23 Temmuz 2022 Cumartesi
O Benim Amcam - 22.07.2022
19 Temmuz 2022 Salı
Doymadığımı Düşündüğüm Bayram Tatilinin Ardından - Temmuz 2022
Upuzun bir başlık yazdığımda da mutlu oluyorum, yazı içerisinde upuzun cümleler kurduğumda da... :)
Bu fotoğrafı yeni haftanın ilk günü öğlen vakti çektim. 12.28 idi uyanmıştım ve kendime gelmesi biraz zor oldu. Haftaya geç ama sağlam başladım yani. Bir haftadır az, son iki gündür de ağrılarımdan ötürü hiç uyumamış olduğum için dinlenmiş halim bu oldu esasında.
Bayram tatili bitti, yeni bir haftaya başladık ve ben bu haftanın ikinci gününde yazıyorum işte şimdi... Dayım, yengem ve İncim burada idi bayram tatili boyunca. Onlar Cumartesi günü gittiler, biz tatilin bittiğine ikna olma çabasındayız. Doyamadığımı düşünüyorum, ne tatil dolu günlere ne de yengemlere... :)
Anı biriktirmek nasip oldu şükür ki, ama bir o kadar da tatil haline biraz kaptırdım yer yer kendimi. İşime odaklı devam ettim instagram ve sosyal medya paylaşım ve görüşmelerime, ama yazmalarıma çok fazla ara verdim. İçimde birikti nicesi... Bazı boş anlarımı, elimi meşgul edebilmek için uygulama kullanımları ile doldurdum. Beyni boşaltmak ve de yeni işler için biraz yer açabilmek için faydalı olabilir diye düşündüm.
Arife günü başladık tatile. Önce yengemlerin geldiği arife günü akşamı, bir gün gecikmeli olarak ayarlanmış olan yeğenim Kağanın doğum gününü kutladık. Yine Corona başladı beri uzun aralıklarla görüşüyor olmamızdan ötürü, kutlayamadığımız her şey adına yedik pastayı. 1,5 senedir yeni adet oldu bizde bu mesele. Nice kutlamalarımıza olsun daha, sağlıcakla inşallah... :)
*Ara Not: bu meşguliyetlerimde C2me uygulamasında hesabımı yeniden açıp kullanmak hatasına düştüm. Her defasında ne kadar aşırıya kaçabilen doluşabilir ki oraya, diyorum ama oluyor işte. Sohbet edebilecek insanlara inancım benim bile tükenmek üzere. Çok fazla dertlendim, insanlarımız adına. Edep, anlayış ve de karşındakinin isteklerine itimat hiç kalmamış... Ben ettim siz etmeyin diyebilirim, seviyeli insan sayısı yok denecek kadar azalmış. Sohbetler cıvık ve de çoğu +18 odaklı ne yazık ki...
Şayet var ise çoook boş vaktiniz, tamam sohbetle doldurmaya veya birilerine tahammül etmeye devam edebilirsiniz. Sanırım ben de bayram sebebiyle biraz tahammül ettim işte. Neden bilmiyorum, bayram münasebetiyle işlere de geç başladık bu ay ya; Allah işsiz veya uğraşsız bırakmasın kimseyi. :) Satışa, satışla uğraşmaya çok gönül vermiş ve alışmışım şükür ki... =)
Bayrama gelince; kalabalık bayram kahvaltısını çok özlemişiz. Biz ailecek, ablamlar ve biz oluyorduk; elbette yine mutlu oluyorduk. Ama şimdi +3 ile daha kalabalık bir bayram sofrasında olmayalı çok olmuş gibi geldi, tadını çıkara çıkara bayram sofrasında idik yine ilk gün. Çok şükür ki, Allahım nice sağlıklı ve mutlu birliktelikler ve kalabalıklar nasip etsin... Yaklaşık 10 günlük birliktelik çok iyi geldi doğrusu, tüm telaşı ve de yer yer uykusuz kalmalarına rağmen. :) (uykusuzluk benim kendime bağlı durumlardandı esasında...)
