28 Şubat 2013 Perşembe

28 Şubat Bir Farkındalık Günüdür


Bugün 28 Şubat, Dünya Ender Rastlanan Hastalıklar Günü. Aslına bakılırsa, bu sene öğreniyorum bugünün Ender Rastlanan Hastalıklar Günü olduğunu... Biliyordum böyle bir günün olduğunu, ancak bugün olduğunu bilmiyordum...

Bugün Bir Farkındalık Günüdür. Daha önceden de söylediğim gibi, böyle şeylere farkındalık oluşturulmalıdır toplumda. Ben bunu canı gönülden istiyorum. Çünkü engellilerin dahi farkındalık oluşturulmayan toplumlarda zorluklar yaşadıklarını biliyorum ve bu zorlukların biraz da olsa yavaş yavaş azalmasını istiyorum.
Nadir Rastlanan Hastalıkları yaşayanların yaşama koşullarının Farkındayım demek için, böyle bir gün var işte Dünyada.

Tüm dünyada,önemli hastalıklarla mücadele eden insanların, vermek istedikleri mesajı anlamak için, yakalarına taktıkları kurdelelerin rengine bakabilirsiniz. Kalp hastalıkları için kırmızı, göğüs kanseri ile mücadele için pembe gibi.. Canavan gibi ender rastlanan hastalıklarla mücadeleye dikkat çekmek içinse Global Genes Project MAVİ KURDELE ile ender rastlanan hastalıklarla ilgili bir mesaj veriyor.

Türkiye'de ilk kez Sarp'ın Umudu Derneği , ''28 ŞUBAT'TA MAVİ KURDELE TAK, MAVİ KOT PANTOLON GİY '' diyerek, bu projeyi gönüllü olarak destekliyor !

Böyle güzel amaçlar uğruna yapılan etkinliklere, gönlümle katılıyorum her ne kadar bu projeye etkin şekilde katılamasam da. :)

Böyle güzelliklerin farkına daha çok varıldığı, güzel günler diliyorum hepimize... :) Dünya Ender Hastalıklar Günümüz Kutlu Olsun... Böyle projelere gönül vermeye çabalayan büyük yüreklere selamlar olsun...

Sarp'ın Sitesine Buradan ulaşabilirsiniz...

Sevgilerimle...

Heyecanlıyız Ve Hazırlıklar İçerisindeyiz


Bugün hava çok kötüydü. Ve ben 2 gündür dişçimin verdiği ilaçlardan ötürü geceleri uykulara dalamamanın ve ilaçların yan etki yaptığı ağrılarla geceleri uykuya zor dalıyorum, sabaha da uyanamıyorum... Neyse ki dün biten bir ilacın ardından, bugün yan etkileri azaldı ilaçların. Umarım artmaz yine diyelim... Bu sebepler yeni yazı yazamamama sebep oldu maalesef... :)

Güzel Bir Haber;

Ve bu sıkıntıların ardından bugün uyanıp, kahvaltı yaptıktan sonra öğlene doğru çok güzel bir haber aldık annemle. Bu sene ailemize katılan yengemden, güzel mi güzel bir haberdi bu. Küçük Dayım'ın Eşi, Hatice Ablam'dan aldığımız bir haberdi. Aslında bu yazıyı yazıp yazmamakta kararsız kaldım, nazar açısından. Derler ya hep söyleme etme... O yüzden, Aşağıdaki nazar boncuğu yengem ve kuzenim için. Allahım sağlık ve sıhhat versin her ikisine de inşallah. :)


Bu nazar boncukları, tüm bebek bekleyenlerimize ve yıldızı düşüklere gelsin, benden. (İçimden geldi) :)


Ve Tatlı Bir Hazırlık Telaşemiz Var;

Bu haberden sonra, heyecan içinde yarına hazırlanmaya devam etti annem, daha bir şevkle ve neşeyle ev temizliğine devam etti. Bende her zamanki internete bakınmama devam ettim. Ancak aklım uçtu, ancak şimdi yazabiliyorum yeni yazımı. Şu saatte hala hazırlık yaparken bile bu haberin etkisindeyiz çünkü... :)

