak istiyorum ama devamı da var;
Ekim ayında %15 seviyemi korumam gerekiyordu, planımız buydu. 3 gün önce %18 seviyemi almama çok az kalmıştı. Ek planlama yapıp onu da tamamladık. Öyle güzel bir ekibe sahibim ki şu an. Öz bir şekilde ne istediğimizi bilerek ilerliyoruz... Kendi paramızı kazanmak ve de bu şekilde ilerleyip kutlanacağımız başarılarımızı beraber görmek istiyoruz. Ekipce...
İstediğiniz yerde ve de istediğiniz seviye için planlamalarla, network işini ciddi bir şekilde ele alıp konforlu bir iş hayatı edinmek istiyorsanız; buraya bir link bırakıyorum, tık tık. Tıklayın formu doldurun ben de sizleri arayıp bizzat işimizi tekrar tekrar anlatarak maddi manevi kazanç yolculuğunuzu başlatalım diyorum... 🙃
Ekim için planladıklarım konusunda daha neler yaptım onlara gelelim bir de;
Ekim ayına kariyer hedefimizle başladık dediğim gibi ve çok şükür ki tüm hedeflerimiz tutuldu. Kasım ayına da bomba gibi başlamayı hedefledik, yine adım adım ilerleyeceğiz inşallah... 💪
Ekim ayına planladığım ve gerçekleştirebildiğim birkaç planım daha vardı ve birkaçını da henüz tam bitiremedim ama iş başında idim çok şükür ki... 🥰
== İnstagram hesabım adına bir hedefim vardı;
Ekim ayı boyunca palmydigital adlı hesabın 30 günde 30 reels challenge'ına katıldım. Tamamlayabilir miyim tamamlayamaz mıyım derken, içine daldım ve üstelik başardım da! 🤲 30 gün boyunca her güne içerik çekip hazırlamak ve paylaşmak, bana video hazırlamayı ve planlı olmayı öğretti! Yapamam sanıyormuşum, yukarıdaki görseller benim hazırladığım videolarımı kapak görselleri. Resmen düzenli planlı olmayı öğrendim! Her gün devam etmesem de bir rutin kurmaya gayret edeceğime dair kendime söz verdim... Kasım ayında da instagramımda aktif olacağım. Sizleri de beklerim adresime, instagram.com/didolatte_
== Bir diğer hedefim 4 adet kitap okumak idi;
Eylül ayında yarıladığım kitabım "Kızlar Firarda"yı bitirdim önce. Puanım 10 üzerinden 9 idi... Eğlenceli bir okuma serüveni idi. Israrla tavsiye etmem ama güzel bir okuma deneyimi isterseniz, eğlenceli olacaktır.
Sonra Altın Çocuk adlı kitabı okudum. Bana çok anlamsız geldi. Nedenini şöyle açıklayabilirim, gerçekçi değil gibiydi ve fazla hayal üzerine kurulmuş gibi birçok mantık hatası içeriyordu. Bir de otistik birini anlatıyordu güya, çok duyarsız gibi geldi... İçindeki hiçbir insan oradaki insanın yeterince gelişimine katkı sunamıyor gibiydi. Ya okusanız anlardınız bence. Altın çocuk diye bir şey yoktu ortada. Hikaye çok havada anlatılmış bir kitaptı bana göre. Ben farkındalık içeriği göremedim ne yazık ki...
Ardından Çemberin Dışındakiler'i okumaya başladım ama onu yarım bıraktım. Nedenini bilmek isterseniz bu reelsimden okuyabilirsiniz. Beni iyi hissettirmedi kısacas, 30 sayfadan öteye geçemedim...
Yani bir kitabı yarım bırakmış, iki tanesini bitirmiş ve diğerini de şu an okuyorum. Bence tamam bile sayılır bu hedefim de. 🙂 Elimdeki kitabım Camdaki Kız, çok güzel ilerliyor ve tahminimce Kasım ayının ilk biten kitabı olacak inşallah... 🙏
== Bir diğer hedefim de iki dizi iki film izleme hedefimdi;
Ekim ayında hiç film izleyemedim ama iki film izleyebildim... Bunlardan biri Extraordinary Attorney Woo oldu, ikinci sezonu 2023 senesinde çekilecekmiş ve bu biraz üzse de alanında gayet başarılı bir dizi idi. Beklenmeye değer bence! :)
1 hafta önce de The Witch's Diner' izlemeye başladım. Şu an 6. Bölümündeyim ama o da henüz bitmedi... 😊 Fantastik dizi olarak İt Okay to be not Okay'den sonra sanırım ikinci yerini alacak bende, kore dizileri arasında... Bitsin göreceğiz.