Allah kabul etsin, ablamlar kurban kestiler bu bayram... İlk gün akşamı onlarda idik; kurban ya da ramazan bayramı farketmez, bayram demek benim için kalabalık bayram sofrası ve yaprak sarması demektir... :) Annemler o gün akşam yemeği telaşında iken, sarmamı yiyerek kitabımı okuma derdine düştüm ben de. Eğlencemde idim yani kendimce, üstelik çocuklar da (yeğenlerim ve kuzenim) oyun derdinde oldukları için beraber; kitabıma, sohbetler arasında yalnızlığıma çekildim yemek telaşlarında iken işte...
Bayramın ikinci günü büyükler gezmede, birkaç iş güç peşinde iken; biz oturup çocuklarla en sevdiğim oyunu oynadık, Kelime Oyunu Scrabble... :) O günün akşamı idi sanırım, Kumla'ya gezmeye de gidildi...
3 Temmuz 2022 Pazar
Haziran Sonu, Temmuz Başı Haftası - Temmuz 2022
Nicedir hafta değerlendirme yazısı yazamamıştım. Bu haftanın her ne kadar olabildiğince evde geçmiş bile olsa, nicedir beklenen olayların adımlarının atılmaya başlandığı üzere dolu dolu bir hafta olduğunu düşünüyorum. Yazımda anlatacağım... =)
Haziran'ın sonu, Temmuz'un başlangıcı haftası idi ve bitmek üzere. Güzeldi, özeldi benim için. Çünkü Haziran da geneli itibariyle çok güzel geçti. :) Umarım sizin için de Haziran ayı, Temmuz'un çok güzel geçeceğini müjdeleyecek kadar güzel geçmiştir. İyi okumalar... (:
"Herkes hayatında bir kez olsun ayakta alkışlanmalı çünkü hepimiz dünyayı
dize getirdik! - Auggie."
Ben bu konuda herkes için küçük görünse bile, her seviye ve her başarıda kendimi ayakta alkışlamak istiyorum. Ben hem dünyayı hem de kendi adıma "yapamamlarımı" bu anlamda dize getirdim bence. :)
Not 1; Şu an farkettim, bir şeyden bahsetmeyi es geçtiğimi. Kısmetse bayramdan sonra havuza gidip gelmeye başlayacağım. Hareket kabiliyetim açısından benim için çok güzel olmasını umut ediyorum. Esasında bahsetmediğim iyi bile olmuş olabilir. Yarın yüz yüze görüşeceğiz daha. Bayram sonrasına kadar vaktimiz var. Yine de planlara uyup bahsedeceğim dediklerimden birinin detayını veremediğim için üzgünüm. (Bu da haftalık yazar gibi yazdığım bu değerlendirme yazılarında, burayı günlük olarak kullandığımın resmiyeti olsun.)
Not 2; Hayır madem bahsetmedin, niye yazıyorsun... (Bu da özeleştirim!) =)
Sevgilerimle, iyi ki oradasın Sevgili okuyucu... :)
21 Haziran 2022 Salı
Kendimle Gurur Duyuyorum - Haziran 2022
Başkalarıyla gurur duyduğumuzu ne kolay söylüyoruz değil mi?
Peki kendimizle gurur duyduğumuzda, onu çarçabuk söyleyebiliyor muyuz?
Kendi kendime çok konuştum aslında bu yazının içeriğini ama buraya yazması bir haftayı buldu bakın mesela... :)
Ben geçen hafta kendimle çok gurur duydum. Çünkü son zamanlarda çok net şekilde hayatımdaki sorunlarıma karşı "çözüm üretici" konumunda bulunabildiğimi farkediverdim. Daha net şekilde olduğundan bahsediyorum, çünkü bu sadece son zamanların konusu değil aslında. Gelişerek bugünlere ulaştı ve de netleşti...
