27 Temmuz 2012 Cuma

20'nci Yaşa Güle Güle Demeli, 21. Yaşıma Hoş Gel!



Bugün benim doğum günüm. Bir yılı daha geride bırakmış ve bir yeni yaşa daha adım atmış bulunmaktayım… Günden güne büyümek veya zamanı yitirmek zaman zaman can acıtıcı olabiliyor. Yaş büyüyünce insan kendini zaman zaman kötü hissediyor…

Ama her doğum gününde kendimi çocuk gibi hissediyorum. Her doğum günümde heyecanlanıyorum. Her doğum günümde “iyi ki varsın” “iyi ki doğdun” cümlelerini duydukça, tüm 1. Paragraftaki zamanı yitirme duygusunu kaybediyorum…

Büyümek geçen sene 19’u bitiriyorken ilk defa canımı sıkmıştı. “20’den gün aldın mı büyüdün demektir. Çocukluktan sıyrıldın iyice…” demişlerdi bana o zaman. J Bense o an “büyümek istemediğimi” fark etmiştim… Şimdi ne büyümek acıtıyor canımı, ne de zamanı yitirmek. Her ne kadar zamanın çok çabuk hızlı gitmesine üzülsem de zamanla…

Dün’ün pişmanlığıyla Bugünü yitirmeden, Bugün’ün ve şu anın değerini zamanın akışında kaybetmeden yaşamayı öğrendim büyürken. Ve sırf bu yüzden, her dakikanın kıymetini bilerek yaşıyorum artık. Ne büyük planlar yaparak, ne de geçmişimde canımı acıtan olayları gün gün yaşayarak… Sadece ve sadece her anımın değerini bilerek yaşamaya uğraşıyorum…

Her sene doğum günümde yaptığım bir şeydir; geride bıraktığım bir yaşı doldururken boşa yaşayıp yaşamadığımı düşünürüm. Geride bıraktığım yaşımı düşünüyorum da; ne bir pişmanlık var ardımda bıraktığım, ne de tasa… Eğer bilmeden, istemeden, fark etmeden, birini üzdüysem veya kırdıysam; Affola… Ve şimdi yeni yaşıma, Merhaba… :)



21’inci yaşıma adım attım, 20 yılı geride bıraktım artık… Zaman su gibi akıp giderken, bir yaş daha büyümüş olmanın garipliğini tadıyorum bugün yeniden. Her yeni yaşımı bir önceki yıla nazaran zamanın kıymetini daha da bilerek yaşıyorum. Ve her yeni yıl kararlar ve dilekler ile giriyorum bir yaşa daha…

Bu sene de aldığım kararlar arasında, her anımın daha da çok kıymetini bilmek kararım olacak yine… Ve vakit bulamayıp ertelediğim planlarımı bu sene yapmak için gayret göstereceğim.

-Öncelikle özel bir defter yapacağım, yapacaklarımın listesini ve görmeyi istediğim yerler listesini yazabileceğim… Önemli kararlarımı ön plana alacağım.

-Ve sevdiklerimle geçirdiğim zamanları daha da arttıracağım… Yanımdakilerin kıymetini bileceğim ve geçmişte yaşadığım üzüntülere kafamı yormayacağım…

Güzel kararlar oldu değil mi? :)



Tek bir üzüntüm var, 2 senedir doğum günlerimde... Canım kardeşim, arkadaşım, dostum, meleğim Duygu'mun eksikliğini ve özlemini hissetmeden geçiremiyorum... Asla unutulmadın. Bu dünyada olmasan da, bir yerlerde bizleri izliyorsun biliyorum. Ve ben hala seni anmadan doğum günümü kutlayamıyorum...

Doğum günü dileklerime gelirsek; Diliyorum yeni yaşımı ailem ve sevdiklerimle sağlık sıhhat ve mutluluk içinde geçireyim. Yeni yaşımda her şeyin hayırlısını nasip etsin Allahım, cümlemize. Ve gerçekleştirmek istediğim hayallerimi ve işlerimde başarı ve güç versin Allahım… :)

Yeni yaşım Hoş geldin. Güzel haberlerin alındığı ve iyi insanlarla karşılaşacağım güzel bir yaş olsun… Kötülükleri ve kötü düşünceleri eski yaşımda bırakıyor, tüm güzellikleri yeni yaşımda görmeyi diliyorum.