Dizilerimi örgü örerken izlemeye başladım, devamı gelir Kasım ayında film bile izlerim belki de yeniden... 🥰 Bu alanda da çok örgü ördüm ama sadece biri nihayetine erdi, diğer iki örgü projemi sökmek durumunda oldum. Yarın bitirdiğim örgümü "yillargecerkendidem" adlı instagram adresimde paylaşacağım...
Diyeceğim o ki; bir Ekim bitiyor ki, çiçek gibi. Hedefleyince olanlar, oldurabildiklerim bundan sonrasını da görmemi sağladı. Nasıl yapmam gerektiğini ve nasıl düşünmem gerektiğini... Yani ben bu Eylül ve Ekimi çok sevdim ve bu düzeni daha da ileriye taşımak için nasıl hareket etmem gerektiğini çok iyi öğrendim... 🥰
Artık korkmak, düzensiz ve de yapabildikçe ilerlemek yok; rutin bir şekilde harekette olmak var... Esas şimdi iş alanımda da, özel hayatımda da, sosyal medya hesaplarımda da düzenli şekilde ilerleme sağlıyorum...
Emeğime inancıma, yanımdaki ve arkamdaki inananlarıma ve daha iyisi nasıl olabilir diye beni hevesle ve heyecanla tebrik edip izleyenlere çok ama çok teşekkürlerimle... 😇 Hepimiz her şeyin en iyisini hakediyoruz, anladım ki sadece düşünce ve de gidişat biçimimize yön vermemiz yani kendi yolumuzu bulmamız gerekiyor..
Kasım'a hazır mıyız? :) Geliyor gelmekte olan; Eylül Ekim çok güzeldi, Kasım daha da güzel olacak... 💪😊
Yorumlarda Kasım hedeflerimizi ve planlarımızı konuşalım mı? Bir de Kasım ayında ilk yazım ne ile ilgili olsun, cilt bakım yazılarıma mı devam edelim yoksa size düşünme mantığıma dair mi yazarak başlatalım yeni ayımızı?
Yorumlarınızı bekliyor olacağım. Sevgilerimle... 🤗🙏
27 Eylül 2022 Salı
Lekeli Ciltte Lekenin Geçmeme Şartı Nedir? - Cilt Bakımı Üzerine #1
Girişimciliğini yaptığım Dr. Clinic firmamızın Altınbaşak ekibinde yer aldığımdan beri, cilt bakımı ile ilgili eğitimler almaya devam ettim. Ne zamandır da, "Cilt bakımı ve inandığım yaşam değerlerine kazandırdığım yeniliklerle ilgili bir yerden başlayacağım anlatmaya." diyordum. Ne zamandır ertelediğim bu serimi başlatmanın da zamanıdır. :) Şifa olsun efendim...
Benim istediğim yine hep kendi cümlelerimle ve benimsediklerimle anlatmaktı ki, bu sebeple de bu konuyu burada ele almaya bu kadar geciktim. :) Bugün bana en çok gelen sorudan yola çıkarak, "Lekeli Ciltler" ile başlamak istedim. Eminim ortadan dalmadığıma, zira bu konu çok dikkat çekiyor şu ara... :) Meğer lekeli ciltlerle çok derdimiz varmış! Eğer cildiniz lekeli ise hiç ürkmeyin, doğuştan değilse bir çoğunun çaresi var demeye geldim işte bugün. Ama geç, ama erken; düzenli bakımla ve gerekirse de travma çalışmalarıyla (bu çok başka bir konu ama değinmeden geçemedim), lekeler de oluştuğu gibi geçiyor-geçirilebiliyor...
Bu serim okundukça gelecek yorumlara ve de içerik önerilerine de beraber göz gezdiririz diye düşünüyorum. Zamanla daha fazlası da gelsin diye planlamamı yaptım çok şükür... :) Ama şimdi öncelik sırası, en çok soru gelen konunun; tek bir soru üzerinden açıklamaya çalışacağım... İyi okumalar dilerim.
Sorumuz şu; "Lekeli Ciltte Lekenin Geçmeme Şartı Nedir?"