Ne hazırlığı diye soracak olursanız, Kağan Efe'mizin İlk Dişi Çıktı geçen hafta. Yarın onun Diş Hediği heyecanı olacak bizim evde, Akrabalarımız ve Komşularımızla... :)

Diş Hediği Nedir Dersek;


Diş Hediği; Bebeğin ilk dişi çıktığında geleneklere göre buğday ve nohut gibi bakliyatlardan yapılan eş dostla yenilen bir aşdır. Geleneklere göre, bebeğin diğer tüm dişleri sağlam olsun, sağlıkla çıkartsın diye hedik yapılır. :) 

Gerçi yapılırmış diyerek, lafa gireyim devamında. Geleneklerimizden gelen bir şey bu. Ancak büyümesini izleyebildiğim en iyi bebek, Kağan yani yiğenim olduğu için, bende ilk defa şahit olacağım. :) 

Yarın misafirlerimiz var, Kağan'ımız geliyor. Yarın akşama bir Diş Hediği Töreni yazısı olacak buralarda... :)) Ben çok heyecanlıyım, yeni bir törene tanıklık yapacağım. Neler yapılacağını biliyorum yarın. Ama yarın ki yazımda olanlarla beraber anlatacağım burada. :) 


Bu arada bloğum için bir Anket hazırladım, Bloğumu Nasıl Buldunuz? diye. Eğer yanıtlamak isterseniz, 1 hafta boyunca yan tarafta olacak Anketim. Yarınki yazımda görüşmek üzere... 

Sevgilerimle... :)

26 Şubat 2013 Salı

Cesaret İçeren Diş Kontrolüm


Bir önceki yazımda, Diş korkumu belirtmiş, bugün diş randevum olduğunu söylemiştim. Buradan Diş korkumu ve diş doktorum hakkındaki hislerimi anlattığım yazımı okuyabilirsiniz...

Bir cesaret gittik bugün, Babam ve Annemle dişçiye. Biraz geç kaldık açıkçası. Aksilik işte, Babam geç kaldı. Çalıştığı lokantanın arabalarından birini, patronundan ödünç alan biri kaza yapmış. Şükür kimseye bir şey olmamış. Ancak arabada büyük hasar varmış. Babam geç kalma sebebini, "Kaza yaptık, ondan geç kaldım." diye söyleyince, öyle korktuk ki annemle. Ancak Şükür Babama da, kimseye de bir şey olmamış. :)

Geç kaldığımız için, doktorun çıkmamış olması şansımıza oldu. Sağolsun, sebebimizi söyleyince kabul etti. Diş doktorum Sinem Hanım, zarif güler yüzlü bir bayan. Bir önceki yazımda tahmin ettiğim ve dilediğim gibi yani. :)

Diş koltuğuna oturmama gerek kalmadı. Tekerlekli Sandalyede kontrolümü yaptı. (Tekerlekli Sandalyelerle sorunum yok artık, sadece Tekerlekli Sandalye benim değildi, ondan iyelik eki kullanmadım) Bu cesaretimi ilk oluşundan ötürü babamdan belgelemesini istedim... Eski resimlere bakmak mutlu ediyor beni.


İşte böyleydik. Odaya girdiğimden beri tedirgindim. Ellerimin duruşundan belli oluyordur sanırım. :) 
Resim kötü biliyorum, kusuruma bakmayın. O an gerçekten benim için büyük cesaret göstergesiydi. Hatıra kalsın istedim. :) 

Gelelim doktorumun dediklerine; (ben doktorumu sahiplendim bu arada, 10 dakikayı geçmese de randevumuz)


Doktorum dişlerime ve dişetlerime baktı ve dedi ki; "Diş etleri epey gitmiş, Dişlerde tartar var. İlaç verip Dişeti tedavisine başlayacağız. Ancak solunum problemin var gibi görünüyor. Geceleri burundan nefes almada zorlanıyorsun?" İşte orada bir durakladım ben. Diş doktoruna pek sık gitmediğimden, epey şaşırdım. "Nasıl bilebildi ki?" diye. 

