6 Aralık 2018 Perşembe

Engelleri Aşacağız, Sesimizi Duyuracağız - 05 Aralık 2018


Engelleri Aşacağız, Sesimizi Duyuracağız" diyorum bugün ve buna artık daha çok inanıyorum. Desteklerim büyüyor şükür, beni anlayan arkadaş grubum ve öğretmenlerim de; "Bunun bir gereklilik olduğunu ve bana yardım edebilecekleri noktaları saptar oldular" ve sesimi duyurmama yardım ediyorlar... Dün akşamdan beri neler oldu, bugün de anlatmak istedim; :)


3 Aralık 2018'de bir yazı yazarak, sorunumu tam anlamıyla anlatıp çözüm aramaya girdiğimden beri; desteklerim büyüdü şükür ki. Dün akşam imza kampanyamızı açtık, sesimiz duyulsun sorunlarımız tam bilinsin diye açıklıkla oraya da yazdım. İmza kampanyamızı okumak ve destek vermeye karar verip imzalamak da sizlerin elinde. İmza kampanyamıza linkinden ulaşabilirsiniz, BURAYA TIKLAYARAK...

Bilinmelidir ki, bu benim değil tüm bu desteğe ihtiyacı olan engelli arkadaşlarımın ve de ailelerinin mücadelesidir. Destekleriniz çok önemli. Bilin ki bir imza, bir twitterdan retweet; yetkililere sesimizi duyurmak için büyük bir adım... Biz engelliler, bize bu hak sunulur ise; rehabilitasyona gider iken, bedensel engelimiz sebebiyle engellenmeyecek ve taşınma hizmeti ile ailelerimizin en azından bir yükünü azaltmış olacağız. Deneyimli desteklerden bahsediyorum, bu desteği devletimden kaliteli yaşamak adına istiyorum. İnanıyorum ki, devletim de bu desteği verecek ve beni bizleri tedavisiz bırakmayacak; tedavimi almak için gideceğim yolda engellerimi ortadan kaldıracak! :)

Umutluyum, çünkü bir bakın aşağıdaki ekran görüntülerindeki twitter bildirimlerimize; ben iki gün öncesinde bunu bile beklemiyordum, son bir saattir sesimizi Bursa tabanlı gruplara duyurmaya başladı... Beğenen, retweetleyen herkesin de mücadelesi bu; "Bugün bize, yarın size" diye biraz ama büyük ölçekte hiç kimse de zorlanmasın, sorunlarımız ve mücadelemiz herkese örnek olsun diye... :)

Twitter adresime, ve twitlerime buradan ulaşabilir ve oradan da mücadelemin sebebini yine okuyabilirsiniz...  (:




Şu beğenen eller, paylaşan eller; gönüllerden gelen desteklerimiz. Her birini yüreğinden öpüyorum. Bunun bir de facebook ve instagram ayağı var; onu burada paylaşamıyorum. Ama bilin ki, her birine minnetim büyük... 

Başaracağıma dair olan inancımı büyütüyorlar, birlikten kuvvet doğacağına daha çok inandırıyorlar; tanınan ve tanınmayan kişilerin desteğiyle, yalnız olmadığımı gösteriyorlar. Varolsunlar, varolalım. :)

İki gün önce; belki beni anlamayacaklar ama ben yine de kendimi 3 Aralık sebebiyle yazımda anlatacak ve kendimi duyurmaya çalışacağım demiştim. Şimdi de diyorum ki; olacak başaracağız, engelleri aşacak ve sesimizi yetkililere duyuracağız... :)

Allahım gönüllerinizin ekmeğini yedirsin her birinize, okuyun güzel insan; hak veriyorsan bir kez paylaş bu yazımı... Hepimiz için vatandaşlık haklarımızı, yaşama dair haklarımızı alalım; engellilerimiz için, engelli ailelerimiz için ve tüm vatandaşlarımız için. Allahım kaza bela vermesin, ama geçici olarak bile olsa iyileşme sürecinde hastanelerde ve rehabilitasyonlarda taşınma hizmeti ihtiyacımız...