Bu işte yer aldığımdan beri, "Ne iş yapıyorsun?" sorusunun cevabını "Dr. Clinic girişimcisiyim. Sağlıklı kişisel bakım ürünleri öneriyor ve bunları satıyorum." dediğim çoğu zaman, aldığım cevap – "Cildimde lekeler var, ama ne denediysem geçmedi. Lekelerim için de etkili bir ürününüz var mı?" Diyorlar. Konuşma şöyle devam ediyor;
Ben: Peki, düzenli olarak güneş kremi kullanıyor musun?
Cevapların yarısından çoğu: Ben düzenli hiçbir şey kullanamıyorum...
Ben: Güneş kremi her birimizin ihmal etmeden kullanması gereken bir krem. Lekeli ciltlerin de birçok lekesi, maalesef düzenli güneş kremi kullanmadığından sebep bir türlü geçmiyor...
-- Burada da yazımızın başlığında yer alan sorumuza ilk cevabım, güneş kremi kullanılmadığı takdirde lekelerin
uzun vadede geçemeyeceğine dair olsun. Güneş kremleri cildimizi lekelenmelerin
etkisinden korumakla kalmayıp, cildimizin güneşten doğru etkiyi alması
açısından da fayda sağlıyor. O yüzden lekeli bir cilt için uygulanan bakım ve de kullanılan ürünlerden en doğru etkiyi almak için, yaz-kış güneş kremi kullanımımızı ihmal etmeyelim. Ki bu konu, sadece dışarıya çıkacağımız zaman diliminde dikkate alınması gereken bir konu değil; araba camından, evdeki pencerelerden ve bulunduğumuz kapalı ortamlardaki ışıklı ortamın ışıklandırılmasının da cilde etki ettiği unutulmamalıdır. Güneş kremi evden çıkmadan en az 15-20 dakika önce sürülmeli, gün içinde de 2 saatte bir yenilenmelidir.
-- İkinci konu, önerilen ürünlerin düzenli şekilde
kullanılmıyor oluşu! Bir tedaviye başlanıldığında, abartısız bir iki gün dahi
ara vermeden devam ettirilmesi gerekmektedir. Düzenli bir ilaç kullanımını düşünelim
veya en güzeli düzenli şekilde yemeye çalıştığımız vitaminli besinleri. Ne
zaman yemeyi kestiğimizde o vücut gerekli depolamayı yapamıyor ve depodan
vitaminler azalmaya başlıyorsa, önerilen tedavinin de “ekstra ciddi bir zararı
dokunmadıkça” ısrarla düzenli kullanımı önem teşkil etmektedir. Bir o kadar da beslenme düzeninize, tedavilerimize yönelik eklemeler yapmamız çoğu zaman gereklidir...
-- Bir başka konumuz, ürünleri temiz cilde ve önerildiği gibi kullanmıyor olmak ki; diğer maddelerden önce bile yer alır. Lekeli cilde dair bakım konumuz, öncelikle cildin temizlenmesiyle başlamaktadır... Temiz bir cilde sürülen bir kremle, aksi şekilde üst üste özen gösterilmeden sürülen kremlerin etkisi aynı sayılmamaktadır! Düşünün ki camlarınız açık kalmış evde ve dışarıda çok rüzgarlı bir hava hakim. Açık camlardan içeriye o sırada evinizin önünde yapımı süren yol çalışmasının tozu toprağı doluyor. Balkonunuzu da, evinizi de temizlemeniz gerekiyor! Ne yaparsınız? Öncelikle o tozu toprağı, evin içerisinde ise süpürüp silmez misiniz? Balkonunuzu da tez vakitte yıkamaz veya aynı şekilde süpür sil yapmaz mısınız? İşte cilt temizliği de bu derece önemlidir. Evi süpürmeden silmiyorsanız, balkon zeminleriniz tozlu iken oturmuyorsanız; cildinizi temizlemeden de bir kremi cildinize sürmemelisiniz... :)
-- Bir diğer ve son konumuz da, lekenin doğuştan bir leke olmaması ve genetik bir faktörle iyileşmeyen yaraların sahibi olmamanız gerektiğidir. Bu saydığım iki etmen de, cilt uzmanlarımızın bize ısrarla anlattığı bir mevzu ve bazen çoğu kişinin önemsemeden geçtiği bir konudur. Doğuştan lekeler, cildin gen oluşumu sırasında kendi halinde oluşturduğu lekeleridir ve bunları geçirmek ancak ciddi ameliyatlarla geçerli olabilmektedir. Genetik faktörler de, değiştiremediğimiz genler kaynaklı ailevi sebeplerimize bağlanmaktadır... :)
Şimdi tüm bu noktalara uyabileceksek; cildinizdeki lekeleri
temizleyebilecek sırrı veriyorum size, Dr. Clinic Leke Setimiz… J
Leke Kremimizle eczanelerde var olan bir firma iken,
satışını biz girişimlere veren Dr. Clinic sayesinde; lekelerini geçirmeye devam
ettiğimiz birçok kişi bulunmakta… Gelin size önerdiğim seri içeriğini tanıyalım:
1.) Öncelikle Güneş Kremi ile başlayalım. Yaz kış ihmal etmeden
kullanmamız gereken güneş kremimiz, leke karşıtıdır ve üstte de önceliği ona verdiğim üzere; tedavimizin en önemli
destekleyicisi konumundadır. Cildi terletmez, 50 SPF korumalıdır ve iki saatte
bir yenilendiğinde leke bakımınıza ön korumalı halde destek vermeye devam
edecektir.