Evet geceleri solunum sorunu yaşadığımı, solunum sıkıntımın hastalığımdan ötürü de, Kundura göğüs tipimden ötürü de çektiğimi söyleyince, " Öncelikle bu solunum sıkıntını gidermeden dişlerindeki lekelenmelerini tamamen tedavi edemeyiz. Benden önce veya sonra bir kulak burun boğaz'a da gitmelisin." dedi. 

Şimdi dişeti tedavisi için; 2 kutu hap bir de günde 3 kez gargara şurubu verdi doktorum. Bu ilaçlar bittikten sonra annemler doktora gidecekler, kalp rahatsızlığımdan ötürü, doktora gitmeden önce 2 gün antibiyotik kullanacağım, sonra da diş temizliği yapacak Sinem Hanım bana. Kanamalı tedavi olacağı için de lazım olacak o antibiyotik dedi, kalp rahatsızlığımdan ötürü diş çekimlerinden önce ilaç kullanmam gerektiğini söylediğimizde...

Durum böyle, bugünden başladım ilaçlarıma. Bir de doktorum azıcık azarladı beni, dişlerine çok da iyi bakmamışsın dedi. Arada sektirdiklerim olmuştu. Hepsi dikildi bugün karşıma işte. :) Artık sektirmeden dişimin bakımına önem göstereceğime söz verdim. Hem kendime, hem de doktoruma...



İşte bir cesaretle gittiğimiz kısa doktor kontrolümüzden, "Kanamalı Tedavi" lafını beynimde büyüterek çıktım. Korkuyorum, ağlamak istiyorum. Hem dişlerim sağlıklı olsun, hem de o koltuğa oturmayayım istiyorum. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu değil mi? :/ Artık kontrollere gideceğim dedim ama, birden gitmiyor korku öyle işte. Kanamalı lafını duyduktan sonra, arttı bile. Neyse söz verdik, ve başladık artık. Kazamız mübarek olsun, diyeceğiz, İlaçlar bittikten sonra tıpış tıpış gideceğiz doktorumuza. :)

Sevgilerimle...

25 Şubat 2013 Pazartesi

Korkular Ve Benim Dişçi Korkum



İnsanoğluyuz; her ne kadar mantığımızı kullanabiliyor olsak da ve kendimizi savunma güdümüz olsa da, zaman zaman kendimizi savunamayacağımızı sandığımız birçok şeye korku duyuyoruz, ister istemez.  Birçoğumuzun korkuları var. Karanlık korkusundan, sevdiklerimizi kaybetme korkusuna kadar... Sayısız ve akla gelemeyecek kadar birçok korku...

Ve derler ki; Korku Mantıktan Daha Güçlüdür...

> Kimimizin karanlık korkusu var (Ki benim hala azıcık karanlık korkum var, bazen ortaya çıkıyor),

> Kiminin Böcek fobisi var (Bu da bende var maalesef. Ama şimdi güzel bir şey değil ki, haksız mıyım?)

> Kiminin de Dişçi Korkusu (Evet işte bu da var bende ve bugün yüzleşeceğim bu korkumla). Ben sırf kendi korkularımı mı yazmış oldum? Neyse :)

>Yükseklik korkusu olan da var, Bir hayvana karşı duyulan korkusu olan da. Tek başına dışarı çıkamama korkusu olan da var, sahne fobisi, topluluğa çıkma korkusu olan da...

Dişçi Korkuma Gelelim; Bugün Dişçi Randevum Var, 


Resimdeki, dişçi koltuğu, google görsellerden alınmıştır.
Öncelikle, her ne kadar rengiyle sevimlileştirilmeye çalışılmışsa da, korkutucu değil mi sizce de? :/


Başta da saydığım gibi üç büyük korkum var benim. Evde yalnız kaldığım zamanlarda, bazen, karanlıkta kalma korkum (Ki şükür eskisi kadar değil), Böcek korkum (Bu da biraz iğrendiğimden açıkçası. Küçüklüğümden beri var) Ve dişçi korkum (Bugün bunu aşacağım)...