Sevgilerimle... :)

4 Aralık 2018 Salı

Bir Amacım Var, Sesimizi Duyuralım - 04.12.2018


Dün Dünya Engelliler Günü sebebiyle yazdığım, Ben Bir Engelliyim yazımda bildirmek istemiştim; rehabilitasyona giderken yaşadığımız sıkıntılarımızı ve yaşamın içinde hangi alanlarda engellendiğimizi... Ne yazık ki sorunları dile getirme fırsatlarını dile getirmekten öteye, kutlama boyutuna ulaşamadık böyle bir günü. Kutlamaya da kalksak, her gün bizim olmalı bence. Bu bir farkındalık günü diyoruz, ama o da bir günden öte her gün olmalı!



Ben dün sadece bilinsin diye yazdığım bu yazımın ardından, twitter'da engelliler için "yani bizler için" artık hiçbir problem olmadığı ve engelleri tamamen aştığımıza dair imalarda bulunarak tweet yazan hesapları gördüm. Bu kişiler Engelleri Aşıyoruz tabelası altında, çoğunlukta birebir şu iki tweet'i yazmıştı; 

Ülkemiz bugün, engelli vatandaşlarımızın hayati şartlarının iyileştirilmesi, sosyal ve ekonomik olarak desteklenmesi, geleceğe güvenle bakmaları konusunda yaptıklarıyla , dünyada örnek gösterilecek konumdadır. --> Bu twitin birebir örneğinin bulunduğu linklerden biri bu...

Ülke genelinde 97 bakım ve rehabilitasyon merkezinde 7 bin engelliye hizmet veriliyor. Engelli bireylere destek olmak için her birine ortalama 650 TL engelli aylığı ödeniyor. #EngelleriAşıyoruz --> Örnek Twitlerden birinin linki, bu da bir diğerinin linki...


Senelerdir fizik tedavi ve rehabilitasyon alıyorum ama günden güne bu konuda işimiz kolaylaştırılmıyor, daha da zorlaştırılıyor. Çoğu hesapta, sorunlarımızı dile getirenlerden öte bu iki tweet vardı. Ama ben 2007'den bu yana rehabilitasyon alıyorum, 18 yaşımı da geçtim ama ne ben ne de birçok tanıdığım engelli maaş desteği alamıyor. O maaşın şartlarını bize, ailemizle bağdaştırarak sunuyorlar. Anne babamızın maaşı, evimize giren gelir meselesi. Bir yerde artık bunu önemsemiyorum; inanın ki... Ama şunu da düşünüyorum, bahsedilen bu maaşı 18 yaşımdan beri alabilse idim; daha çok ve daha verimli tedaviler alabilirdim, (misal hidroterapi alabilirdim, beni büyük yerlere taşırdı) bu kadar zora düşmezdim bence...



Engelli maaşı talebinde bulunmak için yazmıyorum bu yazıyı bugün ama o da hakkım devletim versin de isterdim... Ama benim şu an daha önemli bir sorunum var, rehabilitasyonuma gidip haftada iki gün alabildiğim fizik tedavimi alamıyorum 1,5 haftadır.  -- Bunun sebebi, rehabilitasyonlara birkaç ay önce getirilen kamera sistemi... -- Daha öncesindeki zamanlarda bu kadar yasal düzeyde değildi, evde terapi alamamak ve biz ağır bedensel engelliler evde tedavi görebiliyorduk. Ama şimdi devletimiz bizi rehabilitasyon merkezlerinin giriş kapılarında bulunan kameralar aracılığıyla rehabilitasyonlarda görmek istiyor. Ama ben ve birkaç benzer engel durumunu paylaştığım engelli arkadaşlarım, rehabilitasyonlarımıza giderken sorunlar yaşıyoruz...



Üstteki tweetlerimi ekran görüntüsü aldığım üzere, kendimi anlatmaya koyuldum. Bunu amaç edindim, yeniden rehabilitasyonuma tedavime dönmek istiyorum. Eğer ihmal ve gözardı edilirse ve daha fazla süre tedavime dönemeyecek olursam, hastalığımın adında olduğu gibi; kaslarım eriyecek...


Ben bir kas erimesi hastasıyım, ben bir engelliyim. Milli Eğitim Bakanlığına ve bakanımız Ziya Selçuk'a sesimi duyurmaya çalışıyorum, destek verin daha çabuk duyulsun sesimiz diyorum... Rehabilitasyona gidemiyorum, zira rehabilitasyonlardan taşıma hizmeti alamıyorum. Babam emekli ama çalışmaya devam ediyor, çünkü geçinemiyoruz yoksa. Ama her ayın iki haftası biri akşam biri gece vardiyası olmak üzere çalışıyor, işte o vakitler beraber gidiyorduk bir aydır rehabilitasyona. Ayın diğer iki haftasında da annemle gidiyordum ama gittiğim rehabilitasyondan taşıma yardımı istiyordum. Zira evimiz, girişten asansörlü değil. Asansörümüz, birinci kattan itibaren başlıyor...