Sevgilerimle… Didem KÖSE :)




25 Temmuz 2012 Çarşamba

Hayallerim Ve Ben



Bir ben var ki benle bir bütün; O ben, Hayallerimden ibaret. Bir çoğu bilir, bir çoğu bilmez... Hayallerim olmasa kendime güvenim ve inancım yok olurdu belki de, inanıyorum buna çoğu zaman... Hayaller kurarak büyüdüm ve sürdürüyorum bu durumu böyle...

Bazen çok hayalperest, bazen de kurduğum hayaller sayesinde güçlü hissediyorum kendimi... Mutlu oluyorum, sıkılınca hayal kurmaktan. Kurduğum hayaller gerçekleşince, hayata daha da çok bağlanıyorum... Olay bu ya, hayatımın bir kısmını hayallerim için bir kısmını da sevdiklerim ve kendim için yaşıyorum...

Hayatımın önemli bir yerinde hayallerim. Ve hayal kurmak başarmanın yarısı sözünü çok severim... Hayal kurmaktan vazgeçmek, hayattan, sevdiklerinden ve kendine olan inancından vazgeçmek demek benim için...

Gerçekleşen en büyük hayalim neydi son 2 senede diye düşünüyorum da; üniversite hayatını yaşamak ve sevdiklerimle sağlıklı bir şekilde yaşamaktı... Üniversite hayatını yaşadım ve geldim, sevdiklerimleyim. 2 senedir çok sağlıklı olduğum söylenemez. Ama 4-5 ay öncesine göre iyiyim... Evet şimdi durumum iyi değil. Ama bundan 2 yıl kadar önce kurduğum hayallerim ve inancım ile başarmıştım iyi olmayı. Talihsizlikler olmasaydı demeyip, atlatacağıma herşeye rağmen inanarak hayal kurmaya ve böyle yaşamaya devam ediyorum yine... :)

Hayal Kurmanın en güzel yanlarından biri de bu sanırım, hayal kurmanın vazgeçilmez cazibesine kapılıp, hayal kurmaktan vazgeçememek... :) Gerçekleşmeyen hayallerime üzülmedim bu zamana dek. Hayaller gerçekleşmese de varlıkları güzel çünkü... Hayal kurmak herşeyim değil ama birçok şeyim...

Şimdi hayatımda en baş sırayı çeken hayal sağlığımın iyi olması ve sevdiklerimin mutlu olması. Ben iyiysem onlar daha da iyi... Bu evrede bir hayali gerçekleştirmenin yolu, hayal ile gerçeği bağdaştırmak ve inanmaktan geçiyor benim için.... Yoksa sırrımı mı vermiş oldum... :)

Hayat kelimesi hayal kelimesi ile çok bağdaşıyor bence... Aradaki tek farkın yüzeysel yöntem ile TL olduğunu söylüyorlar... HayaT ve HayaL... :) Benim için öyle değil.

Hayat var olduğumuzun gerçeği, hayal ise kendimizi varoluşumuza bağlamaya etken. Hayallerimiz hayata bağlayandır bizleri. Benim inancım tabii ki...

Şimdi geçmişimden bu yana bakıyorum da, kurduğum gerçekleşen gerçekleşmeyen onca hayalin anısı, hayatımda yer edinen onca güzel anıların arasında... Kuzenimle, arkadaşlarımla, ailemle kurduğum ve gerçekleştirdiğim onca hayal, boşa yaşamadığımın en büyük kanıtı... Bitmedi bitmeyecek, hayallerim üzerine aldığım kararlar ve planlar hayatımı şekillendirmeye devam edecek sanırım daha...