2-3 haftadır, diş etlerimden ve dişlerimdeki büyük ihtimal tartar olduğunu düşündüğümüz siyah noktalar ve bir de diş eti çekilmelerimin iyice artması dolayısıyla, annem ve babamı dişçiye götürmeleri için sıkıştırıyorum. Bugüne kısmet olabildi ancak. Cuma gününe alacaktık aslında randevuyu, geçtiğimiz Cuma'ya, Ancak alacağım doktorun Cuma günü full doluymuş. Bugüne aldım bende...

Bizim burada, Yani Bursa'nın Gemlik ilçesinde, birkaç sene öncesinde Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi açıldı. Devlet hastanesi olması lazım. Bir kez gitmiş bulundum o hastaneye, o da üst üste denk gelen dişlerime tel taktırmak mümkün mü diye kontrole. Ama mümkün olamadı maalesef. Göründüm geldim o zaman. :)

Neyse Cuma günü aradım telefondan 182'yi, Diş Hastanesinden Randevu alacağımı söyledim. Erkek doktor, Bayan doktor takıntım olmadı hiç hayatımda. Konu sağlık olunca, her birimiz sağlığımızı güvenle emanet edebilmeliyiz doktorlarımıza.

Ancak konu diş olunca Bayan doktor olmasını tercih ettim ben. Korkuma engel olabileceğime tamamen kanaat getirdiğimi söyleyemem. :) Belki erkek doktor tahammül edemez bana, belli mi olur. Bayan doktorla daha iyi anlaşabiliriz, kendimi daha iyi anlatabilirim diye düşündüm bu sebepten. Hemcinsimle daha iyi anlaşabilirim bu konuda. İçimden bir his, doktorumun güler yüzlü ve iyi biri olduğunu söylüyor. (Umarım yanılmam hislerimde. Not:Doktorumu hiç görmedim)

Bu dişçi korkusu, ablamda da vardı. Belki de her ne kadar bilinçli olmasa da, yanında büyüdüğüm ablamı örnek aldığımdan ötürü bir korku olma ihtimali de olabilir. Küçüklükten beri korkuyoruz ikimizde dişçi ve dişçi koltuğundan işte. Ablam geçen sene bir cesaret edip korkusunun üzerine giderek biraz da olsa yendi korkusunu. Artık diş kontrollerine kendi gidip geliyor. Şimdi cesaret gösterme sırası bende. Diş sağlığımı, kalbim için önemsemem gerek. Bu benim, kendi rızamla gittiğim ilk randevum olacak. :)

Tüm cesaretime rağmen, yine de korktuğumu belirtmem lazım. Şans dileyin bana, son anda vazgeçmekten korkuyorum. Gerçi vazgeçmeye kalksam da, annemler izin vermez ama... :)

Karanlık korkumdan sonra, üzerine giderek yenmeye çalışacağım ilk korkum olacak bu. Umarım başarılı olurum. Dişçi randevumdan sonra, deneyimlerimi yazacağım...

Korkular maalesef hayatımızda büyük yer kaplayabiliyorlar. Sizin de böyle yenmek için üzerine gittiğiniz korkular var mı? :)

Kilo Verme Maratonum #2 - İlk Haftanın Ardından



Geçtiğimiz Çarşamba günü Kilo Verme Maratonumun ilk yazısını yazmıştım. Pazar gününden başladığımı ve Pazar günü 1 haftanın dolacağını yazmıştım. Buradan okuyabilirsiniz ilk yazımı.