Peki, annen? derseniz; o da  küçüklüğümden beri her anımda destekçim olmaya devam ediyor ama bir süredir ağır bedensel kuvvet gerektiren durumlarda sadece babam yardımcımız olabiliyor. Engel durumum şu anda daha ileri boyutta eskiye göre ve artık annemin de bedensel engellilik boyutuna ulaşmaya doğru giden çoklu bedensel hastalığı mevcut... Allah korusun, anneme bir şey olursa, onun evdeki ve hayatımdaki desteğini yitirirsek! Düşünmek bile istemiyorum...


Bahsettiğim bu sebeplerden ötürü; yeni sistemle bizi rehabilitasyonda görmek isteyen devlet büyüklerimize,

"Ben rehabilitasyona gidemiyorum, 1,5 haftadır rehabilitasyonum da benden desteğini kesti. Altından kalkamadıklarını belirttiler." diyorum. Önceki yazımda da söylediğim gibi, takdir ediyorum; ben de rehabilitasyonda eğitim görmek istiyorum ama bedensel engelim sebebiyle gidemiyorum!

Sizlere sesimi duyurup, tedavi hakkımı yeniden aktif olarak kullanabiliyor olmayı talep ediyorum. Lütfen ya evde terapiyi yasal boyuta getirin, ya da rehabilitasyonda işlerini bilen taşınma ihtiyacımızı karşılayacak görevliler bulundurma zorunluluğu boyutunda bizlere destek verin!

Amaç edindim, sesimi sizlere duyuracağım. Benim gibi birçok engelli arkadaşlarımın, ağır engelli durumları sebebiyle rehabilitasyon haklarından vazgeçtiklerini de biliyorum. Üzerime düşen bunların sayısını bulmak ise de, araştırıyor ve buluyor olacağım ileriki günlerde. Ne olur yeni bir düzenleme getirin bizlere, yaşamak istiyoruz; sağlığımızı kaybetmek değil!


Twitter hesabım; twitter.com/twit_dido

Ben bugün 07.10'da kalktım, gece heyecandan uyuyamadım aldığım karar üzerine. İsmail Küçükkaya'nın sabah haberleri programında paylaştım sorunumu, yayını boyunca... Bu sabah kendimi olabildiğince iyi anlattım ama okutamadım tweetlerimi. Twitter hesabıma buradan ulaşabilirsiniz... Umarım yayın sonrası görmüştür diye düşünüyorsam da, ilk seferde başaramadım diye pes etmeyeceğim de; biliyorum. Bu akşam haberlerinde de Tweet atacağım Fox ailesine, yarın sabah yine İsmail Küçükkaya'ya yazacağım; sesimi duyurana kadar pes etmeyeceğim inşallah. 

Amaçlarımı belli etmek istedim bugün bloğumda da, bu yazımla... Sosyal medyada sesimi duyurma uğraşlarımı başlattım dün. Uzun zamandan sonra, kışın kaslarım el vermediği için erken kalkamadığım halde, saatimi kurduğum saatte telefonumdan Fox Tv Canlı Yayınını açtım. İzledim, yazdım, dinledim. Sonra bir saat sonra yeğenim okula giderken, anneme babama kaldırttım kendimi. Elimi yüzümü yıkadım, bilgisayarımın başına geçtim; twitlerimi yazdım, Allahım izin verdikçe yazmaya da devam edeceğim...

Ben tedavi olmak istiyorum; hastalığım ilerlemesin, ben atak geçirmeyeyim, daha güzel günlerde sevdiklerimle sağlıkla yaşayayım ve çalışayım istiyorum! Ne olur sesime ses verin, benim gibi ağır bedensel engelli arkadaşlarım ve büyüklerim; 

Siz nasıl rehabilitasyonlarınıza gidiyorsunuz, rehabilitasyonunuz destek veriyor mu? Yürüyemediğiniz için ayağınızın işlevini gerektiğince, toparlanana dek onlar üstleniyor mu? Lütfen yorumlarınızla da bana destek verin, ben de tedavime devam etmek istiyorum. 