Yeni işimdeki durumlar net duruma kavuşana kadar "nasıl olacak?" soruları benim de ailemin de kafasını karıştırıyordu. Sorun olan birçok konuyu çözmek ise esas sorunla yüzleşince ortaya çıktı...
--> Şimdilik sadece iki gün gittiğim yeni işimde, ilk sorun gibi gördüğümüz tuvalet sorunu idi. Bunu nasıl çözeriz bilemedik açıkçası. Evdeki gibi olmayacaktı birçok şey, ben herkes gibi ayakta değilim çünkü. Birilerine bağlı olma konusu sorun gibi görülebilir, zamanında ben de görüyordum. Ama şimdiki esas sorunum şu ki, birilerine bağlı olmak değil; birilerini zor durumda bırakmak asıl mesele.
Ben öncelikle bu durumun annem babam ve ablamı çok zora sokabileceğinden yana endişe duydum. Ama diğer yandan, bu iş mevzuunun beni ciddi anlamda mutlu ettiği ve aktif ettikçe de bana her anlamda iyi gelebildiğini farkettiğimiz için böyle bir şeyin altına elimizi koyduk... Bu en baş problemdi ki, geçen hafta bu duruma "çözüm bularak" sorun olmaktan çıkardık çok şükür. Ben sadece kendimle değil, ailemle de gurur duyuyorum bu konuda. Benim mutluluğum için çok şeye katlanabildikleri için kendimi çok şanslı hissediyorum. Çok şükür ailemin varlığına... :)
--> Sonra bir diğer sorun vücut direncim idi. En korktuğum belli bir yerde oturup kalmak ve hareketsizliğime kapılmaktı ki; bunu yaşarken farkettim, evde oturduğumdan tek farkı işle uğraşmamdı, yani kendi işlerimle uğraşmıyor olmamdı...
İki gün boyunca bile işe gitmek yıllardır evde geç kalkmalara alışmış benim için sorun idi mesela sonra. Şimdi fizik tedavime kalktığım gün dahil, haftada 3 gün erken kalkmam gerekiyor. Hele hele 2 gün de ek fizik tedavilerimi almaya hastaneye gidiyorum diye, rahat hazırlanabilmek için olabildiğince erken kalkıyorum. Yani uyku düzenim hayli bozuk olduğu için o günler de geç uyuyor ve geç kalkıyorum. Esas sorun erken kalkmam da değil, vücudum bu durumlara dayanır mı idi?
== Sonuç olarak; Hiç sorun yaşamadık çok şükür... Basit kramplarım oldu, işe gittiğim günler fizik tedavime de gittiğim için onların tetikliyor olmasının mümkün olduğunu farkettim. Yani en korktuğum konu belki de buydu; evdeki koltuk veya döner sandalyemde oturmam başka, akülü sandalyemde veya tekerlekli sandalyemde gün boyu oturmam çok başka geliyordu. Bunu Ramazan Şenliklerinde sandalyemde tüm akşam boyunca oturduğumda farketmiştim. Akülü sandalyede ağırlık başka şekilde dengeleniyor çünkü. Ama bu konuda da hiçbir sorun olmadı şükür. :)
--> Dedim ya sadece iki gün gidiyorum işe diye mesela. Bir de daha bu kadar gitmezken bile "değer verip kendi işim olarak gördüğüm -network marketing üzerine" ve yazılarım ile onların paylaşımları üzerine zaman zaman aksattığım planlarım mevcut. İki gün der geçeriz, yeni maraton beni hayallerimden düşlerimden ayırır mı? Diye düşündürüyordu. Sanırım bu konuda da kendimle çok gurur duydum! =) Düzenli olunca, yapmam gerekenleri yapıp emeğinin karşılığını alınca da kendimi ayrı mutlu hissettim zira... =))
İşe başladım başlayalı daha aktif paylaşımlar yapar oldum. instagram.com/didolatte_ profilimde, bu durumu iyi bir düzene koyar da oldum... :) İşe gideceğim gece uyuyamadığım için iki haftadır önceden ayarlıyorum yazımı, fotoğraflarımı veya videolarımı. Sonra bana hikayede onu duyurması, beklemesi ve zamanı gelince paylaşması kalıyor.