Evet, Pazar günü ile birlikte 1 haftayı bitirdik. Bakalım nasıl bitirdik... :)

Bu hafta sağlığım konusunda güzel gelişmeler yaşadım. Şöyle ki; 

İlk gelişme, yatağımdan doğrulmak konusunda oldu. Evet, bu hafta eskisi gibi yataktan doğrulmakta zorlandığım için gerçekleştiremediğim, yatar konumdan oturur konuma geçişimi denedim ve gerçekleştirdim. Bu gelişme, bir şeyleri başarıyor olmanın mutluluğunu getirdi devamında... Ve devamının geleceğine dair bir ışığı ve azmi de getirdi... :)

Bu zamana kadar ne kadar deneme yaptıysam da sonuca varmak için devamlılık süreci gösteremedim. Bunun sebebi ağrılarım ve kasılmalarımdı, daha önceki yazılarımda da yazdığım gibi...

Bir diğer gelişme ise, daha dün fizyoterapi dersimden sonra uzun zamandır yürüyemediğim kadar mesafeyi yürümemdi. :) Ben yürürken bir kolumda Annem, bir kolumda da Tamara abla vardı... Dersten dinç bir şekilde çıktım ve adımlarımı rahat biçimde attım. Yürüdüğüm mesafe yaklaşık 10-15 metreydi. Tahmin edemeyebilirsiniz belki ama bu bizim için büyük bir mutluluk ve gururdu. :) İçimde hala o an'ın mutluluğu bulunmakta...

"Zayıflamak İçin Çare Yürümek" demişler; Google Görsellerde, Zayıflamak diye yazdığımda görmüştüm. Şimdi ben zayıflamak için adım attım yani? =))



Gördüğüm resim buydu. Resimde yazı tam gözükmüyor. Ancak anlaşılıyor sanırım. :)


Şimdi gelelim bunların Kilo Verme Maratonum ile ilgisine,

Ne kadar çok hareket etme alanım gelişirse, hareket edememe alanım bir nebze de olsa daralırsa; Kilo Vermem konusunda bir adım atıyorum demektir. Ne kadar hareket, o kadar kilo verme konusunda gelişme demektir. Demiştim ya hareketsizliğim kilo almama sebep oldu çoğunlukla diye...

İşte böyle. 1 hafta boyunca ne yedim ne içtim konusuna girmiyorum. Çünkü yediğim yemekleri ayarlamadık. Yani şu gün şunu yiyeceğiz, bugün bunu yiyeceğiz gibisinden bir diyet listesi yoktu. Her hafta yediğimiz gibi, haftada bir veya iki olmak üzere yediğimiz balığı yedik sadece.

Onun haricinde, biraz da kilomdan ötürü, yediğim yetmiyor gibime geliyordu doyduğumu bildiğim halde. Biraz tabağımda yemek bırakmama alışkanlığım olduğundan ötürü, biraz da yatmaya doğru acıkmamak için çok çok yeme alışkanlığımdan ötürü... İşte bunları durdurmak için 2 haftadır, bıraktım bu alışkanlıkları. Tabağıma yiyeceğim kadar alıyorum artık. Uykuya yakın acıkırsam da acıkayım, ne olacak dedim. Bunun için de, Acıkırsam bir küçük kaseye yoğurt alıp yiyorum artık.

Böyle bir yöntem buldum bu sorunlarıma işte. Bence güzel de yöntemler oldu. Siz ne dersiniz?

İşte 1 hafta böyle geçti. :) Hastalığımda yaşadığımız güzel gelişmelerle ve yemek hakkında yaşadığım ufak tefek de olsa sorunlarıma bulup uyguladığım çözümlerle. :)

Şimdi önümüzdeki hafta, bu hafta yapmak isteyip de yapamadığım, yerde yuvarlanma ve sürünme hareketlerime başlayacağım... :) Bana şans dileyin. Biliyorum ve tahmin ediyorum ki, karın kaslarımı ve birçok kaslarımı zorlayacak bu hareketler başlarda. Ama ben gelecek için kurduğum hayallerim ve ailemle sağlıklı geçirmek istediğim bu hayat için söz veriyorum, bu hafta kesin başlayacağım. :)


Not: Çok gülücüklü bir yazı oldu, şimdi gördüm. Kusuruma bakmayın lütfen, bu haftaki gelişmelerden ötürü çok ama çok mutluyum cidden.

Sevgilerimle... :)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...