Şimdi sırada küçüklüğümden bu yana gerçekleşmesini istediğim büyük bir hayal var ki; bir o kadar zor, bir o kadar masalsı benim için. Ve bu hayal gerçekleşmesi için emek ve zaman isteyen, gerçekleşince sevdiklerimi ve beni mutluluğa boğabilecek cinsten... Plan ve zaman gerektirecek. Ve bu hayalim için belki kaç senedir, okulumun bitmesini bekliyordum...

Anlatmak istediğim; çok hayalim oldu kurduğum; kimini gerçekleştirdim, kimini gerçekleştiremedim... Kimindense vazgeçtim... Ama hayal kurmaktan vazgeçmedim. Bir yaşam biçimi değil, bir barışıklık düzeni benim için. Kötüyü iyileştirme, olmayacağını söyleseler de hayallerin üzerinden inanmak bir şeye... İşte böyle vazgeçmemekten ibaret hayat benim için. Hayallerimi kalkan edip hayatın üstüne yürümek...

Sevgilerimle... =)








23 Temmuz 2012 Pazartesi

Nerede Eski Ramazanlar, Nerede Eski Bayramlar Derler Ya...



Çoğu Ramazan Ayında ve Bayramlarda işittim bu sözleri. Oldum olası mı desem, ya da büyüdüm büyüyesi mi desem... Bir klişe haline geldi artık. Eskilere duyulan bir özlem hep oluyor sanırım. Gerek iyi durumda da olalım, gerekse kötü... Durum şu ki büyüdükçe zaman geçtikçe bende eski ramazanları ve bayramları özlüyorum...

Küçükken ramazan akşamları ve bayramlar daha güzeldi benim için. Şimdi eskisi gibi heyecanlanmıyorum veya bazen heyecanlanacak bir şey bulamıyorum... Eski ramazanların heyecanına kapılmak mümkün olmuyor artık. Ama ramazan aylarının hoşgörüsü ve gelenekleri ne kadar çoğumuz eskisi kadar göremesek de devam etmekte. Hoşgörü hala devam ediyor, oruç tutamasak da hepimiz iftar olmadan akşam yemeğine oturmuyoruz. Alışmışlık ve herkesçe bilinen bir nezaket kuralı bu... Ama benim bahsettiğim şey bu değil.


Eski Ramazanlarda ailecek toplandığımızı bilirim çoğu akşam mesela, bir onda bir diğerinde. Toplu yemek yemenin ve oruç açmanın zevki başkadır. Sonra toplu sohbetler, çay keyifleri... Tüm bu dediğim ramazanlar eskidendi, ben biraz daha küçükken. Şimdi ise eskisi kadar sık değil...Bizim akrabalık bağlarımız kuvvetlidir. O yüzden eskisinden azalınca biraz şaşırmam normal tabi...


Zamanla değerlerimizi yitirdiğimizi söyleseler de ben buna inanmıyorum yine de... Değerleri yitirmek değil de, büyümek ve hayat stilimizin biz çocuklar büyüdükçe değişmesi bence nedeni... Üniversiteye gittikçe birçoğumuz, ayrıldıkça şehirden, taşındıkça bazılarımız; mesafelerden görüşemedik, iş güç çoğaldı...


Çocukluğumuzdaki her bayram güzeldi de, büyüyünce küçüklüğümüzün değerini iyice anlar olduk. Büyümeyi isterdik "Neyin olmasını istersin şimdi?" dediklerinde. Çağırıyoruz gelmiyor şimdi de eskiler... Hayat bu bulunduğumuz yaşı biraz beğenmiyoruz bazen... :) Ama ne olursa olsun her yaşı doya doya yaşamaya gayret ediyoruz, yaşımızın ilerlediğini anladıkça...


Ramazan aylarının eski ve yeni kavramlarından bahsediyorduk değil mi? Evet büyüyünce bayramları, yani küçüklüğümüzde tadını doya doya yaşadığımız bayramları, yeni gelen çocuklara veriyoruz tadını çıkarmaları için...