Evde olduğumda da, paylaşmak üzere gönderi fotoğraflarını ve yazısını ayarlamak çok zor benim için. O gün içinde yaparsam bu dediklerimi; hiçbir saate yetişemiyorum. Ben bu kadar kolay yazan toparlayan ve de ona ikna olan biri değilim. Biraz böyle konularda düşünmesini ve plan yaparken de yavaş takılmasını seviyorum. Güzel olduğuna inanana kadar, birçok kez düzenliyorum yazımı. Bu kusursuz olsun diye de değil üstelik; özen verere, içime sinerek olsun istediğimden. Yani beğenmediğiniz bir şeyi onaylamak içinizden gelir mi? Bu da aynı öyle bir şey işte... :)
Bu videomu iki hafta öncesinde çekmiştim mesela, önceki hafta başına uyanmadan öncesinde düzenlemesini yaptım. Yazısını da geceden yazdım. Ama seslendirmesi hiç istediğim gibi olmadığı için, sabah kahvaltımı yaparken yaptım tekrar. Azmime bakar mısınız!! :))
Bu gönderimin içerdiği fotoğraflarını da geçen hafta işe gitmeden önce kahvaltı hazırlarken çekip düzenledim. Ustte göründüğü uzere, o fotograflar sabahın erken saatinde çekildi ve o kolaj düzenlendi... Önceki gecede de yazısını düzenleyip, gün içerisinde iş esnasında mola verdiğim saat diliminde paylaştım. =)
İş yerinde paylaştığım bu gönderiler daha çok ilgi topladı, ki bunda daha değişik ortamlara uyum sağladığım şekilde hayallerimin üzerinde hala uğraşmaya devam ediyor olmam vardı. Buna çok inanıyorum... :) Bir de o enerjim illa ki yansımış olmalı bu paylaşımlara. Sizce?? :>)
Velhasıl; ben kendimle gurur duyduğum noktalarda, biraz kendimi de küçümsemişim kabul ediyorum. Ama bu bahsettiğim noktaları bir hafta içerisinde farkettiğimdeki hissiyatım şükür oldu. Zamanı gelince açan bir çiçek gibi, bu yanım açıldı ve sanki rahatladım.
Biraz cesarete baktı, sonunun hüsran olma ihtimali de olsa... Tabii ki bu kadar iyi anlattığım şeyleri, çok kolay geçirmedim. Hani derler ya, "Hayatım alt üst olacak diye düşünme. Ne biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmadığını?" Bu çerçeveden bakarsanız, keyfim bozuldu ve tüm konfor alanlarımdan çıktım. Bir ben de değil üstelik, annem, babam ve ablamı da bu alanlardan çıkardım. Her birini tedirgin ettim ve belki de hala ediyorum. Sonucu ne olacak bilmediğimiz bir yola girdik, emek verip sonucunda mutlu olduk ama ilk zamanları yorucu idi. Şimdisi biraz netleşmiş durumda. :)
Normal birinin konfor alanından çıkması gibi değil benimki. Son 3 aydır hayatımda çok şey değişti ve değişmeye devam ediyor. Biraz sıkıştığım alandan cesaretimi kuşanmak, biraz umut etmek ve biraz zorlanmayı göze almak. Bir kas hastası için çok zorlu, engelliler ve engelli aileleri anlar beni. İyi ki diyebiliyorum çok şükür ki. Kendimle bu sebeplerle gurur duyuyorum.