2.) Leke Serumumuz; Ciltte asansör görevi görüp, krem öncesinde
kullanılarak kremi alt tabakalara aktarmakta hızlı bir aksiyon almamıza
yardımcıdır. Serumlar cildin alt tabakasından korumaya başlayan bakım kremleridir. Bizim leke serumumuz ise, ciltteki leke tabakalarını alttan üste doğru etki ederek temizlemektedir. Kolajen ve Salisilik asit içermektedir, yoğun lekelerde kremle beraber uzun süre kullanım sağlandığında kalıcı sonuçlar elde edilmektedir.
3.) Leke Kremimiz; İçeriğinde bulunan
aktifler sayesinde; ciltte renk uyuşmazlığı giderilir, leke oluşumu önlenir ve cildin nem dengesi desteklenir. Siyah noktaları tedavi edip engellemede ve akne tedavisinde de etkilidir. İçeriği temiz ve de rahat kullanımlı olması açısından, serum alt tabakadan krem de üst tabakadan etki verir...
4.) Derinlemesine Cilt Beyazlatıcı Kremimiz ise; Cildin melanin sentezine etki eder ve
cilt tonumuzu lekeleri beyazlatarak eşitler. Ciltte fiziksel beyazlık sağlarken, cildi açar ve
güneşin zararlı etkilerine karşı da koruyarak görevini yapar. Uzun süreli
kullanımda kalıcı sonuçlar elde edilmektedir. Argan yağı ve vegan hyalüronik asit cildi nemlendirir ve besler.
Peki, sizin cilt bakım rutininiz ve de leke geçmişiniz
nedir? :) Lekelere son demeye hazır mısınız? O zaman şimdi sizi mail adresime kendinizi anlatmaya
bekliyorum… Ben sizi ve leke geçmişinizi tanıdıkça, sonrası güzel ve etkili bir tedaviye başlayabileceğiz. =)
Beni okuduğunuz için teşekkür ederim ve yorumlarınızla bu yazımın altında, devam edebilmem için ve de beğenip beğenmediğinize dair fikirlerinizi okumak isterim. Bu yazımı ihtiyacı olduğunu düşündüğünüz kişilerle de paylaşır mısınız? Daha çok kişiye ulaşabilmemde sizlerin desteğine ihtiyacım var da...
Sevgilerimle...
22 Eylül 2022 Perşembe
Sezonumu Açıyorum - Eylül 2022 (Bu Bir Geri Dönüş Yazısıdır)
Ben bu sene geri dönüş yazılarına doyamadım. Şükür ki bunca ihmal etmemin üstüne burada okuyanlarım da hala var ama dilerim bu son olsun ki, bir daha bu kadar uzun ayrı kalmayalım inşallah... :)
Koca bir yaz daha geçti, ayağımı bile denize havuza sokamadan. Koca bir yaz daha geçti, tatil havasında çok geçiremediğim halde; dolu dolu yazılar yazamayıp, bir dili daha gönlümdeki gibi layıkıyla bitiremeden... =)
Onun haricinde bir sürü şey yaptım ama bu yaz... Pandemi başladı başlayalı, deniz sahil ve güneş tatiline hala gidememiş olsam da, benim için en verimli yaz bu yazdı! Başlayalım yazı değerlendirme yazıma madem, iyi okumalar olsun.. :)
Sahilde stant açmalarımla başladım yaz mevsimine... Bu yaz hava şartları esinti gerekçesiyle çok zorlu idi. Akşamların bu sıkıntısından ötürü, toplamda haftada bir gün olmak üzere bir ay kadar durabildik. (ailem sağlığım gerekçesiyle ara vermemi istedi, yoksa her hafta bırakmadan devam etmeye niyetim vardı aslında) Ama bana çok şey öğretti gibi hissediyorum yine de. Bir benzeri geçtiğimiz Cuma oldu, sanırım o da bu sezonun son standı idi ve onun deneyimi de çok çok başkaydı...