Beraber el ele verdikçe, umut daha çok var. (: Sevgilerimle... :)

3 Aralık 2018 Pazartesi

Ben Bir Engelliyim - 3 Aralık 2018


Ben bir engelliyim; Türkiye'de, Türkiye'nin sayılı büyükleri tarafından senede bir kez hatırlanan ve sene boyunca sağlıktan eğitime ve ulaşıma kadar birçok zorluklarla sınanan ama her gün hatırlanmayı hakeden bu ülkenin vatandaşı... 


Dedim ki kendimce, madem bizi senede bir gün gözle görülür kılıyorlar daha çok; duyurayım bildireyim, ben bir haftadır rehabilitasyon alamıyorum! Sebebi; ülkemizde haftada iki gün fizik tedavi alabilme imkanım var iken, devletimizin bize servis imkanını da sağlamış olması ama rehabilitasyonlarda taşıyıcı bulundurmayı zorunlu kılmaması...

Bu zamana kadar nasıl alıyordun, derseniz eğer; bedensel engelim ileri boyuta gelene dek rehabilitasyonlara gidip gelebiliyordum. Ama gel gelelim, babamın da çalışması gerekiyordu. Evimizin giriş katından değil birinci katından itibaren olan asansörü sebebiyle, beni bir kat indirmesi ve çıkarması zor; bu yüzden evde tedavi görüyordum. Sağlığım sebebiyle oldurabilmenin imkanı da yoktu başlarda... Şimdi bu durum, yaklaşık 5-6 aydır daha da yasal boyuta geldi ve devlet tarafından rehabilitasyonlarda eğitim almamız zorunlu kılındı. Zira kurum kapılarında kameralar var şimdi. Takdir de ediyorum, evet bir yerde haklısınız; peki ya biz? Biz bedensel engelliler, rehabilitasyona gidemiyor ve götürülemiyor iken; bu zorunluluğun gerekliliği neydi??

Ben size öneri sunuyorum, bir taşıyıcı bulundurma zorunluluğu olsa; ben de rehabilitasyonuma gidip gelmede zorluk çekmesem! Ben diyorum ama birçok bedensel engelli bu zorluğu çekiyor biliyorum, bize yardımcı olun lütfen!


Rehabilitasyonda öğrencileri ve hastaları istemenizi anlıyorum, açıkçası ben de hep rehabilitasyonda eğitim almak istiyorum; zira bunun faydasını kendi üzerimde gördüm, oralarda araç gerecin olduğunu ve daha çok çalışma imkanı bulabildiğimi biliyorum. 

3 sene Yalova'da bir Fizik Tedavi Merkezi'nde -senelik ek tedavi kapsamında- Uzay Terapi tedavisi alma imkanım oldu. Oradaki teçhizatlardan, Uzay Terapi'nin nimetlerinden faydalandım bu ek tedavi sayesinde... Bu imkanları senenin her haftası, iki gün gidebildiğim rehabilitasyonumdan da alabilirdim ama Yalova'daki rehabilitasyonun olduğu gibi taşıyıcıları yok ilçelerdeki rehabilitasyonların...

Ben Kas Erimesi hastasıyım, ben ve benim gibi hastalar ne kadar verimli ve sık tedavi alırsak sağlığımıza bunun etkisi o kadar iyi oluyor. İyileşmemiz ve hayatımıza devam edebilmemiz için, en önemli ihtiyaçlarımızdan biri bu! 

Ama tedavimizin sıklığı ve devam etmesi kadar, taşınma konusunda hassaslık da önemli... Strese girmemek, tedavilerimizi devam ettirmek ve bu konularda rehabilitasyonlar tarafından engellenmemiz gerekmekte... Duyun lütfen sesimizi, ben Yalova'daki rehabilitasyonumdan aldığım tedavi gibi; taşımada sorunsuz, rehabilitasyon içinde aktif ve devletimin sunduğu her imkandan yararlanabilir durumda bir tedavi almak istiyorum!



1 hafta öncesine kadar, 1 aydır idareli olarak gidip geldiğim ama türlü sebeplerle caydırma politikalarına gönderildiğimizi düşündüğüm rehabilitasyonumdan eğitim alamıyorum. Ki o konuyu bu yazımda da anlatmıştım... Beni gelip alamıyorlar. Taşıyacak adamları yok, böyle bir adam bulundurma zorunlulukları da yok. Başta taşıyıcı alacaklarını söylüyordu ama uygun koşulları da yok. Beni anlamadıklarını düşünüyorum demiştim, hala da savunuyorum bir yerde! Bizi engelimize göre anlayan dinleyen sayılı kişiler var... Bir haftadır tedavi alamadığım rehabilitasyonumda çalışan bireyler de beni anladığını düşündüğüm insanlardı, sağolsunlar çok emekleri de geçti; ama ne yazık ki bu son konuya, bir yöntem bulamadılar...