Bir de şu an kendime çok şaşırıyorum; herkese yıllardır "normal bireyler gibiyim" derken, şu an tüm farklarımı açıklıkla yazabiliyorum ve bunlarla yüzleşebiliyorum. Sanırım ben iyi anlamda çok güzel değişiyorum... =)
Sevgiler...
11 Haziran 2022 Cumartesi
15 Yıllık Hayalim Gerçek Oldu - Haziran 2022
Bu hafta başında bir hayali daha gerçek halinde yaşamanın mutluluğunu yaşadım. Örgün öğretim üniversitemi bitirdikten sonra yaşadığım son atağımın üzerinden, hastalığım sebebiyle gerçek zamanlı bir işe giremememin hayal kırıklığını yaşadım seneler boyunca...
Zamanla alışıyor insan, buna da alıştım ama çalışmak benim için bambaşka bir hayaldi. Taa lisede son senemiz boyunca yaptığımız 1 senelik staj boyunca, gerçekten okul bitince kendi işimde olmanın hayalini daha derinden kurar olmuştum çünkü. :)
Ben hafta başında yarı zamanlı bir işe başladım, ablamın yanında yardımcı muhasebe elemanı olarak işi öğrenmeye başladım... (: Aslına bakarsanız bu kadar çabuk olması beklediğimiz bir şey değildi, en azından ben artık her konuşmalarımızı "inşallah olur ama bu zamana kadar olmadı, çok da büyük beklentilere girmeyeyim" modunda dinlemeye çalışıyordum. Sonunda oldu! Hem hayalimdeki gibi yarı zamanlı bir işim var, hem de şartlara koşullara nihayetinde uydu ve uydurulabildi... =)
6 Haziran 2022 Pazartesi günü ilk iş günümdü, 7 Haziran 2022 Salı günü de ikinci günümdü... :)
Yeri ve zamanını kendimin belirlediği ve kazanabilir raddeye gelene kadar çok öğrenmeyi ve bu süreci planla sürdürdüğüm şekilde başarı yollarında ve hayallerim için sürekli devam edebileceğimi farkettiğim çizgide ilerlediğim Network Marketing işimi artık esaslı işim görmeye başlamıştım ki; hayata daha çok atılıp, rutin şeklinde sosyalleşip ek kazanç da sağlayabileceğim bir işim de oldu şimdi...
Hayat çok garip. Zamanında "benim herkes gibi bir işim olacak, beni o mutlu edecek." derken, Network Marketing'in de gerçek bir iş alanı olduğunu ve de hayatımda beni mutlu edip çok önemli bir yere sahip olabileceğini sonradan farkettim.
Şimdi gerçek zamanlı şekilde, iş mesaisi saatlerinde çalışıp eve döndüğüm bir işim de varken; NM işimde de güzel bir ekibim ve devam edebildiğim hayallerim iş saham varken, hayat çok da tam zamanında işliyormuş gibi geliyor. Belki NM ile tanışmadan önce olsa idi gerçek zamanlı işim de, kaldıramayabilirdim. Belki dayanamaz, belki de o ihtiyaç hali ile doğru dürüst karşılayamazdım.
Evet, birçok seferinde "ama olmuyor" dediğim ve üzüldüğüm halde; çok sonra olunca da kıymeti ve anlamı daha derin. Allahım belki de bu zamana kadar olan dersleri çıkarmam için bekletti beni bu kadar. Buna yürekten inanıyorum...
Hafta başında iki iş günü çalışıp bana düşen görevleri yerine getirdikten sonra, haftaya görüşürüz diyerek gerçek zamanlı işim adına haftayı bitirdiğim üzere yaşadıklarımı düşündüm durdum. Yıllar sonra beni en zorlayan tek nokta, yine erken vakitte uyanıp kahvaltı yapmak zorunda olmaktı. :) Haftanın ilk gününü tost yiyerek geçirdim, fakat hiç de önemli değil; bu kadarına da dayanabilirim. Sonrasında buna da alışacak mıyım göreceğiz.. =)
Pazartesi günü erken kalkmak zorlamadı, Salı günü de öyle. Ama beni en çok şaşırtan Çarşamba günü "alarmım kurulu olmadığı halde 07:00'da gözlerimi açmamdı!" İnsan sadece iki günde yeni rutinine bir tek sebeple ayak uydurabilir değil mi? - Bunu çok istiyor ve senelerdir de bekliyorsa... :)
Pazartesi günü iş yerimden fizik tedavime Engelsiz Taksiyle gittim, hastanedeki saat 1 randevuma yetiştim. Tek başıma gidip tek başıma dönmek ayrı bir özgüven kazandırdı bu sefer bana.