Sahilde stant açmakla ilgili, çok değişik ve yerinde bir deneyimdi benim için diyebiliyorum. Öğrettikleri hem bu ana hem de hayata yönelikti. Sanki epey zamandır beklediğim bir şeymiş hissi vardı içimde. Hala da benimle... İnsanları evde oturduğum zaman dilimi içinde bir yere kadar anlayabiliyordum, gözlem yapma fırsatını daha derinden verdi bana. Bir noktada hala insanları anlayamıyorum, ama bu da belki bir heyecan bırakıyor olabilir. Yine de her anlamda, yaşadığım yerdeki insanları anlama yetimi geliştirdiğime düşünüyorum. Misal, Gemlik insanı "benim eskiden hatırladığım gibi değilmiş artık." Kitleler de gelişip değişebiliyor elbet, zamanın ekonomisinin ve de ortamının değiştiği gibi... Neler değişmedi ki, öyle değil mi? :)
Sahilde stant açmalara, kış boyunca elbet devam edemeyeceğim. Ama dilerim bu sene bahar erken gelir ve yaz tatili öncesinden başlarım stantlara yeniden. Bana kattığı özgüveni, o herkes gibi işe gidememiş olan yanımı doyuran varlığıyla bana bu işi daha fazla sevdirdi çünkü... Şu an kış gelse de, ürünlerimizi tanıtmayı ve anlatmayı bırakmayacağım dükkan sahipleri olacak biliyorum ki. Bu da bir gezme gitme gelme durumu oluşturmaya devam edecek bana. İyi ki diyelim, iyi ki ben de durmuyorum da devam ediyorum şükür ki... :)
Yaz boyu sırası geldikçe kışa hazırlıkları yaptık sonra, bu kış neler neler olacak diye korkutuyor aldığımız duyumlar. Şu zamana kadar alınan duyumların gerçekleşip daha fazla hallerine bile tanık olduğumuz için olmaz da diyemiyoruz... Kış çok soğuk, çok zorlu ve de gıdadan yana çetin geçecekmiş. Dünyanın durumu malum; doğalgazını kapatan ülkeler mi demezsiniz, savaşan ülkeler mi... Ülkemizin üretimden yana azalan kısmını da düşününce, ah olur mu olur diyoruz kısaca...
Her sene yapılan kış hazırlığı bu sene biraz daha buruk esasında. Pandemi başladığı senenin sonrasında, annem ve ablam çok fazla pazarda vakit geçirmemek için arttırmıştı hazırlıkları. Öncesinde soğan ve sarımsak alıp dolaba atmıyorduk mesela, şimdi onu da yapıyoruz. Bezelye, fasulye ve de turşu için gıda hazırlığı haricinde; son 1,5 senedir annem kendi sirkesini de sağlığımız için kendi yapar oldu. Fotoğraflardaki elmaları da ben sirkemiz için ayıkladım bu yaz. Bir o kadar daha ayıklamıştık bir kaç hafta öncesinde, annemle ikimiz...
Bezelye ayıkladık, nane ayıkladık, defne ayıkladık, birkaç gün önce de kurutmak üzere reyhan ayıkladım. Bugün annem kurumuş Reyhanları da kaldırdı... Bu uğraşlar kışı sevmiyor olmama rağmen beni mutlu ediyor aslında, herhangi bir dizi film ve video izlerken bu işlemleri yapmak dehşet rahatlatıyor. Daha iki gün önce, bu piknik tarzı yerlerden alınarak biriktirilen çatal kaşıkların içerisinde bulunan baharatları mesela ayırdım baharatlıklara. Kekik, nane, karabiber, tuz ve acı biber... Acayip rahatlatıcı bir uğraşmış o da. :)
Seneler önce şu ilk atağımı geçirdiğimde de bu gibi uğraşlar benim zihnimi berraklaştırmıştı... Hala zamanı geldikçe yapılan bu uğraşlar çok rahatlatıyor. Allahım cümlemize ağız tadıyla kışlık hazırlıklarını yemeyi ve bir o kadar da keyifle hazırlamayı nasip etsin... =)
Sonra Bu Yaz Da Baya Örgü Ördüm...