Büyümüşte olsak; eski yeni, büyük küçük kavramına bakmadan toplanabildiği kadar bir araya geldikçe, ailem ile, kurulan sofraların edilen sohbetlerin tadını çıkartmayaa gayret ediyorum, her fırsatta... :)


Örneğin; 21 yaşına da basacak olsam yakında, bayrama ya yeni kıyafetle çıkmaya ya da normalden çok özen göstermeye dikkat ediyor ve hala o heyecanı içten içe yaşamaya devam ediyorum. Böyle gelmiş, böyle gidecek umarım...

Kıssadan Hisse'ye gelince; Bahsedilen klişe küçüklüğümüzdeki herşeyi doyasıya yaşamamız için fırsatımızın bol bol olmasından kaynaklanıyor. Ben buna kanaat getirdim artık... Nasihat gibi algılanmasın hayatın gerçeği; Hayatın tüm yoğunluğundan sıyrılıp sevdiklerimizle vakit geçirmeyi ihmal etmemek gerek. Eğer özel günlerde ve de sevdiklerimizle bir araya geldiğimizde de birbirimize vakit ayıramazsak, ottan ne farkımız kalır değil mi? :)


Sevgilerimle, Ramazan Ayımız Mübarek Olsun... :)



Beğendiğim bir karikatür ile de yazımı sonlandırıyorum. Hayırlı Ramazanlar... :)


20 Temmuz 2012 Cuma

ÖMSS Tercih İşlemi Bitti Yine Bir Bekleyiş Başladı

Dün ÖMSS Tercihimi yaptım sonunda. Bu kadar beklememin bir sebebi vardı elbet, emin olmadan yapmamak istemem. Bursa'da pek benim tercih yapabileceğim yerler azdı. Bir de yakınlık uzaklık meselesi var elbet. Ama yine de tercihimi yaptım.

5 adet tercih yaptım. Tercih Kılavuzunda Bursa Tüm İlçeler yazan bana uygun yerleri yazdım Tercih Listeme... Şansıma dedim yazdım. Umarım uzak bir yer çıkmaz. En azından yakın bir ilçe ya da benim ilçem çıkar, umudum o...

Bugün tercihler için son gündü. Yarından itibaren bir bekleyiştir başlayacak yine... Allahım cümlemizin hakkında hayırlısını nasip etsin. Umarım gönlümüzden geçen ve hakettiğimiz yerlere yerleşiriz...

Bekleyiş başlasın o zaman... :)

Bugün Bana Dokunmayan Bin Yaşasın

Canım öyle böyle değil çok sıkkın. Geçmeyecek mi ne zaman geçecek bilmiyorum ama, geçtiğini sandığım bir ruh hali ile karşı karşıyayım bir süredir.

Kimseye belli etmemeye, bir şey yokmuş gibi davranmaya uğraşıyor ve sanırım başarıyorum da... Canımın daha çok sıkılmamasını, işlerin daha kötüye gitmemesini sağlamak için elimden geleni yapıyorum. Fakat kalbimin ve aklımın arka taraflarına bir yere attıysam da o, günün belirli belirsiz saatlerinde ön tarafa geçip beni yormayı başarıyor...

Yoruldum 1 haftadır (yoksa 2 miydi, hatırlamıyorum). Bu ruh halinin geçmesini çok ama çok istiyorum. Çünkü korkuyorum; eski korkulara, eski umutsuzluklara, eski güvensizliklere kapılmaktan. Ve eğer büyük korku aşamasına gelirse aklımdaki ve kalbimdekiler, oradan çıkmak çok ama çok zor olacak yine...

Aklımdaki ve kalbimdekileri atıp atmamak benim elimde biliyorum. Ama bu seferki sanırım çok başka. Ne kadar uğraşsam da beceremiyorum bir süredir... Allahım korktuğumuza uğratmasın... 

Kaan Efe ve Ablamla-Eniştem geldiler dün iyiki... Yoksa bu sabah, bu ruh halim çok daha aşırı boyutta olabilirdi... Düşünmek bile istemiyorum...


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...