Sonra Salı günü iş yerinde sanki çok daha rahat ve de iyi hissettim, çabuk alışmış olduğumu garipsedim. Ama tam anlamıyla yaşadıklarımı, zamanı gelmiş de yaşıyormuşum diye hissettim. Bu hissiyatın yeri derin ve bulunduğum iş alanı itibariyle eve dönene kadar kendi içimde yaşamam gereken bir durumda. Bunu da tek başıma başardım... :))
2 günün sonunda, bu hafta için yapacağım işlerin bittiğini, haftaya görüşeceğimizi söylediklerinde mwmnuniyetle "tamam" Dedim. Hayalini kurduğum yıllardır beklediğim, sağlığıma ve hayatıma en uygun iş hayatı olduğunu düşünüyorum şu an "yarı zamanlı gerçek iş saatlerindeki işimi"...
Ablama iki günün sonunda söyle dedim; "Cidden iyiyim ben. İki günün sonunda hem yıllardır istediğim gibi iş koşullarında çalışıyor hem de kendimi yine işe yarar hissediyorum hayatın içinde. Bu çok iyi hissettiriyor."
İşte tam da bu sebeplerle; belki de şimdi olması, en güzeli olmuş. Hayat bize sunulabilir doğrultusunda bazen geç gelen güzellikler yaşatıyor. Oysa ki kime ve neye göre geç bilmiyoruz... Sanırım bu zaman diliminde olması, önce NM alanında kendimi ispatlamak ve de buradaki mutluluğumu ve kabullendiklerimi yaşamak benim için en gereklisi imiş. Daha öncesinde girsem böyle bir işe buradaki yaşanmışlıklarımı ve de öğrendiklerimi bilemezdim.
Allahim işini iyi biliyor. Ben daha fazla uzatmadan Rabbime ve bu işe vesile olan ablama ve de herkese teşekkür ederim.. :)
İyi ki yer yer sabredemeyişlerime rağmen, sabretmeyi ve zamanını beklemeyi öğrenmişim... Hayat, her şeyi yaşamak ve onlardan ders çıkarmak için çok kısa derler. O sebepten Çevrendeki kişilerin yaşadıklarından ve de öğrendiklerinden de dersler çıkarmalı... Ben bu öğreti sebepli de buralarda olmamı değerli buluyorum.
Dilerim ki birilerine motivasyon kaynağı oluyor ve de yıllar da geçse neler için hala istemeye devam ediyor diyenler oluyordur... Bu kıymetli, çünkü ben de okuduğum beğendiğim başarıları kendime motivasyon kaynağı görüyorum çoğu zaman...
İşte bilin istedim ki; bu hafta bir engelli daha sosyal hayata ve gerçek iş saatleri altında yarı zamanlı çalışmaya adım attı. İnanın 10 yıl geçse de geç değil. Hiç yapmaz ve çabalamaz isek geç, isteklerimizi görmez ve yeteri kadar ciddiye almaz isek geç...
Hayatta isek her şey için zaman var. Çok şükür bin şükür... :)
Not: bu yazıyı iki iş sahibi ve ikiden de fazla kendi uğraşı olan bir iş kadını yazdı. Adı Didem. Sizlere çok selamı varmış, kendinize çok iyi davranacakmışsınız... 🤗
Sevgiler...