Peki ben ne yapacağım şimdi? Bir başka rehabilitasyondan haber bekliyorum bir haftadır ama henüz ondan da ses seda yok!

Bedensel engeli bulunan kesimi, devlet büyüklerimin ve tüm vatandaşlarımızın anlamasını rica ediyorum! Bize kolaylık sağlayın, hakkımızdan başkasını istemiyoruz! Rehabilitasyona gitmek istiyoruz, eğitimimizi almak istiyoruz, ama bunu yaparken de sağlığımızdan ödün vermek istemiyoruz... İşini bilerek yapmayan kişiler, bizi getirip götürürken incitme riskine de sahipler çünkü. Bu risk olağan durumda. Ben Kas Erimesi hastasıyım, bir başka hastamız Serebral Palsili, bir başka hasta felçli, bir başkasının açık yarası var! Bizler ciddi anlamda gidemediğimiz için bu çareye başvuruyoruz, evde terapi anlamında. Ama siz şimdi diyorsunuz ki; evde terapi yasal değil, rehabilitasyona geleceksiniz!

Tamam gelelim, peki nasıl? Kırılarak, dökülerek, sağlığımızın bir yarısından gitmesine göz yumarak mı? Yoksa bize kolaylık sunmanızı derneklerimizce sunulduğunu bildiğim üzere, bize bir hal çaresi bulacak mısınız? 

Bu yeni bir durum değil, senelerdir sesimizin duyulmasını bekliyoruz. Lütfen ya evde terapi almamızı yasal çerçevelere oturtun, ya da rehabilitasyonlara işini bilen taşıma görevini üstlenecek adamlar alma zorunluluğu getirin! Madem bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, bir değil birçok engelliyi ve engelli ailesini sevindirin...


Biz Engelliler bir de şu alanlarda zorluk çekiyoruz, ne olur önemseyin;


Yüksek binalarda asansörlerin birinci kattan itibaren başlaması: Yaşadığım yerde, girişi geniş ve alt kattan itibaren başlayan asansörlü binalar sayılı sayıda. Nereye gitsem engelleniyorum...

İlçelerin çoğunda şehir içi ulaşımda, şehirlerarası otobüslerin hepsinde de şehirler arası ulaşımda; engellilerin ulaşıma katılabilmesinde... Şehiriçinde ve şehirlerarasında, ulaşımda uçak hizmetini kullanabilmem için bile; uçağa gidene kadar yine aynı zorluğu yaşıyorum. Otobüsleri söylemiyorum bile!

Şehirlerimizde kaldırımları kullanmada: Şehirlerimizde gezmeye kalkıştığımda, kaldırımlardaki engelli rampaları ya kırık dökük ya da önlerinde arabalar var. Farkındalık her birimize düşüyor, yılın her gününde olmak üzere...
Birçok toplumsal kurum ve kuruluşlarda, engelli rampaları bulundurmamaları sebebiyle: her kurum ve kuruluşlardan da rica ediyorum, her birimiz adına! Bizi ait olduğumuz dünyaya ait hissetmemeyle, bir de siz baş başa bırakmayın...



Eğer bu konularda da mütabık isek, gelin "Engelliler Gününü kutlayalım!" Ama ben duyarlılık gösterilmeyen bir senenin ardından, "Engelliler Günü" diye bir günü benimseyemiyorum. Benim günüm bir gün değil, her gün olmalı... Tüm engelli kardeşlerimizle beraber, bize hayata daha kolay katılabildiğimiz güzel günler diliyorum. 

Sevgilerimle...

2 Aralık 2018 Pazar

Pazar Yazısı #54 - Sakin Bir Pazar


Bir pazar daha bitmek üzere ve ben epeydir yazmadığım üzere, bir pazar yazısı daha yazmaya geldim! :) Sizin pazarınız nasıl geçti ve nasıl geçiyor bilmiyorum ama benim pazarım örgü örerek ve film izleyerek epey sakin geçti. Mutlu pazarlar...