Çok net farkındayım ki, geçtiğimiz yazlara nazaran ne yeterince kitap okudum ne de yeterince dizi film izleyebildim! Bu yaz 7-8 tane kitap bitirdim, ama tek bir tane dizi bile bitiremedim. Bu da benim eksik kaldığım noktam olarak gördüğüm bir mevzu şu an. Dizi film izlemeye çok vakit ayıran ve bundan da çok keyif duran biriydim. Bu yaz vakit bulamadığıma bir nebze sevinsem de, odaklanamadığıma da üzüldüm...
Şu fotoğrafları görüyor musunuz? Son 1 aydır hayatın içinde ciddi anlamda yerimi almayı başardım. Bu fotoğraflar o anların bir kısmına dair... Mesela bu hafta sahile tek başıma oturmaya gittim işlerimi bitirince ve orada bir video çektim, kendi mutluluğumu anlatmak için. Anlattıkça çok rahatladığımı farkedince de, bu videoyu instagram hesabıma ekledim. O videoyu burada bulabilirsiniz... :)
Akülü sandalyemin aküsünün yenilenmesinde bu durumların çok etkisi var. Biraz da benim yavaş yavaş tek başıma bir şeyler yapma isteğimin ve cesaretimin etkisi var elbet... Önce bir arkadaşımın tanıdığı bir kuaför dükkanındaki bir ablayla görüşmeye gitmeyi planlayarak başladım bu işe. Sonra bu durum tek başıma gezmeye, birkaç kuaför ve de arkadaşlarımla görüşme ayarlamaya, bu durumu besleyerek kendi alışverişimi yapmak ve bu deneyimlerimi paylaşmak üzerine gelişti... Bunları netlikle instagram hikayelerimde paylaşmaya çalışıyor ve devam ediyorum.
Beni mutlu ettiği ölçüde yakınlarımı da mutlu ettiğini görmek beni daha da besliyor inanır mısınız... Ciddi olarak kendimi son 1-1,5 aydır çok daha iyi hissediyorum... Ağustos sonuna doğru başlamıştım, şu an aldığım yol çok güzel. Bu konuda bir deneyim yazısı yazacağım. Bilin isterim, yıllar sonra hayatın içinde yer almanın ne hissettirdiğini ve her birimizin neleri bilerek veya bilmeyerek gözden kaçırdığını... :)
Cümlelerimi şöyle toparlayacağım; kendi iş görüşmelerimi yapıyorum, kendi başıma tedavime gidiyorum, eve ihtiyaç grupları görülecek şeyleri alabiliyorum, kendi planlarımı yapıp işlerimizi halledebiliyorum... Dahası da zaman içerisinde olacak diye hissediyorum. Bu durumlara çok mutlu oluyorum. Arkamda desteklerini asla hissettirmekten geri durmayan canım ailem, iyi ki varsınız. Sizler sayesinde bu kadar cesaret ve umutla yollara devam ediyorum. Allahım sizleri yanımdan başımdan ve canımdan eksik etmesin... <3
Bir de benimle beraber sevinen, benim aktif olduğum ve uğraşlarımı gördükçe umut dolanlara Rabbim gönüllerine göre versin. Gördüğümüzden geri bırakmasın Allahım... :)
O zaman şimdilik benden bu kadar. Döndüm diyoruz öyle değil mi? Diğer yazılarımda da görüşmeye devam edeceğiz. Sevgilerimle... :)
11 Ağustos 2022 Perşembe
Olağandışı Bir Düzen Hali - Ağustos 2022
Temmuz'un ardından, Ağustos daha ciddi olarak bu hafta başında başladı sanki bende!
Kendime değer veriyor ve şansımın kendime yönelmekle artacağına inanarak yazıyorum, hafta başından beri günlük planlarımla ilerlemeye devam ediyorum. :) Bir gün önceden planladığım hiçbir planı es geçmedim daha şu güne dek ve hafta bitmek üzere bile!
Olağandışı bir düzen haline gelince, ben dün yaşadığım çevrede dün öğlen boyunca tek başıma fizik tedavime gittim ve çarşıda işlerimi halledip döndüm. :)