Bugün sabah kahvaltımız sırasında, annem ile babama film izlemeyi önerdim. Son anda da, "Madem öyle, benim beğendiğim ve annemlerin de izlemesini istediğim bir film olsun." dedim... Netflix'te dün babam işte iken, anneme de başta izletmek istediğim üzere karşıma çıkan ama ertelediğimiz filmi bu sabah beraber izleyelim dedik; fırsat bu fırsat. Annem yarım bırakıp kahvaltıdan sonra işine döndü ise de babamla biz sonuna dek izledik. Annemse, "Bu filmi daha sonra baştan sona izlemek istiyorum Didem." dedi. "Hay, hay..." dedim :) 

Bu film Doktor Strange ve ben bu filmi ilk olarak geçen sene izledim. Filmde film dünyasına ait düşünce ve gerçekler çoğunlukta, ama bir o kadar da gerçek dünyaya ait düşünceleri içeriyor bu düşüncelerin bazıları esasında. Benedict Cumberbatch'in başrol oynadığı filmde; zihnin, bedenin karşısında daha güçlü olduğu ve bu felsefenin nelere sahip çıkabileceğini anlatıyor. Fantastik bir film ama eğlenceli vakit geçirtirken de fazlasıyla düşündürüyor yani bence insanı... 

İzlemekten hoşlandığım filmleri tekrar izlemeyi, tekrar izlemeyi sevdiğim filmleri sevdiklerime de izletmeyi seviyorum velhasıl! :) Üstteki resmi instagram hesabımın hikayesinde filmi izlerken paylaştım bugün; instagram hesabımdaki tüm hikaye ve paylaşımlarıma buradan ulaşabilirsiniz... :)


Dün başladığım örgüye devam ettim bir de bugün... Bu iple daha başka şeyler de yapmak vardı aklımda ama yine bir şala başladım. Üstelik renk öyle hoşuma gitti ki, sahibi çıkmadan önce ben mi sahiplensem diyorum! :) Bu ara elimdeki tüm ipleri değerlendirebilmeyi isteme gibi bir düşüncem var bir de; hiç kullanmadığımdan tutun, yarım bıraktığım iplerime kadar... Başarır mıyım sizce? :) En azından 6-7 parça bir şey örmüş olmayı istiyorum bu sefer, yaza kadar! 

Son İnstagram paylaşımlarımdan birinde, burada, başladığımı söylediğim pembe şal daha geçen gün bitti. Sahiplendirdim bile, daha tam bitirmeden; bir arkadaşıma işyerini açma hediyesi olacak, Melikeme... Güle güle kullanacak, kenarları tığlandıktan da sonra inşallah... :) Ben şu mavili örgümü de bitireyim de, pinterest hesabımdan kendime not ettiğim yeni modellerden de öreceğim daha... 

"Yapmak İstediğim Modeller" adlı pin tabloma buradan, Pinterest hesabıma da buradan ulaşabilirsiniz bu arada... Öyle güzel şeyler var ki pinterest'te, hepsini yapamam belki ama çoğunluğunu yapmış olmayı istiyorum kış bitimine dek... (: 

Sakin geçen ve bir o kadar düşüncelerle, tedavilerim adına yolunda gitmeyen bir düzen hakimken bu ara, bir o kadar da yolunda gidecekmiş hissiyle, oturtmaya başlamışım düzenimi gibi bir hisle bugünü geçirdim işte. Mutlulukla ve umutla dolu, planlarımızın yoluna girdiği bir haftaya başlayalım yarın da inşallah... Mutlu akşamlar, güzelliklerle dolu mutlu haftalar olsun hepimize. 

Sevgilerimle... (:

1 Aralık 2018 Cumartesi

Diplomam Elimizde - (24-25).11.2018


Merhabalar, size diploma haberiyle geldim bugün; Diplomam Elimizde... :) 6 senedir, "ders, ders, ders" dedim ve yazmaya aralar verdim durdum sınav zamanlarımda. Ama gel gelelim, emek verip o diplomayı da aldım. Şükür ki; 2. senemde yaşadığım rahatsızlık sebebiyle uzadıysa da, daha sonrasında iyi yaptım planımı programı ve bitirdim bu yaz: İkinci Üniversite Aöf Sosyoloji Lisans bölümümün diplomasını da... Darısı isteyen herkese nasip olsun inşallah... :)



Geçen hafta bugün, babamın mesaisinden ötürü haftasonu tatiliydi ve bir iki ay önce Mersin'den Bursa'ya taşınan Fatoş halamlara gittik... Bir de öyle güzel denk geldi ki; Temmuz ayında girdiğim son sınavdan sonra mezun oldum olalı, ilk Aöf sınavlarının haftasonu idi. Bürolar açıktı, öğrenciler yolda idi ve 6 senedir ilk kez ben gitmiyordum sınavlara. Halamlara doğru giderken, aklımızda yoktu ama büromun önünden geçince; diplomamı soralım bari dedik. Ben sanıyordum ki; teslim etmem gereken bir şeyler vardır, onları hazırlarım ve sonra diplomamı alabilirim.

Meğer diplomam hazır beni bekliyormuş, bir tek aldığıma dair imza atmam yetiyormuş! Arabaya getirdi belgemi büro yetkilisi sağolsun, ben kalkıp büroya gidemediğim için... İmzamı attım ve diplomamı aldım. Güzel bir durum oldu ki, bir sınav haftasonunda diplomamı aldım ve bunu halama da göstermek nasip oldu şükür ki... :)

Artık Diplomam Elimizde! Halama da gösterdim, 6 sene sonra bir sınav haftasonunda diplomamı Bursa'da da gezdirdim! :) Bir hafta gecikmeli olsa da, yazısını bile yazdım. 6 senelik emeğimizin sonucunu aldık çok şükür. Darısı isteyen herkese olsun dilerim... :)


Geçen hafta halamlarda idik yani bugünden ve ertesi güne de orada uyanmıştık; halamın oğulları ile ve de kuzenlerimle güzel bir haftasonu geçirdik. Hele ki Onur abimin kızı Deniz ile bir güzel bağ kurduk ki evlere şenlikti, tazeledi ve çok neşelendirdi beni. Birbirimizi sevdik ve de iyi oynadık. Daha bir yaşına gelmemiş bir bebekle oynamayalı baya olmuş ki, özlediğimi ve gevşediğimi hissettim o her sarıldığında ve de öptüğünde. Maşallah kuzum Deniz'e... :)

Akrabalar ile yakınlaşmak ve her uygun fırsatta görüşebilecek olmak güzel, şükür ki halamlar da yaklaştı bize ve oğullarına işte... Allahım nasip ettikçe, gider geliriz de birbirimize... Kollarını açmış gelen bir kuzen çocuğu da varsa, daha ne olsun işte! :) 

Geçen hafta Pazar gününe, halamlarda ilk kez yatıp uyumadan önce dua edip geleceğe dair bir rüya dilemiştim rabbimden. Pazar günü sabahı uyandığımda hatırladığım rüya, bana korkunç ve de saçma gelmişti. Oysa annem ile halam geleceğe yordular... Halam ve annem diyorlar ki, "Korkunç sandığın rüya, güzelliklere işaret. İnşallah güzel günler gelecek yeniden, sağlığın ve ailenle ev düzeniniz için." İnşallah diyorum; hastanede iken önce ablamı ameliyathane önünde, sonra da annemi ameliyathaneye gönderdiğimizi gördüğüm rüyanın sonunda annem yüzünde ameliyat izi olmasına rağmen gülüyordu ve ben ağlıyordum... Olur ya, inşallah güzel işaretlere delalettir diyorum şimdi ben de. Girişi geniş, asansörü en alt kattan bir apartmandan ev nasip olsun bize; imkanlar ona göre şekillensin ve tedavilerim, geleceğe dair iş hayalim de gerçekleşsin. Amin...

Velhasıl, Cumartesi günü Diplomamı alıp halamlara gittik, Deniz'le hem halamlarda hem de ertesi gün evlerinde baya güzel oyun oynadık... Pazar günü her iki kuzenimi de evlerinde ziyaret ettik tekrar. Sonra da çıkıp, gezinerek Avm'den ihtiyaçlarımızı alıp eve döndük... :) Benim için epeydir yapılmayan bir haftasonu idi, sınavlardan sorumlu olmama rağmen bir sınav haftasonunda gerçekleştirilen dolu dolu bir haftasonu idi yine; şükür ki...

Güzel birliktelikler mutluluğa, güzel rüyalar geleceğe, güzel günler de yarınlara güzellikler sunsun... Sevgilerimle, Diplomam Elimizde! Darısı isteyen herkese... ;) :) 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...